Etiket arşivi: Ege’de vatan toprağı 18 ada Yunanistan’a peş keş çekilirken (=Vatan hainliğidir!)

Soner Polat : Hafıza’i beşer!

Hafıza’i beşer! 

Soner PolatSoner Polat
Aydınlık Gazetesi, 28.6.2017
(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır.)
Ünlü bir özdeyiştir: “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.” İnsan hafızasının bir eksikliği varsa, “o da unutkanlıktır!” anlamına gelir. Bu deyim Türkiye için özenle giydiği takım elbise gibidir. Tarihe geçecek olaylar bu ülkede 2-3 günde mazi olur! AKP açısından bu deyim şöyle ifade edilebilir: “AKP, Annan Planı ile maluldür” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) maziye gömecek bu plan AKP’nin büyük desteğini almıştır. AKP, bu planı KKTC’ye ve Türk milletine benimsetmek için yoğun siyasi faaliyetler içinde olmuştur. Annan Planı’nı benimsemiş olan bir siyasi kadronun Kıbrıs’ta çözüm araması, bu nedenle tek başına bile ürkütücüdür.

ÇOK ŞEYLE MALULDÜR
KKTC’nin anlı şanlı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı damadının Rum asıllı olması ile maluldür. (Vedat Yenerer, mehmetciktv.com.tr 26 Aralık 2016) Kızının Rum moda dergisine kapak olması ile maluldür. (hürriyet.com.tr 27 Eylül 2015) İlginç bir haberle de maluldür. Onurlu gazeteci rahmetli Turan Yavuz, Washington’dan bir haber geçiyor (Milliyet, 21 Kasım 1989): “Washington, KKTC’de gönlünde yatan aslanın Mustafa Akıncı olduğunu her fırsatta dolaylı yollardan belirtiyor. Bush yönetimi istenildiği zaman masaya oturabilecek bir iktidar istiyor ve bunu da Lefkoşe Belediye Başkanı Akıncı da görüyor!”
BU İKİLİYE DİKKAT!
Batı ülkelerinin dayatması ile 28 Haziran’da (bugün) İsviçre’nin Crans-Montana kentinde görüşmeler yeniden başlayacak. Hâlbuki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), “ENOSİS (Adanın Yunanistan’a bağlanması)” yasası bile çıkarmış ve kalbindeki planı ifşa etmişti.

Necip ve çok satan Türk basını milleti uyutmakla maluldür. Uluslararası toplum herhalde Türkleri çok safdil buluyor ki ülkemizde akıl oyunlarına başladı! İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore ve bu ülkenin Kıbrıs Yüksek Komiseri Matthew Kidd’i Türk basını ağırladı. (Hürriyet, 17 Haziran 2017) Zekâları kafalarından fışkıran bu iki zat-ı muhterem şöyle dediler: “Yeter ki çözüm olsun! Biz de Kıbrıs’taki egemen üslerimizden toprak veririz!” Peki, İsviçre’deki görüşmelerde böyle bir gündem var mı? Yok! Adama sormazlar mı, “Siz önce Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti’ni birleştirin!” Hayır, bunlar söylenmedi, bu iki uyanığın zırvaları manşete taşındı!

Şimdi Annan Planı ile malul AKP iktidarı ve çok şeyle malul Akıncı ve ekibi ile Kıbrıs’ta çözüm arıyoruz. Emperyalist sistem akbabalar gibi masanın başına üşüşmüş. ABD’nin yayın organı BM, Türk’ün nefes almasına bile düşman AB ve İngiltere, Yunanistan ve GKRY için sipere girmiş, son darbeyi indirmeye hazırlanıyorlar… Şunu diyecekler: “Kasadan şu haritayı çıkaralım… Bayağı iyi gitmişiz! Nerede kalmıştık?”

TÜRK ASKERİ HAYAT VERİR

Türk askeri adadan çekildiği takdirde kâğıtta ne yazarsa yazsın, Kıbrıs elden gitmiştir. Türkiye’nin ve KKTC’nin en büyük güvencesi Adadaki Mehmetçik’tir. Rum basınına göre Türk askerinin %80’i geri çekilecektir. Bu çok vahim ve tarihi bir hata olur. Benim tavsiyem, Rum Milli Muhafız Ordusu’nun gücü (RMMO) hakkında yetkililerin Genelkurmay Başkanlığımızdan bir brifing almasıdır. Çünkü Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı (KTBKK), RMMO’yu caydıracak ve şeytana uymaktan vazgeçirecek bir kuvvet yapısındadır. Yapılan resmi açıklamaya göre RMMO’ya sadece Ekim 2016 ayında 3 bin kişi alınmıştır. 2017 yılında yapılan başvuru sayısı 4 bindir. Annan Planı kapsamında gündeme gelen 950 Rum askerine karşı, 650 Türk askeri gibi değerlendirmeler hiçbir hal ve şartta gerçekçi değildir. Annan Planı ile malul olanların bu rakamları ciddi bir şekilde incelenmesinde sayılamayacak kadar çok fayda vardır.

İSRAİL-RUM ORTAK TATBİKATI

Uzun süredir Kıbrıs’a burnunu sokan bir ülke var. Ülkemizi bölecek Kürdistan için sinsi planlar yapan İsrail, Türkiye’nin başını derde sokan her taşın altından çıkıyor. GKRY ile icra edilen ortak tatbikata (11-14 Haziran 2017) hem kara hem de hava unsurları ile katıldı. Peki, GKRY kime karşı askeri harekât yapar? Cevap belli ise İsrail’in derdi ne?

Aramızdaki sorunlar günün birinde çözülür ama Kıbrıs gitti mi gelmez!

Verenleri tarih ve bu millet asla unutmaz ve affetmez…
================================
Dostlar,

E. Tümamiral Sayın Soner Polat’ın yazısı tümüyle doğru, uyarıları bütünüyle yerindedir.

Bu soruna kafa yoran, yazılar yazıp konferanslar veren bir sorumlu aydın – yurttaş olarak biz de AKP – Akıncı işbirliğini ne yazık ki “uğursuz” bir işbirliği olarak görüyor ve asla ulusal – milli bulmuyoruz. Erdoğan’ın kahraman Rauf Denktaş’ı dışlama çabalarını utanarak anımsıyoruz.

ANNAN Planı oylamasında 2004’te, iktidarının 2. yılında taze AKP, gene kandırılmış (!) ve Batı güdümünde, KKTC Türklerini “evet”e yönlendirmişti. Bereket, Rumlar “hayır” demişti de bu “hayırlı” “hayır” sayesinde Kıbrıs elden gitmemişti.

Devlet aklının, telafisi olanaksız olumsuz ve asla kabul edilemez sonuçlara yol açabilecek AKP’yi sorumsuz davranışlardan mutlaka alıkoyması gerek..

Ege’de vatan toprağı 18 ada Yunanistan’a peş keş çekilirken (=Vatan hainliğidir!),
aynı gaflet – dalalet – ihanetin Kıbrıs’ta da sergilenmesine asla izin verilemez.. Başvezir (Başbakan?) B. Yıldırım’ın önceki hafta Yunanistan’ı ziyaretinde gülücüklerle geçen görüşmelerde Çipras’a işgal edilen ve silahlandırılan Ege adalarımız hk. tek bir soru bile yöneltmemesi dehşet vericidir ve tarihin kara kaplı defterine, AKP hanesine kaydedilmiştir.

Ada’da çözüm;

  • Federal ya da Konfederal tek devlet yapısı asla değil; 2 ayrı coğrafi bölgeli, 2 egemen – eşit devletli bir yapıdır ve Barış harekatı ile edinilen topraklardan asla geri çekilmemeli, TSK’nın Barış Kolordusu da tüm gücüyle Ada’da barış ve güvenliğin sigortası olarak tutulmalıdır.Unutulmasın : En sonkiler 1963-1974 arası olmak üzere Ada Rumlarının Yunanistan desteğinde SOYKIRIM SUÇU, insanlığa karşı suç sabıkası – lekesi vardır. BM’nin soykırım suçu tanıması 1948 tarihlidir ve bu eylemler UCM (Uluslararası Ceza Mahkemesi) Statüsü’nde yargılanmayı gerektirmektedir. Oysa Rum Loizidu, taşınmazları Kuzey’de kaldı diye AİHM’nde giderim (tazminat) kazanmakta ve T.C. 1 milyon €’yu kuzu kuzu ödemektedir (AKP ödemiştir)!Rumların sütten çıkmış ak kaşık gibi davranabilmelerine olanak vermek Türk tarafı adına bağışlanamaz bir aymazlıktır. Bu psikolojik – diplomatik avantaj / üstünlükle masada hep eli güç durmak ve meşru haklardan asla ödün vermemek gerekir. AKP = Erdoğan, Türk saygın diplomasisine “Monşerler” deme batağına düşmeksizin onların ustalığına, diplomatik hünerine sığınmalıdır.

Cenevre’de sürdürülen görüşmelerde Türkiye etkin –  eylemli garantör devlet hak ve yetkilerinden asla ödün vermemelidir. Londra ve Zürih Andlaşmaları ile taa 1960’lardan gelen uluslararası bir statü hakkıdır bu Türkiye için ve Kıbrıs Barış Harekatını uluslararası hukuk katında meşru kılan son derece önemli bir yetkidir.

Sevgi ve saygı ile. 30 Haziran 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com