Suay Karaman : Ve Sonuç

VE SONUÇ

Suay Karaman

Konuk yazar : Suay Karaman

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

24 Haziran seçimlerinin sonucu meydanlarda farklı, sandıklarda farklı oldu. Özellikle CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin performansı sonucunda meydanlarda büyük kalabalıklar toplandı. 2007 yılında gerçekleştirilen Cumhuriyet Mitinglerinden sonra ilk kez meydanlar bu denli büyük kalabalıklar gördü; coşku ve umudun tavan yaptığına tanıklık ettik. Gerçi 2007 seçimlerinde de meydanlardaki kalabalıkların oyları sandıklara yansımamıştı.

Üzerine ölü toprağı serpilmiş, umutları solmuş insanlarımız Muharrem İnce’nin ve Meral Akşener’in getirdiği büyük coşku ile cesaretlerini yeniden kazanmış, özgüvenleri yerine gelmiş ve bu kez sorunların çözüleceğine olan inançları artmıştı. Bunun yanında meydanlardaki büyük kalabalıklara karşın, insanların içinde dışarı vurmak istemedikleri şöyle bir kuşku vardı :

  • Yine sandık sahtekarlıklarıyla oylarımız çalınır mı, sonuçlar değiştirilir mi?

İşte yalnızca bu bile, ülkemizin demokrasiden saptığının, faşizm ile baskı altına alındığının kanıtıdır. Çünkü AKP iktidarı 2007 yılından beri sürekli bu yola başvurmuştur.

Gün boyunca çok sayıda usulsüzlük, saldırı, yaralamalı ve ölümlü olayların yaşandığı 24 Haziran’daki seçimin galibi AKP, MHP ve yeni CHP’nin çabalarıyla HDP’dir  denilebilir. HDP’ye barajı geçirten yeni CHP’liler ne kadar sevinse azdır. (AS: buraya katılamıyoruz) 

Bu seçimin en önemli yanı, ülkemizde parlamenter sistemin değiştirilmesidir. Girdiği her seçimden başarısızlıkla çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, bu kez CHP oylarını %23 düzeyine indirmiştir. Oysa cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce, %31 oy almıştır. Aradaki % 8 olan fark, İYİ Parti ve özellikle HDP’ye giden oylardır. (AS: Bu matematik yanlış)

Seçim gecesi gizemli, kuşkulu ve tartışmalı bazı şeylerin yaşandığı bellidir. “50 bin avukatla YSK önüne çıkacağım” diyen Muharrem İnce ile “beni YSK’nin önünden kazıyamazlar” diyen Meral Akşener’in halkın karşısına çıkıp, açıklama yapmamaları ilginçtir. Sandıkların başından ayrılmıyoruz diyen milletvekilleri de ortadan yok olmuştur. Muharrem İnce’nin, incelik yaparak bir gazeteciye attığı mesaj şöyledir: “Adam kazandı, kabul ediyorum.”

16 yıllık AKP iktidarının ülkemizi getirdiği yer baskıdır, korkudur, zulümdür. AKP iktidarı, ülkemizi her konuda geriletmiş, ortaçağ karanlığına döndürmeye çalışmıştır. Yaptıkları her yasa kendi çıkarlarını koruyarak, ülkemize onulmaz zararlar vermiştir.

  • AKP iktidarı sivil darbe yapmıştır ve bunu “ileri demokrasi” olarak sunmaktadır.

Emperyalist güçlerin isteği ve desteğiyle, Ergenekon ve Balyoz kumpasları sonucunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sanık, PKK terör örgütünün tanık yapılması ile başlayan süreç, kozmik odaya girilmesiyle devam etmiştir. Oslo görüşmeleri, 29 Ekim 2009’da PKK terör örgütü üyelerine Habur’da resmigeçit yaptırılması, çadır mahkemeleri kurulması, terör açılımları, Güneydoğu’da kentlerin PKK terör örgütüne teslim edilmesi, hendek kazılmasına göz yumulmasının her biri unutulmuştur.

Cumhuriyetimizi kuran eşsiz önderimiz Atatürk’e ve ulusal kahramanlarımıza dil uzatanların, sürekli demokratik ve laik cumhuriyetimizden intikam almak isteyenlerin de, bir gün sonları gelecektir.

Şimdi önümüzde çok çetin ve zor bir süreç bulunmaktadır. Özellikle büyük bir ekonomik ve siyasi kriz ile karşı karşıya olduğumuz düşünüldüğünde, umutlarımızı soldurmamalıyız. Seçimin sonucu ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ne olan sevdamız artarak devam edecektir. Atatürk’ün tam bağımsız ve aydınlık Türkiye’si için üzerimize düşen her şeyi yapmaya devam edeceğimiz bilinmelidir.

Yılgınlığa kapılmadan, ülkemizin yeniden aydınlık günlere dönmesi için birlik olmalı ve çalışmalıyız. Aynı zamanda ülkemizin geleceği için bilinçli ve dikkatli olarak, yeni emperyalist projelere de geçit vermemeliyiz..
===========================================

Dostlar,

Sevgili dostumuz Sn. Suay Karaman’ı bu site okurları yakından tanır
Çok sayıda yazısı yayınlanmıştır.
Bu yazısı da önemli ve değerlidir.
Ancak CHP’nin başta AKP, her-kes tarafından, şamar oğlanı ya da günah keçisi yapılmak istenmesini hem adil hem de doğru bulmuyoruz.

Oynanan oyun CHP’nin suçlanmasıyla açıklanamayacak, geçiştirilemeyecek ve aşılamayacak ölçüde dev boyutludur. Tanıyı doğru koymak zorunludur ki yığınakta hataya düşülmesin.

  • Şimdi, seçimlere hile karıştıran, oyları çalanların üstüne gidilmelidir.
    Acil ve vazgeçilmez olan budur. 

Sevgili Suay’ı tanımasak, “hedef saptırmaya” çalıştığı bile söylenebilir bu yazısında CHP’ye ölçüsüz ve haksız yüklenmesi nedeniyle.. Metinde 2 yere not düştük “katılmadığımıza” ilişkin.

Sitemiz manşetinde erişke (link) verilen not ve yazılar dikkatle okunmalı ve gereği yapılmalıdır. Öellikle Sn. Rifat Serdaroğlu‘nun ve Sn. Naci Beştepe‘nin çığlık çığlığa yazıları okunmalı ve paylaşılmalıdır.

Sevgi ve saygı ile. 27 Haziran 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

PKK İSTER; AKP YAPAR

PKK İSTER; AKP YAPAR

 portresi_Anit_Kabir'de

 

Suay Karaman

 

7 Haziran seçimleri sonrasında başlayan (AS: başlatılan!) terör olayları, toplumda büyük öfke ve üzüntü yarattı. Bu üzüntünün uzun bir süre daha süreceği endişesini taşıyan yurttaşlar, çaresizlik içinde olup bitenleri anlamaya çalışmaktadır.

Tayyip Erdoğan, çatışmaların ve ölümlerin suçlusu olarak kendisini ve hükümeti gösterenleri kınayarak, “terörün en büyük destekçileri bunlardır” dedi. 2009 yaz aylarındaki ABD destekli çözüm süreci palavrası sonucunda bugünlere gelineceği çok açıktı. Bu süreci eleştirenlere “alçak, namussuz” diyenlerin ve emperyalizmin güdümünde siyaset yapanların her türlü kandırmalarına inananlar, çözüm süreci denilen çözülme sürecini de desteklediler.

Terörle mücadeleyi bırakarak, PKK silah bırakmadan ve teslim olmadan, terör örgütüyle Oslo’da müzakere yapanlar, bugün ülkemizde akan kanın sorumlularındandır.

Habur sınır kapısındaki rezalet, çadır mahkemeleri ve yapılan kutlamalar, ülkemizi adım adım bugünlere getirmiştir.

“PKK terör örgütünün çözüm süreci boyunca sadece saldırıları durdurduğunu ve çatışmasızlığa geçtiğini” söyleyen AKP Diyarbakır eski milletvekili Galip Ensarioğlu;

Bütün bölgeyi, işadamlarını haraca bağladı, vergi daireleri kurdu, asayiş birimleri kurdu, kimlik kontrolleri yaptı, mahkemeler kurdu. Çözüm sürecinde bölgede paralel devlet gibi yapılandı..” sözleriyle bugün gelinen durumu açıkladı.

Bugün PKK terör örgütü Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde yaşayanları tutsak almıştır. Bugün bölgedeki belediyeler PKK terör örgütünün emri altında ve hastaneler de denetimi altındadır. AKP iktidarı döneminde PKK terörüne karşı TSK etkisizleştirilmiş ve polise de teröristleri yakalama işi bıraktırılmıştır.

Siyasal iktidarın yanlış ve vatana ihanete varan politikalarıyla, yaklaşık kırk bin kişinin katili PKK terör örgütüyle Oslo’da pazarlık görüşmelerine başlanmış, hatta PKK terör örgütüne engel olan, istemedikleri vali, kaymakam ve emniyet müdürlerinin değiştirileceği sözleri verilmiştir. PKK terör örgütünün yurdun çeşitli yerlerinde silahları gömmesine göz yumulmuştur. Yani kısaca

“PKK ister, AKP yapar”

sloganı ile ülkemizin bütünlüğü parçalanmaya başlanmıştır.

Bütün bunlar açık seçik yapılırken, terör örgütüne destek verilirken, bugün çıkıp “PKK terör örgütü bizi aldattı” demek, alçaklık ve namussuzlukla bile açıklanamaz.

Emperyalizmin işgal projesinin eşbaşkanı olarak övünenlerle, emperyalizmin bölme projesinin eşbaşkanı olarak şanlı bayrağımıza “ırkçılık” yakıştırması yapanların ihanette el birliğiyle, ortak oldukları ortaya çıkmıştır.

PKK terör örgütü, emperyalizmin projelerini yerine getirmek için sürekli terör eylemleriyle istenilenleri yaparken, siyasi iktidarın desteğini de hep arkasında görmüştür.

Sıkıştığı yerde sahte barış çağrıları yaparak, yine öldürmeye devam etmiştir. Tayyip Erdoğan’ın; “benim devletim bugüne kadar vatandaşın yanında yer almıştır. Ama bunlar haindir, alçaktır, adidir. Bunlara bu ülkede asla taviz vermeyeceğiz. Benim binbaşımı çapraz ateşe alarak eşinin yanında şehit etmişlerdir. Bunların hepsi olan olaylar..” söylemi içtenlikten uzaktır ve inandırıcı değildir. Tayyip Erdoğan’ın şehitlere “kelle”, PKK terör örgütünün bebek katili başına da “sayın” dediği belleklerde durmaktadır.

Bugün, PKK terör örgütüne göz yuman ve ülkemizi terörün odağına getiren AKP’den hesap soramayan beceriksiz bir muhalefet vardır. Bugün şehitler üzerinden oy alma hesabı yapan AKP iktidarını deviremeyen sessiz bir muhalefet vardır. Muhalefet tüm bu olanlar karşısında uyurgezer rolüne soyunmaktadır, çünkü hepsini emperyalizm biçimlendirmiştir. İşte bu yüzden emperyalizmden hesap soramayanlar, birbirileriyle kavgalı gibi gözükmektedirler ama aslında birbirilerini beslemektedirler.

Dün bu eylemleri yapanlarla görüşeceksin ama bugün “hain” diyeceksin. Böyle bir politika düşünülemeyeceği gibi, sıkıştığı her konuda “aldatıldık” diyen yöneticilerle, ülkemizin hiçbir sorunu çözülemez. Bu ortamda yapılacak 1 Kasım 2015 seçimleri de, umut olamayacaktır. Ancak içlerinde özgürlük ateşi yanan Atatürk’ün gençlerinin, her türlü olumsuzluğun üstesinden gelerek, aydınlık yarınlara ulaşmanın yolunu bulacaklarından kimsenin şüphesi olmasın..

==========================

Dostlar,

Sevgili Suay’a teşekkür ederiz..
Bir noktada ayrılıyoruz..
1 Kasım seçimlerinden umutluyuz..
AKP’nin oyları eriyor..
Bu Halk aptal değil!
Katılım % 84’ten yukarı her 1 puan yükseldikçe AKP oylarının oranı %1 puan düşüyor..
7 Haziran’da seçime gitmeyen 9,1 milyon + yeni seçmen 400 bin + 1,3 milyon geçersiz oy..
Bunların ezici bölümü AKP oyu değil.. 10.8 milyon seçmen..
Yeni 400 bin genç seçmenden 1/3 oy ancak alabilir.. 18.8 milyon AKP oyu eriyor..

Hedef, katılımı % 90’ın üstüne taşımak.. 10,8 milyonun yarısı (katılmayan %16’nın yarısı, %8) bu seçimde oy kullansa.. O zaman AKP %41 – % 8 katılım artışı = %33’e iniyor..
10,8 milyon oyun yarısı CHP’ye gitse, CHP 200’ü aşarak 1. parti olabilir.. AKP 2. sıraya düşer. CHP + MHP ortaklığıyla hükümet kurulabilir; “iyi kötü“, AKP – HDP belasından kurtuluruz..

YURTTAŞ, 1 KASIM’da SEÇİME KATIL, GEÇERLİ OY KULLAN..
AKP – HDP DIŞINDA İSTEDİĞİNE OY VER..

Sevgi ve saygı ile.
21 Eylül 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com