Doğan: Bize her türlü kötülüğü yapabilirler

Doğan: Bize her türlü kötülüğü yapabilirler

 
Cumhuriyet, 27 Mart 2018
(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Evet “Deniz Feneri” yolsuzluğunun iktidarın eteklerine adamakıllı bulaşması ve davanın Hürriyet’te de iyi takibi bardağı taşıran damla oldu. Havuzlama 2007’de başlamıştı Sabah-ATV’nin TMSF’den iktidar tarafına satılmasıyla. Ethem Sancak medyaya girmiş, Başbakan’a ilanı aşklar ediyordu.
Zaten FETÖ’nün güçlü bir medya ayağı vardı iktidarın yanında. Başbakan, “Bu gazeteleri evlerinize sokmayın” diyerek bir kampanya başlatacaktı. Aynı gün Aydın Doğan iktidarla gerginliğin ne kadar süreceğini hükümetin demokrasiye bağlılığının belirleyeceğini söyledi. 
Bakın neler söylüyordu 7 Eylül 2008’de: 

  • Alman mahkemesinde görülen davada sanıklardan biri toplanan paraların Başbakan’a verilmek üzere biri tarafından alındığını söylüyor, Deniz Baykal bunu açıklıyor, gazetem de Baykal’ı kaynak göstererek bunu haber yapıyor… Başbakan ise beni hedefe alıyor… Bize her türlü kötülüğü yapabilirler.. Devlet bütün kurumlarıyla ellerinde.. Ama hür basını susturmaya kalkışan başbakanı tarih demokrasi defterine değil, diktatörler sayfasına yazar.. Dünkü konuşması, Türk basın tarihinde çok tehlikeli bir dönemin başladığının işaretidir.. 
     
    ‘Sessiz Türkiye istiyorlar’ 
    Çok geçmeyecek, üç ay sonra tehlikeli dönemin anlamı 2009’un başında 6.8 milyar dolarlık inanılmaz bir vergi cezasıyla içerik kazanacaktı. İktidarın lideri, hemen arkasından ülke çapında mitinglerde muhalif medyaya karşı “yalan haber yazıyorlar” kampanyası yürütecekti. 
    Doğan susmadı: Erdoğan sessiz bir Türkiye istiyor. Doğan Holding yöneticisi Nebil İlsevenÖzgür gazeteciliği susturmaya çalışıyorlar, ilkelerimiz doğrultusunda yayın yapacağız.. 
    Yabancı basın, WSJErdoğan medyayı susturan Putin’e benzetiliyorDie WeltTürkiye’de hükümeti eleştiren medya kalmayacak.. 
    Basına yönelen baskı ve sansürü protesto için Cumhuriyet beyaz sayfa çıkacaktı. 
     
    Habercilikten arındırma 
    Burada medyayı baskılama ve yandaşlama politikasının sadece bir kısmını yazdım. Unutmayın, o tarihte Ergenekon kumpas davası başlamıştı, FETÖ’nün Taraf adlı çamur operasyon gazetesi yayımlanıyordu. Daha gazetecilere kumpas davaları gelecekti ve Ergenekon ve Balyoz alçaklığı ile tam bir terör estirilmeye başlanacaktı. 
    Doğan Medya’nın bugün Milliyet patronuna satılmasına varan zincirleme tepkimenin başlangıç tarihini özetledim. 
    Milliyet de 2013’te epey arındırılacak, hükümet icraatlarını eleştiren bazı yazarlar ve haberler, iktidarın baskısıyla artık iyice tırpan yiyecekti… Şüphesiz ki NTV dahil… 
    Doğan Medya, durmadan kurban verecekti.. İstenmeyen yazarların işine bir bir son verilecek, bunların bir kısmı yerini yandaş yazarlara bırakacaktı. Bir kısmı da yandaşlaşacak, bazıları da kendini ağırlıklı olarak magazin haberlere vuracaktı. 
     
    Baskı hiç eksik değil 
    Ama iktidar, sopasını bugüne kadar hiçbir zaman Doğan Medya’nın sırtından eksik etmedi
    Hep bir kurban verildi, en son Mehmet Yakup Yılmaz.. İktidar bırakın eleştiren yazarlara, tarafsız ve dengeli haberciliğe bile tahammül edemiyor:

  • Hep beni yaz, hep beni öv, hep beni sev, hep beni manşetlere çıkar; eleştiriyorsan iktidarı, hain olabilirsin, insan hak ve özgürlüklerinden bahsedersen Batı ajanı olabilirsin (ekran yandaşlarının bu konuda geldikleri felaketi sonra yazacağım..)

    Ergenekon zamanında medya, gazeteci hapishanesine dönüştürüldü. O zamanlar FETÖ’nün alçaklıkları gündemdeydi, ama ortağı iktidar da “Aaa onlar gazetecilikten değil ki, adi suçlardan içerideler” diyecekti. Sonra FETÖ yıkıldı, medya yine gazeteci hapishanesi, Cumhuriyet’e hukuksuz tutuklamalar, Berberoğlu içeride, yargı siyasetin nalıncı keseri olarak çalışıyor ve iktidardan aynı nakarat: Aaaa onlar gazetecilikten içeride değiller, hepsi kriminal suçlu, terörist! 
     
    İktidar hep haklı 
    Evet, iktidarı hep haklı bulan gazetecilik yapacaksınız. Yolsuzluk haberlerine rastlayan var mı? 100 milyara yakın büyük ihalelerin millete küfür eden şirket ve ortaklarına verildiğini yazan çizen “büyük medya”? Bizim Çiğdem’den başka ihaleleri takip edip yazan kimse?

  • Şöyle işliyor ihaleler: Çağır, istediğine ver, payını al. 

    İhale yasaları onlarca kez iktidarın keyfiyetine uygun değiştirildi, mevcut yasalar da göstermelik. 
    Medyayı susturma faaliyetleriyle ihale faaliyetleri eşgüdüm içinde. 
    17- 25 Aralık 2013 büyük yolsuzluklarından bahsetmek bile bugün FETÖ terör örgütü üyeliğiyle suçlanmanıza neden olabilir. 
    Aydın Doğan’ı medyasını satmak zorunda bırakan durum budur. 
    Büyük seçim sürecine girilirken, zamanlama tam.
    ===========================================
    Dostlar,

    Sayın Bursalı’nın bu yazısı tarihe not düşer nitelikte bir metin..
    Halk dilinde zalimler için bir söylem var :

  • Zulmün artsın da seni de boğsun…

    CHP Gn. Bşk. Kılıçdaroğlu bu gün Grup konuşmasında TBMM’de çok net olarak açıkladı :

  • FETÖ’nün siyasi ayağı, Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden zatttır.. Mahkemeye versin, kanıtlayayım..

Bu açıklama son derece ciddi ve ağırdır. AKP’den yanıt ise komiktir : Mitomani vakası..

Öte yandan yine bu gün açıklanan rakamlara göre 4 kişilik ailenin açlık sınırı 1663 TL!
Asgari ücret 1604 TL, 1 Dolar 4 TL, 1 € 5 TL, 1 Pound yaklaşık 6 TL, AB açıkça dışlayarak oyalamakta, ABD iktidarın açıklamasını yalanlamakta, Moody’s Türkiye’de kurumların çöktüğü gerekçesiyle kredi notunu düşürmekte, nüfus her yıl 1 milyon artmakta, yobazlar din adına her türlü ahlaksızlığı yapmakta, Erdoğan her konuşmasında kin ve nefret söylemiyle toplumu kutuplaştırmaktan hala medet umabilmekte, İstiklal marşımıza dek gündem oyunlarına malzeme yapılmakta, işsizlik ve enflasyon 2 basamaklı, Ekonomiden sorumlu Bakan “aman – sakın borçlanmayın..” buyurmakta, meteliğe takla atan Hazine Şeker Fabrikalarını da satışa çıkarmakta, cari açık ve dış ticaret açığı büyümekte, bu yıl 230 milyar $ sıcak paraya mahkum ülke, Zarrab ABD’nin elinde, Afrin operasyonu olabildiğince iç siyasete malzeme yapılmakta, Marmaris’te yüzlerce odalı yazlık saray yavrusu yapımı sürmekte, yargı iktidarın kıkıcını sallamakta, AYM kararları hiçe sayılmakta, aynı AYM kendisini yadsıyarak OHAL KHK’larının yargısal denetimini yapmamakta, yine AYM Cumhuriyet gazetesi yönetmeni Akın Atalay’ın bieysel başvurusunu 15 aydır bekletmekte, 14 Mart’ta Ankara Tabip Odası’nın basın açıklaması OHAL gerekçesiyle engellenebilmekte, sınır ötesi operasyonlara süreklilik kazandırılarak ulusal dayanışma duygularının sömürüsü tasarlanmakta…..

Biz yazmaktan yorulduk..
Siyasal tarihte bir ülkenin bunca kötü yönetildiği, bunca “kötülük toplumu” örneği olduğu durum sanırız yok gibidir.. Hiçbir uyarı işe yaramıyor.. Gözler kör, kulaklar sağır ve gönüller taşlaşmış. Ağızlar ise volkan gibi.. 15 yılda kendilerini de Türkiye’yi de tükettiler.

Kötülüklerinde boğulacaklar… Tarihsel diyalektiğin değirmenleri bağışlamaz!

Sevgi ve saygı ile. 27 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 20 Mayıs 2015

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 20 Mayıs 2015

portresi

 

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

 

 

400

RTE, meydanlarda ”tarafsızım” diyor ama 400 vekil istiyor.
Tarafsızsa neden 550 istemiyor?..

ONUR

Davutoğlu, kaset şantajı yapılan Meral Akşener için, ”Akşener’in onuru onurumuzdur.”
Nerden bakılsa Akşener’in durumu iyi değil …

DÜZEN

RTE’nin müşaviri Yusuf Yerkel’in tekmelediği Somalı işçi arabaya tekme atmaktan ceza aldı, işsiz kaldı. Yusuf Yerkel’e ne mi oldu?
O, “düzen” in adamı…

HAİNLİK

RTE, Van konuşmasında “Beni ancak vatan hainliği ile yargılayabilirsiniz.” dedi.
Zaten biz de öyle yapacağız…

İMAM

Fethiye’de, cami imamı Davutoğlu’nun mitinginin ilanını yaptı.
AKP’nin imamı, camiden yapar ilanı…

İMAN

Bornova cami imamı, derse gittiği okulda
”İmanı alçak olanın topuğu yüksek olur” yazılı risale dağıttı.
Hurafe satan imamda yükseklik aranır mı?..

KAYMAKAM

Ağın Kaymakamı Fatih Yakınoğlu, öğretmen olan eşinin dövdüğü 9 yaşındaki çocuk için “Rapora göre öğrencide kırık, çatlak, iş göremez raporu yok..” dedi.
Kaymakam’ın akli dengesinin yerinde olduğuna dair rapor var mıdır?..

AĞIT

RTE ve eşi Arnavutluk’ta ağladı.
Yarısı boşa gitti, oradan oy yok…

ZİKİR

Bağcılar’da bir grup İstiklal Marşımız okunurken zikir çekti.
Fikir olmayınca zikir olur…

FENER

Deniz Feneri e.V davası zaman aşımından düşürüldü.
Almanya “asıl suçlular Türkiye’de”, davanın savcısı ”Hırsızlar imparatoru” demişti.
Adaletin feneri …

AŞK

Ethem Sancak, ”Erdoğan’la aramızda büyük aşk var.”
Hangisi nedir?…

MAHYA

AKP’li Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin cami mahyasına adını yazdırdı.
İmam kürsüye Kur’an’la çıkarsa…

SELFİE

Amasya’da Şehzade Mustafa’nın özçekim (selfie) yapan heykeli dikildi.
Öbür kolunun altına da Davutoğlu verilse tadından yenmezdi…

ATIŞ

AKP,”Süper yüksek hızlı tren Ankara – İstanbul 1.5 saat” pankartı açtı.
AKP atar, onlar yakalar…

=======================================

Dostlar,

Sayın E. Tümg. Naci Beştepe ile yakın dostluğumuz var..

Vatan Partisi Zonguldak milletvekili adayı olarak sahada büyük özverilerle emek veriyor..

Ankara’da iyi bir yerde / sırada aday iken, yerini “Senin rütben benimkinden daha büyük” diyerek Gazi Ertan Acır‘a bırakma olgunluğu gösterebilen yüce gönüllü bir insan..

Displaying 20150515_221136.jpg

Tekerlekli sandalyaye mahkum Gazi Ertan Acır ile Vatan Partisi’nin 15.5.15 günü
Ankara Swiss Otel’de düzenlediği yemekteyiz.

Sevgi ve saygı ile.
21 Mayıs 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

BETON RECEP MODELİ!


BETON RECEP MODELİ!

‘Beton Recep’ modeli AKP döneminde yapılan özelleştirmelerle ekonominin bel kemiği olan KİT’ler yağmalandı, fabrikalar kapanıyor, işsizlik çığ gibi…
Erdoğan ekonomisinde yalnızca imar rantı için beton gökdelenler yükseliyor

Yurt Gazetesi portalı, 20.5.15
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/beton-recep-modeli-h88189.html

'Beton Recep' modeli

AKP 2002 sonunda iktidar koltuğuna oturduğunda Türkiye IMF hesaplamalarına göre
533 milyar dolarlık Gayri Safi Milli Hasıla ile dünyanın 16’ıncı ekonomisiydi.
2014 sonunda ise 16. sıraya aday!

Türkiye kişi başına gelirde ise 66’ıncı sırada.

Dün açıklanan Dünya Ekonomik Forumu İnsani Sermaye Raporu ve Endeksi’nde
Türkiye 8 sıra birden gerileyerek Kolombiya, Azerbaycan, Çin, Arnavutluk ve Trinidad Tobago gibi ülkelerin ardından 68’inci sırada yer aldı.

  • AKP hükümetleriyle geçen 13 yılda ekonominin bel kemiği olan KİT’ler ve
    önemli kamu kuruluşları özelleştirme yoluyla satıldı.

Üretime değil ranta yönelen ekonomide fabrikalar birbiri ardına kapanırken,
işsizlik çığ gibi arttı. Bu tabloya karşı, yükselen tek şey imar rantı için kentleri, tarihsel
ve doğal dokuyu tahrip ederek yükselen inşaatlar oldu.

Özelleştirme 8 kat arttı!

AKP, özelleştirmenin başladığı 1986’dan, 2002’ye dek yapılan 8 milyar dolarlık satışı
12 yılda neredeyse 8 katı artırarak 61.8 milyar dolara çıkardı.

Bu neoliberal saldırganlığa yakından bakıldığında yağmalanan kamu çıkarlarını net olarak görmek mümkün.

AKP döneminde özelleştirilen Türk Telekom’un %55 hissesi 6,5 milyar dolara Lübnanlı Öger grubuna satıldı. Türk Telekom yaklaşık 12 milyar dolar ediyordu! Oysa aynı şirket son beş yılda 6 milyar dolar kar elde etti. Türk Telekom’un stratejik konumu ve yarattığı istihdam bir yana, kamuya sağladığı yıllık 1,5 milyar dolardan, salt on yıllık kârı karşılığında vazgeçildi.

Benzer biçimde petrokimya devi TÜPRAŞ, 4,1 milyar dolara satıldı ve son beş yılda 3,3 milyar dolar kar etti.

Yine endüstrinin bel kemiği Ereğli Demir Çelik, 2006’da 2 milyar dolara satıldı,
son beş yıllık karı ise 2,5 milyar dolar.

Batı iştahla saldırdı

Çarpıcı olan; Türkiye kamuyu küçültmek için özelleştirme yaparken, bu özelleştirmeye iştahla saldıran teklif sahipleri arasında Batı’nın “kamu ve devlet şirketleri” olmasıydı.

Özelleştirme “toplumsal mülkiyetin tabana yayılması” gerekçesiyle savunuluyordu,
ancak kamunun yıllar içinde biriktirdiği değerlerin yandaş şirketlere yok pahasına satışından başka bir sonuca yol açmadı. Buna karşılık,

mülkiyetin tabana yayıldığı üretici kooperatifleri
adeta parçalandı ve yok edildi.

Özelleştirme giderek kamu mallarının yandaş şirketlere peş keş çekilmesine dönüştü. Ekonomiye ciddi bir katma değer sağlayan KİT’ler, birer ikişer yok edilerek,
üretim ekonomisinden rant ekonomisine geçildi.

Yok pahasına satılan kamu malları arasında
– Selülöz ve Kağıt Fabrikaları (SEKA),
– PETKİM,
– TEKEL,
– Sümerbank,
– Etibank ve önemli maden işletmeleri,
– gaz ve elektrik dağıtım şirketleri,
– Türk Hava Yolları,
– gübre fabrikaları,
– limanlar,
– Şeker Kurumu,
– Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba Şeker fabrikaları…

gibi pek çok işletme vardı.

Enerji ve petrokimya sektöründe yer alan TÜPRAŞ, Petrol Ofisi ve PETKİM yılda ortalama 175 milyon dolar temettü geliri sağlıyordu. Sümerbank ve Etibank gibi karlı bankalar, özelleştirildikten sonra yine kamunun üstleneceği milyarlarca dolarlık zarara yol açtı.

SEK’e (Süt Endüstrisi Kurumu) ait 32 işletmeden 25’i, EBK’na (Et Balık Kurumu) ait
16 kombinadan 9’u kapatıldı.

BMC’nin Sancak’a devri

Yakın dönemdeki özelleştirmelerden en ilginci, 925 milyon lira bedelle ihaleye çıkan BMC fabrikalarının 725 milyon liraya Ethem Sancak’a verilmesiydi.

Sancak, daha önce de devletin el koyduğu yine

– Çukurova grubuna ait olan Skyturk360 Televizyonu,
– Akşam ve Güneş gazeteleri ile
– Alem, Platin, Stuff, Autocar ve FourFourTwo dergileri,
– Lig Radyo ve Alem FM radyolarını da almıştı.

Yeşil alanlar yok oldu

AKP döneminde üretim yerine rant tercih edilirken, inşaat sektörü de bunun motoru oldu.

Yoksulların sürülmesine yol açan kentsel dönüşüm
hız kazandı

Bankacılık sistemi açtığı kredilerle talebi besledi.
Şehirlerin silüeti bozuldu, tarihi doku ve kültür eserleri tahrip edildi, yeşil alanlar hızla yok oldu.

======================================

Dostlar

Az önce, AKP iktidarının ulusal ve uluslararası hukuku çiğneyerek nasıl korkunç boyutlara varan bir çevre talanı sergilediğini sitemizde yayımladık..

2 yazı birbirinin tamamlayıcısı oldu..

Ne yazılsa az..
Ethem Sancak bu gerekçelerle “Tayyip Erdoğan idolüm, O’na tapıyorum..” buyurdu..
Böylelikle neye “taptığını”, Tanrısının gerçekte çıkarları olduğunu, “İdolüm” dediği Erdoğan’a taptığı, gerçekte kendi ağzından itirafıyla öğrenilmiş oldu.. Ne diyelim, Allah söyletti herhalde?

Talan ve soygun öyle büyük boyutta, öyle yıkıcı ki..
İktidar değiştiğinde bunların kanıtları ortaya teeeek tek dökülecek ve sorumlu AKP’liler
ve yandaş bürokratlardan hesabı yargı önünde mutlaka sorulacak..
Haksız edinimlere (iktisabata) el konulacak, Devlet hazinesine iade edilecek..

Bir örnek de biz verelim… Balıkesir SEKA 50 milyon Dolar’a peş kel çekilmişti.
İşçiler Bursa İdare mahkemesinde dava açtılar.. Bilirkişi 1,2 milyar Dolar değer koydu!..
24’e 1 değerine talan edilmişti, mahkeme “gabin” nedenli iptal verdi..
Ertesi gün ABD Ankara Büyükelçisi Mark Parris hazretleri, herkes anlasın diye olmalı,
Türkçe konuşarak buyurdu ki;

– DANİSTAY KALKSİN…

Zaten Tayyip bey yargıyı ayak bağı görüyordu..
Türban kararında 2. Daireyi paylamış, ertesi gün bu Daire basılarak üyeler silahla taranmış
ve Yargıç Mustafa Yücel Özbilgin şehit edilmişti (17 Mayıs 2006)

2577 sayılı İYUK (İdari Yargılama Usulü Kanunu) değişiklikleri ile yönetsel yargının eli kolu bağlandı. Sonra da 12 Eylül 2010 anayasa değişiklikleri ile perçinlendi; dikensiz gül bahçesi yaratıldı. Bunlar da yetmedi, kaçak AK SARAY örneği, Danıştay kararı çiğnenerek
saray yapıldı. Geçen hafta da kuzu kuzu Danıştay’ın kuruluş yıldönümü kutlandı..
TBB Başkanı Prof. M. Feyzioğlu dışlanmıştı; asayiş berkemal idi!??

*****

Balıkesir SEKA talanının altında Özelleştirme İdaresi Başkanı’nın, Özelleştieme Yüksek Kurulu üyesi bakanların ve Başbakan’ın imzası vardı..

Daha ne yazalım??
Bunlar Yüce Divanlık suç değilse, bizim yazma eylemimiz mi suç??

Türkiye kendisini ancak bir büyük silkinme ile arıtabilir ve yoluna devam edebilir..

Edecek de…

Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacak…
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak…

Böyle buyurmuş, okunu şaşmaz biçimde hedefe böylesine atmıştı
Yüceler Yücesi ATATÜRK’ümüz!

Sevgi ve saygı ile.
20 Mayıs 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Naci BEŞTEPE : ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 21.5.2014


Dostlar
,

Sayın Naci Beştepe‘nin tiryakisi olduğumuz yüksek zeka örneği ince karamizah notları bu hafta gecikerek geldi bize de.. Naci Paşa da incelik göstererek “özürle” sunuyor..

Aşağıda…

Sağolun Sn. Beştepe..

Sevgi ve saygıyla
25.5.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

=================================================

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 21.5.2014

portresi_kucuk 

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE 

TASMASIZ

RTE’nin müşaviri Yusuf, iki silahlı polisin yere yatırdığı Somalı vatandaşı tekmeledi.
(AS: Bu yurttaş işsiz kalmış, alacaklarını alamamış bir maden işçisiydi..)
Evcil olmayan köpeklere tasma, katırlara gem zorunlu değil mi?…
 
BAYTAR 
Çifteci Yusuf “bir hafta iş göremez” raporu almış.
Baytarını kutlarım…
 
GERİCİ
RTE, 100-150 yıl önceki maden kazalarını örnek gösterdi.
Kafa bir türlü ileriye dönemedi…

YUSUF
Birisi vatandaş tepkisinden yusuf yusuf attı.
Müşavir Yusuf tekmeyi bastı…
 
TEPKİ
RTE’ye “YUH” çekersen tokadı yersin.
“Ben bu adama aşığım” dersen, gökdelenleri dikersin…
(AS: Ethem Sancak..)
 
SIĞINMA
RTE, halkın tepkisinden korkarak markete sığındı.
Sığıntı…
 
PLAKA
Plakası SOMA’da söküldü.
Başbakan hükümsüzdür…
 
GAZ
Polis 10 yaşındaki çocuğu gözaltına almaya kalktı.
İmam gaz kaçırınca…
 
İDEOLOJİK
AKP’liler bir ağızdan, “Facia üzerinden siyaset yapmayın” diyor.
Size siyasetle facia yapmak serbest…
 
AKILSIZ
Manisa Vali Yardımcısı, “Aklı olan kurtuldu”
Olmayan da Manisa’ya vali yardımcısı…
 
MAGANDALAR
Adapazarı’nda genç bir kızı öldüren maganda”takdiri ilahi” dedi.
Soma’daki siyasi magandalar gibi..
 
YALANCI
H. ÇELİK, “Başbakan’a mı inanacaksın ‘yumruk yedim’ diyene mi?”
Kimi yalancı olarak tanımıyorsam ona…
 
UÇUCU
H.ÇELİK, Soma faciası için “elle tutulur problem yok” dedi.
Uçtu,uçtu problem uçtu…
 
CAN-SAAT (Sevgili Ahmet ÖZSOY’dan)
40 kişilik kaçma (yaşam) odasının bedeli 200 bin dolar.
Çağlayan’ın hediye saati 300 bin dolar.
Bir saat = 60 can…
 
MİLLİYETSİZLER
Yas bitmesine karşın Milli bayram kutlamaları iptal edildi.
Ailecek düğüne gidildi… 

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE