BASKIN SEÇİM DARBESİ 

BASKIN SEÇİM DARBESİ 

Konuk yazar : Ertan URUNGA
Emekli Askeri Yargıç
e.urunga@yahoo.com.tr 26.04.2018

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Türkiye’nin başına 16 yıldan beri at sineği gibi musallat olan ve başından beri erken seçimlerle ülkeyi yönetmeyi alışkanlık haline getiren AKP iktidarı, geçen hafta yine bir Erken Seçim kararı almıştır. Ancak bu kez 15.07.2016 tarihinde yaşanan sözde darbe girişiminden Beş gün sonra ilan edilen ve halen süregelen OHAL koşullarında ve her şeyin yolunda gittiğinin söylendiği bir zamanda, hem de erken seçim istemenin vatana ihanet olduğunu söyleyenler tarafından Erken Seçim Kararı Alınması, halk arasında yeni bir tertip olduğuna ilişkin haklı kuşkuların ve Baskın Seçim tartışmalarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Kaldı ki geçen yıl 16 Nisan’da yapılan Halkoylaması ile kabul edilen Anayasanın geçici 21/A maddesi uyarınca 03.11.2019 tarihinde yapılması gereken bu Seçimin, yine kendilerinin yaptığı Anayasa’ya göre Altı Ay içinde çıkarılması gereken uyum yasalarının çıkarılmasına ve TBMM kararının beklenmesine “Kervan yolda düzülür” anlayışıyla gerek görülmemiş olacak ki yaklaşık iki ay sonraki 24.06.2018 tarihine çekilmesine ivecenlikle karar verilmiştir.

Muhalefetten Beklenen

Ancak bu kararın alınmasındaki usulsüzlükten tutun da seçme ve seçilme hakkının güven ve düzen içinde kullanılması için sorgulanması gereken bir dizi sorundan ayrı olarak, geçen yıl yapılan Halkoylamasında YSK’nun geçersiz oyların sayılması dair Kararından yakınıcı ve hatta davacı olan Muhalefet partilerinin; bu seçime de öncelikle karşı çıkıp yasal zemine çekilmesi için ortak tepki koymaları beklenirken, tam aksine her şey normalmiş gibi “Hodri Meydan, Biz de Varız, Biz Kazanacağız” şeklindeki hamasi söylemlerle meşrulaştırıldığı görülmüştür.

Seçimlere Odaklanmak

Bu durumda seçim süreci eğik ve kaygan bir düzlemde resmen başlamış bulunduğundan, artık hukuka aykırılık nedenlerini ve muhalefetin zaaflarını tartışmaya açmanın daha çok zaman yitirmekten başka bir işe yaramayacağını gözeterek, bu konulara hiç girmeden bütün gücümüzle seçim yarışına odaklanmamız gerekir. Burada bir haksızlık yapmamak için şunu da belirtelim ki; altyapısı oluşturulmadan ve muhalefete yeterli zaman tanınmadan topluma dayatılan Erken Seçim Kararına karşı, haklı gerekçelerle derhal tepki gösterip muhalefet görevini yerine getiren tek parti, TBMM’de gurubu bulunmayan Vatan Partisi olmuştur.

Bütün bunlar bir yana, 24.06.2018 tarihinde yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi de yapılacağı için Türkiye ilk kez devlet içindeki Erklerin (Yasama, Yürütme, Yargı) tek bir kişide, yaygın deyişle TEK ADAM’da toplandığı ve dünyada eşi benzeri olmayan kerameti kendinden menkul “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” adı altında Rejim değişikliği de yaşama geçecektir. Bu durumda;

– insan hak ve özgürlüklerinin en büyük güvencesi olan Kuvvetler Ayrılığı ilkesine dayalı demokratik Parlamenter düzene
– ve bütün işlemlerinde hukukun üstünlüğünü gözetmekle kendisini yükümlü sayan
Hukuk devletine de veda
edilmiş olacaktır.

Egemenlik Hakkına Sahip Çıkmak

Çünkü bu sistemle birlikte Türk ulusu, tarihi boyunca şehitler vererek canı ve kanı pahasına elde edip kayıtsız koşulsuz kendisine ait bulunan ve yüce önder ATATÜRK’ün,

  • “Eşitliğin de Özgürlüğün de Adaletin de dayanağı Ulusal Egemenliktir”

diye tanımlayıp, TBMM’ni kurduktan sonra da;

  • “Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet,
    hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır, o da Ulusal Egemenliktir.
    Yalnız bir makam vardır, o da Türk ulusunun kalbi ve vicdanıdır. ”

diyerek önemini bütün dünyaya duyurduğu Egemenlik Hakkı’nın, anılan tarihte yapılacak erken seçim darbesiyle elimizden alınıp tek bir kişinin hegemonyasına verilerek, Osmanlı artığı köhnemiş kulluk ve esaret düzenine dönülmek istendiğini, ancak ırmağı tersine akıtmaya kimsenin gücü yetmeyeceği için heveslerinin de kursaklarında kalacağını anlatarak sözü daha fazla uzatmaya gerek var mı, bilmiyorum.

Ancak şunu biliyor ve inanıyorum ki; Atatürk’ün izinde tarihsel zaferlere ulaşan yüce Türk ulusu, dün erken bir seçimle iktidara gelip başımıza konan Akbabaları; yarın yine erken bir seçimle iktidardan indirip başımızdan atarak, çıktıkları kafese tıkmasını da bilecektir elbet!
============================================
Dostlar,

24 HAZİRAN 2018 BASKIN – TUZAK SEÇİMİNİN
HUKUKA UYAR YANI VAR MI??

E. Askeri Yargıç dostumuz Sn. Ertan Urunga‘nın ağırbaşlı ama anlayana ders dolu özlü yazısı yukarıda. Biz de bu içeriği paylaşarak site okurlarımıza sunuyoruz.
Teşekkür ederiz katkınız için Sn. Urunga.
*****
Bu seçimler herhangi bir seçim değil :

– Ülkemizin yönetim sistemi köktenci biçimde değiştiriliyor..
EGEMENLİĞİN BAĞSIZ KOŞULSUZ SAHİBİ TÜRK ULUSU, tuzak bir seçimle bu vazgeçilmez – devredilemez – paylaşılamaz hakkından yoksun bırakılmak isteniyor.
RTE, günümüze dek yaptıklarına ek, Ulus egemenliğini bütünüyle gasp etmeyi planlıyor.
– Tüm oyun 2 aya sıkıştırılıyor; hukuk güvenliği – hukuksal öngörülebilirlik ayaklar altında.
– 1,5 yıl sonra zamanında yapılsaydı oy kullanabilecek – aday olabilecek yaklaşık 1,5 milyon gencin seçme – seçilme hakkı ellerinden alınıyor..
– 16 ay erken seçimi savunmak için halkı korkutacak üstü kapalı ifadelerle algı yönetimi yapılıyor.
– Belki de en fecisi – kabul edilemez olanı; OHAL altında seçime sürükleniyoruz!
RTE Cumhurbaşkanı gibi davranmıyor, AKP’nin militan genel başkanı gibi herkese – her yere laf yetiştiriyor.. Azarlıyor, hakaret ediyor, aşağılıyor, tehdit ediyor, gözdağı veriyor, yargıya talimat veriyor, suçlu ilan ediyor, hatta yurt dışına kovuyor, alay ederek “biletini de alalım..” diyor! Her gün birkaç yerde bıktırırcasına konuşuyor.. Artık yineleme yapıyor; yeni birşey yok!
– Sporda bile taraf tutarak toplumu ayrıştırıyor..
FETÖ’nün AKP içindeki kökleri halkla dalga geçercesine aydınlatılmıyor..
– Hep bağırıyor, çağırıyor, hamaset yapıyor; özellikle ekonomide gerçekleri söylemiyor..
– Hemen her olayda – durumda din ve dince kutsal duygu ve değerleri istismar ediyor..
– Basın bastırılmış ve sahibinin sesi kılınmış neredeyse % 80-90’ları aşan oranda..
****
Saymakla bitmez…
Gerçekte özgür – demokratik – hukuka uygun – adil.. seçim koşullarının hiçbiri yok ortada!
Kendisi eleştirildiğinde hemen “Cumhurbaşkanına hakaret kılıcı” çekiliyor. Olacak şey değil! CB kalkanıyla önüne gelene en ağır hakaretleri – aşağılamayı – dışlamayı yap; yanıt verilince de çifte standart..  Kendi meşrebinden soralım :

  • Bunun dinde yeri var mı??

Muhalefet belki de tüm bunları tartışmanın yerindesizliğini, kısır döngüyü dikkate alarak AKP = RTE‘nin restini gördü.. Siyaset pokeri oynanmaya başladı. Ne var ki; ülkenin – ulusun geleceği üzerinde birilerinin kumar oynayabileceği bir değer asla olamaz; o kutsal ve dokunulmaz olmak gerekir!

Halkımız, kanı ve canı ile Yüce ATATÜRK‘ün eşsiz önderliği ile elde ettiği egemenlik hakkını TEK ADAMA asla devretmemelidir, etmeyecektir!

Sevgi ve saygı ile. 29 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı – AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com