Erdoğan’ın hedef göstermesinin ardından gözaltına alınan Boğaziçili öğrencilerden 9’u tutuklandı

Erdoğan’ın hedef göstermesinin ardından gözaltına alınan Boğaziçili öğrencilerden 9’u tutuklandı!

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)
Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin için lokum dağıtanları “Katliamın lokumu olmaz” diyerek protesto ettiği için gözaltına alınan 15 öğrenci, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.
[Haber görseli]
Boğaziçi Üniversitesi’nde 19 Mart’ta (2018) çıkan olayların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef göstermesiyle gözaltına alınan 16 öğrenciden, 15’i bugün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca dosya üzerinden işlemleri tamamlanan öğrenciler, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan tutuklanmaları istemiyle mahkemeye gönderildi. Tutuklanması istenen 15 öğrenci, nöbetçi mahkemeye sevk edildi.
Mahkeme, gözaltındaki 9 öğrencinin tutuklanmasına, 6 öğrencinin adli kontrol koşuluyla serbest bırakılmasına karar verdi.
(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/953167/Erdogan_in_hedef_gostermesinin_ardindan_gozaltina_alinan_Bogazicili_ogrencilerden_9_u_tutuklandi.html, Cumhuriyet, 03.04.2018)
=========================================
Dostlar,

Büyük endişe ve kaygı duyuyoruz.. Daha önce de yazdık :

NE YAPILMAK İSTENİYOR??

Biz Afrin operasyonu hakkında. iktidar gibi düşünmüyoruz.. Gerekçelerini yukarıda başlığını (ve erişkesini) verdiğimiz makalemizde yazdık. Birilerinin bu harekatı kutsama ve kamuoyunda bu yönde gerçek dışı algı koşullama “hakkı” (?!) varsa; birilerinin de tersi yönde düşünme ve hatta davranma hakkı vardır. Demokratik rejimlerde buna katlanmak zorunludur. Hele siyasal iktidar, çok sert biçimde de eleştirilebilir.
Boğaziçi Üniversitesi ülkemizin yüzakı bilim kurumları içinde başlarda geliyor. Oraya çok yüksek puanlarla girilebiliyor.
Hakkında dava açılan 15 gencimizin de bu yüksek başarıyı yakaladıkları ortada. Nasıl birileri Afrin operasyonunu “lokum dağıtacak derecede kutsuyorsa”, bunu tam tersi de aynı derecede demokratik haktır.
Görüşlerine katılır ya da katılmazsınız; uygarca ve gerekçeli – kanıta dayalı yanıt verirsiniz.
Böylesine tartışma ile demokratik toplumlar uzlaşır. Başka yol ve yordamı yoktur.
Ülkenin partili devlet başkanının ortada hiçbir yargı kararı yok iken bu gençlerle ilgili en ağır suçlamaları yapması ve dahası, yaptırımını da ilan etmesi
* …. bu okullarda terörist- komünistlere okuma olanağı vermeyeceğiz!
Hukuk devleti adına tam bir dehşettir! OHAL‘i de alet ederek gençlerin evlerine – yurtlarına baskın yaparak 1 hafta polis gözetiminde tutmak adil, hakkaniyetli midir? Yolsa OHAL sopası bu amaçlarla mı elde tuıtulmaktadır 1,5 yıldır??
Türkiye cezaevlerinde 235 bini aşkın insan vardır ve fiziksel kapasitenin çok üstündedir!
İnsanları düşünce açıklamaları nedeniyle hapse atmanın savunulacak zerrece yanı yok-tur!
Katılır ya da katılmazsınız ama saygı duymayı becerecek  ölçüde olgun değilseniz bile katlanmak zorundasınız..
Söz konusu öğrencilerin dünya görüşlerini bilmiyor ve merak da etmiyoruz. Hiçbirini tanımıyoruz. Ancak davranışları, üstlerine atılı suçu haklı kılar nitelikte değildir.
Bu çocuklarımızın hiç olmazsa, güvenlik tedbirleri ile tutuksuz yargılanmasını ve en temel haklarından biri olan eğitim haklarını kullanmalarının engellenmemesini özellikle diliyoruz. Yargıdan, kendisine yakışır yansız (tarafsız) ve bağımsız, adil karar vermesini istiyoruz. Gerçekte (esasen) tersini düşünmek Yargının kendisini yadsımasıdır ve biz ülkemizde her şeye karşın, hala YARGIÇLAR olduğuna inanmak istiyoruz… (“inanıyoruz” diyemedik!?)..
Bu ölçüsüz – sınırsız – akıl dışı – AKP’ye yararsız ama çok zararlı – siyasal tarihte örneği görülmemiş saçmalıklara ar-tık bir son vermek kaçınılmaz oldu.. Ülke uçurumun eşiğine dek sürüklendi. Görmüyor musunuz hala?? Size ne oldu?? Yeter artık, yeter, kendinize gelin..
* Seçim kazanma uğruna bir ülke ve halkı böylesine vicdansızca, fütursuzca………………….. feda edi)e)mez, edilmemelidir.
Sevgi, saygı ve derin KAYGI ile. 04 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

AKP = ERDOĞAN’ın DIŞ POLİTİKA – ASKERİ OPERASYONLARA MAHKUMİYETİ!

AKP = ERDOĞAN’ın DIŞ POLİTİKA – ASKERİ OPERASYONLARA MAHKUMİYETİ!

Bilindiği gibi Sayın Noyan Umruk emekli generaldir. Ayrıca Doktora (PhD) derecesi vardır. Son derece ağırbaşlı ve nitelikli – bilimsel değerlendirmeleri olmaktadır. Önceki gün (21.1.18) abc gazetesi web sitesinde yayımlanan yazısı, ülkemizi AFRİN’e sıcak askeri harekata sürükleyen gelişmelerin ardalanını özlü ve çarpıcı biçimde sergilemekte. (http://ahmetsaltik.net/2018/01/22/suriyede-durumun-vaziyeti/)

Bir kez daha açıkça yazmak – tarihe not düşmek boynumuzun borcudur      :

Mart 2011’de Suriye’nin BOP kapsamında bölünmesi ve İsrail’in 2. İsrail = Büyük Kürdistan ile büyütülerek Ortadoğu egemenliğinin pekiştirilmesi planı uygulamaya kondu. BOP Eşbaşkanı Erdoğan‘a bu görev verildi ve Türkiye bütün legal – illegal araçlarla Suriye’ye daldı. Ancak Suriye yalnız değildi; başta Rusya – İran olmak üzere, Irak, Azerbaycan ve uzaklardan Çin, Almanya gibi ülkeler ABD – İsrail eksenine çıkarları gereği karşı durdular. Suriye bölünse idi, sıra İran ve Türkiye’nin de bölünmesi ile 4 ülkeden koparılacak topraklarla BÜYÜK KÜRDİSTANİsrail güdümünde bir kukla devlet olarak kurulacaktı. Rusya güneyden sınırlanacak, petrol-doğalgaz alanları hem Çin, Rusya hem de Almanya açısından denetim dışı kalacaktı. Rusya’nın sık sık ve kendince pek haklı olarak vurgulayageldiği üzere;

  • SURİYE’nin TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ YAŞAMSALDIR.

Gerçekte bu saptama İran ve Türkiye için de daha az olmayan derecede yaşamsaldır. Unutulmamalı; Suriye ile muazzam uzunlukta, 911 km kara sınırı olan ülke Türkiye’dir. Ayrıca BM Anlaşması uyarınca da sınırların değişmezliği ülkesi uluslararası hukukta yürürlüktedir.

Tarihin diyalektiği öngörüsüz, ufuksuz, kimi hayallerle taşeronluğa, emperyalizmin sopalığına soyundurulan… AKP iktidarını terbiye etti bereket. Bu süreçte Rusya ve İran son derece özverili ve ustaca, sabırla, Erdoğan’ın çok güçlü ve o ölçüde handikap oluşturan narsisistik kişiliğini aşmak için didindiler. Rusya – İran devlet başkanları, yöneticileri kezlerce Ankara’ya geldiler. Çok ustalıklı bir dış siyaset satrancı oynadılar, gerçekten büyük iş çıkardılar, onları kutlarız!
Azerbaycan da öyle.. Esad rejimi ise bu ülkelerin telkinlerine uyarak, yutkunarak sabretti ve ülkemizle doğrudan çatışmadan hep kaçındı. Türkiye’de ise, tüm engellere karşın DEVLET AKLI – BEKA REFLEKSİ Erdoğan’ı zamanla sınırladı.

Sonuçta şimdilerde Türkiye, örn. Afrin operasyonu ile, Mart 2011’de başladığı emperyalist güdümlü taşeron bölücü politikalarının ağır hatalarının bedelini ödemektedir ne yazık ki. Geçtiğimiz yıl da Fırat Kalkanı operasyonu ülkemize son derece ağır bedeller ödetmişti. Her şeyden önce 75 dolayında Mehmedimizi şehit vermiştik. Mali faturanın birkaç milyar dolara erişmiş olması işten bile değildir.

AKP = ERDOĞAN fahiş hatalar yaparak ülkemizi uçurumun kıyısına sürüklemekte, sonra tüm ülke hatta ülke dışından uyarılar – frenlemeler – çabalar – çırpınmalar ve çırılçıplak ortaya çıkan tarihsel gerçekler ile 180 derece dönüş yapılmaktadır.

Sonra da, tüm bunlardan asıl sorumlu olanlar bu kez 1 numara yerli – milli – ulusalcı – vatansever kesilmekte ve eleştirileri, –adeta yansıtma ile– vatan hainliği suçlaması ile boğmaya çalışmaktadırlar. Demokratik bir ülkede bu olabilir mi?

OHAL sopası ile en küçük haklı – doğru muhalefet, suçluluk psikolojisi ile boğulmaktadır.

Çooook daha can sıkıcı olan ise bu partinin VATAN – MİLLET (sıkılmadan ÜMMET diyorlar!) savunucusu kesilmesidir.

BOP ve eşbaşkanlığı, apaçık Türkiye’nin de bölünmesini öngören haritalara dayanıyordu.

Erdoğan Eşbaşkanlığını TV kameraları önünde onlarca kez açıklar ve adeta övünerek itiraf ederken bu gerçeği gör(e)memiş olabilir mi? Hiiiç sanmıyoruz. Ancak ülkemizin namuslu yurtsever direnci, Erdoğan’ı da bu beladan kurtarmış, kurtaracak gibidir. Erdoğan bu kesimlere minnet ve şükran dolu olmalıdır.

Fırat Kalkanı, Afrin harekatı vb. asla ve asla
iç politikada seçime malzeme yapılmamalıdır!

Bu utanç verici olur. Ne var ki tablo öyle görünmüyor. AKP = Erdoğan‘ın ciddi biçimde düşen oyları nedeniyle mutlaka farklı – yeni birşeyler yapmaları ve halkın yurtseverlik duygularını kullanması gerek! İşte asıl kahredici olan budur.. Önceki gün Bursa konuşması niyeti açıkladı!

  • Birilerinin oyları artsın ve  seçim kazansın diye ülkemiz maddi – manevi muazzam bedeller öderken, asker – sivil şehir ve gazi verirken, başlarına roketler düşerken.. gerçeği çırılçıplak görmek…Yalaka basının  gerçekleri ters yüz etmesi ve

    sesini duyurmak için çırpınan aydının ateşten gömleği..(Not : İYİ Parti Gn. Skrt. Dr. Aytün ÇIRAY’ın 21.1.18 günü SÖZCÜ’de
    Emin Çölaşan’ın köşesinde yayınlanan mektubundan kısa bir bölüm yazımızın sonundadır..)

    Keşke tarihi yazanlar, Büyük ATATÜRK‘ün uyarısı gibi yapana sadık kalsa..

    Keşke namuslu tarihçiler, bu olup bitenlerin içyüzünü yazsalar ve bugün değilse bile gelecek kuşaklara olsun bir yarar sağlasa..

  • Kamuoyuna dönük aldatan algı yönetimi kahredici..Siyasal iktidar elbette değişecek ve ülkemizin başına bu yıkımları getiren siyasetçiler mutlaka yargılanacaktır.. Erdoğan dün (22.1.18) Ankara Sanayi Odası ödül töreninde konuşuyordu.. Hamasete ve de salondan gelen alkışa sınır yok, yok, yok! Heyhaaatt.. Peki Afrin – Fırat Kalkanı…  operasyonlarında çarpışan Mehmetçikler içinde AKP vekillerinin – üst düzey yönetcilerinin çocukları – yeğenleri var mı, yoksa onlar zaten ”bedelli askerlik” mi (!) yapmışlardı?Bu arada, vatanın çıkarları için şahinler şahini kesilen iktidara soralım :
  • İşgal edilen Ege ada – adacık – kayalıkları vatan toprağı değil mi?
    Neden son birkaç yıldır susuyor ve bu işgale ses çıkar(a)mıyorsunuz????
    Bunun adı vatana …….. değil de ne??

Not : Konuyla bağlantılı olarak “ERDOĞAN’ın SORUNU GERÇEKTEN ve 
SALT KOPROLALİ Mİ; YOKSA… ?”
başlıklı yazımızı da okumalısınız..

Sevgi, saygı, derin KAYGI ve UMUT ile.
22 Ocak 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com
============================================

Dr. AYTUN ÇIRAY’dan AFRİN operasyonuna ilişkin çok ciddi uyarılar…

AKP’nin yanlış dış politikaları Suriye’de zirve yapmış ve Türk Milleti’ne çok ağır can ve mal kayıplarına neden olmuştur. 2012’de birkaç hafta içinde Şam’da Emevi Camisi’nde cuma namazı kılma gibi ideolojik hayallerle olağan rotasından çıkarılan Suriye politikaları, bugün Türkiye’yi, Irak’ın yaşadığı gibi bir cehenneme sürüklenme tehlikesi ile karşı karşıya bırakabilir. Biz bunu savunup çözümün Suriye ile barıştan geçtiğini anlatmaya çalışıyoruz. Ancak adına merkez medya denilen medyanın da artık yok olma aşamasına geldiğini üzülerek  görüyoruz… evlâtlarımızın kanlarının boşuna dökülmesini önlemenin tek çaresi Sayın Erdoğan’ın sözde “Milli ve yerli” politikalarının iç yüzünü milletimize anlatmaktan geçiyor… Çünkü AKP’nin dış politikası tam bir fiyaskodur ve bunun bedeli şu an için insanımızın kendi refahından ve mutluluğundan çalınan yüzlerce milyar dolardır. Bu maddi bedel her geçen gün biraz daha katlanmaktadır. Manevi maliyet ise her türlü parasal bedelin üzerindedir ve olumsuz etkileri kuşaklar boyu sürecektir.
* * *
AKP ve yandaşlar Afrin meselesini yine iç politikaya alet etmekte ve seçim süreçlerinde kendi hedeflerine ulaşmak için kullanmak niyetindedir.
Dış politikanın Sayın Erdoğan tarafından şehitler vermemiz pahasına ve tekrar seçilmek için kullanılması ‘yerli ve millî’ sıfatları ile örtülemez…
(SÖZCÜ, Emin Çölaşan’a mektubu, 21.01.2018)

ABD’den Afrin çağrısı: Türkiye’yi böyle bir adım atmamaya çağırıyoruz

ABD’den Afrin çağrısı           :
Türkiye’yi böyle bir adım atmamaya çağırıyoruz

ABD Dışişleri Sözcüsü Heather Ann Nauert, olası Afrin operasyonu için “Türkiye’yi böyle bir adım atmamaya çağırıyoruz.” dedi.

ABD’den olası Afrin operasyonuna dair açıklamalar gelmeye devam ediyor. Gün içinde Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Pentagon’un açıklamalarından sonra bir açıklama da ABD Dışişleri Sözcüsü’nden geldi.

ABD Dışişleri Sözcüsü Heather Ann Nauert, Türkiye’nin düzenleyeceği olası Afrin operasyonu için “Türkiye’yi böyle bir adım atmamaya çağırıyoruz.” dedi.

PENTAGON “ORDU” İDDİALARINI REDDETMİŞTİ
Pentagon, SDG’ye kurdurmayı planladıkları “Sınır Güvenliği Gücü“nün “yeni bir ordu” veya “konvansiyonel sınır muhafız gücü” olmadığını iddia etmişti.

Pentagon açıklamasında, “ABD, Suriye’de yerel güvenlik güçlerini eğitmeye devam ediyor. Eğitim, toplumları yıkıma uğramış mültecilerin evlerine dönmeleri için güvenliği artırmak üzere tasarlanmıştır. IŞİD‘in aynı zamanda yönetimsiz ve kurtarılmış olan yerlerde tekrar ortaya çıkmaması için gereklidir. Bu yeni bir ‘ordu’ veya ‘konvansiyonel sınır muhafız gücü’ değildir.” ifadelerini kullanmıştı.

DIŞİŞLERİ BAKANI “TÜRKİYE’YE BORCUMUZ VAR” DEMİŞTİ
Dışişleri Bakanı Tillerson “Suriye’nin kuzeyinde sınır koruma birlikleri kurulacağı” haberlerine ilişkin, “Türkiye’ye bir açıklama borcumuz var. Bu, tümüyle yanlış resmedilmiş ve yanlış tanımlanmış bir durum ve bazı kişiler yanlış konuşmuş. Herhangi bir sınır güvenlik gücü kurmuyoruz.” yorumunu yapmıştı. (http://www.abcgazetesi.com/abdden-afrin-cagrisi-turkiyeyi-boyle-bir-adim-atmamaya-cagiriyoruz-75635h.htm, 18.1.18)
================================================
Dostlar,

Çok dikkatli olmalıyız.
AKP’nin sabıkası 1 değil, 2 değil, 3 değil..
Hem kandırılıyor (!?) hem kandırıyor..
İç siyasette sürüklendiği kırılgan konum için yapmayacağı şey yok gibi.
7 Haziran 2015 seçiminde %41’de ve 258 vekilde kalmış, tek başına iktidarı yitirmişti.
1 Kasım’a dek hem ülke birden bire yangın yerine döndü hem de siyasal manevralarla hükümet kurdurulmayarak seçim yenilendi.. AKP her nasılsa bu kez %49,4 ile 317 vekile çıkıverdi!?
5 ayda 5 milyon oy artışı nasıl sağlandı, nlamak ve anlatmak olanak dışı.. Bir masal gibi!

Şimdi ise birkaç puanlık MHP oylarıyla da %51 bulunamıyor..
O halde “yeni”, “yepyeni” şeyler yapmalı.. Artık her ne olursa..
Son günlerde muhalefete dönük söylemler çok ağırlaştı ve düzey yitirdi.
Dış politikada ABD’ye çatma ise hudut – sınır tanımıyor..
Kıçı kirliler mi dersiniz, kalleşlik orduları mı dersiniz..
7 dakikada çeyrek domuz yiyenleri mi dersiniz??
Gerçek anlaşıldı, İstanbul’a yeni il başkanı seçilen Canan Kaftancıoğlu’nun eşinin yabancı konuğu domuz eti yiyen kişi.. Hem bu ülkede müslüman olmayan insan yok mu?
Dileyen domuz eti yeri dileyen Bulgaristan’dan, Arjantin’den ithal edilen “helal et” (!?)
Bu tercih kimseyi ilgilendirmez, Cumhurbaşkanı polemik yapıyorsa çok çirkindir, kabul edilemez ve AKP = RTE‘nin ne denli zor durumda olduğuna açık kanıttır.. Ölçü kaçırılmıştır!

Laf aramızda, müslümanlar onlarca yıl şeker hastalığı için domuz insülini kullandılar!
Bir Müslüman çıkıp da “helal insülin” üretemedi. Gene Batı bilim dünyası rekombinant DNA tekniği ile tümüyle sentetik insülin üretti de “çile” (!?) bitti!

Hamaset hiç bu denli yüksek dozda ve fütursuz kullanılmamıştı.
Dileriz Devlet aklı ve kurumları, sağduyulu AKP’liler… bu feci gidişi frenlesin..
Elbette ulusal çıkarlarımız korunsun ama siyasal çıkarlara asla alet etmeden.

YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ!

Bir de Ege’de işgal edilen ve sayısı 150’leri aşan ada – adacık – kayalık gibi coğrafya formasyonu VATAN TOPRAKLARI için AKP = RTE neden Suriye için olduğunun binde 1’i düzeyinde olsun ses çıkar(a)mıyor?? Neden, neden??!!

Sevgi ve saygı ile. 18 Ocak 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com