Etiket arşivi: Başkan Esad

Suriye ordusu Doğu Guta’da zaferi ilan etti

Suriye ordusu Doğu Guta’da zaferi ilan etti

AYDINLIK, 31.3.2018 19:36
https://www.aydinlik.com.tr/suriye-ordusu-dogu-guta-da-zaferi-ilan-etti-dunya-mart-2018-1 

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Suriye Silahlı Kuvvetleri komuta merkezi, ordunun Doğu Guta’daki tüm yerleşim birimlerini terör yanlılarından kurtardığını açıkladı. Suriye Silahlı Kuvvetleri komuta merkezinden yapılan açıklamada, Suriye hükümet ordusunun müttefik güçlerin desteğiyle Şam’a çok yakın bir konumda olan Doğu Guta bölgesindeki tüm kentleri ve yerleşimleri terör yanlılarından kurtardığı belirtildi.

Açıklama metninde, “Dost ve müttefik kuvvetlerle işbirliği halinde silahlı kuvvetlerimiz tarafından titizlikle planlanan ve uygulanan bir dizi çatışmanın ardından Şam dolaylarında yer alan Doğu Guta bölgesindeki tüm kent ve yerleşimlerin kontrolü geri alındı.” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, operasyonlarda aralarında belirgin tehlikeli isimlerin bulunduğu yüzlerce teröristin öldürüldüğünü, karargahları, siperleri ve ekipmanlarının (AS: donanımlarının)  da imha edildiğini kaydedildi. Suriye ordusu, teröristlerin Şam ve kırsalında sivil yerleşim alanlarını hedef almada kullandıkları havan topları, roket ve füzeleri imal ettikleri atölyelerin imha edildiğini ifade etti.

Bölgede teröristlerin son karargahı Duma kenti ve sivil halkı kurtarma amacıyla ordu birliklerini kent dolayında teröristlere karşı operasyonlarını başarıyla sürdürdüklerini vurguladı.

ŞAM’IN ANA OTOBANI 7 YIL SONRA İLK KEZ AÇILDI

Metinde ayrıca Suriye hükümet güçlerinin başkent Şam’ı ülkenin ana eyaletleriyle bağlayan ana otobanı 7 yıl sonra ilk kez açtıkları ifade edildi. Açıklamada, “Bu başarı (Doğu Guta’nın kurtarılması) Şam ile orta ve kuzey bölgeleri, kıyı bölgeleri ve çöl üzerinden Irak sınırına kadar olan bölgelerin arasındaki ana otoyolların açılmasını sağladı.” dendi.

150 BİNDEN FAZLA SİVİL GÜVENLİ BÖLGELERE GEÇTİ

Suriye Arap Haber Ajansı’nda (SANA) yer alan haberde Doğu Guta’nın Cobar, Ayn Terma, Zemelke ve Irbin bölgelerinden bugün aralarında 497 teröristin bulunduğu 1706 kişiyi taşıyan 38 otobüsün İdlib’e gönderildiğini belirtti. Suriye ordusuna bağlı askeri bir kaynak, ordunun Doğu Guta’da yıllardır teröristlerin silah zoruyla tutup canlı kalkan olarak kullandıkları sivillerin tahliyesi (AS: boşaltılması) amacıyla 27 Şubat tarihinden itibaren (AS: bu yana) açtığı insani koridorlar üzerinden şu ana dek 150 binden çok sivilin tahliye edilip geçici ikamet (AS: yerleşim) merkezlerine aktarıldıklarını belirtti.
=======================================
Dostlar,

DOĞU GUTA’da
EMPERYALİST CEPHE YENİLDİ!

Çok sevindirici bir gelişme..

Batı emperyalizmi ve ülkemizde bu çevrelerin borazanlığını yapan medya, aylardır Doğu Guta’da (Eastern Guta) Suriye’nin soykırım yaptığını, kimyasal silah kullandığını…. inanılmaz bir yaygara düzeyinde ve kara propaganda olarak sürdürüyordu. Bu çevreler Suriye’nin uluslararası hukukta meşru, BM’ye üye “Suriye Devleti” yerine “Suriye rejimi”, Türkiye’den yandaş ağız ve kaynaklar ise daha da ileri giderek, meşru Suriye Devletini tanımazcasına salt “rejim” sözcüğünü kullanıyordu. “Rejim” (!), Doğu Guta’yı sürekli bombalıyor, kimyasal silah bile kullanıyor, her gün onlarca, kimi günler yüzlerce insanı öldürerek insanlık suçu işliyordu!

Oysa başta ABD olmak üzere uyduları, Suriye’de iç savaş çıkarmışlardı Mart 2011’de ve her türlü aracı kullanarak iç savaşı kışkırtmaktaydılar. Doğu Guta’da, başkent Şam’ın burnunun dibine dek sokulmuşlardı. Silahlı çapulculara – çetelere Batı emperyalizmi her tür silah ve lojistik desteği cömertçe ve yıllardır sağlamaktaydı.

Şam’ın – Başkan Esad‘ın yaptığı, hem ulusal hem de uluslararası hukuk katında meşru savunmadır. En az, Türkiye’nin, güvenliği için sınırları ötesinde Afrin‘de yaptığı operasyon ölçüsünde uluslararası hukuka uygun ve meşrudur. Tıpkı Fırat Kalkanı operasyonu ve ülkemizin doğu – güneydoğusunda PKK’ya karşı yürütülen Hendek operasyonu denli yasal ve Suriye devletinin beka refleksidir.

Dileğimiz Batı emperyalizminin kanlı ellerinin bölgeden hızla çekilmesidir.

Bunun için bölge ülkelerinin kararlı biçimde ortak davranması gerekir. Rusya, İran, Azerbaycan, Ürdün, Lübnan, uzaklardan Çin ve elbette Türkiye.. Ancak Türkiye başlangıçta Batı emperyalizmi ile ortak davrandı ne acı ve ne utandırıcı ki! İran ve Rusya’nın sabırlı – olgun – tutarlı politikaları ile ancak AKP = RTE acı gerçekleri yıllar sonra gördü ve 180 derece rota değiştirdi. Erdoğan gene kandırılmıştı!?

Artık Suriye devletinin meşru hükümeti ile resmi işbirliği kurma zamanı gelmiş ve geçmektedir. Türkiye, ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) denilen çapulcularla sınır ötesi operasyon yapmak yerine, bu güvenliğin sağlanması için meşru Esad yönetimiyle ilişki kurmalıdır. Türkiye Afrin’de sonsuza dek kalacak değildir. Geri çekildiğinde bölgede güvenlik kaçınılmaz biçimde Suriye hükümetince sağlanacaktır. Daha şimdiden Suriye hükümeti birkaç kez Türkiye’nin Afrin’den çekilmesini istemiş, BM’ye başvurmuş ve lehine kararlar sağlamıştır. Türkiye gerekiyorsa teknik desteği Suriye hükümetine vermelidir.

Kaldı ki, Suriye’nin açıklamasında “Suriye hükümet ordusunun müttefik güçlerin desteğiyle” ifadesi kullanılmaktadır. Gerçekte Türkiye’nin askeri – teknik hele hele istihbari desteğine hiç de / pek de gereksinimi yoktur Suriye’nin. Rusya, İran, Lübnan Hizbullahı… açık destek vermektedir. Irak hükümeti ile yapıldığı gibi, teröre karşı savaşım için (savaş değil mücadele!) yasal Suriye hükümeti ile resmi işbirliğine girilmelidir. Afrin sonrası benzeri operasyonlar ilgili ülkenin (Suriye ve Irak) işbirliği ile yürütülmelidir. Bunun tersine politikalar ülkemize her bakımdan çok pahalıya malolduğu gibi, giderimi (telafisi) olanaksız can yitiklerine, yaralanmalara (şehit ve gazilere) nedendir. Üstelik kalıcı da olmayabilir sağlanan güvenlik. Bunların vebali çok ağırdır.. Hele hele seçenek (alternatif) politikalar izlemek olanaklı iken.

AKP = Erdoğan‘ı, Suriye’ye ilişkin baştan sona ürkünç (vahim), mezhepçi… yanlışlarına artık bir son vermeye; hele hele bu tür ulusal konuları iç siyasete – seçime asla alet etmemeye ve de OHAL’i artık sündürmemeye çağırıyoruz.

Sevgi ve saygı ile. 31 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

‘Suriye kimyasal silah kullanmadı’

‘Suriye kimyasal silah kullanmadı’

‘Suriye kimyasal silah kullanmadı’

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Ryabkov: Şam, İdlib’de hiçbir şekilde kimyasal silah kullanmadı

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya’nın, Şam’ın İdlib’de hiçbir şekilde kimyasal silah kullanmadığı konusunda ısrarcı olduğunu söyledi.

Sputnik’in haberine göre; Gazetecilere konuşan Ryabkov

  • “Rusya olarak tamamen emin bir şekilde klorin gibi Suriye’de kullanıldığı iddia edilen ev yapımı kimyasallar olsun ya da zehirli maddeler olsun, hiçbir kimyasal silah kullanmadı. Böyle bir şey orada olmadı. Bizim elimize ulaşan bilgilere göre teröristlerin kullandığı ve zehirli maddelerin bulunduğu, patlayıcı üretimi için kullanılan bir depo vuruldu” dedi.

‘SORUŞTURMA YAKINDAN YAPILSIN’

Bu tür silahların kullanılmasının Suriye’nin yanı sıra Irak’ta da kullanılabileceğine inanmak için neden olduğunu belirten Ryabkov açıklamalarına şöyle devam etti:

  • “Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) çatısı altında tarafsız bir soruşturma gerçekleştirmesi konusunda ısrar ediyoruz. Bunun için OPCW, bölgeye özel misyon heyeti gönderme gibi olanaklara sahip, bu uzmanlar orada ne olduğunu anlayabilir, kanıt toplayabilir, numuneler alabilir. ‘Beyaz Miğferler’ gibi kötülüğü ile nam salmış, jeopolitik hedefler doğrultusunda mizansenlerle ilgilenen bir grubun aktardığı bilgileri toplayarak uzaktan bir soruşturma yapılmasına karşıyız.”
    http://www.aydinlik.com.tr/dunya/2017-nisan/suriye-kimyasal-silah-kullanmadi, 6.4.2017
    ===========================
    Dostlar,

Bu gün (6.4.2017) sitemizin manşetinde (bkz. dipnot) de yazdık. Olayı irdelemek için sorulacak soru yalındır:

İdlib’de kimyasal silah kullanmak kimin işine yarar?
Esat’ın işine yarar mı, O’na ne yarar sağlar?

Hemen Suriye’ye askeri müdahale için vakitsiz öten horozlara ne demeli?
İğrenç bir provokasyon kokuyor değil mi? Önce bomba sonra Suriye’ye askeri müdahale.. yuh!
Irak’a yapıldı aynı şey 2003’lerde.. BM uzmanları NBC silahları aradı bütün Irak’ta, bulunamadı, Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, yaptıklarından utandığını açıkladı.
ABD kuklası İngiltere Başbakanı Tony Blair kendi ülkesinde ağır biçimde kınandı.

Bu olayda da yürütülecek yansız uluslararası incelemede Esad / Suriye rejimi masum çıkarsa AKP – RTE ne diyecektir? Bu durum Erdoğan için bir istifa gerekçesi oluşturur..

Erdoğan: Trump’ın sözleri lafta kalmasın!

AKP-RTE hala ve hiç akıllanmamış görünüyor..
Suriye’de izlenen yıkıcı – bölücü – düşmanca politikalarla emperyalizmin uyduluğu Türkiye olarak bizi utandırıyor.. RTE gene “Esed” teranelerine başladı. Trump ABD’ye askeri müdahale yaparsa her şeye hazır olduğunu açıkladı..
Bu sahibinin sesi dış politika ülkemizi kanlı bir batağa, giderek iç savaş ve bölünmeye sürükler! TBMM’de acil olarak Suriye konusu görüşülmeli, Erdoğan’ın akıl dışı, gözü kara Esad düşmanlığı mutlaka frenlenmeli ve Türkiye “Yurtta barış, dünyada barış” politikası izlemelidir. Suriye’ye düşmanlık değil, doğrudan görüşmelerle dostluk eli uzatılmalı, bu ülkenin içişlerine asla karışılmamalıdır.

Bu vesile ile, 16 Nisan halkoylamasında “evet” demeyi düşünen yurttaşlarımız bir kez daha değerlendirmeli : Eğer Anayasa değişiklikleri geçerse / geçmiş olsa idi, Erdoğan tek başına, yürürlükteki Anayasanın 104. maddesine 16. fıkra olarak değişikliğin 8. maddesi ile eklenen aşağıdaki hükme göre

  • “Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.”

yetkisini kullanabilecek ve TBMM’de görüşülmeden ABD – Batı ve kukla BM ile Suriye’re son darbeyi vurmak üzere askeri müdahaleye karar verebilecekti! Türkiye için karanlık ve kanlı bir serüven, gereksiz yeni şehit ve gaziler, içeride katliamlar, sabotajlar, kundaklamalar…
O yüzden, rejimin Kâbesi olarak TBMM yetkili olmalı, ülkenin yazgısı asla ve akta tek bir kişiye bırakılmamalıdır..

Sevgi ve saygı ile. 6 Nisan 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com
===================================

Suriye’de yaşanan sarin gazı faciası…

Ve kurbanları nedeniyle acımız çok büyük çok…. Serinkanlılıkla sorgulamalı ve gerçekleri
dile getirmeliyiz. Bunu için akıllı sorular sormak uygun bir araç. 5 sorumuz var yanıtı içinde:
1. Bu biyolojik savaş silahı toksik-boğucu/yakıcı gazları terör örgütlerine Batılılar neden verdi?
2. Batı’nın besleyip silahlandırdığı bölücü terör örgütleri bu gazları nerde ve neden depoluyordu, Batı’lı emperyalist ülkeler adına taşeron olarak buyruk verildiğinde kullanmak için mi?
3. Başkan Esad, ülkesini bölmek için Batı adına vekaleten savaşan terör örgütlerinin mühimmat depolarını vururken sarin gazı stoklarının isabet almış olabileceğini açıkyüreklilikle dile getirdi. Bu facia önlenebilir miydi; sorumlusu ülkesini savunan Esad mı; yoksa, sarin gazını hiç olmazsa yeraltında güvenli saklamayan, faciaya çanak tutan terör örgütleri ve Batılı aklıverenleri mi?
4. Mal bulmuş mağribi gibi, Türkiye – Suriye ilişkilerini doğrudan görüşmelerle düzeltmek zorunda iken, Erdoğan’ın yeniden “Esed” söylemine sarılması aklınıza neler getiriyor? Bu gün (6.4.17) Balıkesir mitinginde Erdoğan Allah’ın intikamcı olduğunu ve hesap soracağını söyledi. Biz Allah’ın rahim ve rahman, esirgeyen ve bağışlayan.. olduğunu biliyorduk. RTE’ye göre Allah’ın İNTİKAMCI olduğunu da öğrendik!? Ne diyorsunuz dürüst din-ilahiyat uzmanları?

.. Uzatmayalım; AKP – RTE Mart 2011’de Suriye’ye dönük iç savaş çıkararak bölme – Alevi Esad’ı devirerek İhvancı rejim kurma hevesiyle emperyalizme maşa olup her tür düşmanlığı yapmasaydı Suriye halkına; orada ve Türkiye’de bağlantılı bu facialar olur muydu? 6 yıldır yaşanan acı olayların  gerçek sorumlusu kim, kim?
En çok bağıran(lar) neyi örtüyor??
(6.4.2017 günü sitemiz manşetinde yayımlanmıştır)

*****