Yılmaz ÖZDİL : VATAN

VATAN…

portresi_kravatli
Yılmaz Özdil
SÖZCÜ, 10 Nisan 2015

 

Anayasa Mahkemesi’nin önünde cübbesiyle adalet nöbeti başlatıp,
hukuk tarihine damga vuran Av. Şule Nazlıoğlu Erol.

Abdullah Öcalan’ı İmralı’da yargılayan mahkeme başkanı, Yargıtay onursal üyesi
Turgut Okyay.
Bursa, İzmir, İstanbul valisi, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Erol Çakır.
Genelkurmay istihbarat daire başkanı E. Korgeneral İsmail Hakkı Pekin.
Gazeteciliğin eğilmez, bükülmez isimleri Hulki Cevizoğlu, Ümit Zileli.
Soma faciasının sembollerinden, maden işçisi, işçi lideri Sefa Köken.
Türkiye’nin ilk kadın orkestra şefi, Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın kurucusu İnci Özdil.
Türk halk müziğinin ustası, Kültür Bakanlığı Devlet Halk Müziği Korosu’nun kurucusu
Mehmet Özbek.
Efsane grup Modern Folk Üçlüsü’nden Doğan Canku.
Ressam Adviye Bal.
TRT başspikeri Mehpare Çelik.
Ana haber denilince ilk akla gelen isimlerden Gülgün Feyman.
Asrın iftirasına uğrayanlardan, E. Korgeneral Ayhan Taş, E. Tümamiral Soner Polat,
E. Tümamiral Semih Çetin, E. Tümgeneral Beyazıt KarataşE. Tümgeneral Naci BEŞTEPEE. Tuğgeneral Levent Ersöz, Eski Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan,
eski Devlet Bakanı Tayfun İçliTürk parlamenterler birliği genel başkanı Hasan Korkmazcan.
*
Vatan Partisi’nin milletvekili adayları.
*
Ömrünü bu ülkeye adayan Doğu Perinçek mesela, İstanbul 1’inci bölgeden aday oldu. Karşısında CHP’den rakip olarak, adını hatırlamıyorum, Ataşehir belediye başkanının eşi var.
*
E. Korgeneral İsmail Hakkı Pekin’in karşısında CHP’den rakip olarak Tekin Bingöl var.
Yaşar Okuyan’ın karşısına çıkara çıkara Eren Erdem’i çıkarabildiler.
Hangileri ağır basıyor sizce?
*
Değerli arkadaşım Ümit’in karşısına çıkardıkları Selin Sayek Böke,
taksi kullanmadan Bozyaka’dan Tilkilik’e gidebilsin, razıyım.
Bindirmişsin Musa Çam’la Tuncay Özkan’ın sırtına, babam da seçilir.
*
Zeynep Altıok ise, kalbini kırmak istemem ama,
Hulki Cevizoğlu’na değil rakip, canlı yayın konuğu bile olamaz.
*
Elif İlhamoğlu, henüz 25 yaşında, Türkiye’nin en genç milletvekili adayı.
Siyaset bilimi diploması var. Üç dil biliyor. Türkiye Gençlik Birliği genel başkan yardımcısı. Anti-emperyalist dünya gençlik birliği’nin genel sekreteri.
Eminönü’de Amerikan askerinin kafasına çuval geçirenlerden biri O…
10 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.
Yurtsever bir ailede büyüdü, “babam MHP’ye oy veriyor, annem CHP’ye oy veriyor” diyor.

İstanbul 2’nci bölgeden aday…
Karşısında rakip olarak özerklik heveslisi Sezgin Tanrıkulu var.
Hangisi memlekete daha yararlı?
*
Partiyi partiyle kıyasladığında, CHP karşısında Vatan partisi belki %10 etmiyor ama…
Adları tek tek kıyasladığında, %100 fark atıyor.
*
Neden CHP’yle kıyaslayarak örnek veriyorsun derseniz?
CHP genel sekreteri Gürsel Tekin, “HDP’nin barajı aşmasını arzu ederiz,
HDP’nin güçlenmesi bizi çok mutlu eder”
dedi ya…
İşte o nedenle CHP’den örnek veriyorum. Çünkü illa bir parti daha barajı aşacaksa,
HDP yerine Vatan partisinin aşmasını arzu ederiz.
*
Gürsel Tekin’i HDP mutlu ediyorsa, bizim de Vatan’la mutlu olmamızda sakınca yoktur herhalde.

=================================

Teşekkürler sevgili Yılmaz Özdil..

Gene çooook başarılı bir yazı..

Sevgi ve saygı ile.
10 Nisan 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Tuncay Özkan’a Kızı Nazlıcan’dan doğum günü iletisi

Dostlar,

Tuncay Özkan 23 Eylül 2008’de tutuklandı..
1 ay sonra 4 yıl bitecek..
Tutsaklıkta 5. yıl..
Kızı Nazlıcan, 4 yılda 40 yıl büyüdü, olgunlaştı.
2. bir ergenlik çağı yaşadı sanki.. 14’ü ile 18’i arasında..
Babasını bir ziyaretinde elbisesinin boncukları söküldü Silivri “Bastil”inde..
Lise yaşamında bile ayrımcılığa uğradı ve ağır bedeller ödedi, ödüyor.

Bu zulmü sürdürenler, cehenneme sonsuza dek yanacak kendi ateşlerini de götürecekler..
Pir Sultan’ın deyişiyle..

Dayan evladım Nazlıcan, dayan kardeşim Tuncay ve öbür tutsak dostlar..

Bunlar da geçecek..

Sevgili Tuncay, iyi ki doğdu 46 yıl önce..
Sakın unutma; oradan zincirlerini kırarak özgürleşecek
ve ülkemize daha çok hizmet edeceksin..
Daha borcun bitmedi vatana ve millete..

Gözlerinden öperim sevgili kardeşim Tuncay Özkan..

Sevgi ve saygı ile. 14.8.12

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===============================================================
Tuncay Özkan’a Nazlıcan’dan

Nazlıcan ÖZKAN

82 yılının Tuzluçayır lise yıllığına 16’lık bir genç adam Sait Faik’ten alıntılıyor:
“Her şey bir şeyi sevmekle başlar, diyor Sait Faik. Siz de sevin sayın ki, sevgi ve saygı olsun payınız.”

30 yıl geçiyor; 46’lık bir genç adam anlatıyor, ben dinliyorum.
O hayatı anlattıkça, insanı seviyorum.
O direnişi anlattıkça, umudu seviyorum.
O başkaldırdıkça, Camus’yü seviyorum.
O dürüstlüğün ardından cesaretle gittikçe, Foucault’yu seviyorum.
Sonra onu tecride atıyorlar, ben Nâzım’ı seviyorum…
Çoğu zaman görüyorum ki şairler, hikâyelerimizi tamamlıyorlar.
Cam ardında yutkunduklarımızı ya da görüş süresinin yetmediklerini,
yıllar öncesinden bir sayfada önümüze koyuyorlar.
Zaman, sanırım yalnızca şairleri yutmuyor.
Bugün de benim elimden tutuyorlar. Dershanemin ikinci gününde Orhan Veli
imdadıma yetişiyor…

“Kargalar, sakın anneme söylemeyin!
Bugün toplar atılırken evden kaçıp
Harbiye nezaretine gideceğim.
Söylemezseniz size macun alırım,
Simit alırım, horoz şekeri alırım;
Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar,
Bütün zıpzıplarımı size veririm.
Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!”

Bugün toplar atılırken Kadıköy’de dershaneden kaçıp 46’lık bir genç adamın doğum gününe,
Silivri nezaretine gideceğim.

Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!

Benim kargalara simit ve macun rüşvetlerimin hesabını önceden yapan Orhan Veli’nin,
16’lık bir genç adamken lisede tanıştığı dostu Melih Cevdet Anday da
zamanın günü yutmasını engelliyor, niye kargalar işin içinde, açıklıyor.

Ve burada, sanki bir tanıdıktan bahsediyor…

“Uyumayacaksın

Memleketinin hali
Seni seslerle uyandıracak
Oturup yazacaksın
Çünkü sen artık o sen değilsin
Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin
Durmadan sesler alacak
Sesler vereceksin
Uyuyamayacaksın
Düzelmeden memleketin hali
Düzelmeden dünyanın hali
Gözüne uyku giremez ki…
Uyumayacaksın
Bir sis çanı gibi gecenin içinde
Ta gün ışıyıncaya kadar
Vakur metin sade
Çalacaksın.”

Ben gördüm; bu tanıdık, hep çaldı bir sis çanı gibi gecenin içinde.
Baktım, hiç uyumadı. Memleketin, dünyanın hali uykusundan uyandırır, yazdırırdı.
Ama düzelmedi memleketin hali, girmedi onun da gözüne uyku.

Biliyorum, 14 Ağustos 2012 günü, Silivri nezaretinde bu uyuyamayan adamı bırakmış dönerken
her zamanki soru olacak aklımda:

Acaba ne patlatır kocaman bir insanlığın afyonunu?
Ve özgürlüğümden utanarak döndüğüm yolda mırıldanacağım yine yolun ardında kalan
nezaretin B/3 tecrit hücresine doğru:

“Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin” Silivri’de,

“Vakur metin sade” çalmaya devam eden…

İyi ki doğdun!


(Cumhuriyet 14.08.2012)