MEDYA TOPLUMUN KUTUP YILDIZIDIR

MEDYA TOPLUMUN KUTUP YILDIZIDIR

Mustafa AYDINLI
Eğitimci – Yazar

Medya; iletişim sağlayan radyo, TV, gazete ve dergiler gibi basın yayın organlarının tümü, yani kitle iletişim araçları, basın yayın organları. Günümüzde, sanal ortamda “sosyal medya” olanakları da eklendi bunlara. Toplum bu organlar aracılığı ile kanaat sahibi olur. Yönünü belirler, haber alır, görüş açıklar, karar verir. Kısacası medya toplumun yön belirlemesi, bilinçlenmesi doğruları öğrenmesi konusunda kutup yıldızı görevi görür.

  1. Son yıllarda medya organları, çeşitli isimlerle adlandırılmakta. Örneğin “yandaş medya”, “Candaş Medya”, “Yoldaş medya”, “Paralel Medya”, “Havuz Medyası” gibi adlarla belirli yayın organlarını işaret ederek onları olumsuz yönleri ile eleştirmek, suçlamak, küçük görmek veya yermek gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Kurtuluş Savaşımız döneminde bir de “Mütareke Basını” vardı. Doğal olarak çağdaş, demokratik ve hukuk kuralları egemen olan bir ülkede basın – yayın organlarının belli bir yayıncılık anlayışı ve mevzuat kurallarına bağlı ve güvenceli olması gerekir. Tarafsızlık ve bağımsızlık en temel ilkelerdendir. Basın Ahlak Yasası çerçevesinde doğru haber verme, basın ahlak ve ilkeleri anlayışı “Yanıt verme ve düzeltme” haklarının kullandırılması gibi. (Basın Ahlak Yasası, basın çalışanı gazetecilerin uymayı kabul ettikleri, yasal dayanağı olmayan bir anlaşma metnidir. 14 Şubat 1952’de Uluslararası Basın Enstitüsü’nün ilkelerine dayalı olarak benimsenmiştir.)
  2. Yandaş medya günümüzde, basının (Doğan Medya Grubunun, Demirören Grubuna verilmesi ile) yaklaşık %95’ine egemendir.  “İktidar yanlısı” basın – yayın organları için kullanılan bir deyimdir.
  3. Havuz Medyası; TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) tarafından el konan şirketlerin yayın organlarının sözde ihaleyle satış bedellerinin bir “havuzda” toplanarak, bu şirketleri satın alması istenen iktidar yanlısı kişilerin sahip oldukları yayın organlarına bu ad verilmiştir. Bu yayın organları, kayıtsız – şartsız iktidarı desteklemekte hatta güdümünde bulunmaktadırlar. Hiçbir sorgulama gereği duymayacak ölçüde iktidar yanlısı %95’lik yandaş – devşirilmiş blok içindedir.

Candaş ve Yoldaş Medya; iktidar karşıtı, muhalif basın-ayın organları için kullanılan bir deyimdir. Yazılı ve görsel basının ancak %5’lik bir dilimini oluşturmaktadır. Ancak aksine, toplumun en az %50’yi aşkın kesimince dikkatle izlenmektedir.

Paralel Medya terimi; Fetullah Gülen Cemaati ve yayın organları için kullanılıyordu. 15 Temmuz 2016’ya dek AKP iktidarının ortağıydı. İktidarı paylaşamama nedeniyle aralarının açılması ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra tümü kapatıldı.

Mütareke Basını : Osmanlı Devleti 1918’de 1. Dünya Paylaşım Savaşından yenik çıkmıştı. Mondros Mütarekesi (silah bırakışması) imzalanmış (30 Ekim 1918), başkent İstanbul dahil, anayurdun her yanı işgal edilmişti. Teslim olmayan yurtsever güçler silaha sarılarak Anadolu’da mücadele başlatmışlardı. Adı Kuvayı Milliye direnişi, önderi de Çanakkale Kahramanı Mustafa Kemal Paşadır.

İşgal altındaki İstanbul’da basının bir bölümü işgalcilere ve büyük devletlere yalakalık yapıyordu. Milli Mücadele tarihimizde utanç verici bir olaydır. İşgalci güçlere karşı çıkılmamasını, onların tüm isteklerine boyun bükülmesini, dahası Yunan işgaline bile karşı çıkılmaması gerektiğini istemiş ve Saltanat öncülüğünde haince yayınları ile halkı uyuşturmaya çalışmıştı. O gününün “Mütareke basını”ndan kimi örnekler :

ALİ KEMAL: “Padişaha sadakatle bağlı Anadolu halkı, Mustafa Kemal denilen şakiye haddini bildirecektir.” (20 Nisan 1920, Peyamı Sabah)

REF’İ CEVAT (Ulunay) : “İngilizleri bekliyoruz. Türkler kendi güçleriyle adam olamaz. İngilizler elimizden tutarak bizi kurtaracak.” (21 Nisan 1919 ve 16 Mart 1920, Alemdar Gazetesi)

“Yunanlar ne kadar ebedi düşmanımız olursa olsun, bugünkü galiplerimizin bir müttefikidir, onlara karşı yapılacak hareket, İtilaf Devletlerinin kırgınlığına sebep olur. Gafletin bu derecesi görülmüş, işitilmiş şey değildir!” (23 Mart 1920, Alemdar Gazetesi)

“Mustafa Kemal isyancıdır, cezası ağır olmalıdır!” (29 Nisan 1920, Peyamı Sabah)
*****
Basın toplumun gözü, kulağı hatta beynidir. Ona yönünü bulmasında en önemli rolü oynayan, Kutup Yıldızı konumundadır. Yeter ki basın özgür – tarafsız – bağımsız olsun, tekelleşip, kartelleşmesin, nesnel (objektif) olsun.

Kimi basın kuruluşlarının Çanakkale Savaşları kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’e yer vermemelerini, adını anmayıp yok saymalarını hayret ve dehşetle karşılıyor, soruyoruz:

  • Yukarıda örneklerini verdiğimiz Mütareke Basınından da mı hiç ders al(a)madık?