Etiket arşivi: DİNDARLIK VE DİNSEL ÇIKARCILIK…

DİNDARLIK VE DİNSEL ÇIKARCILIK…

DİNDARLIK VE DİNSEL ÇIKARCILIK…

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil ÇİVİ
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

Vatandaş soruyor :

” Hocam insanların dinsel tutum ve davranışları sınıflandırılabilir mı? Çok kısa olarak bilgi verebilir misiniz?”

Açıklamaya çalışayım :

Sosyo-kültürel ve sosyo-psikolojik belirlemelere göre dinler, mezhepler, tarikatlar ve cemaatlerden bağımsız olarak, hemen her toplumda, insanların dışarıya yansıttıkları ya da toplumca gözlenebilen üç tür dinsel tutum ve davranış kalıbı vardır.

1- İçtenlikli (Samimi) Dindarlık

İçtenlikli dindar bireylerin amacı, her türlü siyasal ve dünyasal çıkarlardan bağımsız olarak ve yine hiçbir baskı altında kalmadan kendisi ile Yaratıcısı arasında kurup içselleştirdiği inanç bağının gereklerini özgür ve içten olarak yaşamaktır. İçten dindarlar, başkalarının inanç ya da inançsızlıklarına (AS: bu da bir inanç sayılabilir) karışmazlar. Hep kendi ahlâklarını düzenlemeye, ahlak ve adalet dışına taşmamaya çalışır, kendi azgın nefislerine karşı cihat ederler…
İçten dindarlık, din ve ve vicdan özgürlüğüne dayalı, demokratik laiklikle yönetilen toplumlarda baskın olarak sergilenen dindarlıktır. Bu tür toplumlarda, kamusal güvenlik ve sağlık alanlarında sorun yaratmadıkça, devlet inanç alanlarına, tapınç (ibadet) biçimlerine asla karışmaz, tüm inanç kümelerine karşı eşit uzaklıkta ve mutlaka yansız kalır.

2- Militan – Müdahaleci – Baskıcı Dincilik

Militan dinci bireyler ve kümeler dini bir din ve vicdan özgürlüğü alanı olarak görmezler. Tek tip din ve inanç misyonerliği yaparlar. Bu tür birey ve kümelerin elinde, din bir dünyasal ve siyasal iktidar ideolojisine dönüşür. Militan dinciler, kendileri gibi düşünmeyen, tutum ve davranışları kendilerine benzemeyen kişi ve kümelerin yaşam biçimlerine karışmayı kendilerinde mutlak bir hak olarak görürler. Kendileri gibi düşünmeleri ve yaşamaları için cebir ve şiddete baş vurabilirler… Din odaklı savaşların temelinde hep militan dincilik vardır.

Orta Çağ boyunca ve günümüzde geri kalmış ve demokratik din ve vicdan özgürlüklerini benimsememiş toplumlardaki militan ve ideolojik dincilik bu kesime girer. Bu tür ülke ya da toplumlarda dinsel çekişme, çatışma ve hatta savaşlar eksik olmaz.

Toplumsal kararlılık (istikrar) ve barış kalıcı değildir. Genellikle de siyasal iktidar baskılarına dayalı olarak sağlanmaya çalışılır. Militan ve ideolojik dinciler akıl, adalet, özgürlük ve demokrasi merkezli düşünmezler. Oysa aklı olmayanın dini olmaz. Hatta kendi kutsal kitabımıza göre göre, Allah aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.

3- Oportünist – Çıkarcı – Sömürücü Dincilik

Çıkarcı dinciler, özlerinde içtenlikli olarak dinsel inançları içselleştirmemiş tiplerdir. Dindarlıkları özde değil görünüştedir, biçimseldir. Amaçları, görünür medyatik kamusal alanlarda içten dindarları taklit etmek, özellikle de dinci siyasal iktidarlara yanaşarak kendilerine ekonomik, siyasal, yönetsel ve kültürel… maddi – manevi rantlar sağlamaktır.

Bu tipler, dindarlık açısından ikiyüzlü insanlardır. Genelde siyasal iktidarlar değiştikçe, oportünistlerin yani fırsat kollayanların tutumları da değişir. Ayrıca oportünist dincilerin sergiledikleri din, ahlak ve adalet dışı her türlü haksız, kötü ve yanlış davranışlar da dine fatura edilerek gerçek dinsel ve ahlâksal değerlerin aşınmaya (erozyona) uğramasına neden olmaktadır.

Sonuç                      :

Gelişmiş toplumlar akıl merkezli, din, inanç, ahlak, adalet, demokrasi ve özgürlük dengesini doğru kurmuş ve laikliği özümsemiş ve uygulamaya aktarmış toplumlardır. Toplumsal yaşamın her alanında istikrarlı (kararlı), adil ve kalıcı dengeler oluşturmuşlardır.

Halbuki başta, çoğu İslam ülkeleri olmak üzere, içtenlikli ve özgürlükçü dindarlık yerine militan ve çıkarcı bir dincilik ya da militan ve çıkarcı dinciliğin iç- içe geçtiği bir dinsel anlayış vardır. Ne yazık ki bu anlayışın koruyucu ve sürdürücüleri de çoğu zaman söz konusu ülkelerdeki demokrasi yoksunu siyasal iktidarlar ve onların çıkarcı yandaşları olmaktadır.

Toplumdaki bu kötü ya da yanlış gidişi, var olan siyasal iktidarlar değiştirmek istemezler. Çünkü iktidarları, çıkarcı ve militan dincilikle ayakta durmaktadır. Değişim akılcı, adil, özgürlükçü ve demokratik bir toplumsal bilinç düzeyinin egemen olması yani çağdaş bir zihniyet devrimi ve çağdaş bir yönetim anlayışı ile gerçekleşebilir.
========================

KISSADAN HİSSE ALMAK…
1
İhtiyaç yok başka yâra,
Gönlün sana yâr ise.
Hiçbir yardan vefa gelmez,
Gönül dağın kar ise…
2
Tembellik doğurgandır,
Çocuğu yoksulluktur.
Çalışıp üretenin,
Geleceği bolluktur.
3
Kin insanı azdırır,
Vicdanın kine gemdir.
Kinin emrine girme,
Bağışlamak erdemdir.
4
Avı tazı yakalar,
Fakat sahibi alır.
Emekçiler üretir,
Kârı patrona kalır.
5
Cesaretli insanlar,
Hiç yorulmadan yürür.
Cesaretsiz olanlar,
Her şeyi engel görür.
6
Başarı emek ister,
Umut ona mum yakar.
En yüce doruklara,
İnsan umutla çıkar.
7
Yaşam gelecektedir,
Geçmiş ancak ders verir.
Bu dersi doğru alan,
Geleceği kurtarır.
8
Öfkeyle yaptıkların,
Döner başa dert olur.
Sabrettiğin olaylar,
Seni beladan korur.
9
Doğaya ilgisizler,
Yaşamı bilemezler.
Gölgesine bakanlar,
Güneşi göremezler.
10
Eğer olmak istersen,
Ömrüne gerçek paşa,
Akla, bilime sarıl,
Geleceği tam yaşa.
11
Her gece yeni gece,
Her gün yeni bir gündür.
Şimdi bu gün dediğin,
Yarın olunca dündür.
12
Teknoloji, üretim,
Her şey bilimden türer,
Bunu fark eden toplum,
Mutlu bir hayat sürer.

Halil Çivi