CHP

CHP

Suay Karaman

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve ülkemizin en köklü partisi olma özelliğine sahip Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kuşkusuz Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, Kuvayı Milliye’den ve Müdafaa-i Hukuk’tan doğmuştur. Bugün 96. yılını kutladığımız CHP, eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” adıyla kurulmuştur. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını almıştır.

15-23 Ekim 1927 tarihleri arasında yapılan kurultayda CHP’nin temel ilkeleri olarak Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik benimsenmiştir. 10-18 Mayıs 1931 arasında yapılan kurultayda Devletçilik ve Devrimcilik ilkeleri de eklenerek, CHP’nin temel ilkeleri altıya çıkarılmıştır. CHP’nin amblemi olan “6 Ok“ işte bu ilkeleri simgelemektedir. 9-16 Mayıs 1935 arasında yapılan kurultayda kabul edilen CHP Programı ile bu ilkeler resmiyet kazanmış ve “Kemalizm” olarak tanımlanmıştır. CHP programının giriş bölümünde Kemalizm ile ilgili şu değerlendirme yer almaktadır:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin programına temel olan ana fikirler, Türk Devrimi’nin başlangıcından bugüne dek yapılmış olan işlerle, yalın olarak ortaya konmuştur. Bundan başka, bu fikirlerin başlıcaları, 1927 yılında Parti Kurultayınca da kabul edilen tüzüğün genel esaslarında ve Genel Başkanlığın, aynı kurultayca onanmış olan bildirisinde ve 1931 kamutay seçimi dolayısıyla çıkarılan bildiride saptanmıştır. Yalnız birkaç yıl için değil, geleceği de kapsayan tasarılarımızın ana hatları burada toplu olarak yazılmıştır. Partimizin güttüğü bütün bu esaslar, Kemalizm prensipleridir.”

Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusu ve ilk Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ulusal bağımsızlığı kazanan, yeni bir devlet ve rejim kuran, Saltanatı kaldıran, Halifeliğe son veren ve ulusal birliği sağlayan öncü bir partidir. Büyük Atatürk’ün önderliğinde hukuk ve eğitim gibi toplumsal alanlarda gerçekleştirilen devrimlerle çağdaş Türkiye Cumhuriyeti biçimlendirilmiş; ulusal sanayinin, tarımın, hayvancılığın ve ekonominin gelişmesine öncülük edilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsız ve emperyalizm karşıtı kararlı yönetimi ve ilkeleri sayesinde CHP hükümetleri ile on beş yıl gibi kısa bir sürede gurur verici tablo yaratılmış ve Türkiye’nin her konuda geliştiğine tüm dünya tanık olmuştur. Cumhuriyetimizin 10. Yıl Marşı’ndaki

  • Çıktık açık alınla, on yılda her savaştan

sözünün içi toplumsal (sosyal) devrimlerin yanı sıra kalkınma planlarıyla, sanayi planlarıyla, şeker fabrikalarıyla, basma fabrikalarıyla, demiryollarıyla, Sümerbank’la, Etibank’la…. doludur. Tüm bu veriler herkes tarafından bilinirken, sürekli olarak, bu gurur verici geçmişi yok saymaya çalışan, laik ve demokratik cumhuriyetle hesaplaşmak isteyen kişiler ortaya çıkmakta ve çıkartılmaktadır.

Bu büyük partimizle, Atatürk’ün öncülüğünde 1923 – 1938 yıllarında her alanda büyük kalkınma hamleleri başlatan ülkemiz, Atatürk‘ün ölümüyle birlikte hem partide, hem de ülkede yanlış rotalara savrulmuştur.

  • Kemalizm’i bırakıp, demokratik sol, yeni sol, sosyal demokrasi gibi emperyalizme hizmet eden ideolojilerin peşine takılmanın sonucunda, savrulma büyük boyutlara ulaşmıştır.

Günümüzde CHP’nin ideolojisiyle örtüşmeyen, Atatürk’e düşman, bölücü terör örgütlerine destek veren, liberal ve sığ görüşlülerin partinin her kademesinde oldukları bilinen bir gerçektir. Bugün içinde bulunduğu tüm ideolojik tutarsızlıklarından arınması ve yanlış isimlerin partiden en kısa sürede ayrılması için, Atatürk’ün partisini, Atatürkçü parti yapmak üzere gerçek Kemalistlerin bir araya gelmesi zorunluktur.

Ülkemizin sorunlarını çözecek ve toplumu kucaklayacak Kemalist bir CHP’ye gereksinim vardır. İşte bu yüzden;

  • CHP’nin, kurtuluş ve kuruluş felsefesine geri dönmekten başka çaresi yoktur.

Bugün kuruluşunun 96. yılını kutladığımız CHP, Altı Ok’u savunarak Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşıyacak tek parti konumundadır.