15 TEMMUZ PARALEL İHANET NOTLARI

15 TEMMUZ PARALEL İHANET NOTLARI

Av. Hüseyin ÖZBEK

1) Paralel İhanet Şebekesi, uzun yıllar siyasi  iktidarların himayesine mazhar olarak palazlanmıştır.

2) İlkokulu dışarıdan bitiren Paralel İhanetin başı, Türk halkına,  asrın en büyük din alimi bir hayırsever  olarak tanıtılmış, hiçbir çıkar peşinde olmayan idealist  HİZMET ADAMI olarak parlatılmıştır.

3) Siyaset ve iş dünyasında hak etmediği ilgi ve iltifatlara boğulan Fetullah’a, dar gelirli ailelerin zeki çocukları eti de, beyni de, şuuru ve ruhu da senin denilerek ışıkevlerinde (Beyin Yıkanan Zehirevleri ) teslim edilmiştir.

4) Türkiye’nin hasımlarının  5. kolu olma görevi verilen millet ve devlet düşmanı din maskeli paralel ihanet şebekesi bu süreçte kutsallaştırılmış ve dokunulmazlaştırılmıştır.

5) Paralel İhanetin başı,  ekonomik ve siyasal  dinamikler tarafından  HİZMET HAREKETİ olarak takdir ve taltif edilirken, ihaneti teşhis edip tedbir alınmasını isteyen, emniyet, yargı ve kamu görevlileri, tabir caizse (AS deyim yerinde ise) analarından doğduklarına pişman edilmiş, sürüm sürüm süründürülmüştür.

6) Paralel İhanetin yurt dışındaki okulları için, yakın dönemin başbakanları ve Cumhurbaşkanları tarafından, mevkidaşlarına tavsiye mektupları yazılmış, o ülkelerdeki Türk Büyükelçilerine Hizmet Hareketine yardımcı olmaları için talimat verilmiştir! (AS: Abdullah Gül vd.!)

7) Namuslu, vatansever  emniyetçilerin ve namuslu savcıların çabasıyla yargı önüne çıkarılan Fetullah’a kimlerin sahip çıkıp aklanmasını sağladıklaŕı, o emniyetçi, savcı ve hakimlerin başlarına neler geldiğini merak edenler kolaylıkla ögrenebilirler.

8) Değerli hukukçu Mehmet Emin Değer, 20 yıl önce  paralel ihaneti teşhir eden BİR CUMHURİYET DÜŞMANININ PORTRESİ kitabını yazarken,  Cumhurun başındakilerin aymazlığını tarih hiç kuşkusuz not edecektir.

9) Fetullahçı şebekeyi tüm ayrıntılarıyla tespit ve teşhir edip, KÖSTEBEK adını verdiği eserini basma aşamasına  geldiğinde  18 Aralık 2002’de evinin önünde şehit  edilen aziz kardeşim Dr. Necip Hablemitoğlu‘nun ardından “Oh oldu, iyi oldu” anlamında yazılar döktüren, yorumlar yapan FETÖ’severlerin şimdilerde Fetösavar ayaklarına yatmalarını da tarih hiç kuşkusuz layık olduğu biçimde kaydedecektir!

10) Türk devlet geleneği ve Cumhuriyetin milli yol haritası terk edilip, sureti haktan görünen kimi din baronlarına yol verildiğinde,  ortada ne devlet ne milli kurum hiçbir şeyin ayakta kalamayacağını 15 Temmuz Paralel kalkışması bir kez daha göstermiştir.

11) Din ve inancın, Türk Milletini bir araya getiren, ortak bir gelecek inşası konusunda müşterek payda oluşturan deger olmaktan çıkarılıp, adı ne olursa olsun, herhangi bir cemaatin tekeline verildiğinde yeni 15 Temmuzların kaçınılmaz olacağı bunca acı dersten sonra iyice anlaşılmalıdır.

MİLLİ VE YERLİ BEKA – DİRİLİŞ VE ÇIKIŞ

MİLLİ VE YERLİ BEKA – DİRİLİŞ VE ÇIKIŞ

Av. Nurullah AYDIN
1 Mart 2018-ANKARA

Türk Milleti’ne kin ve nefret kusan ihanet yapılanmaya ve sinsi hain işbirlikçi güce karşı mevcut partilerle, lider ve kadrolarla sonuç  alma olanağının kalmadığı ortaya çıkmıştır. Aydınlar, siyasetçiler, gazeteciler, gaflet ve dalalet içindedir. 

Millet adına, ülke adına, herkes için konuşmaları gerekir. Konuşmuyorlar, halkın içinde görülmüyorlar. Cesaretsiz, pısırık, mıymıntı tiplere dönüştüler..

Kimileri; konuşarak, kimileri yazarak, herkes çalışıyor. Ancak; kimliksiz, kişiliksiz yalancılar, riyakarlar, işbirlikçiler, dönekler, liboşlar, daha etkin olmaya devam ediyorlar.

Çağdaşı; kimliksiz kişiliksiz yaşamakta.
Milliyetçisi; sloganlara takılı kalmış okuma, öğrenme, anlatma sıkıntısında.
Solcusu; yüzyıl öncesinin kavram tartışmasında, toplum değerlerine yabancı
Liberali; küresel sermayenin sözcülüğünde, sömürü peşinde.
Zengini; zevk ve safa içinde servetine servet katmakla meşgul.
Fakiri; çaresiz, yardım alma peşinde.
Döneği; nemalanma peşinde.
İşbirlikçisi; efendilerinin emirlerini yerine getirmede hata yapmama çabasında.
Dincisi; din istismarcılığı yaparak dünya zevki ile meşgul.
Milletvekili, bürokratı; oh yan gel de yat cümlesini tekrarlamakla meşgul.
Rejim baronları, ideoloji baronları, çağdaş baronlar, din baronları, cemaat baronları dünyalıklarla meşgul.
Askeri; düşman kim, nerede arayışı ile şaşkınlık içinde.
Toplum, yetmiş fırkaya bölünmüş ama çekişme ve tepişme devam ediyor.
Bozuk düzen; insanların şaşkınlıkla izler hale geldiği acı gerçekler düzeni’dir.
Bozuk düzenin çanak yalayıcıları, Bozuk düzenin haram rantlarına talip olanlar,
Bozuk düzenin kirli nemalarından yararlananlar, Bozuk düzenin haram kemiklerini yalayanlar,
Bozuk düzenin ganimetlerinden nasiplenenler, Bozuk düzen çok kötü diyenler,
Bozuk düzen yıkılsın, yerine iyisi gelsin diyenler,
Bunların çoğunun şimdi sesleri solukları çıkmıyor.
Bozuk düzenin zehirli nimetleri onları semirtti.
Haram yiyiciler, devletin milletin, saçı bitmedik yetimlerin haklarını yemeye devam ediyor.
Yağma, talan, vurgun gece gündüz devam ediyor.
Otuz yıl önce içmeye ayranı olmayanlar bugün yedi yıldızlı hayat sürüyorlar.
Kokuşmaya, yolsuzluklara, haksızlıklara, haram yollarla zengin olmaya karşı muhalefet etmeyenler; aksine yalakalık, yağcılık, pohpoh, dalkavukluk yapanlar nitelikli ve dürüst vatandaş değildir, gerçek aydın değildir.

Sözümüz söz, kararımız karardır.
Türkiye Devleti’ni; milletin kanıyla, irfanıyla kurduk Dolayısıyla biz nigahbanız, bekçiyiz, sahibiz. Kimsenin endişesi olmasın. Bizim azımız çoktur. Önemli olan muktedir olmaktır. Biz her zaman muktedirdik, Türkiye insanı her zaman muktedirdir. Bu memleketi vatan bilen, bu milleti kendi milleti bilen herkes için konuşacağız. Herkesin hakkı, eşitliği için biz kendimizde söz hakkı buluruz.
Göz olup göreceğiz. Kulak olup dinleyeceğiz.
Dil olup anlatacağız. Kalem olup yazacağız. Ayak olup gideceğiz. 

Biz neyi anlatacağız? Garip-gurebaya, fakir-fukaraya, cahil-cühelaya, işbirlikçileri, dönekleri, liboşları, istismarcıları, kimliksizleri yani gerçekleri anlatacağız.
Biraz daha yüksek sesle, belki biraz daha çok, gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz.
Bizler; herkesin umutla beklediği o SES’iz. Bundan sonraki süreçte gereğini yapacağız.
Sözümüz yine söz. Biz Türk Milleti’nin SESİYİZ.
Bu ses, vatan sathında yankılanacaktır. 

Günün Sözü: Bilen, planlayan, sakin olan kazanır.
=========================================
Dostlar,Yürekli ve kararlı yazar, yurtsever hukuk adamı Sayın Av. Nurullah Aydın dostumuzun yazısını coşku ile paylaşarak yayınlıyoruz…

Evvvet, biz = AYDINLANMACILAR kazanacağız!

Sevgi ve saygı ile. 01 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Almanya konferansları : 88. Yılında Cumhuriyetin Kazanımları ve Geleceğe Taşıma Sorumluluğu / Acquisitions of Turkish Republic at 88th Year and Responsibility for Carrying to Ethernity

Azmi çelik ve Ahmet Büyükyılmaz ile.. Hamburg Cumhuriyet Konferansımızda..
Yansıları ve http://www.youtube.com/watch?v=K1pdaPVMBuk&feature=share adresinden kamera kayıtlarını izleyebilirsiniz..
Berlin_Kiel_Hamburg_88._ yilinda_Cumhuriyet’in_Kazanimlari_28-30_Ekim_2011