Selam olsun önce ‘VATAN’ diyenlere!

 Selam olsun önce ‘VATAN’ diyenlere!

Selam olsun önce ‘VATAN’ diyenlere!


Ufuk Söylemez
ufuksoylemez@aydinlikgazete.com

AYDINLIK Gazetesi, 14 Şubat 2015

15 Şubat 2015 Pazar günü Ankara-Arena Spor Salonunda yapılacak olan İşçi Partisi’nin Olağanüstü Genel Kurultayına çağıran Genel Başkan Sn. Doğu Perinçek imzalı davetiyenin temel sloganı “Milli Hükümet için Birlik”.

Bu cümle ülkemizde yaşanan karanlık karşı devrim sürecinden kurtuluşun yolunu arayan milyonlarca vatansever-millici ve Cumhuriyetçi vatan evladının da özlemi ve hedefini yansıtıyor.

Sn. Doğu Perinçek ve onun vasıtasıyla İşçi Partisi ve bileşenleriyle ilk tanışmam 2006-2007 yıllarında, yine Cumhuriyet sevdalılarının sağ-sol demeden biraraya geldikleri demokratik
milli birliktelik ve seçenek oluşturmaya çalıştıkları süreçte oldu. Değerli siyaset ve devlet adamı E. Dışişleri Bakanı Sn. Kamran İnan beyefendinin başkanlığında ve Prof. Dr. Sn. Mehmet Haberal’ın ev sahipliğinde Patalya Otelinde yapılan Milli Egemenlik Hareketi toplantılarında
el sıkıştık ve tanıştık ilk kez.

Ülkemizin karşı karşıya bulunduğu ağır ve vahim bölücülük ve yobazlık kalkışması ve emperyalizmin Türk milli devletine karşı başlattığı asimetrik psikolojik savaşa karşı, Cumhuriyetçi, millici, demokrat ve yurtseverlerin bir ve beraber olarak, sağ-sol demeden, mezhep-köken ayırmadan, partilerüstü bir demokratik kuvayı milliye anlayışı ile
saf tutmalarının kaçınılmaz ve ertelenemez bir milli görev olduğu fikrinde birleştik
orada hep beraber.

Ardından, Cemaat görünümlü-CIA destekli, F tipi örgütün, iktidarın himaye ve izniyle, asker-sivil tüm milli unsurlara, aydınlara ve öncülere yönelik kumpaslarına hep birlikte direndik.

Sn. Doğu Perinçek’in ağır tutukluluk koşullarına rağmen, TBMM E. Başkanı Sn. Hüsamettin Cindoruk’la beraber, büyük destekleri ve çabaları ile ortaya çıkan ve tarihimizde bir ilk olan, büyük demokratik milli ittifakın, yani “Milli Anayasa Forumlarının” içinde ve önünde yine Sn. Perinçek ve arkadaşlarıyla birlikte, “bölücü Anayasa” masasını devirdik.

Türkiye’de bir zihniyet devrimine öncülük ettik. Yıllarca sağ-sol, Alevi-Sünni, Türk-Kürt diye bölünüp vuruşturulan milletimizi kucakladık. Bölücü teröre- yobaz gericiliğe- yağma ve talana karşı, Cumhuriyetin kurucu değerlerini, ulus devleti, güzel dilimiz Türkçemizi, milletin birliğini ve bütünlüğünü hep birlikte savunduk ve koruduk. Şimdi 15 Şubat 2015 Pazar günü yapılacak olan Olağanüstü Kurultayda İşçi Partisi’nin “Vatan” Partisi” adını alacağı
memnuniyetle öğrendik.

Önce “Vatan” diyenleri tebrik ediyorum. “Vatan mevzubahisse gerisi teferruattır” diyen kurucu Atamız’ın bu düşüncesini, hayata geçiren bu isim değişikliğini alkışlıyorum.
Gün sınıf kavgası ve sağ-sol kamplaşmasının yapılacağı gün değildir.
Sağda da, solda da bugün ayrışma ve saflaşma “milli-gayrı milli” temelindedir.

Vatansız-bayraksız “sözde” solcular ve ırkçı-bölücü terörün sivil uzantılarının “sol” maskeli emperyalizmin maşalığına karşı, adeta bir panzehir olarak, bağımsız-milli devleti ve
ulusal çıkarları savunan Sn. Perinçek ve arkadaşları bana göre son derecede doğru yoldadırlar.

Pazar günü, çeşitli saygın ve önemli isimlerin de katılımıyla daha da güçlenecekleri ve büyüyeceklerinden memnuniyet duyuyor ve başarılar diliyorum.

Yıllarca farklı siyasi kulvarlarda ve partilerde olmamıza rağmen, bugün
Atatürk Cumhuriyetinin kurucu değerlerinden yana
, Ulus devlet ve üniter yapımıza
sahip çıkan, laik ve modern Cumhuriyetimizin ilelebet payidar kalması mücadelesini
birlikte verdiğimiz Sn. Perinçek ve arkadaşlarının, diğer millici-Cumhuriyetçi kişi, parti ve oluşumlarla diyalog, güçbirliği, işbirliği çabalarını ve bu konudaki samimi gayretlerini
bu vesileyle bir kez daha takdirle anmak istiyorum.

Seçimlere doğru, bölünme anayasasını dayatmak isteyen gayrı-milli iktidara, emperyalizme, bölücülüğe ve yobazlığa karşı, Cumhuriyet cephesinin seçim işbirliği, güçbirliği ve dayanışması yapması ve seçime doğru, millici güçlerin sandığa beraber gitmeleri için çabalarımızı artırarak sürdüreceğimizi de belirtmek istiyorum.

Bu satırları, hem kendi adıma, hem de, sağ-sol demeden, köken-mezhep ayırmadan
Atatürk’te Birleştik şiarıyla biraraya gelen, partilerüstü demokratik bir kuvayı milliye hareketi olan, Milli Merkez’i temsilen kaleme alıyorum. Şahsım ve Başkanlığını TBMM
E. Başkanımız Sn. Hüsamettin Cindoruk’un yaptığı Milli Merkez olarak, 15 Şubat 2015 Pazar günü Olağanüstü Kurultayında “Vatan Partisi” ismi alacak ve büyüyecek olan Sn. Perinçek ve arkadaşlarına üstün başarı-dostluk ve iyilik dileklerimizi iletmek istiyorum.

Önce “Vatan” diyenleri gönülden kutluyorum. “Millicilerin Milli takımını” bir araya getirecek Cumhuriyetçi-Milli cephe ve ittifak çabalarına her türlü katkıyı geçmişte olduğu gibi
gelecekte de aynı şevk ve kararlılıkla vereceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum.

“Vatanseverlerin” yolu açık olsun!

NOT: 15 Şubat 2015 Pazar günü saat 10:00’da yapılacak olan Kurultay davetine dostlarımızla birlikte icabet edeceğiz, hepinizi bekleriz…

===================================

Dostlar,

Sayın Ufuk Söylemez‘in makalesini özde biz de paylaşıyoruz..
Zaman, ana kritik hedeflerde bieleşme zamanıdır.

Devrim Şehidi Ahmet Taner Kışlalı hocamızın hep yazdığı – uyardığı gibi ayrılıklarımızı – farklılıklarımızı değil ortaklıklarımızı – benzerliklerimizi öne çıkarma ve ortak payda kılma zamanıdır.

İvedi sorun ülkemizin birliği bütünlüğüdür.
Ülkemizin ve halkımızın bölünmemesi – bir iç savaşın önlenmesi
ve içinde bulunduğumuz ağır ekonomik bunalımdan üretim ekonomisine geçerek çıkmak..

Yakıcı ve acil sorunlar bunlardır.
Unutulmasın; Anadolu Aydınlanma Devriminin önderi Gazi Mustafa Kemal Paşa
pusulayı eilimize vermişti :

Bizi yok etmek isteyen emperyalizm ve kapitalizme karşı ulusça savaşmayı caiz gören içtimai bir meslek izleyen insanlarız.

Bir kez daha başaracağız… hiç kimsenin ama hiç kimsenin en küçük bir kuşkusu olmasın…

Sevgi ve saygı ile,
15.02.2015 

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Dünya Engelliler Günün – 2012 : Engelli kardeşlerimize saygıyla..


Dünya Engelliler Günün – 2012 : Engelli kardeşlerimize saygıyla..

Engalliler_gunu_3.12.14

  • Ülkemizde engelli oranı % 12,5’lerde.. Neden böyle yüksek?
    Neden her 8 kişiden 1’inin ortopedik, duyusal,
    mental ya da metabolik bir engeli var??
  • %20’lerde son derece yüksek akraba evlilikleri,
  • kanyollarına dönüşen karayolları trafik kazaları (ve cinayetleri),
  • dünyada öncü olduğumuz iş kazaları (ve cinayetleri!),
  • bölücü örgüt yüzünden yaşadığımız emperyalist şiddet,
  • siyasal iktidarın polis devleti uygulaması ve halka yönelik şiddeti,
  • kan davaları..??
  • NE YAPMALI??

Sevgi ve saygı ile.
03.12.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Enerji ve Maden İşçilerinin Haklı Mücadelesini Destekliyoruz


Dostlar
,

Maden-İş ve TES-İş Yatağan Şubelerinin enerji ve maden işçilerinin
Ankara’ya yürüyüşlerinin Muğla’da polis tarafından tüm yasalar çiğnenerek engellenmeye çalışıldığını ibretle ve dehşetle izliyoruz..

Bu çırılçıplak FAŞİZMDİR!

Otobüsler akıl dışı tuhaf gerekçelerle engelleniyor, sürücüleri gözaltına alınıyor, ruhsatlara al konuyor, işçilerin kimlikleri alınıyor vs..
Kadın ve çocuklar da ortalıkta; otobüslerden indirilmiş durumdalar..

AKP artık resmen ve iyice saçmalıyor ve hukuku bir kez daha ayaklar altına alıyor.
Olup bitenlerden hiç ders almışa benzemiyor..

Artık aklını başına alması gerek.. Polis – jandarma (Kolluk), bu tür yasal ve uluslararası hukuk ve Anayasa tarafından da (AİHS md. 11 ve Anayasa md. 34) apaçık tanınan
bir hakka zor kullanarak engel oluyor..

Oysa Kolluğun görev tam da tersi!

Yurttaşın bu tür eylemleri YA-PA-BİL-ME-LE-Rİ için gerekli güvenlik önlemlerini almak.

Adı üstünde “güvenlik” güçleri..

  • AKP’nin artık Türkiye’yi normalleştirici adımlar atması gerek..

Yatağan işçileri eşleri ve çocukları ile birlikte gecenin karanlığında YÜ- RÜ -YOR -LAR!

Böyle bir tablo İNSANLIK TARİHİNE GEÇER.. Mahatma Gandhi’nin yürüyüşü gibi..
MAO ve 300 bin yoldaşının 15 yıl süren uzuuun mu uzun yürüyüşü gibi….

Tarih aktörleri yazar ve hükmünü verir; seçim sandığını beklemez ve onun sonucuna da bakmaz.. Başbakan R.T. Erdoğan da artık kendine gelmeli ve ikide bir
30 Mart (2014) seçimini göstererek halkla dalga geçmemelidir..

Siyasal iktidar, Demokrasinin tüm kurum ve kurallarını gecikmeden yaşama geçirmek zorundadır..

Yarın çoook geç olabilir..

  • Ernst Hemingway’in çanları kulaklarımızı sağır ediyor..

AKP’nin yurtsever milletvekillerinin artık ağırlıklarını koyarak
sağduyu ile, sonu karanlık ve de kanlı olabilecek bu akıl dışı gidişe
“dur” demeleri kaçınılmaz olmuştur..

Vebali çoook ağırdır..

Sevgi ve saygı ile.
24 Ocak 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

==================================

Yatagan_iscileri1


Enerji ve Maden İşçilerinin Haklı Mücadelesini Destekliyoruz

Maden-İş ve TES-İş Yatağan Şubeleri

öncülüğündeki enerji ve maden işçileri,
Muğla’daki termik santral ve kömür ocaklarının
özelleştirilmesine karşı savaşımlarını sürdürmektedir.

İşçiler; iktidarın özelleştirme inadından vazgeçmemesi durumunda,
23 Ocak 2014 perşembe günü Yatağan’dan Muğla’ya yürüyeceklerini
ve buradan hareketle, özelleştirme ihalesine son teklif verme tarihi olan
24 Ocak 2014 Cuma günü Ankara’da olacaklarını açıklamıştır.

Yatagan_direnisi

Vatan, Cumhuriyet ve Emek birlikteliği;

enerji ve maden emekçilerinin haklı mücadelesinin yanındadır
ve iktidara, termik santraller ve kömür ocaklarının özelleştirilmesinden vazgeçilmesi çağrısında bulunmaktadır.

Gün; soygun düzenine karşı çıkma ve dayanışma günüdür.
Bu nedenle;

Emekten yana,
Özelleştirmeye, taşeronlaştırmaya, soygun ve talana karşı olan,
yolsuzluk ve rüşvet düzenine karşı sesini yükseltecek
tüm halkımızı ve örgütleri,
emekçilerin direnişine destek vermeye çağırıyoruz.

24 Ocak Cuma günü saat 10.00 da Toros Sokak Sıhhıye’de
Muğla’dan gelen işçilerimizi karşılayalım.

EMEĞİ KORUMAK, VATANI VE CUMHURİYETİ KORUMAKTIR.

VATAN CUMHURİYET VE EMEK BİRLİKTELİĞİ

Atatürkçü Düşünce Derneği
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu
Cumhuriyet Kadınları Derneği
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
Engelliler Konfederasyonu
Memleket Sevdalıları Derneği
Müzik Eğitimcileri Derneği
Tüketici Hakları Derneği
Türkiye Gençlik Birliği
Ulusal Eğitim Derneği

Yatagan_iscileri_Ankara'da_23.1.14

Sevgi ve saygı ile.
24 Ocak 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

MUSTAFA MUTLU : Cemaat kaç kişi?


Dostlar,

Değerli yazarımız, insan duyarlığı ile de örnek Sayın Mustafa Mutlu‘nun
“Cemaat Kaç Kişi?” başlıklı yazısını paylaşalım…

Sevgi ve saygı ile.
21 Kasım 2013, Bandırma

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

============================================

Cemaat kaç kişi?

AYDINLIK, 21 Kasım 2013

mustafamutlu
Bir süredir devam eden AKP ile Gülen cemaati arasındaki kavga,
Washington’da da izleniyormuş.

Bu haberi BBC vermiş.

Dahası da var:

Aynı haberde, Gülen cemaatinin ABD’deki büyümesinin son yıllarda “baş döndürücü bir hıza ulaştığı” da belirtilmiş.

Özellikle de Kongre üyeleri üzerinde çok etkililermiş.

Ve en önemlisi:

  • ABD’li uzmanlara göre, cemaat üyeleri önümüzdeki seçimlerde bir daha
    AKP’ye oy vermeyecekmiş!

***

İyi de asıl soru şu:

Kaç kişi bu cemaat?

Diyelim ki gerçekten oy vermeyeceklerse, AKP’nin oyu ne kadar azalacak?

Ve bir önemli soru daha:

Geçen seçimlerde “Mezardakilere bile oy kullandırın; AK Parti’yi destekleyin” diye talimat veren Fethullah Gülen, şimdi hangi partiyi işaret edecek?

***

Duyduğunuzu sanmıyorum; Taraf’ın bavulcu yazarı Mehmet Baransu,
13 Ağustos 2013’te yazdığı “Erdoğan, cemaatin oyunu hesaplatıyor” başlıklı yazıda şunları kaleme almıştı:

“AK Parti, cemaatin oy oranıyla ilgili bazı anketler yaptırmış. Anket sonuçları hakkında ser verip sır verilmese de Numan Kurtulmuş‘un bir anket firmasıyla yaptığı görüşmeden kimi ayrıntılar öğrendim. Kurtulmuş, partiye anket yapan bir isimle görüşüp, Cemaatin oylarının ne kadar olduğunu öğrenmek istemiş.
Muhatabına, kendisine göre Cemaatin oy oranının %3 dolayında olduğunu da aktarmış. Anket firması yetkilisi Kurtulmuş’un öngörüsüne karşı çıkıp, Cemaatin oy oranının %8’e, çarpanlarıyla birlikte %16’ya varabileceğini iddia etmiş.
Çarpandan kasıt, Cemaatin etki gücünün sonuçlara yansıması…”

***

Ülkemizdeki seçmen sayısı yaklaşık 52 milyon kişi…

Eğer Cemaatin oy potansiyeli Numan Kurtulmuş’un tahmin ettiği gibi %3 ise; demek ki oy verme yaşındaki Fethullahçılar’ın sayısı yaklaşık 1,5 milyon kişi…

Yok; anket firmasının yetkilisinin dediği doğruysa, yani potansiyel %8’i buluyorsa;
o zaman sayı 4 milyona ulaşıyor!

Bana sorarsanız; bu rakamların hepsi şişirme…

Eğer Cemaatin gerçekten böyle bir gücü olsaydı, televizyon kanallarının reytingleri
bu denli yerlerde sürünmezdi!

***

Neyse, ne… Umarım Cemaat, bugün kavga ediyormuş gibi yaptığı AKP’yi desteklemekten gerçekten vazgeçer de, eti budu neymiş hepimiz görürüz.

Ona bu kadar güç vehmedenler de akıllarını başlarına alırlar!

İSTİSMAR!

Başbakan, Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, “Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldğını göreceğiz” demişti. Bu sözler “genel af”fı çağrıştırdı ve
kamuoyu tepki gösterdi.

Bunun üzerine Başbakan, Diyarbakır’da söylediklerini her zaman yaptığı gibi
Ankara’da unuttu ve “Ben hayallerimden bahsediyorum, siz ‘genel af’ diyorsunuz. Gündemimizde kesinlikle böyle bir şey yok.” diyerek çark etti.

Adalet Bakanı önceki gün açıkladı:

Ülkemizdeki 359 cezaevinde şu anda 140 bin 520 tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

Madem “genel af” olmayacak; o zaman bunca insan cezaevlerini nasıl boşaltacak?

Elbette başbakanlar da hayal kurar… Ama hiçbir başbakan, “hayal sömürüsü” yapmaz. Tutukluların, hükümlülerin ve onların hasret çeken yakınlarının duygularını
istismar etmez.

Recep Tayyip Erdoğan’ınki hayal kurmak değil, seçim öncesi hayal istismarı yapmaktır.

Bunu görmemek için de “akıl körü” olmak gerekir!

GÜNÜN SORUSU

Başbakan Meclis Grubu’nda, “Korkuyla büyük devlet olunmaz” dedi; aynı mekânda kendisini izleyen cemaatçi AKP Milletvekili İdris Bal da, “Küçük hesaplarla büyük devlet olunmaz.” diye tweet attı. Sorum Başbakan’a:

Cemaatle daha fazla papaz olmaktan korkmuyorsanız, neden bu isyana sessiz kaldınız? Yoksa korkuyla devlet olunmuyor; ama başbakan olunuyor mu?

Bölücüye ihtiyaç yok!

Başbakan, Diyarbakır’da kullandığı “Kürdistan” sözünü savunurken,
“Osmanlı’da da Doğu ve Güneydoğu, Kürdistan eyaletiydi” diyor.

İyi de bize ne kardeşim Osmanlı’dan?

Sen Osmanlı’nın sadrazamı mısın, yoksa 90 yıl önce dünyada eşi benzeri görülmemiş bir halk savaşıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı mı?

Neymiş; ilk Meclis zabıtlarında da öyle yazıyormuş…

İlk Meclis ne zaman kuruldu? 1920’de…

Cumhuriyet ne zaman ilan edildi? 1923’te…

Madem Doğu ve Güneydoğu bir zamanlar “Kürdistan” eyaletiydi;
o zaman İstanbul’u da Yunanistan’a iade edelim.

Sümer devletini de kurduralım ya da… Likya’ya, Lidya’ya, Hititlere topraklarını
iade edelim!

***

  • Başbakan’ın “Kürdistan” diye tanımladığı topraklar, Misak-ı Milli içindedir ve bir karış toprağını bile ayrıştırmaya kalkmak,
    ihanetlerin en büyüğü, en affedilmezidir!

GÜNÜN İSYANI!

İsyanım bir zamanlar özel görüşmelerde AKP’ye nefretini dile getiren, sonrasında ise bu partiye yanaşan ve “Akil Adamlar” arasına giren Yeşilçam’ın “bitirim”i
Kadir İnanır‘a:

O yerlere göklere sığdıramadığın Başbakan, seni kastederek,

Ahmet Kaya‘ya saldıran sanatçıların bir kısmı şimdi, ‘O esnada dışarıdaydım’ diyor. Ulan hepiniz oradaydınız. Dürüst olun” dedi.

Hani filmlerinde “Uleeeeyyynnn” diye kükrüyordun ya, Başbakan’a bu sözünü iade etme yürekliliğini neden gösteremiyorsun? Yoksa senin delikanlılığın “rol icabı” mıydı?

KADINLAR BAŞKALDIRIYOR : HEM DE KADINLI – ERKEKLİ!


KADINLAR BAŞKALDIRIYOR :

HEM DE KADINLI – ERKEKLİ!

16 Kasım 2013, Cumartesi, 
Saat : 14 : 00, Güvenpark – ANKARA

kadinlar

Bravo Aydınlık kadınlarımıza!

Geleceği onlar inşa edecek..

Öyle ya da böyle..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 15.11.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net