ZÜLAL KALKANDELEN : Yaratıcılık ve müzik


Yaratıcılık ve müzik..

ZÜLAL KALKANDELEN
www.zulalkalkandelen.com
kzulal@yahoo.com 

Okuyucular, bu köşede zaman zaman müzikten söz ettiğimi biliyor. Müzikle nefes alıp veren, onu hayatının odak noktası yapmış biriyim. Her ne kadar burada daha çok siyaset hakkında yazsam da bazen herkesle paylaşmak istediğim müzikle ilgili konular da oluyor. Bunlardan birisini geçenlerde Londra’da yaşadım.

Bu yazıda Aphex Twin’in Barbican Centre’da verdiği konserden söz edeceğim.
Asıl adı Richard D. James olan 41 yaşındaki bu müzisyeni tanımayanlar, Wikipedia’ya bakarlarsa, The Guardian tarafından “çağdaş elektronik müziğin en yaratıcı ve en esin verici figürü” olarak tanımlandığını görürler.

Aphex Twin’in ‘Remote Orchestra’ adlı özel projesini Londra’da yalnızca bir keze özgü olmak üzere dinleyiciyle buluşturacağını duyunca biletlerin satışa çıktığı anda internetin başında yerimi aldım. Çok kısa sürede tükenen biletlerden bir tane kapmayı başardım.

Aphex Twin’i bilen bilir; bugüne kadar DJ’lik yaptığı kulüplerde kendisine benzeyen birçok kişiyi kalabalığın içinde dolaştırmakla kalmadı, mekândan tümüyle farklı bir yerden gönderdiği elektronik dalgalarla müziği kontrol etti, yüz eşleme teknolojisini kullanarak dinleyicilerin yüzüne kendi yüzünün resmini yansıttı. Kalabalık içinde görünmekten çekinen bir müzisyenin dikkati kendi üzerinden alıp kalabalığa yansıtma çabaları, ancak bu kadar akıllıca bir şekilde teknolojiyle buluşturulabilir. Bu kez ne yapacağını merak etmem boşuna değildi.

Sonunda performans günü geldiğinde Barbican’da ışıklar karardı ve sahneye 5 barlı bir grafikle yansıyan dev kontrol panelini gördük. 28 orkestra elemanı ve 12 kişilik koro sahnedeki yerini aldı, hepsi sırtını izleyiciye dönerek ekrana yöneldi. Her biri, performans boyunca görmediğimiz Aphex Twin’den gelen yönlendirmeleri duyabilmek için kulaklık takmıştı.

Kontrol panelindeki farkli renkteki barlar yükselip alçaldıkça orkestradan çıkan
neo-klasik ve dark ambient
arasındaki sesleri tam olarak anlatmak olanaksız.
Yalnız şunu söyleyebilirim; Aphex Twin bir MIDI kontrol paneli ile orkestrayı yönetirken, her aşamada matematik devrede ama performansı şekillendiren asıl unsur insana bağlı olarak gelişiyor.

Performansın ikinci bölümünde, orkestra sahneden ayrıldı; onun yerine başrol,
yerden yaklaşık yarım metre yükseltilerek tavandan asılmış bir platform üzerine kablolarla bağlanan büyük bir Yamaha piyanoya verildi. Birisi, kenarına bağlanan iplerden tutup çekince platform farklı sesler çıkararak bir sağa, bir sola sallanmaya başladı. Aynı anda tuşları uzaktan kumanda ile yöneten Aphex Twin’in çaldığı müziğin güzelliği baş döndürücüydü. Teknoloji yine devredeydi ama insanın hareketleriyle belirlenen organik bir süreçti bu.

Platformun hareketi kendiliğinden sona erene kadar süren bu bölümden sonra,
sıra 3. kısma geldi. Minimal müziğin kurucusu Steve Reich’ın 1968’de bestelediği Pendulum Music’ten esin alan bu son bölümde ana öge, tavandan sarkıtılan 18 adet disko topuydu. Aphex Twin miks masasının başındayken, her bir top birer insan tarafından tutulup ileriye doğru farklı hızlarda bırakıldı. Aynı anda lazer ışıkları toplarla buluştuğunda çıkan ajite edilmiş sesler ve yansıyan ışıklar, dinleyenleri çılgın bir atmosfere sürükledi.

Bütün bunlar, müziği oluşturan elementlerin, planlanmış ya da kendiliğinden olanların farkına varmak, teknoloji ve insan ilişkisini daha net görmek açısından ufuk açıcıydı. Brian Eno görse gurur duyardı.

Hissedilmesi için içinde olunması gereken bir performanstı ama en azından bu yaratıcı proje bilinsin istedim. Müzik statik bir olgu değildir; teknoloji de insan aklının eseridir, onu müzikte kullanmaya karşı çıkanlar haberdar olsun.
(Cumhuriyet PAZAR eki, 4.11.12)

===============================================

Teşekkürler Zülal Kalkandelen..

Geçen haftaki yazınızı da paylaştık web sitemizde..
Orada, Londra’da konser salonunda olup bitenleri aktarmadaki ustalığınızı da kutlamak isteriz..

Ne diyordu Büyük ATATÜRK ??

  • Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimidir…

Sevgi ve saygı ile.
4.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Türklüğün Kökenleri : Ceviz Kabuğu; Haluk Tarcan (32/32)

Dostlar,

Kürt sorunu” diye ülke gündemi işgal ediliyor.
Son günlerde sitemize bu konularda epey yazı, dosya koyduk..

Sayın Hulki Cevizoğlu “CEVİZKABUĞU” progamında bu bağlamda çok önemli hizmet verdi, ciddi katkı sağladı.

Ünlü Türk tarihi araştırmacısı Haluk Tarcan ve çalışmaları ise ülkemiz için
tek sözcükle “NİMET”‘tir..

Sayın Cevizoğlu “CEVİZKABUĞU” progamında Sn. Tarcan’a fırsat vererek, programları kayıt altına alıp arşivleyerek ve de youtube’da kamuoyuna açarak son derece anlamlı katkılar sağlamıştır.

Sn. Tarcan’a da, birkaç kez programına konuk olduğumuz Sn. Cevizoğlu’na da
şükran borçluyuz.

Sn. Cevizoğlu’na, 1999’da canlı olarak katıldığımız bir programında benzersiz Türk Tarihi araştırmacısı Kazım Mirşan’ı konuk etmesini salık vermiştik. Değerli Mirşan, paha biçilmez belgeler ve arşiviyle programa çok değerli katkı sağlamıştı.

Emperyalizmin klasik oyununa gelmeyelim; “DİVİDA et İMPERA” Latin atasözünü akıldan çıkarfmayalım : Böl ve yönet..

Yine akıldan çıkartmayalım, Anadolu genetik olarak öylesine harmanlanmış ki;
biyolojik ırk bağlamında “etnisiteler nostaljik birer hatıra” dan öte anlam taşımamaktadır.. (Prof. Ali Ercan).

  • Türk ve Kürt kardeştir, ayırmaya çalışan da kalleş mi kalleştir..

Büyük ATATÜRK‘ün söylemi dikkatle değerlendirilmelidir :

  • Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir. Bugünkü Türk milleti siyasî ve içtimaî camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat mazinin istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış adlandırmalar, -birkaç, düşman âleti mürteci, beyinsizden başka- hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir yapmamıştır. Çünkü bu millet fertleri de umum
    Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe, ahlâka, hukuka sahip bulunuyorlar.”
  • Kürt” kardeşlerimizin sağduyu ile emperyalizme ve onun sinsi oyunlarına alet olmayacaklarına inanmak istiyoruz. 
  • Tek çaremiz “TÜRK – KÜRT KARDEŞLİĞİ ve BİRLİĞİ” dir..

Sevgi ve saygı ile.
4.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=============================================================

TÜRKLÜĞÜN KÖKENLERİ..

Ceviz Kabuğu
Haluk Tarcan (32/32)

kürt degil dogu sorunu

http://www.youtube.com/watch?v=qdu0S1MEJQM&NR=1&feature=endscreen
http://www.youtube.com/watch?v=Xs7xxHCk3Pg
http://www.youtube.com/watch?v=CLwutCxK5C4
http://www.youtube.com/watch?v=uuot8hAPN_Q
http://www.youtube.com/watch?v=4DIuWOSGs8w
http://www.youtube.com/watch?v=l67Xmja-2ic
http://www.youtube.com/watch?v=gv8UaGlIkuw
http://www.youtube.com/watch?v=eOUcEb05azE
http://www.youtube.com/watch?v=zruFcDTiP3Y
http://www.youtube.com/watch?v=BzeyUW62Oto
http://www.youtube.com/watch?v=TZSO7f36Q48
http://www.youtube.com/watch?v=L1vaS0AieSo
http://www.youtube.com/watch?v=HOLxZL6iaUE
http://www.youtube.com/watch?v=7diIHbX4UGU
http://www.youtube.com/watch?v=lUMB-NBYCnc
http://www.youtube.com/watch?v=BFGXZfnPMpM
http://www.youtube.com/watch?v=B_VeIDDThms
http://www.youtube.com/watch?v=e3jyPUntbuc
http://www.youtube.com/watch?v=yTgg3juXk1k
http://www.youtube.com/watch?v=yuBNgT_AYoM
http://www.youtube.com/watch?v=7y2FSXulW1c
http://www.youtube.com/watch?v=shqGM4IIJZw
http://www.youtube.com/watch?v=fgbWPRMqub8
http://www.youtube.com/watch?v=CmGoeTdcDOw
http://www.youtube.com/watch?v=6oKdNDs3NOM
http://www.youtube.com/watch?v=6oKdNDs3NOM
http://www.youtube.com/watch?v=JaXxoOxa_Kw
http://www.youtube.com/watch?v=NtK-m_wuHsg
http://www.youtube.com/watch?v=p15FEuvVk9Q
http://www.youtube.com/watch?v=828riiR7LnE
http://www.youtube.com/watch?v=ZYa2miUnsXc
http://www.youtube.com/watch?v=RhLsfaTHODA
http://www.youtube.com/watch?v=4ln7Pz7nOHI

Cumhuriyet Simpozyumu : SBF ve Cumhuriyet Gazetesi; 5-6 Kasım 2012 – Ankara

Dostlar, 

Bir simpozyum duyurusunu paylaşalım..

Siyasal Bilgiler Fakültesi GETA (Gelişme ve Toplum Araştırmaları Merkezi)

Ve Cumhuriyet Gazetesi

89. Yılında 29 Ekim 1923 Sempozyumu
“Osmanlıdan Cumhuriyete – Cumhuriyetten Osmanlıya mı?”

5 ve 6 Kasım 2012, SBF..

Program ayrıntıları için lütfen tıklar mısınız ??

Cumhuriyet_Simp._SBF_Cumhuriyet_5-6.11.12

Emek verenlere / vereceklere şükranlarımızı sunuyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
4.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

BDP ve Terör Örgütü PKK’ya 10 Maddelik Çağrımız


Lice’de çatışma: 1 şehit

Diyarbakır’ın Lice ilçesi Duru Jandarma Karakolu üs bölgesine teröristlerce yapılan saldırıda 1 asker şehit oldu, 6 asker yaralandı. Çatışmada 2 terörist öldürüldü.

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, yaptığı açıklamada, Diyarbakır-Bingöl karayolu
Hani yol ayrımında bulunan Duru Jandarma Karakolu’nun Narlı üs bölgesine terör örgütü PKK mensuplarınca roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendiğini ve üs bölgesine sızma girişiminde bulunulduğunu söyledi.

Güvenlik güçlerince karşılık verilmesi üzerine çıkan çatışmanın yaklaşık 2 saat sürdüğünü ifade eden Toprak, şunları kaydetti:

“Çatışma ile birlikte hemen bölgeye havadan ve karadan destek birlikleri
intikal ettirildi. Çatışmada ilk belirlemelere göre 1 askerimiz şehit olurken,
6 askerimiz de yaralandı. Yaralılar, helikopterlerle Diyarbakır’daki hastanelere getirildi. Çatışmada, üs bölgesine sızma girişiminde bulunan teröristlerden biri üs bölgesine yakın bölgede, biri de biraz daha uzakta ölü olarak ele geçirildi. Ölen teröristlerin sayısında artış olabilir. Bölgede havadan ve karadan operasyonlar sürüyor.” (AA, 2.11.12)
===================================================

BDP ve PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE -10 Maddelik- ÇAĞRIMIZ……

Bir yandan cezaevlerinde açlık grevi bir yandan PKK eliyle pres politikası..

Ne denli klasik..

Jandarma karakoluna, roket atarak, asker öldürme kastı ile..

Devlet aklını teslim almak için??

Emperyalizm güdümünde bir “mücadelede” devleti en azından eşdeğer silahtan “mücadeleden” alıkoymak ve sözde “müzakereye” = isteklerini kabule zorlamak..

  • Artık bu acılı ve bildik oyunun bitmesi gerekiyor.

Terör örgütü PKK apaçık şunları kabul ve ilan edebilir mi ?

1) Tüm dış destekleri reddediyor ve ilişkimi kesiyorum
 = Emperyalizmin maşalığını bırakıyorum.

2) Koşulsuz silah bırakıyor ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin
toprak ve ulus bütünlüğüne 
saygımı bildiriyorum.

3) Türkiye Cumhuriyeti devletinin toprak ve ulus bütünlüğü
kapsamında, üniter devlet
yönetimiyle çelişmeyecek düzeyde,
sosyal ve kültürel haklarla yetineceğim. 

4) Dilimi ve kültürümü sosyal-kültürel alanda kullanıp geliştirme
hakkımı yeterli buluyor, 
kamusal alan için dayatmamı
geri çekiyorum.

5) Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kürt kökenli “Türk” yurttaşı olarak
kalacağım; 
Kopenhag Ölçütleri çerçevesinde haklarla yetineceğim;
azınlık statüsü istemiyorum.

6) Net biçimde federasyon, özerklik – özerk bölge istemlerimi
geri çekiyorum. “
Tek millet – tek bayrak- tek devlet – tek resmi dil”
kabulümdür.

7) Emperyalizmin maşalığını yaparak özgürlük mücadelesi
sürdürülemeyeceğini
anladım.. Emperyalizmin tarihinde
hiçbir halka özgürlük sağladığının örneği
olmadığını da gördüm.  

8) Çözümün Türk – Kürt kardeşliğinde olduğunu kalleş bölücülerin
bizi onyıllardır iğrenç
biçimde kullanageldiğini, onbilerce can
kaybı verdiğimizi ama bunu çözüm
üretmediğini gördüm.

9) Tabandaki, bölgenin Kürt kökenli insanlarının gerçekte bölünme ve
Türkiye’den
ayrılma niyetleri olmadığını kabul ediyorum.
PKK-BDP olarak seçimlerde aldığım oyla Kürtlerin gerçek
temsilcisi olamadığımı görüyorum. 

 10) Başta can alan terör olmak üzere, benzer dayatmaları
sürdürürsem bunun e
mperyalizmin asıl isteği olan iç savaş
ortamına Türkiye’yi sürükleyeceğini, bedeli
çok ağır olarak
Kürt ve Türk insanlarımızın ödeyeceğini, bu kanlı oyunun da

Türkiye’yi bölmeye yetmeyeceğini sonunda anladım.


Sevgi ve saygı ile.
02.11.12, Ankara 

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

Miyase İlknur’un kitabı : İLHAN ABİ…

Dostlar,

Miyase İlknur‘un neredeyse “yanık “diyeceğim içten, sıcak mı sıcak biçemiyle (üslubuyla) yazdığı, tarihimizin çok önemli dileimlerine canlı tanıklık eden belgesel yapıtı “İLHAN ABİ” yi okumalı..

Hem de gecikmeden..
Eşe dosta armağan etmeli ya da -güç yemiyorsa- paylaşmalı, ödünç vermeli..

Çoook teşekkürler sevgili Miyase İlknur kardeşim..

İLHAN ABİ“; sana da çooook teşekkürler elbette..
Seçkin (mümtaz) AYDINLANMA BİLGESİ.. yapıtlarınla AYDINLATMAYI sürdürüyorsun..

  • İLHAN ABİ, Sen dar anlamda, gerçekten fani misin ?

Sevgi ve saygı ile.
02.11.12, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net