1 KASIM 1928 HARF DEVRİMİNİN 89. YILI KUTLU OLSUN!

Dil Derneğimizin çabalarını saygı ve şükranla, sevinçle karşılıyoruz.. Destekleyelim lütfen..
Dr. Ahmet SALTIK / Dil Derneği üyesi

1 KASIM 1928
HARF DEVRİMİNİN 89. YILI KUTLU OLSUN!

Atatürk Devrimleri Yaşıyor / Bugün ve Her Zaman

Değerli Dilseverler,

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)
İzmir’de, Dil Derneği ve İzmir Güzelbahçe Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen;

Cumhuriyetimizin 94.- Söylevin 90.- Dil Devriminin 85.- Yeni Türk Harflerinin benimsenmesinin 89. yıllarını kutlama etkinliğine tüm dilseverler çağrılıdır.

– Atatürk Devrimleri Yaşıyor / Bugün ve Her Zaman

Konuşmacılar: Sevgi Özel, Zeynep Akatlı Altıok, Ayşe Gülsün Bilgehan,
Hidayet Karakuş

Tarih:27 Ekim 2017-Cuma 14.00
Yer: Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi
==========================================
Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği‘nin etkinlikleri doludizgin sürüyor..

Başkan Sn. Sevgi Özel ve çalışma arkadaşları ile dayanışma sergileyen kişi ve kurumlara çok teşekkür ederiz.

90 yıl ünce bu gün, 24 Ekim 2017 günü, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, ünlü tarih belgeseli SÖYLEV‘inin 5. gününü TBMM’de okumuştu.

Savaşlar ortasında türlü ağır zorluklar içinde günlük tutmak, sonra ülkemizin çok yakıcı sorunları ile boğuşurken böylesine kapsamlı bir belgesel oluşturmak, bunlarla da yetinmeyerek tarihe not düşmek üzere kendi sesiyle TBMM’de Ulusun temsilcilerine adeta tebliğ etmek ve tek tek kanıt belgelerini eklemek… sıra dışı eylemlerdir. Tarihte ancak çok sınırlı sayıda büyük önder benzer eylemler sergilemiştir.
SÖYLEV’i okuyalım, okutalım, gençlere anlayabilecekleri dille aktaralım..
“Dün” ü sağlan belgelerinden iyice kavrayalım..
Bu yakın tarih bilgisini günümüze bağlayalım..
Sonra da geleceği çıkarsamaya çabalayalım..
Böylece tarihten ders alarak onun aleyhimize yinelemesini (tekrrürünü) engelleyebiliriz. Tarih, “tekerrür” takıntısı olan bir süreç – olageliş değildir. Tersine, yasaları olan ve ancak aynı-benzer koşulların varlığında kaçınılmaz (deterministik) olarak aynı-benzer sonuçlar veren bir bilim dalıdır. ATATÜRK‘ün okuduğu 4000’e varan kitabın neredeyse 1200’ü tarihle ilgilidir. 800’ü dil alanındadır. Bu yapıtları yüksek zekasıyla içselleştirerek görkemli eylemlerini – utkularını kazanmıştır. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu‘nu kurması (1932), pek çok toplantılarına katılması, kalıtından (mirasından) gelir bırakarak Dernek kimliğiyle kurdurduğu bu 2 kurumun yönetsel – akçal özerkliğini sağlaması, Türk Dili ve Türk Tarihi alanında paha biçilmez araştırmalar yaptırmasının ardalanı bu bilince dayalıdır.
– Atatürk Devrimleri Yaşıyor / Bugün ve Her Zaman..
Geçen zaman ATATÜRK‘ü ve eylemini daha iyi anlamamızı ve onlara sarılmamızı sağlayacak..

Sevgi ve saygı ile. 24 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

‘SÖYLEV’in 90. Yılı Kutlu Olsun…

‘SÖYLEV’in 90. Yılı Kutlu Olsun…

Bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği‘nin çalışmaları çok sevindirici..

Geçtiğimiz ay 26 Eylül Dil Bayramı‘nın 85. yılı kutlama etkinlikleri de çok varsıldı.
Ankara, İstanbul, İzmir’e yayılmıştı.

Bilindiği gibi 20 Ekim 1927’de Mustafa Kemal Paşa ünlü SÖYLEV’ini TBMM’de okumaya başlamış ve 6 gün boyunca her gün yaklaşık 6’şar saat okumuş ve 27 Ekim 1927 günü bitirmişti. Bu çabanın kendisi doğrudan tarihe ilk elden not düşmek ve gelecek kuşaklara sağlam bir tarih belgeseli sunmaktır ve çok anlamlıdır.

Mustafa Kemal Paşa (1934’ten sonra soyadı ATATÜRK!) felsefesini, ideolojisini,  savaşımını, devrimlerini, hedeflerini ve Türkiye Cumhuriyetini gelecekte bekleyen olası tehlike ve tehditleri büyük isabetle öngörmüş ve bu eşsiz Seslenişinde yazarak, sesiyle ölümsüzleştirmiştir.

Bitirirken, bir coşku fırtınası ile “EY TÜRK GENÇLİĞİ” diye seslenerek kutsal emanetini TÜRK GENÇLİĞİNE bırakmıştır.. Hiçbir özür kabul edilir değildir.. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşatılacaktır ve en olmadık olumsuz koşullarda bile muhtaç olunan kudret, damarlarda dolaşan soylu kandan alınacaktır!

SÖYLEV, insanlık – uygarlık tarihinde içeriği, biçimi ve taşıdığı akıl ile, hedefi ile benzeri olmayan bir tarih destanıdır. Özüyle anlamak ve gereğini yapmak ise bizlere namus borcudur; tarihin, günümüzün ve geleceğimizin vebalidir.
*****

Bu başarılı ve verimli etkinlikleri özveri ile yürüten Dernek Başkanımız Sn. Sevgi Özel ile çalışma arkadaşlarına, destek verenlere şükranlarımızı sunuyoruz..

Sn. Prof. Dr. Özer OZANKAYA‘nın ustalıkla gerçekleştirdiği SÖYLEV’den Seçki metnini paylaşmak istiyoruz. Ozankaya, SÖYLEV için “Bir Toplumbilim klasiği” nitemini kullanıyor. Bu eşsiz tarihsel yapıtın Atatürk’ün felsefi bilgeliğinin de bir kanıtı olarak sunuyor..
Özellikle gençlere okutulmasını diliyoruz.. Güncel Türkçe ile ve en can alıcı yerleriyle SÖYLEV! Okumak için lütfen üstünde tıklayınız..

Söylev seçkisi, Aralik 1997

Sevgi ve saygı ile. 05 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Dil Derneği Üyesi
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

 

 

DİL DEVRİMİNİN 85’İNCİ YILINI KUTLUYORUZ

DİL DEVRİMİNİN 85’İNCİ YILINI KUTLUYORUZ

Bu yıl 30’uncu yılında olan Dil Derneği, Ankara’da Çankaya Belediyesi;
İstanbul’da Avcılar ve Bakırköy Belediyeleri; İzmir’de Konak ve Karşıya
Belediyeleri; Bursa’da Nilüfer Belediyesiyle birlikte 85’inci Dil Bayramını,
Harf Devriminin 89’uncu, Söylev’in de 90’ıncı yılını kutlayacaktır.
85. Dil Bayramı için ilk tören, 23 Eylül 2017’de Avcılar Belediyesi Dil
Derneği işbirliğiyle İstanbul’da yapılacaktır. 85. Dil Bayramı 26 Eylülde
Çankaya Belediyesi Dil Derneği işbirliğiyle Ankara’da; aynı gün Konak ve
Karşıyaka Belediyeleri ile birlikte İzmir’de; 27 Eylül 2017’de de Nilüfer
Belediyesiyle Bursa’da kutlanacaktır.

85. Yıl Onur Ödülleri

85. Yıl Onur Ödülleri, 23 Eylülde Avcılar Belediyesi ile yapılacak törende
Oya Adalı, Bedri Baykam, Feyza Hepçilingirler, Nazan Moroğlu, Fatih Portakal
ve Kırmızı Kedi Yayınevi’ne; 26 Eylül 2017 Salı günü Çankaya Belediyesi ile
yapılacak törende de Gökhan Adalı, Kâmil Özdemir, Yaşar Seyman, Alper
Taşdelen, İlhan Taşcı, Gökçin Yalçın ve Erkan Yücel’e sunulacaktır.

CHP Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu Ödülleri

26 Eylül 2017 Salı günü Ankara’daki törende Cumhuriyet Halk Partisi’nin
Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu Ödülleri de Filiz Ali, Ahmet Say ve Genco
Erkal’a sunulacaktır.

Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü

Her Dil Bayramında sahibini bulan Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü öykü
dalında açılmıştı, ancak bu yıl Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü
verilemeyecektir. “Dil Derneği’nin amacına uygunluk, Türkçenin yaratıcı
olanaklarını kullanmadaki başarı, yazınsal duyarlık ve değer” aranan ödüle
dokuz yapıt aday olmuş; seçici kurul bu yıl ödül vermemeyi
kararlaştırmıştır.

Söylev’in 90. yılı için ilk tören 14 Ekimde İstanbul Bakırköy Belediyesi ile
yapılacak. Söylev’in 90. yılı 16 Ekimde Nilüfer Belediyesiyle Bursa’da; 20
Ekimde de Çankaya Belediyesiyle Ankara’da kutlanacak. Harf Devriminin 89.
yılı ise 1 Kasım 2017’de Ankara’da Çankaya Belediyesi ve Bursa’da Nilüfer
Belediyesiyle yapılacak törenlerle kutlanacaktır.

“Özgürleşen Dille Özgür Düşünce”nin anabaşlık olarak saptandığı 85. Dil
Bayramı izlenceleri özenle hazırlanmıştır. Dilseverler
www.dildernegi.org.tr‘den ayrıntılı bilgi alabilirler. Atatürk‘e ve
anıtlarına sözlü, yazılı, palalı saldırıların ve saygısızlığın tırmandığı
günümüzde dilseverler, bütün törenlere çağrılıdır.

Saygılarımızla. 16.09.2017

Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Sevgi Özel
=========================

Değerli Dil Derneği başkanımız
Sevgi Özel,  

Saygıdeğer Yönetim Kurulu üyeleri ve dernek emekçilerimiz,

Bu yılın anma törenleri çok varsıl.. Doğallıkla çooook da emekli..
Sizlere şükranlarımızı sunarız bu nitelikli emekleriniz için..
Aracılığınızla destek veren kişi ve kurumlara da.. Bakırköy ve Avcılar belediye başkanları hekim meslektaşlarımıza..
Mülkiye’li ortak yanımızla dostumuz Alper Taşdelen’e…

Büyük ATATÜRK’ün tüm devrimleri gibi DİL DEVRİMİMİZİ de yaşatacağız..
Direneceğiz.. Elbet böyle gitmez, gitmeyecek.. Tarihte kırılmalar olabiliyor ne yazık ki.. Ödül alanları emekleri için saygı ile selamlıyoruz. Etkinlikleri web sitemize koyuyoruz ve Ankara’da elden geldiğince katılacağız..

Sevgi ve saygı ile. 17.07.2017

Dr. Ahmet SALTIK
Dil Derneği Üyesi
Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Ankara Üniv. Tıp Fak. – ​Mülkiyeliler Birliği Üyesi​
www.ahmetsaltik.net    profsaltik.net

PARÇALANMA DİL İLE BAŞLAR

PARÇALANMA DİL İLE BAŞLAR 

Suay Karaman        
 
(AS: Bizim katkımız yazının altındadır.)
Devlet ile vatandaşlar arasındaki tüm resmi işlemlerin resmi dilde yapılması gerekmektedir. Resmi dil, bir ülkede anayasa ile kabul edilen dili tanımlamak için kullanılan terimdir. Bir ülke sınırları dahilinde (AS: içinde) yaşayan kişiler ya da topluluklar farklı diller konuşsalar bile, resmi işlemlerini gerçekleştirirken resmi dil kullanmak durumundadır.
 
Anadil ise, insanın çocukken anasından, babasından, evindekilerden ve soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği dildir. Anadili ne olursa olsun, insanların resmi dili öğrenmeleri, bilmeleri gereklidir. Çünkü ülke içindeki tüm resmi işlemler gerçekleştirilirken, anadil yerine sadece (AS: yalnızca) resmi dil kullanılır.
 
ABD ve AB’nin çeşitli dayatmaları sonucunda, Türkiye’de bir “anadilde eğitim” söylemleri başladı. İlköğretimden, üniversiteye  anadilde eğitimin özerklik, federasyon ve sonunda da ayrı bir devlet kurma anlamına geldiği bilinmektedir. Emperyalist devletlere şirin gözükmek ve son kullanım sürelerini uzatmak için başlatılan, ama sonuçlarını şimdiden göremeyenlerin dillendirdikleri anadilde eğitim çabaları, ülkemizin Misak-ı Milli sınırlarının değiştirilmesini amaçlamaktadır.
 
Ülkemize; “ulusal devlet öldü, Kemalizm’i unutun” diyen ülkeler, kendi ülkelerinde ulus devlettirler ama Türkiye’ye dayatmalarını sürdürmektedirler. “Kürt açılımı Türkiye’yi AB’ye yakınlaştırıyor” diye bol keseden palavra atan emperyalist güçler, AB üyesi ülke olan Slovakya ülkedeki azınlıkların kamusal alanlarda kendi dilleri ile konuşmalarını yasaklarken utanmıyor mu? Bu yasağa karşı gelmenin cezası 5.000 Euro’dur. Ülkedeki 500.000 Macar asıllı, karara isyan etti ama AB’den bu yasağa karşı tek ses çıkmadı. ABD ve AB’nin, Slovakya hükümetine “Macar açılımı yapın, Macarca televizyon kurun, Macarlar ana dillerinde eğitim yapsın” baskılarında bulunmaması, üzerinde düşünmeye değer bir olgudur.
 
Paris’teki bir mahkemede sanıklar Korsika dilinde konuştukları için mahkeme görevlileri tarafından dışarı çıkartılmışlardı. Avrupa ülkelerinde bu gibi olayların örnekleri çoktur. Hiç kimse bu ülkelere “Korsikaca, Baskça, Brötanca, Oksitanca, Katalanca vb. dillerde televizyon kurun, bu dillerde eğitim yapın” demiyor. Ama konu Türkiye olunca, Kürtçe eğitim yapmaya ve tüm etnik dillerde televizyon ve radyo yayını yapmaya zorlanıyoruz. Başka AB üyesi ülkelerden istenmeyen ve sadece (AS: salt) Türkiye’den istenen bu konuların nedenini çok iyi analiz etmek (AS: irdelemek) gerekmektedir.
 
ABD nüfusunun yaklaşık %30 kadarının ana dili İspanyolca’dır. Ancak ABD’ye “İspanyol kökenlilere ana dillerinde eğitim hakkı verin” diye bir baskı yapılmıyor. 2007 yılında ABD, ‘İngilizce Dil Birliği Kanunu’nu çıkardı. Bu yasanın gerekçelerinden biri, İngilizce’nin “ABD’deki farklı etnik köken, kültür ve dilleri birleştiren temel olgu” olduğu gerçeğidir. Diğeri (AS:  öbürü) ise ülkedeki az gelişmiş bölgelerin dil farkı sebebiyle (AS: nedeniyle) geri kalmalarını önlemektir (Birleşmiş Milletlerin, resmi dil için kullandığı gerekçe budur.).
 
ABD titizlikle bu kanunu uygulamaya yönelirken, her Avrupa ülkesi kendi resmi dilinde yayın ve eğitimde ısrarlı iken, Türkiye’ye hangi amaçla “ana dilde eğitim” adı altında Türkçe dışında eğitim dayatılıyor?
 
Birçok ülkenin parlamentosunda, anadili farklı olan milletvekilleri bulunmaktadır ama hepsi mecliste resmi dille konuşurlar. Hiç Almanya ya da Avusturya’da Türk kökenli milletvekillerinin parlamentoda Türkçe konuştuğu görüldü mü?
 
Her ülkenin dil konusundaki duruşları belliyken, emperyalist güçlerce bize dayatılan  Kürt açılımları meyvelerini vermeye başladı. Etnikçi partinin bazı milletvekilleri TBMM’de Kürtçe konuştu. Etnikçi partinin başkanıbundan böyle devletin Kürtçe ile ilgili düzenleme yapmasını beklemeden, iki dilli hayatı bölgede yaşamın her alanında egemen kılacaklarını açıkladı. Bu açıklamanın ardından Diyarbakır Anakent Belediyesi tarafından 97 tane köy ve mezraya isimleri Türkçe ve Kürtçe olan tabelalar asıldı. Diyarbakır Sur Belediyesi ise, birimlerinin tamamının (AS: tümünün) isimlerini (AS: adlarını) Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olarak tabelalara yazdı.
 
“Meclis’te Kürtçe kapatma nedenidir” diyen TBMM Başkanı, BDP’nin kararını; “siyasi propaganda ve palavra kokuyor. Savcılar üzerlerine düşeni yapmalı” şeklinde değerlendirdi. Bu gelişmeler karşısında “Türkiye’nin resmi dili Türkçe’dir” diyen Çankaya’daki AKP’liye sormak gerek; Bitlis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 93. yıl dönümü törenlerine katılmak için yaptığı gezide, Güroymak ilçesinden geçerken neden bu ilçenin adına Norşin dedi? Başbakan ise, öğrenci olaylarını eleştirmekten, henüz bu iki dilli yaşam konusunda görüş bildiremedi..
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iki dilli yaşam konusunda AKP’yi suçlayarak; “Türkiye’nin bölünmesine, çok dilli, çok milletli bir yapıya, milli devlet ve üniter yapının tahribatına müsaade edilemez.” dedi. CHP Genel Başkanı, geçtiğimiz Kasım ayında çıktığı Diyarbakır gezisinde esnafla bayramlaşırken kendisine, “Kürt sorunu, anadilde eğitim ve işsizlik” konularında görüşü soruldu. CHP Genel Başkanı’nın verdiği yanıt şöyleydi; “sorunların çözüm adresi biz olacağız, size söz veriyorum. Anadilde eğitim talebini de zaten Meclis’te ilk ben dillendirmiştim.”
 
İki dil konusunda “…Türk Silahlı Kuvvetleri, ulus devlet, üniter (AS: tekil) devlet ve laik devletin korunmasında her zaman taraf olmuş ve olmaya devam edecektir” şeklinde açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı için, “seni ilgilendirmeyen konularda görüş açıklama” diye çıkış yapanlar, patronların kurduğu ve öncelikli ilgi alanı ekonomi ve üretim olan TÜSİAD örgütünün başkanı için aynı şeyi düşündüler mi? Yeni demokrasi hareketi adı verilen partinin başarısız başkanının eşi ve TÜSİAD’ın sadece çağdaş görünümlü başkanı olan bayan, Diyarbakır’da bölgesel kalkınma zirvesi yemeğinde yaptığı konuşmada Kürtçe tümceler kullanmış ve halay çekerek Kürt sorununa “katkı!” sağlamıştır.
 
Bizim okullarımızda okunan ant’tan rahatsızlık duyan emperyalizmin maşaları, ABD okullarında öğrencilerin sabahları ders öncesinde, sınıflarında ayağa kalkarak şu yemini ettiklerini biliyorlar mı? “Amerika Birleşik Devletleri’nin bayrağına ve o bayrağın simgelediği cumhuriyete bağlılık için ant içiyorum. Herkes için özgürlük ve adaletle, tanrının gözetiminde bölünmez, tek vatan için..” Kaynak: Bydigi Forum
http://www.bydigi.net/genel-kultur/263232-ana-dil-nedir-ve-nicin-onemlidir.html#post1945552
Türkiye’nin sorunlarının nedeni iki dilli yaşam, anadilde eğitim ya da Kürt sorunu değildir. Yıllardır devleti küçültmek bahanesiyle kamu varlıklarını değerlerinin çok altında satarak, üretmeden tüketerek, küresel sermayenin emirleriyle tezgahlanan piyasa, insanlarımıza çözüm olarak sunulmaktadır. Sosyal devlet bitirilmek istenmektedir. Sosyal güvence, sağlık güvencesi, barınma olanakları tüketilmektedir. Açlık, yoksulluk, işsizlik kader olarak sunulmaktadır. Ekonomik kriz sonucunda yatırımlar durmuş, fabrikalar kapanmaya başlamış, tarım ve hayvancılığımız bitirilmiştir. Emperyalist güçlerin isteğiyle yapılan açılımlar sorun oluşturmuş, terör azmış, yolsuzluk ve hukuksuzluk büyük boyutlara ulaşmış, siyasi belirsizlik ortaya çıkmıştır. Laiklik ve cumhuriyetimiz çok büyük tehlike altındadır. Türkiye Cumhuriyeti, dışa bağımlı yanlış yöneticiler nedeniyle kuruluş rotasından saptırılmıştır. Kemalist ilkelerden, devrimlerden ve o muhteşem (AS: görkemli) altı oktan (AS “6 Ok” tan) verilen tavizler (AS: ödünler), bugün tüm sorunların kaynağını oluşturmaktadır.
 
Ülkemizin sorunları iki dilli yaşamla çözülemez; Cumhuriyetçilik, Ulusalcılık, Devletçilik, Halkçılık, Laiklik, Devrimcilik ilkeleri, dün olduğu gibi bugün de, yarın da sorunların çözümü için vazgeçilmez bir dayanaktır.
*******************************​​
Dil Derneği’nden Onur Ödülü almamı sağlayan yazımı iletiyorum.
Selamlarımla. 25.09.2017
SUAY
(İlk Kurşun Gazetesi, 20 Aralık 2010)
==================================
Dostlar,

Sevgili kardeşimiz Suay Karaman’ı bu yazısı ile, bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği’nin ödülünü kazanması nedeniyle kutlarız.

Biz de ANADİLİ – ANNE DİLİ bağlamında bu sitede epey yazı yazdık. Bunlardan ikisine aşağıda erişilebilir (üzerinde tıklayarak) : 

Sevgi ve saygı ile. 25 Eylül 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com
Not               : Sevgili Suay kardeşimizin keyfini kaçırmak istemeyiz ama Dil Derneği üyesi olmak ve Dil Devrimini benimsemek kullanılan dile de büyük özeni zorunlu kılıyor. Yazıda Türkçesi olan pek çok Arapça – Farsça sözcük kullanılmış.. yer yer ayraç içinde sunduk..