Etiket arşivi: hukuki kılıf

‘Siyasal ayak‘ için koruyucu üçlü kalkan

GÜNCEL21.07.2022 BİRGÜN

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin 6’ncı yılı üzerine çok konuşuldu; kahramanlık nutukları çekildi: Demokrasi kazandı!

Bu gün, 20 Temmuz’da ilan edilen ve 21 Temmuz sabahı yürürlüğe konan OHAL’in 6’ncı yılı:

Hukuk kaybetti. Nasıl yok edildi hukuk? Kısaca, OHAL KHK uygulamaları ve OHAL sonrasına ilişkin düzenlemeler yoluyla. Şöyle ki; OHAL, 15 Temmuz kanlı darbe girişimi ile bozulan anayasal düzeni ve kamu düzenini yeniden sağlamak amacıyla ilan edildi (Any., md.120, şimdi 119).

Ne var ki;

OHAL KHK’ler yoluyla tümüyle Anayasa dışı bir uygulama sonucu, ‘hukuki kılıf‘ altında en acımasız toplu kıyımlar yapıldı.

  • OHAL yönetimi baskısı altında anayasal düzen kaldırıldı.

OHAL KHK

OHAL KHK’ler, ‘yargısız infaz‘ için kullanıldı. KHK ek listelerinde adları yazılan onbinlerce kişi, -başvuru hakkı dahil- bütün özgürlük ve haklarından yoksun kılındı. 2018 seçimleri sonrası da süren bu uygulama, hukuk tarihinin en büyük toplu kıyımı.

ANAYASA İLGASI

OHAL keyfi yönetiminde, biçimsel kurallarına bile uyulmadan yapılan Anayasa değişikliği ile 6 ayda, ‘siyasal iktidarı sınırlayıcı düzeneklerin bütünü‘ kaldırıldı. Böylece, çağdaş anayasacılık gerekleri bir yana, Osmanlı-Cumhuriyet anayasal ve siyasal kazanımları da bir çırpıda silindi.

OHAL SONA ERMEDİ!

OHAL, iki yılın sonunda kalkmadı. 2018‘de OHAL önlemleri, üç yıl daha uzatılarak (7145 sy. Y.), KHK yoluyla muhalifleri kıyım yetkisi, valilere ve ilgili kurumlara aktarıldı. Bu süre, 2021’de bir yıl daha uzatıldı (7333 sy.Y.); kayyum olarak TMSF işlemleri için ise 3 yıl daha…

Belirtilen iki yasa ve öteki yasalara serpiştirilen yasaklayıcı yetkiler yanı sıra, yasal ‘sorumsuzluk zırhı’, OHAL yönetimi keyfi işlemlerini sürekli kıldığı gibi ’siyasal ayak‘ güvencesi olma özelliği de taşıyor.

TOPTAN KORUMA

OHAL KHK imzacıları başta gelmek üzere, suç oluşturan işlem ve eylem sahipleri koruma altına alındı: “…Hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz“ (2016-2020).

Beş yasada yer alan bu ortak kayıt, OHAL dönemi resmi işlemleri ve olası yaptırımları arasındaki sorumluluk halkalarını koparmaya yönelik. OHAL dönemi ve sonrası karar alıcı ve uygulayıcılarını her türlü sorumluluktan bağışık tutmak, FETÖ ile doğrudan veya dolaylı ilişkisi bir yana, yaşamı, dinsel cemaatler dahil, hukuk dışı bütün oluşumlara karşı mücadele ile geçen insanlara ’yargısız infaz’ uygulayan kişileri –başta, Cemaat’in eski müttefiki siyasiler- korumayı amaçlıyor.

Böylece, failler ömür boyu korunurken, onların mağdur ettiği suçsuzlar, kuşaklar boyu lekeli (!) kalacak. Nasıl?

BAK VE OHAL İİK

Barış Akademisyenleri (BAK) dosyaları tipik örnek:
– Dönemin Başbakanı, “Hata düzeltilecek” dedi.
– Anayasa Mahkemesi, Barış Bildirisi’ni ifade özgürlüğü güvencesinde saydı.
– Ağır Ceza Mahkemeleri, “Barış Bildirisi’ne rıza gösteren öğretim üyeleri ile terör örgütleri arasında irtibat ve iltisak yoktur” dedi.

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu (OHAL İİK) ise, “Ben hiç birini tanımam” dedi. BAK dosyalarına ilişkin açıkça keyfi kararlar verme cüreti gösteren OHAL İİK’in, başka dosyalarda ne denli keyfi kararlar verdiği, kolayca tahmin edilebilir.

SİYASİ AYAK

TBMM Darbe Komisyonu Raporu’nun nasıl karartıldığı, beşinci yılında günışığına çıkarken, FETÖ darbe girişiminin siyasi ayak kalkanı da tamamlanmış oluyor: Darbe raporu, koruma yasaları ve OHAL İİK. Bu sac ayak kırılmadığı veya yok edilmediği sürece siyasal ayak arayışı, ‘Saray hukukçuları‘ gölgesinde bir avuntu olmanın ötesine geçemez.

Danıştay’ın, hukuku dolanarak verdiği Ayasofya kararından sonra

  • Anayasa’yı katlederek verdiği İstanbul Sözleşmesi Kararı,

-siyasal denetim düzeneklerini kaldıran 2017 Anayasal kurgu sürecinde- yargısal denetim düzeneklerinin yargıçlar eliyle elenmesinin ibret verici bir göstergesi.

Kuşkusuz bütün bunlar, Parti Başkanlığı Yoluyla Devlet Başkanlığı ve Yürütme kurgusunun sonunu hazırlayan süreçler; yeter ki doğru okunablsin!

Demokratik Cumhuriyeti savunan CHP ve öteki partilerin dikkatine…