EFSANE DEKAN

EFSANE DEKAN

 Suay Karaman
30 Temmuz 2018

Öğretmenimiz, meslektaşımız, dostumuz, dünya tatlısı, sevgili Prof. Dr. İsmail Cevat Geray hocamız, ülkemizin aydınlık geleceğine sevdalı bir akademisyen, gerçek bir yurtsever, yılmaz bir mücadele insanı olarak yaşadı ve 23 Temmuz 2018’de Ankara’da yaşama gözlerini yumdu.23 Mayıs 1930 İstanbul doğumlu olan Geray, 1953’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmiştir. Cevat Geray, zorunlu hizmeti nedeniyle kaymakamlık stajına başlamıştır. Bursa ve İstanbul’da maiyet memurluklarında çalışmış, İstanbul Beyoğlu ve Rize İkizdere kaymakamlıklarında kaymakam vekili, Antalya Gündoğmuş ilçesinde kaymakam olarak çalışmıştır. 1956’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Şehircilik Kürsüsü’nde asistanlık göreviyle akademik yaşama atılmıştır.

Ankara Üniversitesi tarafından 1957-1959 yılları arasında ABD’ye gönderilerek, New York Üniversitesi’nde şehir planlaması, yerel yönetimler ve konut sorunlarıyla ilgili dersler almış, araştırmalarda bulunmuştur. 1960 yılında “Şehir Planlamasının Başlıca Tatbik Vasıtaları” başlıklı doktora tezini sunarak, “Siyasi İlimler Doktoru” olmuştur. 24 Kasım 1966’da “Toplum Kalkınması Deneme Çalışmaları: Bünyan Örneği” adlı çalışmasıyla doçent olmuştur. 1973’te “Planlı Dönemde Köye Yönelik Çalışmalar” adlı kitabıyla profesörlüğe yükselmiştir. 1974-1975 arasında İmar ve İskân Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yapmıştır.

Prof. Dr. Cevat Geray, 1976 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu Müdürü, 1977 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı seçilmiştir. Ekim 1980’de yeniden dekan seçilen Geray, YÖK yasası nedeniyle Eylül 1982’de dekanlıktan ayrılmıştır. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin “efsane dekanı” olarak adlandırılan Cevat Geray, en zor ve en baskıcı günlerde hem kuruma, hem de öğrencilerine kol kanat germiş, özenle, güleryüzle, sabırla ve sakince tüm olumsuzlukların üstesinden gelmiştir. 1983 Şubat ayında 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası gereğince üniversitedeki görevlerine son verilmiştir. Ancak 1990’da Danıştay kararı ile üniversiteye geri dönmüştür.

1975’te kurulan Tüm Öğretim Üyeleri Derneği’nin (TÜMÖD) kurucusu ve ilk genel başkanı olarak görev yapan Cevat Geray, birçok üniversitede dersler, seminerler vermiş, birçok demokratik kitle örgütünde konferanslar vermiş, panellere katılmış, dergi ve gazetelerde makaleler yazmıştır. Bilimsel, ekinsel ve toplumsal çalışmalarını, üretkenliğini aralıksız sürdürerek, çok önemli yapıtlarıyla Türkiye’nin önde gelen akademisyenlerinden olan Prof. Dr. Cevat Geray, onurlu yaşamı ile akademik dünyanın önemli bir parçası ve simgesi durumuna gelmiştir. İnsan Hakları Derneği ile Opera ve Bale Sanatlarını Geliştirme Vakfı’nın (OBAV) kurucularındandır ve Dil Derneği’nin kurucu başkanlığını yapmıştır. 2 Temmuz 1993’te aydınların yakıldığı Sivas katliamından kurtulmuş ama acısı her zaman yüreğinde saklı kalmıştır. Bilim, düşün ve sanat yaşamımız açısından birçok kişi ve kuruma öncü olmuş gerçek bir cumhuriyet aydınıdır.

Sevgili Cevat hocamız varlığıyla, düşünceleriyle, eserleriyle, mücadelesiyle ve eylemleriyle herkesin yaşamına güzellikler kattı, iyilikler kattı. Her zaman ve herkese karşı candan ve alçakgönüllü oldu. Ülkemizde Atatürk ilke ve devrimleri ile cumhuriyet aydınlanmasının yılmaz savunucusu, Türkiye’nin şehircilik planlanmasına öncülük eden, sosyal adaletin sağlanmasına katkı sunan, doğanın yağmalanmasına ve rant ekonomisine karşı durulması için çalışmalar yapan, insan gibi insan, ileri düşünceli “efsane dekan” Cevat Geray hocamızın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Toplumların kalkınmasında önder nitelikli kişilerin önemli işlevleri vardır; işte değerli eğitimci Prof. Dr. Cevat Geray da, böyle bir kişidir. Sizi yitirdik Cevat hocam ama düşünceleriniz, yapıtlarınız, insan ve vatan sevginiz, dostluğunuz bizlere miras kaldı; ışığınız bize her zaman yol gösterecektir. Huzur içinde uyuyun değerli Cevat Geray hocam, güleç yüzünüz ve halkçı yaklaşımınız hep anılarımızda yaşayacaktır.

TAHSİN YÜCEL’İ YİTİRDİK.. Mustafa Koç ve Kamer Genç’i de!

TAHSİN YÜCEL’İ YİTİRDİK..
Mustafa Koç ve Kamer Genç’i de!

DİLCİ, YAZINCI KİMLİĞİ VE DÜŞÜNCELERİYLE
ÖZGÜN BİR KİMLİK:

PROF. DR. TAHSİN YÜCEL

Son kitaplarından biri İNSAN YAZDIĞI ŞEYDİR adıyla çıktı.
Elbistan’ın Ötegeçe köyünde doğan, çocukluğu büyük acılar ve yoksunluklar içinde geçen, parasız yatılı sınavlarında başarılı olarak Galatasaray Lisesinde okuyan; İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazanan, hem okuyup
hem çalışarak yaşama atılan bir Cumhuriyet aydını
Yazdığı şeylerin ötesinde görkemli armağanlar bırakarak göçtü bu dünyadan.

Fransız dili ve edebiyatı üzerine çalışmalarıyla önde gelen bilimcilerdendi;
çağdaş dilbilim etkinliklerinin yurdumuza taşınmasında da çabaları büyüktü.
Roman, öykü, deneme-eleştiri, anlatı, incelemelerinin yanı sıra dünya yazınından Türkçeye çevirdiği yapıtlarla, ödülleriyle ekin tarihimize yazıldı.

Prof. Yücel, salt kalem ustası değildi. Dik duruşlu bir devrimciydi;
Aydınlanma yolunu ışıklandırmak için çabalayan bir öğretmendi.

  • Atatürk’e, laik Cumhuriyeti çağdaş dünya ile yarıştıracak Devrimlere
    inancı tamdı.

Dil Devrimine hem inanmış hem çok emek vermişti.
Birçok yapıtını, yüzlerce yabancı sözcüğe Türkçe karşılık bularak yazmıştı.
Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nun yönetim kurulunda,
bilimsel etkinliklerinde başı çekenlerdendi.
Atatürk devrimlerine, Dil Devrimine düşmanlık yapanlarla savaşımı
hiç elden bırakmadı.

Prof. Yücel düşüncelerinden, deneyim ve birikiminden yararlandığımız bir düşünürdü; hocamızdı. İnce şakalarıyla bulunduğu ortamı ısıtan güler yüzlü abimiz, dostumuzdu.

Ailesinin acısını paylaşıyoruz. Bilim ve sanat dünyamızın başı sağ olsun!

O’nu unutmayacak, her zaman saygı ve özlemle anacağız.

Dil Derneği Yönetim Kurulu adına Başkan
Sevgi Özel

====================================

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği’nin Sayın Genel Başkanı Sevgi Özel hanımefendinin Dil Derneği web sitesinde yazdıklarını yukarıya aktardık.

Elbette biz de paylaşıyoruz..
22 Ocak 2016 günü Türkiye 3  önemli ve değerli insanını yitirdi..

Biri ödünsüz Devrimci – Dilbilimci Prof. Tahsin Yücel idi..
Öbürü yiğit ve yurtsever parlamaenter Kamer Genç idi..
Sonki de Türkiye’nin laik sermaye kesiminin öncülerinden Vehbi Koç’un torunu Mustafa Vehbi Koç idi.. Atatürkçü duruşundan hiç ödün vermemişti merhum Koç..

Böyle insanlar kolay yetişmiyor Türkiye’nin çoraklaştırılmış – dincileştirilmiş
ya da daha doğru bir nitelemeyle dincileştirilerek çoraklaştırılmış iklimi
nde..

Dolayısıyla bu insanların yaşamda nelerin kavgasını verdiklerini, neden böylesi bir bedel gerektiren seçimde bulunduklarını ve onları başarıya taşıyan eylem haritasını
iyi anlamak ve dersler çıkarmak gerekiyor. Genç kuşaklara rol modeli olarak sunmak gerekiyor..

Ülkemizin “milli” olmaktan birkaç onyıldır çıkarıldığı eğitim sistemini ivedilikle yeniden Laik – Bilimsel – Akılcı – Karma – Uygulamalı – Eleştirel dizgeye oturtmak gerekiyor..

Vehbi Koç Vakfı‘nın, aynı zamanda bir Ankara Üniversitesi dostu olduğunu,
bu Üniversitenin bir akademsyeni olarak yakından biliyoruz..
Ankara Maltepe’deki Vehbi Koç öğrenci yırdu ne çok öğrenciye yuva olmuştur.
Tıp Fakültemizin Göz Hastalıkları Anabilim Dalı – Vehbi Koç Göz Hastanesi
Koç Vakfı’nın hep gözdesi olmuş ve sürekli maddi destek almıştır. Bu anlamlı katkılarla, adı geçen Anabilim Dalımız ve Göz Hastanesi ülkemizin en önde gelen bilimsel sağlık kuruluşlarından biri olmuştur..

*****
Kamer Genç… Tuncelili hemşehrimizdi..
TBMM’de yiğit Atatürkçü savaşımı, orada uğradığı akıl almaz baskı ve şiddeti unutamıyoruz.. Aylığının önemli bir bölümünü uzun yıllar çok sayıda yoksul Tuncelili gence burs verişini de..

Ülkemiz bu güzel insanlara çok şey borçlu..
Bir gerçek daha var ki, dün yitirdiğimiz bu 3 güzel insan, aynı zamanda
Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatları idiler, Cumuriyet’in ürünüydüler ve böyle olduğunun ayırdındaydılar.. O yüzdeb vargüçleriyle ürettiler ve Cumhuriyet’e kol kanat gerdiler..

Saygın anılarıını ve yapıtlarını yaşatarak izleyen kuşaklara aktarmak bütün toplum olarak borcumuzdur.. Dileriz bu kişilerin yaşam ve ürünleriyle ilgili olarak Kültür Bakanlığı yapıtlar üretir.. Kitap, film, DVD vb. yapıtlar ortaya konmasını teşvik eder ve bu kültür – gelenek yaşatılarak sürdürülür, gelecek kuşakları da besler..

Sevgi ve saygı ile.
23 Ocak 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

ADD Kadıköy Şubesi Önceki Başkanlarından E. Dnz. Albay Coşkun Gürel’den özlü ileti

ADD Kadıköy Şubesi Önceki Başkanlarından
E. Dnz. Albay Sayın Coşkun Gürel’den özlü ileti ve çağrışımları

E. Dnz. Albay Coşku GÜREL
ADD Kadıköy Şubesi Önceki Başkanlarından

1980 DARBESİ ÖNCESİNDE GENÇLERİMİZİ KARŞILIKLI İNFAZ EYLEMLERİ VARDI. ONUN DIŞINDA NE BÖYLE KATLİAM OLAYLARI YAŞANIYORDU, NE DE ÖRNEĞİN TAKSİM’E YÜRÜMEYİ ENGELLEME GİBİ BİR GİRİŞİM VARDI.

YARALI ve ÖLÜLERİN, ÇOCUKLARIN ÜZERİNE GAZ FİŞEĞİ ATMAK,
ZEHİRLİ SU SIKMAK, OLASIYA DARP ETMEK GİBİ POLİSİYE ÖNLEMLERE DE RASTLANMIYORDU.

ÜLKEMİZİN BİR BÖLGESİNDE ŞİMDİLERDE SÜRDÜRÜLEN KALKIŞMA, SALDIRI, KIYIM, VAHŞET, YANİ KISACA BİR SAVAŞ DURUMU DA YOKTU.

YALNIZCA BİRİBİRLERİYLE UYGARCA GÖRÜŞÜP GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAYA YANAŞMAYAN SİYASİLERİN KÖR İNADI VARDI.

BU KONU AŞILSAYDI DARBE OLMAYACAKTI. BİR DE ŞİMDİYE BAKILINCA;

DURMAK BİLMEYEN ŞİDDET, BOMBALARLA, FİŞEKLERLE, GAZLARLA
TELEF EDİLEN YÜZLERCE YURTTAŞ, SOKAĞA ÇIKMAYI KORKULACAK BİR DURUMA GETİRMEYİ BAŞARAN HASTALIKLI BİR YÖNETİM ANLAYIŞI,
İLKEL KAFALARIN ELİNE BIRAKILAN EĞİTİM, SAĞLIK, EKONOMİ, İÇ VE
DIŞ SİYASET İLE HER YANI SARAN ÖBÜR,
YERİNE GÖRE ÖLÜMCÜL SORUNLAR, SORUNLAR, SORUNLAR..

BÜTÜN BUNLARI ÖNLEMEKTE DURAKSAMAYI DEMOKRASİ SAYAN BİR ALGI..

YAZIKLAR OLSUN..

11 Ekim 2015, Kadıköy..

=====================================

Dostlar,

E. Dnz. Albay Coşku GÜREL,  80’leri bulup geçen yaşına karşın ülkesi için hala kafa yormakta.. O bir Cumhuriyet aydını, emekli deniz albayı..
Son nefesine dek de hattı müdafa yoktur sathı müdafsa vardır anlayışı ile
bulunduğu noktadan kutsal emanet ATATÜRK Cumhuriyeti‘ne kol kanat germeyi sürdürecek..

O’nunla ve Kadıköy ADD şubesindeki uyumlu – özverili takımı (ekibi) ile, çok başarılı
Şube Başkanlığı döneminde pek çok AYDINLANMA etkinliğine imza attık..

– ADD’nin İşlevi ve Tarihsel Sorumluluğu, Kadıköy ADD Genel Kurulu, 09.12.2001
Savaş ve Halk Sağlığı, Kadıköy CHP İstanbul İl Örgütü, 01.04.2003
– Küreselleşme ve Türkiye’nin Geleceği, Kadıköy ADD, 31.05.2003
Sosyal Devlet ve Sağlık Politikaları, Kadıköy ADD (Aydınlanma Konf.), 19.02.2005
– Emperyalizm Cumhuriyet’imizden Ne İstiyor? Kadıköy Belediyesi ve ADD, 24.10.2005
Günümüz Koşullarında Atatürkü Anlamak ve Atatürkçü Olmak,
Kadıköy ADD, 11.03.2006
– Küresel Emperyalizm Türkiye’den Ne İstiyor? Kadıköy ADD, 27.05.2006
– Emperyalist Kuşatma ve Türkiye’nin Bütünlüğü, Kadıköy ADD, İstanbul 14.10.2006
Kadıköy Anadolu Lisesinde konferans

Kayıtlarımızda yer alan çalışmalardan birkaçı..

Biz, 2000 – 2004 döneminde 2 kez, seçimle Marmara Bölgesinden sorumlu ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Genel Yönetim Kurulu Üyeliği görevi üstlenmiştik. 90+ Şubeden sorumlu idik ve Kadıköy Şubemiz 1200’ü aşan üyesi ile cıvıl cıvıl ve bir kutup yıldızı gibi idi.

Sayın Aykut Gürhan, orta yaş üstü olmasına karşın yorulmak bilmeyen bir Şube emekçisi idi.
Sayın Birol Başaran Şubeye çok değerli bir mekan sağlamıştı, kumpaslarda hapis yatırıldı..
Şimdi çok parlak birer öğretim üyesi olan Deniz Tansi, Barış Doster.. henüz asistan idiler. Kumpas davaların başarılı ceza avukatı Hüseyin Ersöz hukuk öğrencisi idi….

Kadıköy ADD, Büyük ATATÜRK’ün kadim SÖYLEVİ‘ni, Devlet Başkanı – Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa‘nın TBMM’de okuduğu 15-20 Ekim 1927 günlerinde
(Büyük Millet Meclisi binasında toplanan CHP kurultayında, 20 Ekim 1927 günü akşamına dek otuz altı saat süreyle) Kadıköy’de yineliyordu.. Gönüllüler, 36 saat boyunca eş zamanlı olarak 15-20 Ekim günlerinde SÖYLEV’i Kadıköy’de onyıllar sonra yeniden seslendirmişlerdi ve çok etkileyici bir sosyal psikolojik iklim oluşmuştu.

Sayın Coşkun Gürel başta olmak üzere, adını andığımız ve anamadığımız tüm
Aydınlanmacı dava arakadaşlarımızı saygı ve şükranla anıyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
11 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Prof. Dr. Hilmi Erginöz.. çizmeli – çarıklı, ayağı çamurlu bir Halk Sağlığı emekçisi..


Gül 6Prof. Dr. Hilmi Erginöz..

  • Cenaze töreni bu gün,
    27 Kasım 2013 Çarşamba günü saat 10:00’da
    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde..
    Öğlen namazından sonra Ataköy gömütlüğünde
    toprağa verilecek..

***** ***** *****

Çizmeli – çarıklı –  ayağı çamurlu bir Halk Sağlığı emekçisi..

portresi_akademik

Dostlar,

25.11.13 sabahı yitirdiğimiz rahmetli
Prof. Dr. Hilmi Erginöz hocamızı
asistanlık yıllarımızda 1978-80) tanıdık..

Ülkemize sahada çooook hizmet etmişti.
Son olarak Maraş İl Sağlık Müdürlüğü görevinde bulunmuştu.

İlerleyen yıllarda Cerrahpaşa Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD’na öğretim görevlisi
olarak atanmış, Doçentlik tezi hazırlayarak bu akademik dereceyi almıştı.

Daha sonra Prof. Orhan Demirhindi emekli olunca Kürsü (AbD) başkanlığına atandı..
Yıllarca da bu görevde aşk ile hizmet verdi.
1990’da Doçentlik jürimizde idi.. Sıtma‘yı sormuştu eski bir “çizmeli sıtmacı” olarak..
Doc.lik_sinavim_ 9.10.90_Ozdemir_ Gulese_Yasar_Bilgin_ Rengin_Erda_Hilmi_ Erginoz_Nazmi Bilir_ foto_cekiyor_ Hacettepe
09 Ekim 1990, Hacettepe; soldan sağa Sn. Prof. Dr. Özdemir Gülesen,
Sn. Prof. Dr. Hilmi Erginöz, biz, Sn. Prof. Dr. Rengin Erdal ve Sn. Prof. Dr. Yaşar Bilgin (3.10.12′de rahmetlik oldu).. Sn. Prof. Dr. Nazmi Bilir de fotoğraf çekiyor..
*****

Emekli oldu.. Kadir Has Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev almak istedi..
Ama, atanması için yine jüri kurulması gerekiyordu.
Bu kez biz, hocamızın Profesörlük atamasında dosyasını değerlendirecektik!
“Değerlendirdik” (!).. Raporumuzu hemen yolladık..
Burada Halk Sağlığı Anabilim Dalını kurdu, Halk Sağlığı derslerini yürüttü..
Bu arada oğlu Ethem de babasının yolunda gidiyordu..
Cerrahpaşa’da Halk Sağlığı doktorası yaptı.Silivri Toplum Sağlığı Merkezinde
sahada yetişti aynı zamanda.
Zamanı gelince Doçentliğe başvurdu..
Rastlantıya bakın ki, babasından sonra oğlunun da jürisinde bulunduk..
Ethem, iyi bir dosya sundu ve iyi bir sözlü sınav verdi..
Geçtiğimiz günlerde de -bu kez jürisinde bulunamadık ama- Profesörlüğe yükseltildi.
Hilmi hoca bu sevinçli haberi öğrendi.. Umar ve dileriz ki, gözlerini bu sevinçle kapadı.
Yine hoş bir rastlantı ki, Cerrahpaşa Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD’nın şimdiki başkanı
sevgili Prof. Dr. Sarper. M. Erdoğan da biz Trakya Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD Başkanı iken orada uzmanlık eğitimini almıştı.. Çok yetenekli ve donanımlı idi.
İstanbul (Erkek) Lisesi bitireni (mezunu) idi ve çok iyi Almancası, iyi İngilizcesi vardı (Ethem ile sınıf arkadaşı.. Ethem ve Sarper aynı gün bizim de bulunduğumuz jüride doçent oldular..).. Sarper bir bursla Almanya’ya gönderildi ve orada İş Sağlığı Doktorası yaptı.
Diyeceğimiz o ki, Cerrahpaşa Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD bugün artık yetkin bir
akademik kadronun yönetiminde..
Hilmi hocamız rahat uyusun.. Emaneti güvenilir ellerde daha da ileriye taşınacak.
*****
O, tam bir Cumhuriyet aydınıydı; gerçek Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısı idi.
O, Prof. Dr. Hilmi Erginöz; Cumhuriyet devriminin ürünlerindendi..
  • Ölçüsüz bir vefa ve değerbilirlikle, hep kendisini Cumhuriyet’e borçlu algılayarak hizmet verdi.
O’na, Türk Sağlık Sistemi şükran borçludur..
Sevgin (aziz) ve saygın anısı önünce hürmetle eğiliyoruz..
Sevgili Ethem’e ve kızkardeşi Ayşegül’e başta olmak üzere dayanç diliyor;
derin acılarını gönülden paylaşıyoruz.

Eveeet… bir çınar daha göçtü..
Bir yıldız daha kaydı..

Veee..

  • Seçkin ve saygın Halk Sağlığı hocası – emekçisi Prof. Dr. Hilmi ERGİNÖZ
    Hakka yürüdü..

portresi_sivilAma bizi, “gönülden gönüle” aydınlatmayı sürdürecek..

Gül demeti

 

 

 

 

Sevgi ve saygı ile.
25.11.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

AHMET TANER KIŞLALI’YI ANDIK.. ve Cinayetlerin Matematiği


Dostlar,

Geçen yıl, 25 Ekim 2012 günü rahmetli dava insanı yurtvever Atatürkçü aydın
Sayın Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı‘nın alçakça öldürülmesinin 13. yılı nedeniyle aşağıdaki yazıyı yazmıştık.

Aradan 1 koca yıl daha geçti ve içimizi acıtan 21 Ekim günü bir daha geldi çattı..

Bakalım AKP iktidarı bu elim olayı anımsayacak mı, ülkemizin bir eski Kültür Bakanının katledilme günü ile ilgili “zarif” bir davranışı olacak mı??

Kitaplığımdan “KEMALİZM LAİKLİK VE DEMOKASİ” çok değerli kitabını
çekip aldık.. Karıştırıyoruz.. (İMGE yay. 3. bs. 1994)

KEMALIZM_LAIKLIK_VE_DEMOKRASI_KİTABI_KAPAGIKapağı kaldırınca “epey” bir kesi (kupür) bizi karşılıyor..
Arka kapakta ise ironik bir yazı var :

“Evet, Atatürk suçludur!”

Bunlardan biri 20 Kasım 1998 tarihli ve
“TÜRKLER VE KÜRTLER” başlıklı..

Tarihsel değeri olan ve günümüze hala ışık tutan
bu değerli yazıyı sitemize koyacağız.

O, Ahmet Taner Kışlalı, böylesine derinlikli, ufuklu ve ışıklı bir Cumhuriyet aydınıydı:

Cumhuriyetin aydınlığından korkan yarasalar, aracının kaputunun üstüne koydukları
bir bomba ile O’nu alçakça aramızdan aldılar..

Adına AKİT denen bir ceride (?) cinayet öncesinde açık hedef göstermişti
Ahmet Taner hocayı..

O sırada ADD Genel Başkan Yardımcısı olan (Gn. Bşk., Anayasa Mahkemesi Başkanlığından yeni emekli olan Yekta Güngör Özden idi) Kışlalı’nın katlinden
birkaç gün sonra, aynı ceride bizi de ana başlığının (manşetinin) üstünde (sür manşet) fotoğrafımız ile “Profesör mü provokatör mü?” diye hedef gösterince, Devlet bizi
yakın polis korumasına almış ve 1 yıl böylesine bir “zor” dönemimiz olmuştu..
ADD Edirne Şubesi Başkanı idik o yıllarda )1996-2000, 2 dönem ardışık).

Saygın anısı ve paha biçilmez ürünleri (kitapları, konferansları, Cumhuriyet‘teki
Haftaya Bakış” yazıları..) Atatürk Cumhuriyetine katkıları nedeniyle
şükran ve minnetle anıyoruz aziz hatırasını Sayın Ahmet Taner Kışlalı‘nın..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 21.10.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

========================================

Dostlar,

Ahmet Taner Kışlalı hocamızın anmasına Prof. Ali Ercan hocamız ile birlikte gittik.
İncelikleriyle bizi de otomobilllerine aldılar giderken de dönerken de..
Dönüşte Sn. Uluç Gürkan da bizimleydi. Söyleşimiz yol boyunca Kızılay’a dek sürdü..

Sn. Ercan yine temel düzeyde matematik kullanarak can alıcı derecede önemli bir soruna yanıt veriyor..

Topluma en azından temel düzeyde, uygulamalı matematik öğretmek boynumuzun borcu..

Ne var  ki, devr-i AKP‘de zorunlu din dersleri, Peygamberin yaşamı, Arapça vb.;
pozitif bilimlerden daha çok saat alabiliyor yetişeklerde (müfredatta). Bu uygulama Türkiye’yi nereye götürür RT Erdoğan ve arkadaşları öngöremiyorlar mı?

“Öngöremiyorlar” ise orada nasıl otururlar?

“Öngörebiliyorlar” ise 4+4+4 neyin aracı?
Halka bunu anlatmak gerek.. Sabırla..

Ahmet Taner Kışlalı hocamız da bunu yapıyordu..
Bu yüzden aramızdan kalleşçe koparıldı.
Hem topluma ve aydınlara gözdağı, hem de toplumu öndersiz-aydınsız bırakma..
Ne denli utanç verici!

Biri

  • Kışlalı Ne Yazmıştı ? ABD ATATÜRK’E NİÇİN KARŞI?

(http://ahmetsaltik.net/kislali-ne-yazmisti-abd-ataturke-nicin-karsi/)

olmak üzere 3 yazı da biz koyduk web sitemize 21.10.12’de..
Okunması ve okutulması dileğiyle..

Sevgi ve saygı ile.
25.10.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

====================================================

AHMET TANER KIŞLALI’YI  ANDIK..

Ahmet Taner Kışlalı 1939-1999
Değerli arkadaşlar,13 yıl önce kahpece düzenlenmiş bir bombalı saldırıyla aramızdan alınan Siyaset Bilimci Prof. Ahmet Taner Kışlalı‘yı anmak üzere, dün akşam (21 Ekim 2012) ADD Batıkent Şubesi’nin Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezi’ndeki sıcak ortamında toplandık. Konuşmacımız eski TBMM Başkan vekillerinden Siyaset Bilimci Uluç Gürkan Beyefendi, A.T. Kışlalı’yı ve O’nun kişiliğinde Laik Cumhuriyete özverili yaşamlarıyla can veren aydınların katledilişlerinin nedenlerini anlattı..Bu “faili güya meçhul” cinayetlerin rstlantısal ve bireysel olup olmadığı sorusunu irdeledik. 1999-2009 arasında “gerçek” failleri meçhul bırakılmış, dosyaları vicdanları rahatlatacak biçimde kapatılmamış en az 6 dosya var. Ben aşağıdaki açıklmada da göreceğiniz gibi, bu cinayetlerin olasılık hesabına eğilmek istedim..
Uluç Gürkan, (1945 – …..)

CİNAYETLERİN MATEMATİĞİ

Polis resmi raporlarına göre “Son 40 yılda Türkiye’de işlenen tüm cinayetlerin % 70’i aydınlatılmıştır.”

Buna göre, tetikçileri değil, gerçek failleri meçhul kalan 6 cinayet olgusunun (U. Mumcu, M. Aksoy, T. Dursun, N. Hablemitoğlu, A.T. Kışlalı, B. Üçok) birbirinden bağımsız, tekil (münferit) olaylar olduklarını varsayarsak; hiçbirinin aydınlatılamaması olasılığı 0,3^6 = 0,0007 olur. (onbinde yedi!) Başka bir anlatımla bu cinayetlerden en az birinin aydınlatılması olasılığı 0,9993 olurdu.. nerdeyse %100 !

Bu denli yüksek olasılığa karşın 1 tanesinin bile bu zamana dek tam aydınlatılamamış olması, varsayımımızın yanlış olduğunu gösterir.

Yani bu cinayetlerin birbirinden bağımsız olaylar olmadıklarının,
belli bir odaktan yönlendirildiğinin matematik kanıtıdır.. æ

not. aşağıdaki linkten A.T.Kışlalı’nın kısa özgeçmişini izleyebilirsiniz.
www.kislali.org

2 attachments — Download all attachments

Kemalizm ..[1].ppt Kemalizm ..[1].ppt
1311K   View   Download
Kemailst ideoloji.æ.docx Kemailst ideoloji.æ.docx
25K   View   Download