CHP’li AYGÜN’den Başbakan Erdoğan Hakkında Suç Duyurusu

CHP’li AYGÜN’den Başbakan Erdoğan Hakkında Suç Duyurusu

CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, Başbakan Erdoğan’ın Gülen Cemaati için kullandığı ‘Bunlar Şia’yı geçmiş vaziyette. Şia bunların eline su dökemez’ sözlerinden sonra, Başbakan Erdoğan hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına
suç duyurusunda bulundu.

Hüseyin Aygün, Başbakan Erdoğan’ın‘Nefret suçu’ işlediğini belirttiği suç duyurusunda
şu ifadelere yer verdi:

“Şüpheli Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta Kanal 24 adlıtelevizyonda sunulan programda dini bir grup hakkında konuşurken “Bunların bir defa 3 tane önemli hasleti var, takiye var, yalan var, iftira var, üçünün neticesi fitne var, fesat var, bunlar Şia’yı geçmiş vaziyette. Şia bunların eline su dökemez” sözlerini sarf ederek Şia inancına mensup insanlara karşı nefret suçu işlemiştir.

Şia, sözlük anlamı itibariyle Şah-ı Merdan Pir Haydar-ı Kerrar On İki İmamlar’dan
Birinci İmam olan Ali’yel Murteza’nın takipçilerine verilen bir isimdir
.

Bugün gerek Türkiye’de gerekse de dünyada Şia inancına mensup milyonlarca insan yaşamaktadır.

Şüphelinin sözlerinin kelime anlamı itibariyle içeriği “…bunlar Hz. Ali takipçilerini geçmiş vaziyette, Hz. Ali takipçileri bunların eline su dökemez’dir.

Şüphelinin kendisi de İmam-hatip mezunudur. Şia’nın ne anlama geldiğini bilmemesi veya yanlışlıkla söylemiş olması ihtimali de yoktur.

Şüpheli halihazırda Başbakandır. Aynı zamanda bir partinin de genel başkanıdır. Dolayısıyla şüphelinin sarf ettiği sözler ceza kanunumuz açısından
suç teşkil etmektedir.

BAŞBAKAN NEFRET SUÇU İŞLEMEKTEDİR

Şüpheli sözleri ile “Hem Hz. Ali’ye, hem Hz. Ali takipçilerine” hakaret etmekte, Caferi / Alevi yurttaşlarımıza karşı halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekte ve
ayrımcılık yaparak nefret suçu işlemektedir
.

Bugüne dek hiçbir Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı, kendi devletinin yurttaşlarına karşı böyle ayrımcı, hakaretamiz, kin ve düşmanlık güden sözler sarf etmemiştir. Şüphelinin bu sözleri sarf etmesi yeniden göstermektedir ki, Tayyip Erdoğan adlı kişinin zihin dünyasında açık bir şekilde Alevi düşmanlığı vardır.

Şüpheli, “Şia” ile ilgili sözleriyle açık bir şekilde “halkı kin ve düşmanlığa tahrik“ “nefret“ ve “hakaret“ suçunu işlemiştir.”

Hüseyin Aygün suç duyurusunun sonunda, Başbakan hakkında soruşturmaya başlanmasını ve fezlekesinin ivedilikle TBMM’ye gönderilmesini, nihayetinde Başbakan hakkında cezalandırılması istemi ile dava açılmasını talep etti.

Odatv.com, 21.3.14

‘Akil Adamlar Değil Pazarlamacı Heyeti’!


‘Akil Adamlar Değil Pazarlamacı Heyeti’!

Haluk_Koc

CHP Sözcüsü Haluk Koç, akil insanlar heyetinin Başbakan Tayyip Erdoğan’ın fikirlerini topluma köprü olarak götürmekle görevlendirilen bir memur kadrosu olduğuna işaret ederken; BDP’li Ahmet Tan, listede Hülya Koçyiğit ve Hülya Avşar gibi isimlerin bulunmasını “Cüneyt Arkın’ı da eklemeleri lazım” diye eleştirdi.

Hükümet tarafından dün resmen açıklanan akil insanlar listesinde yer alan adlar muhalefetin tepkisini çekti.

CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısı sırasında açıklama yapan Parti Sözcüsü Koç, Erdoğan’ın penceresinden akil adam tanımlamasının sürece toplumsal desteği perçinleyecek, halkı teskin ederek, yatıştırarak, ikna ederek anlatacak birilerinin olduğunu ifade etti.

Koç, “Başbakan Öcalan’la gizli pazarlık yapıyor ve bu pazarlığın pazarlamasını da tümüyle akil adam tanımı dışında bu heyete, pazarlamacı olarak halka anlatmasını istiyor..

.. Başbakan’ın seçim kampanyalarını yürüten şirketler, ajanslar ne görev yapıyor ise oluşturulan bu heyete aynı görevin tevdi edileceği anlaşılıyor.” dedi.

Heyette yer alması öngörülen bazı isimlerin Erdoğan’ın tarif ettiğini bu görev tanımını hak etmediklerini söyleyen Koç,

“Kendi söylediklerini millete söyleyemiyorsun, şimdi bu insanlar aracılığı ile bir görev kapsamı içinde, bir müsteşarlığa bağlı olarak, memur olarak bu görevi yapmalarını istiyorsun.” dedi.

Gürsel Tekin  :

”Akil adamlarla makul adamları hep karıştırdık. Bu, CHP’nin seçim öncesi kamuoyuyla paylaştığı bir projedir. Bu projenin temel amacı toplumsal uzlaşma yaratmaktır.
Yoksa dostları, arkadaşları, yandaşları bir araya getirelim burada toplumsal barışı sağlasın demek mümkün değil. Bizim önerdiğimiz yöntemle şu an AKP’nin yöntemi
çok farklı. AKP, AKP’li akil adamlar arıyor. Biz Türkiye’nin toplumsal barışını sağlayabilecek akil adamlar projemizin olduğunu 1,5-2 yıl önce ifade etmiştik.”

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur :

”Ciddi, önemli ve hassas süreçte, önce bu akil adamlar ne yapar, ne kadar bağımsız çalışır, kime bağlı olur, bir görev tanımı, eylem planı yapılması gerekirdi. Bunun, Meclis’te yapılması gerekirdi. Bu eylem planına uygun isimler, Meclis’te oluşturulacaktı. Bu, ’onun sevdiği adam, bunun sevdiği sanatçı, onun sevdiği yazar’ şeklinde bir seçim yapılmış. Başbakan talimat verecek, ülkeyi gezecekler. Ama ’ülkenin, gazetelerindeki odalar kadar sıcak ve rahat olmadığını, film setleri kadar suni ve parlatılmış olmadığını görürler’ diye umuyorum. Bu sürece bakarken, bu konunun toplumda nasıl algılandığı yönünde araştırma kuruluşlarının kamuoyu yoklama çalışmalarına iyi baksınlar, rakamlara iyi baksınlar. Çünkü çok ağır sorularla karşılaşacaklar. Keşke bu akil arkadaşlarımızı, Başbakan’ın talimatlarından sonra, bu sorularla nasıl başa çıkacaklarına dair bir formasyona, eğitime tabi tutsalar. Çünkü görünen o ki,
bölge dolaşıp, vatandaşı bu sürece ikna etmeye katkıda bulunmaya çalışacaklar. Görevleri zor, Allah kolaylık versin.”

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün :

Ağırlıkla AKP’ye yakın isimlerden oluşan ve ‘Psikolojik Harekât yürüteceği’
bizzat Başbakan tarafından açıklanan 63 akil belli olmuş. BDP’ye yakın 4-5 ismin
ancak yer bulabildiği listede Alevi dünyasından tek Prof. İzzettin Doğan var.
Geçen hafta sendikasının kapıları parçalanan Erol Ekici’nin listede yer almasına doğrusu şaşırdım. Bu liste bence AKP programına taban oluşturur.
Yok, yok, ben ‘sürece’ zarar vermeyeyim ve 63 akile başarı dileyeyim.

Cumhuriyet, 03.04.2013
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=408404&kn=6&ka=4&kb=6

Avrupa’daki Alevi yurttaşlardan : Başbakan Erdoğan’a 2 kırmızı kart..

 

Bu kırmızı kartlar Başbakan Erdoğan’a

Ayrımcılığa, asimilasyona ve savaşa karşı on bine yakın Avrupalı Alevi Cumartesi günü Strasbourg’ta yapılan protesto yürüyüşünde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetine kırmızı kart gösterdi.

Fransa’dan 32 Alevi Kültür Derneğiyle beraber 20 Türk derneği protesto eylemine destek oldu.  Gün boyu süren yürüyüşe  Avrupa’nın 14 ülkesinden 100’e yakın Alevi Federasyonlarına bağlı dernekler katıldı. Dernek üyelerin taşıdıkları dövizlerde AKP hükümeti  ve başbakan Recep Tayyip Erdoğan eleştirildi.

Çok sayıda Fransız siyasilerinde desteklediği protesto eyleminde Strasbourg ve Alsas meclis üyesi Armand Jung Aleviler davalarında haklılar. Biz de bundan sonra Alevi toplumuna destek olmak için her zaman yanlarında olacağız haklı davaların bekçisi olacağız.” dedi.

Alsas meclis üyesi Jung Alevi toplumun sorunlarıyla ilgili Fransız Dışişleri Bakanlığıyla temasa geçildiğini duyurdu. Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) bakanlıktan görüşme randevusu bekliyor. Strasbourg’taki yürüyüşe ev sahipliği yapan FUAF başkanı Erdal Kılıçkaya :

Avrupa’dan Türkiye’ye bakınca karanlık bir tablo görüyoruz.

– Cem evlerine yasal statü verilmemesi,
– zorunlu din dersleri,
– Alevilere yönelik artan saldırılar,
– Alevi evlerinin kapılarının işaretlenmesi ve
– yaşanan birçok dışlanma örnekleri..

Bizi haykırmaya davet etti.

Biz Aleviler;

* laikliğin, demokrasinin, eşitliğin savunucusu olarak
* zulme, baskıya, adaletsizliğe, asimilasyon, ayrımcılık ve savaşa hayır diyoruz.

Türkiye’deki karanlık tablonun değişmesi için bugün Avrupa’nın merkezi Strasbourg’ta sokağa döküldük.” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’a kırmızı kart

Strasbourg’un Place Bourse meydanında başlayan yürüyüş Avrupa Konseyi‘ne (AK) dek sürdü. Yaklaşık üç saatlik yürüyüşte binlerce Alevi savaşa karşı ve Başbakan Erdoğan aleyhine sloganlar attı. Eylemciler AKP hükümeti ve başbakan Erdoğan’ın izlediği politikaya karşı protesto edip kırmızı kartlarını gösterdi. Davul, zurna eşliğinde süren yürüyüş kolun için kimi caddeler trafiğe kapatıldı. Korteje polis eşlik etti.

AK (Avrupa Konseyi) önünde toplanan on bin Alevi yurttaşımız sloganlarını sürdürdü. Yürüyüşe katılanlar arasında Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Turgut Öker, CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel bulundu. AK önünde kurulan platformda yapılan konuşmalarda hedef yine Başbakan Erdoğan oldu. Yürüyüşe katılanları selamlayan FUAF Kurumsallaştırma Komisyon sorumlusu Dursun Coşar katılımcılara teşekkür etti. Derneklerin gençlik kollarının saz ve Avrupa Konseyi önünde sema gösterisiyle, çocukların beyaz barış balonlarını gökyüzüne bırakmaları büyük alkış topladı.

Vekil Kürtçe başladı, Türkçe sürdürdü..

CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün konuşmasını Kürtçe başlayıp, Türkçe sürdürdü. Milletvekili Aygün konuşmasında, TBMM çatısı altında 50 milletvekiliyle çok sayıda personelin  Alevi olduğuna dikkat çekti.

Sembolik ve başbakan Erdoğan’ı denemek için TBMM Cemevi isteminin yerine getirilmediğini söyledi.

TBMM’de kadın ve erkekler için ayrı mescitlerin bulunduğunu ama Cemevine müsaade çıkmadığını anlattı.

Türkiye’de yüz binden fazla caminin bulunmasına karşılık cemevi sayısın yalnızca 578 olduğunu hatırlattı. Avrupa Aleviler Federasyonu Başkanı Turgut Öker de

“Başbakan Erdoğan bize hak verecek diye inanıyorsanız yanılıyorsunuz. Mücadelemizi birlikte sürdüreceğiz . Kimseye diz çökmeyeceğiz. Sol ve sosyalist partiler bizi destekliyor, bizler de onlara destek olacağız. AK Parti zihniyetine karşı hepimiz kenetlenmeliyiz başka şansımız yok.” dedi.

Erdoğan’a 2 hediye

Türkiye’de karanlık bir tablo var diyen FUAF başkanı Erdal Kılıçkaya“karanlık bir tablo”yu hoşgörüsüzlük ödülü olarak veriyoruz. Renkli bir tablo olmasını çok isterdik ama biz Türkiye’ye baktığımızda kapkara bir tablo görüyoruz. İkinci sürprizimiz ise Suriye için savaş kışkırtıcılığı yapan başbakan Erdoğan‘a  Suriye’de akan kanı sembolize eden içinde kırmızı renkli boya olan şişeyi hediye ediyoruz. Hoşgörüsüzlük hediyelerini Pazartesi günü postayla Ankara’ya gönderiyoruz” şeklinde konuştu.

(CNN Türk ve Cumhuriyet Haber Portalı, 21.10.12)