Nurullah Aydın’dan yeni kitap : TÜRKLERİN MÜHRÜ


portresi

29’uncu kitabım TÜRKLERİN MÜHRÜ

Kamer yayınlarından çıktı. Bütün kitapçılarda.

İyi günler, iyi çalışmalar. Sevgi ve dostlukla.

 

Nurullah AYDIN
(eski hakim-savcı-hukukçu-yazar-akademisyen)

***** 



ARKA KAPAK metni 

Türklerin mührü; bulunduğu her yerde vardır.
Türk tarihi; kültür-ülkü-bağımsızlık ve var olma tarihidir.
Bağımsızlık; Türk Milletinin ve Türk Devlet anlayışının temelidir.
Türk Devleti’nin tarih sahnesine çıkışı; yiğitlik, kahramanlık ve feragate dayanır. 

Türkler tarih boyunca; yabancı soydan halklar üzerinde ince egemen bir tabaka teşkil etmekle beraber, onları yok etme gibi insanlık dışı yollara sapmamış; başka kültürlere, ırklara ve dinlere saygı duymuştur. Yabancı halkların Türklüğü benimsemelerinde,
baskı, şiddet, zorbalık olmamıştır. Asimilasyon Türk devlet geleneğinde yoktur
 

Türk; yukarıda gök çökse, aşağıda yer delinse devlet ve yasasını bozdurmama azminde olan, dürüst ve adil, edepli, ahde vefalı, alçakgönüllü, aile bağı kuvvetli, pratik düşünceli ve yüksek kavrayışlı, saf ve temiz yürekli, asil, yardımsever, misafirperver, nazik, samimi, içtendir. 

Türk; cesur, namuslu, vatanına bağlı, ölen ama mağlup edilemeyen, düşman karşısında kasırga yıldırım, dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yeli, berrak bir göldür.   

Türkler; vekarlı, kanaatkar, sabırlı, zorluklara katlanan, amacı hedefi olan,
şecaat, cesaret ve fazilet sahibi yiğitlerdir.

Türkler; yönetilen değil yönetendir.

Türkler; akıl, bilim ve sanat odaklı düşünce, inanç ve yaşam anlayışına sahiptir.

Türklerin kuvvetli yanı feraseti ve mertliği, zayıf tarafı saflığı ve iyiniyetliliğidir. 

Türklük kültürel bir kimliktir. Türklük bir hissetmedir. 

Türk Milleti; ortak milli ve manevi değerlere, ortak ideallere sahip bir millettir.

Türk Milleti; erdemli, ahlaklı, kahraman bir millettir.

Türk Milleti; insanlık ailesinin köklü şerefli bir üyesidir.

Türk Milleti; etnik kimliklerle, dinlerle ve mezheplerle ayrıştırılamaz

Türk Devleti; kucaklayıcı, birleştirici, ötekileştirmeyen bir devlettir.

Barış, adalet, huzur ve güven; Türk’ün egemen olduğu her yerde var olan
temel bir gerçekliktir.
 

  • Ayyıldızlı bayrak altında yaşayan, vatandaşlık bağı olan,
    Türk Milleti’nin mensubudur.

Bağımsızlığı, Türk kimliğini, Türk dilini, Türk kültürünü, Türk medeniyetini korumak, geliştirmek, ilerletmek, kendini Türk Milleti’nin asli unsuru gören her insanın
temel görevidir.
 

Kim olduğunu bil ki; yok edilmeyesin, güçlü kuvvetli olasın.

Sayın Öcalan, sana haksızlık etmişiz!

Sayın Öcalan, sana haksızlık etmişiz!

Sayın Öcalan yıllardır seni bize eli kanlı bebek katili diye anlattılar.

Patlayan her bombanın,

Şehit edilen her evladımızın katili olarak seni gösterdiler.

Yıllarca Suriye’de vatanından ayrı yaşamaya mecbur bırakıldın!

Sonra, sana oyun oynadılar ve paketleyip vatanına (!) teslim ettiler.

Seni Türkiye ye getiren Komutan suçunun karşılığını buldu!
Şimdi Silivri zindanlarında ömrünü çürütüyor.

Yargılandın idama mahkum olacaktın ki,
Meclis yeni bir düzenleme yapıp idam cezasını kaldırdı.
Ağırlaştırılmış Müebbet hapse mahkum edildin.

İmralı’ya kapattılar seni.
Yılarca tek başına, konuşacak tek bir insan bile olmadan ömrünü çürüttün.
Halbuki senin gözlerindeki bağı açıp,
Abdullah Öcalan memleketine hoş geldin dediklerinde,
İlk sözün

  • “Benim annem de Türk; fırsat verilirse hizmet etmek isterim.”

sözlerini yıllarca kimse anlamadı!

AKP Hükümetinin seninle bağlantı kurduğunu MHP ortaya atınca ortam gerildi.
Pişmiş aşa su katmaya, seni memleketine hizmet etmekten alıkoymaya kalktılar.
Neyse ki korkulan olmadı,
Açılım sürecini başlatan Başbakan Erdoğan, “Baldıran zehrini içerim” diyerek
bütün riskleri aldı.

Süreç başarı ile yürüyor…
Pür dikkat senin ağzından çıkacak açıklamayı bekliyoruz artık.
Sayın Öcalan bugün ne diyecek,
Ülkesine hangi hizmeti edecek diye merakla sana gidip gelenlerin açıklamalarını
bekler olduk.

Anlaşılan ilk heyetin boş boğazlığı seni de üzmüş olmalı ki,
bu kez açıklamanı onlara vermedin.
Kurduğun örgüte yazdığın mektuplar artık ilk elden ulaşacak.
Böylelikle çaycının süreci sabote etmesi de önlenmiş olacak.

Şimdi yitirdiğimiz binlerce insanı, yitirdiğimiz onlarca yılı düşünüyorum da,
sanırım sana haksızlık etmişiz.
Sen bebek katili falan değil,
Bas bayağı barış elçisiymişsin.
Zaten son açıklaman da tam bu yönde.
Bir tek can bile yitip gitmemeli.
Bu sözü senin ağzından duymak,
Eminim birçok vatanperver vatandaşımızı ziyadesi ile memnun etti…

Seni İmralı’da özgürlüğünden uzak tutuyoruz ya,
Malum yasalar var memlekette.
Eğer süreç böyle devam eder, Meclis de seni daha iyi anlar,
Yeni bir düzenleme yapabilirse,
Sırrı Sakık’ın dediği gibi paltonu asarız inşallah…

Hayalsiz olmaz be abi.

http://www.kocaeligazete.com/yazar/nazan-yavuz/1921/sayin-ocalan-sana-haksizlik-etmisiz.html, 21.3.13