İMAM HATİP OKULLARINDA İKTİDAR DESTEKLİ ARTIŞ TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR

Eğitim Sen

İMAM HATİP OKULLARINDA İKTİDAR DESTEKLİ ARTIŞ TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR

Eğitim sistemini dini kurallar ve referanslara göre biçimlendirme süreci, eğitimde 4+4+4 dayatması sonrasında belirgin bir şekilde artmış, yıllarca dini eğitim kurumları olarak bilinen imam hatip okullarıtartışması yeniden alevlenmiştir.
1996-1997 eğitim-öğretim döneminde 400 binlerde olan imam hatip liselerindeki öğrenci sayısı
2002-2003 eğitim-öğretim döneminde 71 bine kadar gerilemiş, AKP iktidarının eğitimin en temel sorunlarından çok imam hatiplerin sayısını artırma derdine düşmesi, bazı il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin yazılı ve sözlü talimatları ile öğrencilerin imam hatiplere yönlendirilmesi ile birlikte yeniden yükselmeye başlamıştır.

İmam Hatip Ortaokulu Sayıları (İHO)

Bağımsız İHO    İHL içinde İHO   Toplam İHO
2012/’13      730     369                       1.099
2013/’14      946     415                       1.361
2014/’15   1.219     378                       1.597
2015/’16   1.622     339                       1.961
2016/’17   2.326     345                       2.671

2012-2013 eğitim-öğretim yılında 730’u bağımsız, 369’u imam hatip lisesi bünyesinde toplam 1.099 imam hatip ortaokulu varken 2016/’17 eğitim-öğretim yılında 2 bin 326’sı bağımsız, 345’i imam hatip lisesi bünyesinde toplam 2 bin 671 imam hatip ortaokulu bulunmaktadır. İmam hatip ortaokullarındaki sayısal artış sadece okul sayısı ile sınırlı değildir.
2012-2013 eğitim-öğretim yılında imam hatip ortaokullarında okuyan toplam öğrenci sayısı 94 bin 467 iken, 2016/’17 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle 7 kat artarak 651 bin 954 olmuştur. Bu artışın en önemli nedeni MEB’in imam hatip ortaokullarına yönelik özel teşvik politikalarıdır. MEB, devlet okullara ihtiyacı kadar ödenek ayırmayıp, eğitimin finansmanı için elini velilerin cebinden çıkarmazken, imam hatip okulları söz konusu olunca bütün parasal kaynaklar ve diğer imkanlar seferber edilmektedir.
15 Temmuz sonrası el konulan özel okulların büyük bölümü tamamen siyasi ve idari kararlarla imam hatip okulu yapılmıştır. Yıllardır siyasal istismar konusu olan imam hatip okulları her açıdan desteklenerek, tüm masrafları devlet tarafından karşılanarak, özellikle yoksul ailelerin çocuklarını bu okullara göndermeleri yönünde çalışmalar yapılmaktadır.

İmam Hatip Liseleri (İHL) ve Okuyan Öğrenci Sayısı

Eğitim Yılı      Öğrenci Sayısı      Okul Sayısı
2002-2003            71.100                   450
2003-2004            90.606                   452
2004-2005            96.851                   452
2005-2006          108.064                   453
2006-2007          120.668                   455
2007-2008          129.274                   456
2008-2009          143.637                   458
2009-2010          198.581                   465
2010-2011          235.639                   493
2011-2012          268.245                   537
2012-2013          380.771                   708
2013-2014          474.096                   854
2014-2015          546.443                1.017
2015-2016          555.870                1.149
2016-2017          645.318                1.452

4+4+4 öncesinde 2011-2012 eğitim-öğretim yılında 537 İmam Hatip Lisesinde (İHL) 268 bin 245 öğrenci varken 2016-2017 eğitim-öğretim yılında İHL sayısı bin 452’ye, bu okullarda okuyan öğrenci sayısı ise 645 bin 318’e yükselmiştir. Açıköğretim imam hatip lisesinde okuyan 138 bin 802 öğrenciyi de eklediğimizde, Türkiye’de toplamda İHL’lerde okuyan öğrenci sayısı 784 bin 120’ye ulaşmaktadır.
Türkiye’de imam hatip okullarında okuyan toplam öğrenci sayısı Milli Eğitim Bakanlığı’nın üstün gayretleri ve devletin bütün imkânlarını seferber etmesi sonucunda 1 milyon 436 bin 74’e çıkmıştır.
Türkiye’de okulların fiziki donanım ve altyapı sorunları sürerken fiziki altyapı sorunları en az olan, teknik olarak en donanımlı okulların imam hatibe dönüştürülmesi, siyasi iktidarın kamu okulları arasında siyasi tercihleri üzerinden resmen ayrımcılık yaptığını göstermiştir. AKP hükümetinin imam hatip aşkını yıllar içinde imam hatip ortaokulları ve liselerinin sayısındaki hızlı artışta görmek mümkündür.
MEB, kamu okulları karşısında özel okullara her fırsatta ayrıcalık tanırken, benzer bir durum imam hatip ortaokulları ve liseleri için de geçerlidir. Fiziki altyapı sorunları en az olan, teknik olarak en donanımlı okullar imam hatibe dönüştürülmüş; yıllardır çok sayıda devlet okulu ödenek yetersizliği nedeniyle sorunlarla baş başa bırakılırken, imam hatip okullarının ödenek talepleri anında yerine getirilmiştir. Bugüne kadar özel okullar ve imam hatip okulları konusunda eğitimle ilgili hemen her konuda ayrımcılık yapmayı kendisine görev edinmiş olan MEB, bu konuda da ayrımcı uygulamalarını sürdürmüştür.
Siyasi iktidarın yıllardır “arka bahçesi” olarak gördüğü imam hatip okullarına yönelik “pozitif ayrımcılık” her fırsatta karşımıza çıkmaktadır. Çok sayıda devlet okulu ödenek yetersizliği ile karşı karşıya kalırken, bugüne kadar hiçbir imam hatip okulu kaynak sıkıntısı yaşamamakta, talepleri anında yerine getirilmektedir. .
Türkiye’de her konuda ve her alanda yaşanan ayrımcı uygulamaların toplumun geleceğinin şekillendiği okullarda bizzat MEB eliyle yapılıyor olması dikkat çekicidir. Türkiye’de hiçbir okul türü diğerlerine göre ayrıcalıklı olmamalı, MEB politika geliştirirken ve bu politikaları uygularken bütün eğitim kurumlarına eşit mesafede yaklaşmalıdır.
===================================================

Dostlar,

EĞİTİM-SEN, 2017-18 ders yılına girerken 2 önemli rapora imza attı. Teşekkür doluyuz.
Bunlardan ilki 20 yansıdan oluşan bir power point sunumu..

İkincisi ise aşağıdaki başlıkla 8 sayfalık bir rapor..

  • 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı Başında Eğitimin Durumu
    Bu ikinci rapordan bir özetleme aşağıdaki gibi yapılabilir.:
  • Milli Eğitim Bakanlığı, 2017/2018 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, 2016-2017 eğitim öğretim yılsonu örgün eğitim istatistiklerini yayınlayarak, eğitimin içinde bulunduğu durumu istatistiksel veriler üzerinden kamuoyu ile paylaşmıştır.
    Bakanlığın her yıl düzenli olarak açıkladığı örgün eğitim istatistikleri içinde özellikle 4+4+4’ün ilk dört yılına ilişkin güncellenmiş veriler, eğitim sisteminde yaşanan ticarileşme, özelleştirme, özel okullara yönlendirme ve eğitimde yaşanan yoğun dinselleştirme uygulamalarına ilişkin en temel göstergeleri resmi verilerle açıkça ortaya koymaktadır.
    MEB tarafından açıklanan 2016-2017 örgün eğitim yılsonu istatistikleri, sendikamızın yıllardır ısrarla vurguladığı temel sorunların büyük bir bölümünü içermemesine rağmen, özellikle eğitimde 4+4+4 dayatmasının kamusal eğitimde yarattığı tahribatın somut sonuçlarının daha net görülebilmesi açısından, eğitim sisteminin nasıl tehlikeli bir uçuruma doğru sürüklediğini göstermektedir. MEB’in resmi verileri kamusal eğitimin adım adım tasfiye edilerek, özel öğretimin teşvik edilmesi, eğitimde yaşanan ticarileşme ve dinselleştirme uygulamalarının ne kadar arttığını ve yaygınlaştığını bütün yönleriyle ortaya koyması açısından önemlidir.
    Eğitim Sen’in ve bilim insanlarının bütün eleştiri ve itirazlarına rağmen eğitimde 4+4+4 dayatması ile ülkemizde yaşanan ‘piyasa merkezli’ ve yoğun ‘inanç sömürüsüne’ dayanan tehlikeli adımlar, eğitimde yaşanan nitelik kaybını açıkça göstermektedir. 2017/2018 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak olan yeni müfredatın eğitimde yaşanan nitelik bozulmasını daha da arttırması kaçınılmaz görünmektedir.

    *******
    İmam hatip ortaokul ve liseleri ile öğrenci sayıları hakkında bilgileri ise dosyanın başlangıç bölümünde verdik.. Muazzam bir artış söz konusu.. özellikle son 5 yılda adeta geometrik hızla.. Veriler çubuk ya da çizgi grafiğe dönüştürüldüğünden çok daha çarpıcı olacaktır.

    Bu işin sonu nereye varacak?
    AKP = RTE nerede duracak?

    2671 İHO + 1452 IHL olmak üzere 4123 imam hatip okulunda;
    aynı sırayla  651 954 + 
    645 318 = 1 297 272  imam hatip öğrencisi kayıtlıdır.

    Toplam yaklaşık 11,5 milyon ortaokul – lise öğrencisinin %11,3’ü;
    her 9 öğrenciden 1’i imam hatip okullarında okumaktadır.

    Dahası, İHO – İHL dışında kalan okulların eğitim – öğretim programlarında ciddi dinselleştirme – dincileştirme yapılmıştır. Tüm Türkiye hızla laik eğitimden koparılmaktadır.

    Bu durum tek sözcükle ALARM vericidir.
    Bir kez daha soralım:

    Bu işin sonu nereye varacak?
    AKP = RTE nerede duracak?

    AKP = RTE‘yi sağduyuya çağırmak bir işe yarar mı?

    Değilse ne yapmalı?

    Sevgi ve saygı ile. 14 Eylül 2017, Datça

    Dr. Ahmet SALTIK
    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com