Etiket arşivi: AKP her türlü seçim hilesine açık

Erdal ATABEK : Nobel Ödülü dersleri…

Nobel Ödülü dersleri…

Cumhuriyet, 12 Ekim 2015


Bir bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar kimya dalında Nobel ödülünü iki meslektaşıyla paylaştı. Değerli kardeşim Orhan Bursalı haklı bir coşkulu sevinçle, süreci izleyen yakın bir dostu olarak konuyu bize aktardı.

Bu olaydan duyulan haklı gururu yaşadığımız zaman bile ibret vericidir.
Ülkemizin gündemine bakarsak iç açıcı hiçbir olay yaşamadığımız ortadadır.

Koalisyon kurulmasını engelleyerek ülkeyi yeniden seçime götüren Cumhurbaşkanı Japonya’dadır. Başbakan seçim gezilerindedir. Terör yeniden can almaya başlamış, ülke kan gölüne dönmüştür. Ülke gene siyasal iktidar eliyle ayrışmış, Türk-Kürt ayrımı, Sünni-Alevi ayrımı, dindar olan olmayan ayrımı ülkeyi bölmeyi sürdürmektedir. Bu ayrımdan seçimde yararlanmak isteyen iktidar stratejisi, her türlü seçim hilesine açık bir durum yaratmaktadır. Ülkenin dış politikası gene siyasal iktidar elinde iflas etmiş, dünya devlerinin arasında sıkışmış duruma düşmüştür.

Şimdi, bu ortamda “İşte bir Türk Nobel aldı” diye havalara zıplayacak yerde,
bu olayı doğru okumanın zamanıdır.

Ders 1   : Nobel ödülünü bir bilim insanımız almıştır. Burada “Türk” kimliğiyle övüneceğimiz yerde bilimin safsataya üstünlüğünü görmeliyiz. “Dünya insanı” kimliğini kendi ait oluşumuzun üstüne çıkarmalıyız. “Hac” sırasında yaşanan kazada kaç kişinin öldüğü önemlidir. Türk hacıları azdı diye sevinmek insanlık düşüncesine uymaz. “Filanca uçak kazasında Türk yolcu var mıydı?” diye araştırmak da öyledir. Aziz Sancar bu ödülü “bilim insanı” olarak almıştır. Ülkemizde bilimin durumunu sorgulamamız gerekir.

Ders 2   : Prof. Dr. Aziz Sancar, 1947 yılından beri Amerika’dadır. Orada çalışmaktadır. Çalışmalarını orada sürdürmüştür. Acaba Aziz Sancar Türkiye’de olsaydı şu anda ne yapıyor olacaktı? Bizim akademisyenlerimiz ne durumdadır? Nasıl desteklenmektedir? Üniversitelerimiz ne durumdadır? Üniversite rektörlerini iktidar yandaşı yapmaya uğraşmanın dışında bir ilgi duyulmakta mıdır? Yeni üniversite açmakla övünenler, üniversitelerde neler yapıldığını
merak etmekte midirler?

Ders 3   : Nobel ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar’ın anne babasının okuma yazma bilmediği açıklanıyor. Bu konu bize Köy Enstitüleri’nin serüvenini açıklamıyor mu?
Eğer Köy Enstitüleri köy ağalarının kentteki uzantıları tarafından kapatılmasaydı,
Türkiye bugünkü Türkiye mi olurdu? Kesinlikle olmazdı. Daha aydınlık, daha uygar,
daha çağdaş bir Türkiye’miz olurdu.

Köy Enstitülerini kapattık, imam hatip okullarını açtık. Öğretmenin yerine imam geçti.
Bilim yerine dualarla yolumuzu aradık. Ama Nobel Ödülü’nü bilim aldı. Ders budur.

Ders 4    : Aziz Sancar çalışkan bir öğrenci olmuş. Disiplinle çalışmış. Amerika’daki çalışmalarını da aynı disiplinle yürütmüş. Kırk yıl azimle bıkmadan usanmadan çalışmış. DNA’nın kendini onarma mekanizmasını bulmuş. Bu elbette bir ekip çalışmasıdır ama Aziz Hoca kendi payına büyük bir iş yapmış. Buradaki ders, bugün eğitimini bitirip ya patron ya
CEO olmak isteyen gençlerimiz için de yaşamsal önemdedir. Yükseliş, azimle, disiplinle, çalışarak elde edilir.

Ders 5   : Alain de Button, yeni kitabı “Haberler”de bir haberin nasıl okunması gerektiğini
çok iyi anlatıyor. Okunmasını öneririm.

Olaylara bakış kültürümüzün temel yanlışı “sonuçlara sevinmek ya da üzülmek”tir.
Bu bakış açısı kültürümüzün defektidir. Eğer sonuçlara bakmak yerine “nedenlerianlamak yolunu seçsek olaylardan yararlı sonuçlar çıkarabiliriz.

Sonuca sevinmek (ya da üzülmek) yerine “süreci anlamak, süreci analiz etmek” yolunu seçersek rastgele yaşamak yerine bilinçli yaşam yolunda bir adım atabiliriz.
Yapabilir miyiz acaba?
Yapan yapar. Yapamayan bakar.
Son ders de budur.

=================================

Dostlar,

Meslek büyüğümüz Dr. Erdal ATABEK, derslerle dolu bir yazı yazmış..
Ustaca kurgulamış ve bağlamış..
Prof. Aziz Sancar’ın NOBEL başarısına nasıl bakılması gerektiği dersleri var yazıda.
Yerindedir, öğreticidir.. Bu dersleri alalım..

Ama Sayın Atabek lütfen izin versin de, Prof. Sancar Türk olduğu için de
ayrıca, ek olarak (fazladan!) sevinelim..
Çünkü O “bizden – içimizden” biri ve bunu yüksek sesle, övünerk dile getiriyor..
Bağrından geldiği Türk Ulusu’nun kültürünü yaşıyor ve yaşatıyor..

Sevgi ve saygı ile.
13 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com