AST’tan 50. yıla ‘selam’

Dostlar,

AST’a, ANKARA SANAT TİYATROSU’na destek olalım, sahip çıkalım..

Sevgi ve saygı ile.
9.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
=========================================

AST’tan 50. yıla ‘selam’

ANKARA SANAT TİYATROSU 50. YILINDA
AZİZ NESİN’İN ‘SELAMÜN KAVLEN KARAKOLU’ İLE
‘PERDE’ DİYOR

© İki dolandırıcının açtığı sahte karakolun, hem halk hem de devlet tarafından ciddiye alınmasıyla yaşanan karmaşayı ele alan oyunu, tesadüf bu ya, 50. sanat yılını kutlayan Yücel Erten yönetiyor. Oyunda gazetemiz yazarı Mustafa Balbay’ın tutukluluk süresine de dikkat çekiliyor.

Başkentin en eski özel tiyatrosu Ankara Sanat Tiyatrosu (AST), 50. yılına Aziz Nesin’in “Selamün Kavlen Karakolu”ile “merhaba” diyor.

İki dolandırıcının açtığı sahte karakolun, hem halk hem de devlet tarafından ciddiye alınmasıyla yaşanan karmaşayı ele alan oyunu, tesadüf bu ya, 50. sanat yılını kutlayan Yücel Erten yönetiyor.

Oyunda, Silivri’de tutuklu bulunan gazetemiz yazarı ve CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’a da selam gönderiliyor.

Bir aydının “sudan sebeplerle” tutuklanmasını anlatan “İster misiniz beni de 1344 gün tutuklasınlar?” repliği, her oyunda Balbay’ın tutuklu kaldığı günle orantılı olarak değişiyor. Tiyatronun Yönetim Kurulu üyelerinden, ünlü oyuncu Mahir İpek’le “yenilenen”tiyatroyu ve “Selamün Kavlen Karakolu”nu konuştuk:

– AST “Zübük”ün ardından bu yıl yine bir Aziz Nesin oyununu sahneye taşıdı…

Biliyorsunuz, AST geçen yıllarda büyük sıkıntılar yaşadı. Bu sıkıntıların en mühim olanı da “seyircisizlikti”. Silkelendik, doğru ve estetik oyunları izleyicimizle buluşturmaya karar verdik. Bunun için de Türkiye’nin sayılı yönetmenlerinden biri olan Yücel Erten ile çalışmak istedik. Ne tesadüftür ki Devlet Tiyatroları (DT) Yücel Erten’den bir Aziz Nesin oyunu istemiş. O da bir değil, iki Aziz Nesin oyununun uyarlamasını yapmış. Böylece AST, Yücel Erten’in de omuz vermesiyle bir kez daha bir Aziz Nesin oyununu sahneye taşıdı. Ayrıca bu yıl AST’ın 50. yılı. Yücel Ağabey de 50. sanat yılını kutlayacak. “50”ler denk geldi.

– Oyunda tutuklu olan ve katledilen aydınlara da göndermeler yapıyorsunuz…

Bir aydının tutuklanmasını konu edinen sahnede “İster misiniz beni de 1344 gün tutuklasınlar?” repliği, gazetenizin yazarı Mustafa Balbay’a yönelik… Cumhuriyet, her gün Balbay’ın köşesinde tutuklu olduğu gün sayısını yazıyor. Bu replik de o gün sayısına göre her oyunda değişiyor. Böylece sahneden Balbay’a selam göndermiş oluyoruz. Onun nezdinde tüm aydınlara…

‘İzleyicimizi geri kazandık’

– Oyunda sizin dışınızda izleyicilerin yakından tanıdığı Mehmet Ulusoy, Özgürcan Çevik, Özgün Aydın gibi oyuncular da rol alıyor. AST kadrosunu da geçen yıllara oranla güçlendirmiş görünüyor…

AST iki sezondur izleyicisini geri kazandı. Bunda “Zübük” ve “Giderayak” adlı oyunların da rolü oldu. “Selamün Kavlen Karakolu”nda rol alan arkadaşlar da tamamen AST’tan yetişme oyuncular.

– Başbakan’ın tiyatroları özelleştirmeye yönelik “Bunlar yarım porsiyon aydın” şeklindeki sözlerine ve DT’nin tüzel kimliğini sağlayan 5441 sayılı yasaya da bir gönderme var oyunda…

Çünkü bu mesele sadece DT’nin ya da Şehir Tiyatroları’nın meselesi değil. AST olarak bu durum ortaya çıktığından beri arkadaşlarımıza destek veriyoruz.

– Oyunun en etkili sahnesi ise final sahnesi… Bir daktilo üzerine bırakılan kırmızı bir karanfil…

İşte bu sahne bütün demokrasi kayıplarına bir selam aslında…
Oyunun yazarı Aziz Nesin’e de…

Ve istenmeyen işçi yasası yürürlükte!


Dostlar
,

Yenilenen “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası” 
tam anlamıyla faşist bir yasa..

Cumurbaşkanlığı seçimleri adına yer yer topluma mavi boncuk sunan  A. Gül, sendikaların tüm ikna çabalarına karşın, AKP tabanının baskısını aşamadı ve
12 Eylül döneminin 2821 ve 2822 sayılı yasalarının bile 30 yıl sonra gerisine düşen
bir metni, RG’de yayımlanmak üzere Başbakanlığa yolladı.

Halkımızın bir kez daha, emek ve emekçi düşmanı siyasal kadroları görmesi gerek.
Yerel ve uluslararası sermaye koalisyonunun dayatmalarına “başüstüne” denild.

Çünkü; 
çok daha zor günler önümüzde ve işçi sınıfının mutlaka gemlenmesi,
zapt-ı rapt altına alınması gerek..

CHP’nin yasayı hızla Anayasa Mahkemesi’ne -gene de- götürmesi gerek.
O kadar çok uluslararası andlaşmaya, dolasyısıyla Anayasa’nın 90. maddesinin
son fıkrasına (Mayıs 2004 AB uyum değişiklikleri..) aykırı ki..
Ortalama bir hukukçu için işten bile değil bu metinleri sıralamak..

Başta İHEB, doğrudan ilgili 2 ILO Sözleşmesi, AİHS md. 11, AB metinleri
(1989 AT Sosyal Şartı İşçilerin Temel Hakları (12. md.; Serbest dolaşım,
Çalışma ve adil ücret isteme hakkı, Çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, Sendika özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkı, Sosyal koruma, Mesleksel eğitim..)

Bu arada; uluslararası işçi hareketi örgütlerini başta ICFTU ve ILO’yu (Uluslararası Çalışma Örgütü), ham hayalle AB’yi ve de etnisitelere özgürlük çığırtkanlarını (!) göreve çağırıyoruz.. Ya TÜSİAD?

Sevgi ve saygı ile.
9.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

====================================================

Ve istenmeyen işçi yasası yürürlükte!

© İşçilerin yarısını sendikal tazminatın dışında tutan,
– var olan yapıda sendikalara üye işçilerin de yarısına yakının sözleşme yapamaz hale getiren,
dayanışma grevlerini yasadışı,
toplusözleşme dışında yapılan grevleri hukuksuz sayan..

sendika yasası; tüm karşı çıkışlara karşın onaylandı.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası, binlerce emekçi ve gerek ulusal gerekse uluslararası sendikal hakete karşın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlandı.

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik yasanın neler getirdiğini anlattı. İçerdiği bazı unsurlar açısından 12 Eylül dönemi yasasını bile geride bırakan yeni Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeşi Yasası özetle şu noktaları içeriyor:

* 12 Eylül döneminde bile kaldırılamayan sendikal tazminat güvencesi işçilerin yarısı için ortadan kaldırıldı.

30’dan az işçi çalıştırılan işyerlerinde çalışan işçiler sendikal nedenle atıldıklarında sendikal tazminat davası açamayacaklar.

* İşçilerin yaklaşık yarısı 30’dan az işçi çalıştırılan işyerlerinde çalışıyor.
Yani işçilerin yarısı tazminat dışında kaldığı gibi, bu uygulama, işyerinde sendika istemeyen kuruluşlarda, şirketleri 30’ar işçinin çalıştığı küçük şirketlere bölerek sendikayı iyice zayıflatmanın yolunu açtı.

Grev yasaklarına devam!
Bankacılık, petrokimya, şehir içi ulaşım işlerinde ve savunma bakanlığında çalışan
sivil işçilere grev yasak.

Hükümetin milli güvenlik ve genel sağlık gerekçesiyle grev erteleme yetkisi
devam ediyor.

Grev ertelemesine karşı Danıştay’a başvuru yolu çıkarıldı.
Eski yasadan geriye gidildi.

* Grev oylaması zorlaştırılarak sendikaların greve çıkmasının önüne
yeni bir engel konuldu.

* Toplusözleşme aşamasındaki grevler dışında
öbür bütün grevler yasadışı olmaya devam ediyor.

* Dayanışma grevi, iş yavaşlatma, barışçı iş bırakma eylemi, genel grev yasadışı grev olarak görülecek.

Sendikal barajlar fiilen korunuyor, yeni sendikaların barajı aşması imkânsız, var olanların bir bölümü de baraja takılabilir.

*Yasa, işçiler ve sendikalar arasında ayrımcılık yapıyor.
3 konfederasyona üye sendikalar için baraj % 1 öbürleri için % 3.

* İşyeri barajı % 50+1, işletme barajı % 40.
Bu barajlarla sendikal örgütlenme imkânsız gibi görünüyor.

* Yetki sistemi değişmedi.
İşverenin yetkiye itirazı toplusözleşme sürecini uzatacak, durduracak.

Bu Vatan Bizim.. sesli görsel sunu..

Dostlar,

Ozan Arif’in de dizeleriyle “BU  VATAN BİZİM” adlı sesli görseli izlemeniz dileğiyle sunuyoruz.

Lütfen tıklar mısınız ??

Bu_Vatan_Bizim

Sevgi ve saygı ile.
8.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

 

Birds sing songs.. Kuşlar şarkılar söylüyor…

Dostlar,

Yaşamın ve ülkenin yoğun temposu hepimizi çok yoruyor ve geriyor…

  • Birds sing songs.. Kuşlar şarkılar söylüyor…

İnanılmaz güzellikte bir sunu.. Arkanıza yaslanıp sesli izlemenizi öneriyoruz..

Barbra Streisand‘ın büyülü sesi ile..

Lütfen tıklar mısınız..

Birds_sings_songs

Sevgi ve saygı ile.
7.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Hüsamettin Cindoruk : Başbakan’ın Cumhuriyet’le sorunu var!

 

 

Dostlar,Leyla Tavşanoğlu, Sn. Hüsamettin Cindoruk ile çok önemli bir söyleşi yaptı.
Söyleşi 4.11.12 günü Cumhuriyet‘te tam sayfa yayımlandı.
Sayfa düzeni ve bütünlüğünü bozmamak adına, metin de uzun olduğundan,
pdf olarak sizinle paylaşmak istiyoruz.

Bu söyleşi okunmalı, okutulmalı ve arşivlenmeli.

Deneyimli gazeteci Sn. Leyla Tavşanoğlu’na ve Sn. Cindoruk’a çook teşekkür borçluyuz.

Söyleşiden çarpıcı bir ileti :

“Başbakan’ın Cumhuriyet’le sorunu var!”

  • “Biz kimsenin özel hayatına karışmıyoruz. Ama bizim hayatımızın devlet hayatında yaşama geçmesini istiyoruz.”diyor. Başkanlık sistemini talep etmesinin nedeni de bu.

Bu tarihsel söyleşiyi okumakiçin lütfen tıklar mısınız??

Basbakan’in_Cumhuriyet_ile_sorunu_var_L.Tavsanoglu_soylesi

Sevgi ve saygı ile.
06.11.12, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net