Bekir Coşkun : “Hayır” bir halk hareketidir…

Hayır, bir halk hareketidir…

SÖZCÜ, 1 Nisan 2017
Bekir COŞKUN

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Bazen sırrı çözülemez… Birbirlerinden çok uzaktaki steplerde, birkaç milyon göçmen kuşun aynı anda, aynı yöne havalanması gibi… Bilim adamları bulut gibi milyonlarca sığırcık kuşunun, ya da denizde balığın aynı anda aynı yöne dönmelerindeki sırrı da çözemediler…
*
İnsan?.. Düğünde altı kişi lorke oynasın, havada şaşkın ayaklar, çarpışan kalçalar, yerde sürüklenen kızın kardeşi… Ama Allah muhafaza “Yangın var” nidası duyulsun, bir salon insan aynı anda, aynı hızla, aynı kapıdan çıkmak istemesi lorkeden daha senkronizedir… Bilim adamları doğadaki eş zamanlı kolektif hareketleri, üstün “ortak algıya” bağlıyorlar… Hayvanlarda, adam satma, soyuna ihanet, çıkar, avanta, cinlik duyguları olmadığı için, ortak davranışlar daha kolektif… Diyelim kuş “Ben kestirmeden gidip yeme konayım” diye düşünmez… Ya da balık “Herkes kaçsın, ben kalıp büyük balığa yalakalık yapayım” demez…
*
Tehlike var… Ortak vicdan “Hayır” diyor…
Aklı ve değerleri olan insanlar aynı yöne dönüyorlar… Birbirlerinden habersiz, birbirinden uzakta, aynı duyguyu hissederek… Çocuklar duvarlara “Hayır” yazıyor…
Manav karpuza “Hayır” oymuş… Gençler duraklarda İzmir Marşı söylüyorlar
Yetişkinler, dilleri döndüğü kadar tehlikeyi anlatıyorlar…
Sağcısı, solcusu, milliyetçisi, muhafazakarı, liberali, komünisti, işçisi, ahlaklı patronu, köylüsü, esnafı fark etmiyor… Halk hareketidir bu
*
Altlarında uçakları, helikopterleri, otobüsleri, belediyeleri, billboardları, valileri, kaymakamları, polisleri, televizyonları, arkalarında devlet olanakları olmayan insanların hareketidir… Küçük bir bayrak, kınalı bir el, inşaatın duvarına beş harf, sosyal medyada iki satır, arabanın camına küçük bir çıkartma… Kimi zaman bir şiir, kimi zaman bir şarkı… Bakmışsın iki damla yaş…
*
Vicdanların kanat seslerini dinleyin… “Hayır” bir halk hareketidir…
=================================
Dostlar,

Teşekkürler değerli yazar Bekir Coşkun..
Bir şey eklemeye gerek var mı?? Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste..
Çıkmaya başlamıştır bile.. Dünyanın en huzursuz- gergin – mutsuz – kaygılı – endişeli… insanının R.T. Erdoğan olduğuna hiiiiç kuşku yoktur.. Kendisi yaratmıştır, kendi düşen ağlamaz.. Üstelik çooooooooook yetkili bir Cumurbaşkanı iken, yarı-başkan gibi.
15 yıldır ülkeyi tek başına yönetiyor iken.. Türkiye Cumhuriyeti Devleti O’na, demokrasinin nimetlerini sonuna dek ve büyük cömertlikle sunmuş iken..
Bunları kötüye kullan, suça bulaş, ülkeyi uçuruma sürükle, dünyada yalnızlaştır….
…………………….
…………………………
Saymakla bitmez.. sonra da ülkeyi 140 yıl geriye savuracak padişahtan öte yetki iste..
Yer ve gök ADALET üstünde durur.. Mülkün (Ülkenin!) temeli Adalettir!
Bu asla ve kat’a adaletli bir durum ve istem değildir..

Halkoylaması AKP – RTE’nin çöküşü, bedel – fatura ödemesi olacaktır.

Bu halk o denli akılsız değildir; 16 Nisan 2017 günü geleceğine el koyacak ve
sandıkta büyük çoğunlukla “HAYIR!” diyerek kendisine giydirilmek istenen
deli gömleğini yırtacaktır.. Ne çelişki ki, bu AKP – RTE’nin de hayrına olacak!

Bu karanlık – utanılası dönem de geçecek, Büyük Atatürk‘ün hedefe attığı ok bağlamında Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!

  • Bu, yok olma tehlikesini açık seçik algılayan TÜRK ULUSUNUN
    önlenemez beka refleksidir ve durdurulması, engellenmesi olanak dışıdır.
    Halk, tehlikeyi ve sorumlularını kesin bir kararlılıkla bertaraf ve tasfiye edecektir.

Sevgi ve saygı ile. 3 Nisan 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

29 Ekim 2012 : Devr-i AKP’de Ulus’tan ve Anıtkabir’den Tarihsel Görüntüler

 

Yüce ATATÜRK : “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır..”

29 Ekim 2012, Ulus’tan Görüntüler 

80 BİN KİŞİ ULUS’ta..

TOPLUMSAL OLAY’A (!) MÜDAHALE BAŞLIYOR… 

Basınçlı sudan ve gazdan biz de payımıza düşeni aldık..

Sorumlularına “teşekkür ediyoruz..” (!) tarih önünde..

30 Ekim 2012 akşamı Cumhuriyet yemeğinde (Gazi Üniv.) ADD Genel Başkanı
Tansel Çölaşan;

“..gazlanmayan ve ıslanmayan bu salonda yok herhalde..” dedi konuşmasında..
İçimiz rahattı..(!)

Düşene kılıç kalkar mı, töremizde var mı?
Annesi yaşında ve yere düş(ürül)müş kadına şiddet uygulayabilecek güvenlik görevlileri Türkiye’de nasıl ve nerede yetiştirildi?
Polisin içinde İHL ve İlahiyat mezunu kaç kişi var? Bu polisin eğitimi ve aidiyeti ne?
Örn. “Alevi” olabilir mi; yoksa tam tersi mi??


ÇATIŞMA BİTTİ mi!?
 

…Ve ANIT KABİR’de MUTLU SON…

Genelkurmay; “izdiham nedeniyle” 29 Ekim 2012 günü Anıtkabir’e gelen ziyaretçi sayısını veremedi..

Dikkat, gerekçe : Yaşanan izdiham..

Bizim kestirimimiz : Kesinlikle 1 milyonu aşkın..

Daha önce hiçbir ziyarette, 1996’da, Tandoğan mitingi sonrasında..bu denli kalabalık görmedik.

Bu denli coşku da..

Trafikta arabalara tampon tampona denir ya..
Biz de yürüyüşte, özellikle Anıtkabir’de “topuk topuğa”, göğüs göğüse ve de
omuz omuza idik..

  • Biz yürüyüşçüler “çok samimi” idik yürüyüş boyunca..

Azıcık aklı olan, bu olup bitenlerden gerekli dersi çıkarır..

Yineleyelim :

Yüce ATATÜRK :

“Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır..”