İLKER BAŞBUĞ : ‘TÜRK MİLLETİ’NE SAVUNMAMDIR’


Dostlar,

Genelkurmay eski Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ’dan 2. mektup aşağıda..

Ümraniye davasında hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen
Genelkurmay eski Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ,
avukatları aracılığıyla ikinci mektubunu kamuoyuyla paylaştı

Tarihe not düşmek üzere biz de sitemizde yer verelim..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 22.3.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=========================================

Ilker_Basbug_portresi

  • Türkiye’de Genelkurmay Başkanlığı görevini yapmış ve bu görevden
    yaş haddinden emekli olarak ayrılmış olan bir kişinin. 
    görevi başında iken
    terör örgütünün yöneticisi olarak faaliyet icra ettiğini iddia etmek,
    bir akıl tutulmasının yansımasıdır.”  İLKER BAŞBUĞ

 

 İLKER BAŞBUĞ : ‘TÜRK MİLLETİ’NE SAVUNMAMDIR’

İlker Başbuğ’dan ikinci mektup. (SÖZDE) Ümraniye davasında hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen Genelkurmay eski Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ, avukatları aracılığıyla ikinci mektubunu kamuoyuyla paylaştı.

Başbuğ;

Sayın Başbakan ve değerli hukukçu Sn. Prof.Özgenç ne söylerse söylesin;
‘bulundukları makam itibarıyla, kendilerini sağlamda görenler’in düşüncelerinde bir değişiklik görülmemektedir
” dedi.

İlker Başbuğ Türk Milletine Savunma başlıklı mektubunda şunları söyledi:

ASLINDA BERAAT OLMASI GEREKİRDİ

Cumhuriyetin savcılarının hazırladığı mütalaaya göre;
26.Genelkurmay Başkanı, Ergenekon Terör Örgütü yöneticisidir.
Aslında, bir hukuk devletinde olması gereken, örgüt yöneticiliğine ilişkin
ortada hiçbir somut delilin olmaması neticesinde, savcıların örgüt yöneticiliği suçlamasından beraat istemesidir.

Savcılara göre örgüt yöneticiliği iddiasının dayanakları arasında;
3 Mart 2004 tarihinde Ankara’da yapılan “Hilafetin İlgası ve Tevhidi Tedrisat Paneli” ne katılmak;

Sn. Mustafa Balbay ile 2004 yılında Genelkurmay Karargahında görüşmek,
2009 yılında Hırvatistan’da resmi bir gezide bulunurken, Genelkurmay 2. Başkanı tarafından aranarak bir konu hakkında bilgi verilip görüşünün sorulması ve iki kişi arasında geçen bir telefon konuşmasında, diğer birçok ismin yanında isminin de geçmesidir.

Savcılara göre, en güçlü somut delil ise, İnternet Andıcı davası nedeniyle
halen yargılanması devam eden sanıkların, Genelkurmay Başkanı’nın liderliğinde;
Türk Silahlı Kuvvetleri içinde hukuk dışı bir yapılanma içinde örgütlenmesidir.

AKIL TUTULMASI

İşte bu somut delillere (!) dayanılarak, örgüt yöneticiliğine ilişkin suçlamada
ısrar edilmiştir.

Örgüt yöneticiliği suçlamasından vazgeçilmesi, diğer bir ifade ile bu suçtan dolayı beraat istenmesi durumunda, kamuoyunda “İnternet Andıcı Davası” olarak bilinen ve bu davaya benzer durumda olan diğer dava dosyalarının da;
Ergenekon Davası olarak bilinen dosyadan ayrılması gibi bir durum ortaya çıkar.
Böyle bir sonuçta ise; iddia edilen suçların vasıf ve mahiyeti de değişikliğe uğrayabilir. Böyle bir durum istenmemektedir.

Terör örgütü yöneticisi olarak suçlanılması, salt hukuk açısından
ne kadar doğrudur?

Türk Ceza Kanunu’nun hazırlanmasında görev alan Sn. Prof. İzzet Özgenç,
bu konuyu şu şekilde değerlendirmektedir:

Türkiye’de Genelkurmay Başkanlığı görevini yapmış ve bu görevden
yaş haddinden emekli olarak ayrılmış olan bir kişinin görevi başında iken
terör örgütünün yöneticisi olarak faaliyet icra ettiğini iddia etmek,
bir akıl tutulmasının yansımasıdır.”


DÜŞÜNCELERİNDE BİR DEĞİŞİKLİK YOK

Sayın Başbakan’da bu konu üzerinde değerlendirmelerde bulunmuş ve şunları söylemiştir:

Generallerimiz emekli olsun, muvazzaf olsun yani hiç birisine bir defa kalkıp da,
yani alışılmış anlamda bir terör örgütü mensubu demek çok ciddi yanlıştır, affedilemez. Yani şu anda kendileri bulundukları makam itibarıyla,
yani kendilerini sağlamda görseler bile, tarih onları affetmez.”


Sayın Başbakan ve değerli hukukçu Sn. Prof.Özgenç ne söylerse söylesin; “bulundukları makam itibarıyla, kendilerini sağlamda görenler” in düşüncelerinde bir değişiklik görülmemektedir. Eğer bu yaklaşım tarihin bile affedemeyeceği boyutta ciddi ise, ortada bir görev vardır. Görevde, öncelikle sözlerinin arkasında durması gereken, yetkili siyasi makamlara düşmektedir.

İNTERNET ANDICI SUÇ DEĞİL

Cumhuriyet Savcılarının hazırladıkları mütalaada ileri sürdükleri asıl suçlamayı;
“darbe ortamı oluşturmak amacıyla belirtilen internet siteleri ve bu siteleri meşrulaştırmak amacıyla düzenlenen andıç vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerinin icra ve organize edilmesi” iddiası oluşturmaktadır.

Bu iddia temelden yoksundur.
Defalarca anlatılmasına rağmen de maalesef anlaşılmak istenilmemektedir.

İlk önce, “İnternet Andıcı” internet sitelerini konu alan, metin kısmı iki sayfadan ibaret yasal, ancak tamamlanmamış bir karargah çalışmasıdır.

İnternet Andıcında, kesinlikle suç teşkil edecek bir husus yoktur.
Mütalaada;söz konusu Andıç’da suç unsuru teşkil eden hangi hususların olduğunu ortaya konulmamıştır. Andıç’da suç teşkil eden hangi somut fiiller vardır?

İnternet Ancının, daha önce açılmış olan sitelerle bir ilişkisi yoktur.
Ağustos 2008’den önce açılmış olan siteler Şubat 2009 kapatılmıştır.
İnternet andıcı ile açılması planlanan sitelere yönelik çalışma ise;
siteler hiçbir zaman aktif hale getirilmeden, yayına geçirilmeden, görülen lüzum üzerine 19 Haziran 2009’da sona erdirilmiştir. Dolayısıyla; Şubat 2009’dan Ağustos 2010’a kadar olan süreçte Genelkurmay Başkanlığının bu amaçla kullanabileceği internet sitesi yoktur.

Bu durumda, mütalaayı hazırlayan savcılar, internet siteleri vasıtasıyla nasıl kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerinin icra edildiğini ileri sürebilirler?
Ortada öyle bir iddia varsa, somut olarak Ağustos 2008 – Ağustos 2010 arasında kara propagandayı içeren hangi haberlerin internet sitelerine konulduğunu ortaya koymaları gerekmez mi?

Aslında internet sitelerinin olmadığı bir dönemde, böyle bir iddianın
ortaya konulması dayanaktan yoksundur.

Türk milletine savunmamız devam edecektir.


 

ORGENERAL NUSRET TAŞDELER, BÖYLE İFADE EDER!

E. Tümg. Naci BEŞTEPE



ORGENERAL NUSRET TAŞDELER,  BÖYLE İFADE EDER!

     ERGENEKON uydurma isimli torba davanın İNTERNET ANDICI sanıklarından Org. Nusret Taşdeler, tedavi görmekte olduğu Ankara GATA’da, 26-27 Kasım 2012 tarihlerinde ifadesini verdi.
    Gündemde uluslararası konular öne çıktığından gecikerek yazmak durumunda kaldım.
    İfade 112 sayfa ve 28 ekten oluşuyor.
    Kendisi kısaltarak okudu.
    İfade metnini okudum.
    İlginç buldum.
    Savunmadan çok hukuk dersi gibi.
    Felsefe dersi gibi.
    Tarih gibi.
    Edebiyat gibi.
    Öyle alıntılar var ki, çok iyi bir birikimin ve çok titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu bağırıyor.
    Kimler yok ki adı geçen?
    Devlet adamları, şairler, yazarlar, tarihçiler, filozoflar, hukukçular.
    Evrensel hukuktan, Roma Hukukundan, Magna Carta‘dan, AİHS‘den,
kendi yasalarımızdan örnekler.
    Ata sözleriyle, deyimlerle zenginleştirilmiş anlatımlar.
    Çok renkli, çok yönlü.
    Alıntı yapılan isimlerden tespit edebildiklerim şunlar;
    Namık Kemal, Nietzsche, Hammurabi, Romalı Ovidius, Konfüçyüs, Prof.İzzet Özgenç, Heredot, Platus, Koca Ragıp Paşa, Ziya Paşa, M.Akif Ersoy, H.Cahit Yalçın,  Mevlana, Sami Selçuk, Metin Feyzioğlu,Yekta Güngör Özden, İbrahim Okur, Shopenhauer, Durrieu, Hatemi İbrahim Bey, Plutarkhos, Tevfik Fikret, Ataol Behramoğlu, Abraham Lincoln,Tolstoy, İlber Ortaylı, Klemens von Metternich,
Ahmet Cevdet Paşa, ATATÜRK
    Çok da sert yeri geldiğinde.
    Taşı gediğine koymaktan hiç çekinilmemiş.
    İddia makamının hataları, eksikleri, yanlı tutumları, sanık lehine delilleri görmeyişi şamar gibi vurulmuş yüzüne.
    Tekniği de yumruğu da çok iyi bir boksör gibi.
    Okurken o kadar çok not almışım ki yarısını yazsam bile çok uzun olur.
    Kısa başlıklar halinde özetlersem;
    – Genelkurmay’ın gerektiğinde hiyerarşik yapı, gerektiğinde gizli örgüt olarak
ele alındığı,
    – İddianamenin hukuki bir metin değeri taşımadığı,
    – İddianamenin veriliş zamanının hemen YAŞ öncesine dayandırılmasının KUVVETLER AYRILIĞI  ilkesini zedelediği,
    – Sekiz yıl önce başlatılmış ve kendisi tarafından hiçbir ekleme yapılmayan
internet sitelerinin kendisinin göreve başladığı günden itibaren suç sayıldığı,
    – İhbarcının (iftiracının) tutarsızlıklarının, yanlışlarının göz önüne alınmadığı,
    – İddia makamının sanık aleyhine delil üretmeye çalıştığı,
    – Gnkur. Bşk.lığınca, internet sitelerinin İRTİCA İLE MÜCADELE dahil olmak üzere amaçları ve yasal dayanaklarının yazılı olarak bildirildiği,
    – Gnkur. Biligi Destek Daire Başkanlığınca, Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu’na 2783 adet laiklik karşıtı eylem hakkında bilgi verildiği ve bunların 784 adedine işlem yapıldığı bilgisinin alındığını, yani gizli kapaklı değil resmi etkinlikler olduğu,
    – İnternet sitelerinin MSB’lığının oluru ve tahsis ettiği ödenek ile kurulmuş olduğu,
    – İrtica ile mücadele görevinin Başbakan RTE tarafından imzalanan 2006- TÜMAS (Türkiye’nin Milli Askeri Stratejisi) ve 2005- MGSB (Milli Güvenlik Siyaset Belgesi)‘nin irtica ile mücadele görevini verdiği, bu belgelerde görev olarak verilen irticanın savcılığa göre HEZEYAN olduğu,
 çok açık ve net ifadelerle, yasal  ve tarihi örneklerle zenginleştirilerek anlatılmış.
    Son bölüm ise olduğu gibi aktarılmazsa anlatılamaz ve eksik kalır.
    İşte ifadenin altın bölümü;
    – TSK; bazı gafillerin zannettiği ve bazı hainlerin göstermeye çalıştığı gibi bir TERÖR ÖRGÜTÜ değil;
       Asil Türk milletinin özüdür,
       Namus saydığı hudutlarındaki, aziz vatanın topraklarındaki, engin mavi denizlerindeki, sonsuz semalarındaki istikbale bakan yüzüdür,
       Yeri ve zamanı geldiğinde, devletin bekası için söylenecek sözüdür.
    İnternet Andıcı Davası‘nın 21. dava olarak ERGENEKON’la birleştirilmesinden doğacak sıkıntıları vurgulayarak diyor ki;
    – ERGENEKON davasının görüldüğü bu mahkemenin savcısı ve yargıcı olmaktansa sanığı olmayı tercih ederim.
    
    Ve bitiriş;
Org. Taşdeler Ergenekonda savunma yaptı
    – Dünyadaki hiçbir karanlık güç odağının, tarihteki en eski hukuk metinlerinin yazıldığı bu kutsal topraklarda yaşayan yüce Türk milletini, adalet güneşinin aydınlığından uzun süre mahrum bırakmayacağına, sarsılmaz bir inanç beslediğimi belirtmek istiyorum.
    Hasılı kelam; Güçlüyüm çünkü haklıyım. Zira hak gücün fevkindedir.
    Vatanım  sağolsun.
    Milletim varolsun.
    Cumhuriyet ebediyen payidar olsun!
    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin orgeneraline, tanıdığım Nusret Paşa’ya yakışır bir ifade olmuş.
    Yüreğine sağlık komutanım.
    ” BEN YAPMADIM” dan çok ” BİZ SUÇ İŞLEMEDİK, GÖREVİMİZİ YAPTIK” ağırlıklı; eğilmeyen, bükülmeyen, dimdik bir ifade.
    Tarihte yerini alacaktır.
    Gönüllerde aldı bile.
    Naci BEŞTEPE, 9.12.12
========================================
Dostlar,
ORGENERAL NUSRET TAŞDELER’in Ergenekon davası savunmasını,
yakın mesai arkadaşı Sayın E. Tümg. Naci Beştepe^’nin özeti ve yorumlaması ile paylaşmak istedik.
Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 9.12.12
Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net