CUMHURİYET 93 YAŞINDA!

CUMHURİYET 93 YAŞINDA!

portresi


Dr. Ceyhun BALCI

Her geçen yıl daha fazla anlıyoruz değerini Cumhuriyet’in ve onun kurucusu ATATÜRK’ün…

img_6246

Kurucu ilkelerden uzaklaştıkça karmaşaya savrulan, yolunu şaşıran, ne yapacağını bilemez duruma düşen bir ülke ve o ülkenin halkı Cumhuriyet’in kurucusunu daha iyi anlamak ve bundan da önce tanımak göreviyle karşı karşıyadır.

Baş edilmesi olanaksız bir anti-emperyalist olduğunu hiç aklımızdan çıkartmamalıyız Atatürk’ün!

Bu yanıyla sert ve köşeli yapısının tersine ülkesini yakan, yıkan bir ülkenin bayrağını yere serdirmeme erdemini gösterebilmesi; tutsak aldığı düşman ordusunun komutanını teselliye varan sıcaklık akla ilk gelen örnekler.

Şu soylu sözlere şapka çıkartmamak olası mı?

soylu sözler

Yıl 1923!

Bir yandan Cumhuriyet kurulurken öbür yandan Cumhuriyet’i yaşatamanın ve onu yükseltmenin sigortaları oluşturulmakta!

Avrupa’ya öğrenci gönderilecektir. Cumhuriyet insan kaynaklarını kendisi yetiştirene dek başkaca yol yoktur. Yüz elli başvurudan 11 kişi seçilmiştir.

O 11 kişiden birisi Almanya yolcusudur! Sirkeci Garı’nda Almanya’ya gideceği tren kalkmadan önce düşüncelere dalmıştır bu Türk Promete

Yaban ellerinde ne yapacaktır, nasıl yapacaktır? Gitmekle kalmak arası bir yerlerdedir! Derin düşüncelere dalmışken adının anıldığını işitir!

Posta görevlisidir “Mahmut Sadiii, Mahmut Sadiii..” diye seslenen! Telgrafın var diyerek uzatır elindeki iletiyi.

Heyecanla bir solukta okuduğu telgrafın göndericisi Mustafa Kemal’dir!

Onca işin arasında güle güle demektedir Mahmut Sadi’ye!

“Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum! Ateş topu olarak dönmelisiniz!”

Duygulanır Mahmut Sadi! Birkaç dakika önce aklından geçenlerden dolayı utanç da duyar!

Kıvılcım olarak gidip ateş topu olarak dönenlerden birisidir Mahmut Sadi IRMAK! Tıp doktoru olmuş, yetmemiş profesör olmuş, o da yetmemiş ülkesinde Başbakanlık koltuğuna oturmuş!

Savaş alanlarında karşıtlarını titreten Mustafa Kemal, barış zamanlarının da bilgesidir! Bu kısa telgraftan anlaşılan budur!

Şimdilerde aklına kapağı yurt dışına atmaktan başka şey getiremeyen bir kuşağın bu telgraftan ne anlayacağını kestirmek hiç de kolay değil!

Cumhuriyet’in 93. yılında el kadar bebelerimiz bile insan kılıklı alçakların cinsel nesnesine dönüştürüldü! Pırıl pırıl genç kızlarımız güpegündüz, onlarca kişinin önünde insan görünümlü yaratıkların tekmeli tokatlı saldırılarına uğramakta!

Aklın ve uygarlığın ülkesi olsun diye kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu utanç verici koşullardan bir an önce kurtarılmalı!

Umarsızlıktan halkı suçlayanlara, umutsuzluk bataklığında çırpınırken ne yapacağını bilemeyenlere!

Bugünün Türk halkı 1919’dakinden, 1923’tekinden daha niteliksiz ve yeteneksiz değil!

Yeter ki, aklını kullanan, vatanını milletini seven önderler ortaya çıksın! Milletin önüne düşsün!

Başta kurucu Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere Cumhuriyet’i var edenlerin yüce anısına saygıyla…