AŞI REDDİ : ETİK BUNUN NERESİNDE??

AŞI REDDİ :
ETİK BUNUN NERESİNDE??


Yukarıdaki başlıkla bir sözlü bildirimiz oldu..
25 Eylül 2018’de Konsültasyon – Liyezon Psikiyatrisi 4. Simpozyumunda sunduğumuz sözlü bildirinin yansılarına erişmek için lütfen tıklayınız..

KLP-4, Aşı reddi, ETİK BUNUN NERESİNDE

Toplantıya emek veren, bize de sözlü bildiri sunma olanağı sağlayan düzenleyicilere, başta Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Konsültasyon – Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı değerli meslektaşımız Sn. Prof. Dr. Hakan Kumbasar olmak üzere ilgililere teşekkür ederiz..

  • Bu vesile ile siyasal iktidarı ve TBMM’yi, hızla ve tehlikeli biçimde artan AŞI REDDİ tehdidi karşısında göreve çağırıyoruz.

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Yasası ve TCK’nın 195. maddesine yapılacak küçük eklemeler ile yasal boşluk giderilebilir ve ülkemiz aşı ile korunulabilir hastalıklardan doğabilecek bir bulaşıcı hastalık salgını ve acı – ağır sonuçlarından korunabilir..

  • Yasama organı ve Yürütme’nin gerekli mevzuat düzenlemesini daha çok gecikmeden yapması hem hukuksal, hem politik hem de ETİK yükümlülüğüdür.

2017 sonunda çocuklarına aşı yaptırmayı reddeden anababa sayısı 23 bine erişmişti! Ortalama 2 çocuk bu olumsuz – bilim – etik dışı davranıştan etkilense, 50 bine yaklaşır aşısız çocuk sayısı.. Anayasa Mahkemesi‘nin kararı Kasım 2015 tarihli idi.. O tarihten bu yana toplumda aşısız bebek – çocuk sayısı eklemeli (kümülatif) olarak büyümektedir ve bu durum halk sağlığı açısından son derece sakıncalı hatta tehlikeli bir durumdur.

Bir kez daha siyasal iktidarı ve Yasama Organını uyarmak istiyoruz bilimsel sorumluluğumuzla.

Sevgi ve saygı ile. 27 Eylül 2018, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı, AÜTF Halk Sağlığı AbD
Sağlık Hukuku Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com

“KANSERİ ÖNLEMEK İÇİN EN İYİSİ SİGARA İÇMEMEK”

“KANSERİ ÖNLEMEK İÇİN
EN İYİSİ SİGARA İÇMEMEK”

foto1

Stockholm’de bulunan 2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Aziz Sancar,
kendisine Nobel kazandıran “DNA onarım mekanizmasının nasıl işlediği” üzerine gerçekleştirdiği araştırmasını DHA’dan
Emin Arslan’a anlattı. (13.12.2015)

Nobel Ödüllü Türk Bilim İnsanı Prof.Dr. Aziz Sancar
sigara içmemenin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Nobel Ödülü DNA onarımı üzerindeki çalışmalarım için verildi. DNA onarımı
hem kanser yapan ajanlardan hem de kanser tedavisi için kullandığımız ilaçların yaptığı
DNA hasarlarını ortaya çıkarıyor.

İki önemli kanser yapan etkenlerden biri

  • Güneş ışığı deri kanseri yapıyor ki çok önemli değildir. Deri kanserinin tedavisi var.
  • En tehlikeli olan akciğer kanseri.
    Sigaranın içindeki kimyasal maddelerle DNA’yı tahrip ediyor. Bu da kanser yapıyor.
    Benim çalıştığım DNA onarım mekanizması, sigara dumanının yaptığı tahribatı tamir ediyor. Tamir ediyor da; durmadan sigara içerse buna DNA onarım mekanizması yetişemiyor.
    Dolayısı ile kanser oluşuyor. Benim DNA onarımını arttırıp, bunu daha etkin yapacak durumum yok. O bakımdan kanseri önlemek için en iyisi sigara içmemek. Herkes tedavi et diyor ama sigara içmezsen zaten öldürücü kanserin % 30’u kaybolur.”KANSER İLAÇLARININ ÇOĞU DNA’YI TAHRİP EDİYOR

    “DNA onarımı bir de kanser tedavisi için önemli. Kanser ilaçlarının çoğu DNA’yı tahrip ediyor.” diyen Sancar, sözlerine şöyle devam etti:

  • “Kanser hücresi de yapılan bu tahribi tamir edip ürüyor. Biz kanser ilacını DNA onarımının düşük olduğu zamanı bulup o zaman versek veya DNA onarımını kanser hücrelerinde önlesek kanser ilaçlarının etkisini arttırmış oluruz. Normal dokulara zarar vermemiş oluruz. Biliyorsunuz kanser tedavisinde en büyük sorun saçın dökülmesi, mide bulantısı. Ama biz kanser hücrelerini daha hassas yaparsak DNA onarımını azaltıp o yönden onun etkinliğini arttırabiliriz.”Nobel Ödüllü Aziz Sancar yaptıkları buluşların insan yaşamını uzatması anlamında bir etkisinin bulunduğunu sanmadığını belirterek,

    “Onarım mekanizmalarını çok ayrıntılı inceledik ve anlıyoruz. Onları hedef yapıp kanser hücrelerinde düşürmeye çalışıyoruz. Onu yükseltmek için de bir ilaç bulmak lazım.
    Tedavi yönünden, kimyasal yönden o ilaçların geliştirilmesi, bulunması lazım. İki konuda milleti inandırabilirsek ‘kardeşim sigara içme, sigara içiyorsan sonra bana gelirsin, kanser olmuşum tedavi et’ dersin, olur ama sigara içmezsen zaten bana ihtiyacın yok. Bir de dediğim gibi buluşumuzun kanser tedavisinde faydası olacak. Fakat normal insanın hayatının uzatılması konusunda, bizim yaptığımız buluşların şu anda bir etkisi olacağını sanmıyorum.” dedi.

    =====================

    Evet dostlar,

    SİGARA İÇMEMEK ve PASİF SİGARA DUMANI SOLUMAMAK (bu daha da önemli), kanser yükümüzü % 30 gibi muazzam bir oranda düşürüyor.. Buna sevinmeliyiz..

    Buna ek olarak yeterli – dengeli beslenme, şişman olmama ve egzersiz yapma.. da
    ek olarak % 30 dolayında kansere yakalanma riskini düşürüyor..

    Bu ikisi de insanların elinde çok büyük ölçüde ve yaşam boyu kanser riskinin neredeyse 2/3’ü dışlanabiliyor..

    Düzenli aralıklarla hekim muayenesi yaptırlır ve kanserin erken tanısı için alarm işaretlerine dikkat edilirse erken tanı olanağı yakalanır ki; bu da sağaltımı olanaklı kılar, kolaylaştırır.

    Karaciğer kanserinden korunmak için Hepati B aşısını ihmal etmemek gerekir..

    Kadınların 30-65 yaş arasında meme kaneri ve rahim ağzı kanserine karşı KETEM‘lerde
    düzenli incelemeleri ücretisz olarak yapılmaktadır. (Mammografi, USG, yayma – smear..)

    Kadın ve erkeklerde 50 yaş üstünde 10’ar yıl arayla 3 kez kolonoskopi de yaşam kurtarıcıdır.

    Unutulmasın; pek çok hastalıktan korunma olanaklıdır ve daha ucuz, daha etkindir.
    Üstelik Korunma ahlakidir, ekonomiktir ve insana yakışanıdır.
    Koruyucu sağlık hizmetlerinin etkin – yaygın – nitelikli – sürekli olarak kamu eliyle verilmesi sağaltım (tedavi) edici hizmetlere gereksinimi azaltır. Kişisel ve ulusal tasarruf da sağlanır.

    Sevgi ve saygı ile.
    13 Aralık 2015, Ankara

    Prof. Dr. Ahmet SALTIK
    Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
    AÜTF Halk Sağlığı AbD
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com