ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 21 Mart 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 21 Mart 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

(AS: Bizim katkılarımız yazının altındadır..)

SEBEP
Ertuğrul Özkök, şeker fabrikalarının özelleştirmesinden yana olduğunu yazdı.
Özel bir sebebi var mıdır?…

SEN
Memur-Sen Gen. Bşk. Ali Yalçın, kamu görevlilerinin AKP’li vekiller gibi kravat yerine sakallı olmalarını istedi.
Sendikacı mı, tarikatçı mı?…

YÜREK
RTE, İstiklal Marşı’nın bestesinin güfteyi yüreklere nakşetmediğini söyledi.
“Türküm” diye atan yürek olmayınca güfte kar eylemez…

SIĞIR
Çiftlik Bank kurup internetten sığır satan İHL’li vatandaş 500 milyonu hortumlayıp kaçtı. “Paranızı kurtaralım” diyenler ikinci vurgunu yaptı.
Memleketin çok sığır çiftliğine gereksinimi var…

ANAHTAR
Cumhurbaşkanı danışmanı İlnur Çevik, ABD’nin İran kilidini açması için Türkiye ile ilişkileri geliştirmesi gerektiğini yazdı.
ABD’nin maymuncuğu bile var!..

ÖRTÜ
Bartın’da “aylık imamlar toplantısı” na katılan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Demir,
“Başı açık öğrencileri görünce sinirleniyorum” dedi.
Öğrenim hakkından başörtüsü (türban)’ne özgürlüğe, oradan başörtüsü mecburiyetine doğru

SAPIK
Abdullah Yolcu adlı bir sapık, tek kadınla doyan erkeğin sapık olduğunu iddia etmiş.
Kadın erkek sayısı eşit olduğuna göre; bu sapığın annesi, eşi, kız kardeşi kaç kişinin eşi oluyor?… (AS: Biz ekleyelim; kızı ??)

ÇANAKKALE
“Çanakkale geçilseydi daha iyi olurdu” diyen mi ararsınız,
Atatürksüz Çanakkale uyduran mı dersiniz,
Bunlara vatansız mı, yobaz mı, dinsiz mi dersiniz?…

NEFRETE
AKP’li Mahir Ünal, Kurtuluş savaşı ile Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’nı karşılaştırıyor
ve “Atatürk’e sahip çıkanlar neden T. Erdoğan’dan nefret eder?” diyor.
Sebebi anlaşılıyor…

KONUŞMA
TÜGVA yayın organında “Zaruri bir durum olmadıkça karşı cinsle konuşmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü muhabbetin nereye gideceğini kestirmek zordur.” yazıldı.
Bakma, dokunma, konuşma,
Nedir bu kadından korkma?…

ÖNCELİK
İBŞB Bşk. Uysal, metro yapımında önceliklerinin AKP’ye çok oy veren yerler olacağını söyledi.
Vergi verirken herkes vatandaş, hizmete gelince önce yandaş…

BORSA
AKP’li Şamil Tayyar; “FETÖ’cü borsası var. Milyonları veren kurtuluyor”

Beraber yürümeye / büyümeye devam ediliyor… (AS: Başbakan B. Yıldırım, Tayyar’ı üstü kapalı uyarıyor!)

 BAĞIMSIZ
AİHM hak ihlali deyince AYM yeniden karar aldı, daha önce uymayan mahkeme ve AKP iktidarı kuzu kuzu uyguladı.
Yargı bağımsızdır diyen…

ÇEKİŞ
Hakim ve savcı atama kuraları sarayda çekildi.
Kura çekimi mi, kulak çekimi mi?…

KONUŞ-MA
Çanakkale Belediye Başkanı RTE’nin emriyle 18 Mart törenlerinde konuşturulmadı.
Milli iradeye saygı…

AL-VER
TRT bandrol ve elektrikten iki yılda 2.1 milyar kazandı. Dışardan hizmet alımına 2.1 milyar harcadı.
Vatandaştan al, yandaşa ver…

ANSIZIN
RTE, “Bir gece ansızın Sincar’a da girebiliriz.”
Haber vere vere ansızın!…

SINIR
ABD’li bir albay, Türkiye’nin operasyonlarının sınır ötesine geçmemesi gerektiğini söyledi.
Sanki Suriye’de kendi sınırları içindeler. Utanmazlıkta da sınırsızlar…

KAMPANYA
Fransa eski Cumhurbaşkanı Sarkozy, 2007’deki seçim kampanyasında Libya lideri Kaddafi’den 50 milyon avro aldığı gerekçesiyle yürütülen soruşturmada gözaltına alındı.

  1. Sarkozy götürmede Fransız kalmış,
  2. Libya’ya saldıranların başında Fransa vardı, borç ödeme şekli de Fransız olmuş,
  3. Bize örnek olmaz, malı götüren yargısını hazırlar…

KAZA (Sayın Orhan TAN’dan)
Trump’ın kızı özel bir helikopterle Washington’dan  New York’a giderken kaza atlattı ve ölümden döndü.
Kızım sana biz mi öğreteceğiz, bin devletin helikopterine, emniyetle git gideceğin yere…
====================================================

Dostlar,

Sayın E. Tümg. Naci Beştepe dostumuzun Çarşamba İğneleri her zamanki gibi gene acı acı düşündürüyor.. Yazı içinde küçük iki ekleme yaptık :
– (AS: Biz ekleyelim; kızı ??)
– (AS: Başbakan B. Yıldırım, Ş. Tayyar’ı üstü kapalı uyarıyor!)

AKP artık ülkemizi yönetemiyor…
Her yerinden dökülüyor ve yama tutmuyor..
Dolar 4 TL’yi buldu.. Yoksullaşma sürüyor ama AKP’li Cumhurbaşkanı, devletin tüm olanaklarını kullanarak partisinin ilçe kongrelerine bile katılıyor ve örgütüne ayar veriyor. Ateş bacayı sarmış, %50 bir serap gibi..

Önlemler de bu panik havasına uygun. Ne Jakobenler, ne Machiavelli, ne de Gobels…Bunlar artık eskiyen örnekler.. Yazık, çok yazık..

Demokrasilerde seçimle gelinir, seçimle gidilir. Nedir bu korkunç iktidar hırsı? Tek başına iktidar 15 yılı geçti. 23/24 Mart 2018 gecesi Halk TV’de (Halk Arenası programında) ”Teğmen Mehmet Ali Çelebi” yarım saati aşan bir süre, Seçim İttifakı yasası ile getirilen akıl dışı sistemde hilelerin nasıl önlenebileceğini açıklıyor.. İnsanlara ciddi ciddi çağrılar yapılıyor..

Ne çok kaygı ve utanç verici, hatta zul değil mi?
Tüm bunları yapan bir iktidarın hala meşruluğunu koruduğu söylenebilir mi?

Sevgi ve saygı ile. 24 Mart 2018, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

 

 

 

 

Kahraman Gazi Yılmaz Yiğit’in babası uçmağa vardı!

Kahraman Gazi Yılmaz Yiğit’in babası
uçmağa vardı!

Koray Gürbüz
Aydınlık Gazetesi, 20.3.2017

2 kolunu,
1 bacağını ve
sol gözünü kaybeden Gazi Yılmaz Yiğit’in

sevgili babası Edirne’de hayatını kaybetti. Gülabi Yiğit, Anadolu’nun dört bir yanındaki Şehit ve Gazi babaları gibi fakir, kanaatkâr, vatansever bir adamdı. Bedeni küçücük olsa da yüreği dağlar kadar büyüktü. Edirne’de güvercinler için bardakta buğday satarak geçimini sağlıyordu. Parası yoktu ama gururluydu. Gazi oğlunun, yiğit evladının resimlerini bir madalya gibi
evinin duvarlarına, buğday tezgâhının sağına soluna yapıştırmıştı.

Binlerce Şehit ve Gazi Ailesi gibi o da biricik evladının vatan ve bayrak için

– kollarını,
– bacaklarını
– ve gözünü vermesine

değil ama “ilgisizliğe ve umursamazlığa” isyan ediyordu. Yaşadığı kalp kırıklığından olsa gerek fakir evinin dış camına evladının fotoğrafını asıp şöyle bir not iliştirmişti: “Gazi babası diyor ki: ‘Benim oğlum iki kolunu, bir bacağını verdi; devlet geçmiş olsun demedi, bir yetkili gelmedi!’”

Gazi babasının kalbi kırıktı! Çünkü ilgisizlik yeni değildi. 2014 yılında biricik evladı ve biricik torunu Ankara’da belediye otobüsüyle Bilkent’teki “Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi”ne gitmek için otobüse bindiğinde belediyenin otobüs şoförü Gazi’ye

  • “şerefsiz, hayvan oğlu hayvan, enayi, terbiyesiz, Allah görmüş de iki elini almış işte,
    benim için mi gazi oldun?!”

demişti ama o zaman da hiçbir devlet yetkilisi Gazi’nin ve babasının yanında yer almamıştı…
O dönemde yandaş medya hep bir ağızdan küfürbaz şoförün nasıl masum (!) Gazi’ninse “provokatör olduğunu” anlatıyordu. Otobüsün kamera kayıtlarını kırpıp, biçip Gazi’yi suçlu çıkarmaya çalışıyorlardı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, şoförünü korumak için Gazileri açık açık hedef gösteriyordu yandaşı olan kanallarda. İşte bu yüzden kalbi kırıktı Gülabi Yiğit’in. Aslan parçası oğlunun vatan için ödediği bedel ağır gelmiyordu ama “iftiralar ve küfürler” ağır geliyordu o küçülmüş bedenine.

Gülabi Yiğit artık aramızda değil. Bütün kalp kırıklıklarını ve kahraman oğlu Gazi Yılmaz Yiğit’in dualarını yanına alarak uçmağa vardı. Son görevini yerine getirmek için Gazi evladı ve onun Gazi arkadaşları ile birkaç dost yüz vardı caminin avlusunda. Kendileri gelemeseler de çiçek gönderen ve telefon açan birkaç kişi de zaten Gülabi Amca’yı hayattayken de arayan, halini hatırını soran kişilerdi. Onların dışında cenazesinde devlet büyükleri yoktu, kameralar yoktu, hiçbir gazetede cenazeye dar tek satır da olmadı.

Aslında Gülabi Yiğit’in hayatı, Anadolu’nun dört bir yanında acılarla yaşama tutunmaya çalışan Şehit ve Gazi Ailelerinin neler yaşadığının ve neler yaşayacağının da göstergesi. Haber bültenlerinde birkaç saniyede isimleri okunup geçilen Şehitlerin geride kalan ailelerini bekleyen kader bu… “Yaralandı” denilip önemsenmeyen Gazilerin dramı bu… Ancak hiç bahsedilmese de en büyük yanlış da bu!

Gâvur deyip geçtiğimiz emperyalist Amerikalılar Irak’ta, Afganistan’da masum insanlara kurşun atan askerlerine bile “kahraman” diyorlar! Yaralanmış askerlerini binlerce araçlık konvoylarla evlerine götürüyorlar. Amerikan futbolu maçlarında izne gelen askerlerini tüm stada alkışlatıyorlar. Bizdeyse kınalı kuzular toprağa düşünce birkaç hamasi söz söyleniyor ve sonra her şey unutuluyor.

Ben diyorum ki; “Toprak uğruna ölen varsa vatandır!” diye inanıyorsak o halde toprağa düşenleri de onlarla beraber hayatlarını toprağa gömen ailelerini de yalnız bırakmayın. Gülabi Yiğitlerin kalplerini kırmayın. Şehit ve Gazi Ailelerinin yaptıkları fedakârlığın anlamını bir an olsun düşünün. Emin olun onlar fazla bir şey istemiyorlar. Sadece “ilgi görmek ve saygı duyulmak” istiyorlar.

Mekânın cennet olsun Gülabi Yiğit Amca. Başın sağ olsun Kahraman Gazim Yılmaz Yiğit.
===========================================
Dostlar,

AYDINLIK Gazetesi‘nin değerli yazarlarından Sn. Koray Gürbüz’ün yukarıda aktardığımız yazısını okurken gözyaşlarımızı içimize akıttığımızı saklamayalım..
Birkaç bakımdan :

– Edirne’de ve yoksullarının içinde geçen 16 yılımız olmuştu..
– Babamızı görev şehidi vermiştik..
– Suriye’de AKP-RTE’nin olağanüstü hatalı emperyalist taşeronu uydu politikaları yüzünden boşu boşuna, hiç gerekmediği halde vatan evlatlarını “şehit” veriyorduk ve yüreğimiz
yangın yeriydi..
– Salt El Bab’ı temizlemek için 70’i aşkın aslan parçasını – kınalı kuzuyu kurban ettik yaşamlarının baharında.. Aralarında hiç zengin – politikacı – yüksek bürokrat çocuğu yok!
Hepsi garip, yoksul aileler, yurdum insanları.. Bedelli askerliğe parası olmayanlar..
– Cenaze törenlerinde bildik karagözlüklülerin kahreden timsah gözyaşları, demeçleri.
– Emperyalizmin taşeronu PKK ile açılım – saçılım – Oslo ve Dolmabahçe müzakereleri ve
bu akıl dışı güdümlü politikalar yüzünden boşu boşuna verdiğimiz şehitler, sivil yitiklerimiz..
– Haziran 2015 seçimini yitiren AKP – RTE’nin başlattığı terör ve zorla yineletilen Kasım 2015 seçiminin kazanılmasına dek kurban edilen canlarımız..
– Halen “evet” çıkmazsa bugünleri mumla arayacağımız tehdidini savuran İlnur Çevik nam Cumhurbaşkanı başdanışmanı, Hükümet sözcüsü Başbakan Yrd. Prof. Numan Kurtulmuş.. vd.

Tüm bunlara ek, yaşamı savaş meydanlarında kan – ateş -barut – ölümle geçen eşsiz bir komutanın, Mustafa Kemal Paşa‘nın tokat gibi sözleri :

  • “Bir milletin yaşamı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir..”

Türkiye bu kabul edilemez yanlışlarını sürdüremez.. Aklını başına almalıdır.
Büyük ATATÜRK’ün “YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ” ilkesi eksenli dış ve iç politika ilkelerine dönülmelidir. En başta
1. TAM BAĞIMSIZLIK
2. ULUSAL EGEMENLİK olmak üzere..

Sevgi, saygı, acı ve umut ile. 21 Mart 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com