HALK TV Programımız – 26 Haziran 2021

Dostlar,

Bu gün, 26 Haziran 2021 Cumartesi,
akşam saat 20:00’de, HALK TV’de olacağız.

Sn. Fatih ERTÜRK‘ün çok başarılı programına haftalardır ardışık konuk oluyoruz.
Kendilerine ve HALK TV yönetimine, Ulusumuzun “doğru – yeterli – güncel” bilgiye erişme hakkına dönük yoğun çabaları için teşekkür ederiz, bize de ekran vermelerinin yanı sıra.


Konumuz,

“SALGIN GERÇEKTEN BİTTİ Mİ??”

olacak. Ülkemizdeki ve dünyadaki veriler ne yazık ki bu soruya “evet” dememize elvermiyor. Sağlık Bakanlığı’nın 25 Haziran 2021 “resmi” verileri, ünlü “turkuvaz tablo” da aşağıda.

Artık çok iyi biliniyor ki; bu tablo, birçok nedenle ve en diplomatik deyimle “çooooooook iyimser”. 28 Şubat 2021’de 2. acılım – saçılım kumarının başlatıldığı 1 Mart 2021 günü öncesinde “resmi” tablo aşağıdaki gibiydi :

Salgının ilk tepe yaptığı gündeki veriler ise şöyleydi :


Son veriler, 3 dev dalgayı yaşadığımız günlerin öncesinden “biraz” iyi.
1. dalgayı yaşadığımız 11 Nisan 2020 gününe benzer.
***
Aşılamada geldiğimiz yer (26.6.21, saat 15:07) :

Yapılan Toplam Aşı Sayısı : 46.705.855… 
1. Doz Uygulanan Kişi Sayısı : 31.904.210
2. Doz Uygulanan Kişi Sayısı : 14.801.645

2. dozu da alanlar, 90 milyonu bulan eylemli (de facto) nüfusumuzun 1/6’sı.
Ülkemizdeki her 6 kişiden yalnızca 1’i aşı bağışıklığına erişmiş sayılabilir.
Tersinden söylemek gerekirse, her 6 kişiden 5’i, ülkemizde hala aşı ile bağışık değildir. Aşılananlarda ve hastalığı geçirenlerde zaman geçtikçe bağışıklık sönümlenmektedir.

                             https://ourworldindata.org/covid-vaccinations 26.6.21

14 Ocak 2021’de başlatılan aşı çalışmasında Türkiye, 164 günün sonunda yapılan toplam aşılama sayısı 46.705.855 olup, günlük ortalama 284.792’dir. Dünya ortalaması günlük 41 milyon dozun üstündedir ve Türkiye buna göre, 41.2 m X % 1,15 (dünya nüfusundaki payımız) =  474 bin / doz / gün aşı yapabilirse Dünya ortalamasını yakalayabilecektir, ancak hala çok geridedir. Üstteki grafikte dünyada 8. sırada olduğumuz görülmekte ama hemen üstümüzdeki Fransa’da %51 oranını görüyoruz (Türkiye’de %37.8). Fark birden açılmaktadır ve Kanada, İsrail ve İngiltere’de %60’ı aşmış bulunmaktadır. Aşılamaya epey geç başlayabilmemiz ve sonrasında aşı dışalımı güçlükleri, kapatılması olanaksız bir fark doğurmuştur. Kuşkusuz bu gecikmelerin bedeli bildiğimiz “lanetli 3’lü“dür :

1. Daha çok hasta
2. Daha çok ölüm 
3. Daha çok ekonomik bedel..

  • Türkiye, deneyimlediği 3 dalgadan gerekli dersleri çıkarmak zorundadır!
    (Dalgaların altında kalan alana dikkat edilmelidir…)

    4. dalga, eldeki verilere göre, sonbaharı beklemek zorunda değildir! Boyutlarını kestirmek de hiç kolay değildir. Elde hala etkili bir sağaltım yoktur ve yeni varyantlar aşılardan kaçabilmektedir!
    Bizden çok daha yüksek oranda ve daha erken aşı yapmış olan İngiltere, İsrail, Avustralya gibi gelişmiş ülkelerde, gevşetilen önlemler geri çağrılmıştır, çağrılmaktadır.Salgınlar dalgalarla giderler. Dalga dinamiğini bütünüyle çözmek neredeyse olanaksızdır.
    Karmaşık biyo-matematik modeller, ileri Epidemiyolojik yordamlar ve bilgisayar benzeşimleri (simülasyonlar) uygulamak gerekir. Ülkemizde bu sonkinin yapıldığına ilişkin Sağlık Bakanlığından günümüze dek hiçbir açıklama gelmemiştir. Dolayısıyla politik seçimlerin sayısal karar verme tekniklerine (quantitative decision making techniques – procedures; QDMT-P) dayanması kaçınılmazdır.

    Hiç kimsenin gelişigüzel hatta görgül (ampirik) kestirim (atma!) yapma hak ve yetkisi yoktur.
    Yapılacak olan, bilimsel “estimation, prediction, forecasting” dir; işte o denli! (QDMT-P)
    ***

Son haftada, milyon nüfusta doğrulanmış yeni kovit-19 olgu sayısı bakımından Türkiye’nin İngiltere’nin ardından dünyada 2. sırada olduğuna dikkat çekmek isteriz.

https://ourworldindata.org/covid-cases, 26.6.21

Dünya nüfusunun %22.6’sı en azından tek doz aşı almış durumdadır. Uygulanan toplam doz 2,8 milyara erişmiştir. Türkiye, 7.8 milyarlık dünya nüfusu içinde %1,15’lik payı ile zaten 2.8 milyar x 1.15 = 32.2 milyon doz aşı yapmış olmalıdır ki Dünya ortalamasından kopmasın.

Alarm verici olan, az gelirli (yoksul!) ülkelerde en azından 1 doz aşıya erişebilenlerin oranı yalnızca ve yalnızca %0.9’dur! (https://ourworldindata.org/covid-vaccinations, 26.6.21)

Dolayısıyla salgın uzamakta, KÜRESELLEŞTİRİLEN ZAVALLI DÜNYAMIZ (!!??) yepyeni (!) ve giderek daha da yetkinleşen (!!) mutasyon ürünü mutant – varyant tiplerden başını alamamaktadır! Dünkü sömürgeler, tıpkı (adeta) intikam alırcasına, ağababaları İngiltere’yi sanki özellikle vurmaktadır!

G. Afrika, çooook hazin ve çoook uzun onyıllar İngiltere sömürgesi idi (Pretoria rejimi), patronuna G. Afrika varyantını armağan etti (!).

Hindistan altkıtası, 300 yılı aşkın kadim sömürgesi idi yine “Birleşik Krallık” ın.. Şimdilerde Delta ve Delta+ “gıcır gıcır” (!) varyantlarla İngiltere’nin başını çoooook fena ağrıtmakta..

Alaysılama (ironi) bir yana, görülen o ki, Küresel patronlar “ya hep – ya hiç” formülüne yanaşacaklardır. Üstelik kuzey yarımkürede mevsim yazdır ve 1-2 milyar dünyalı başka ülkelere turist olacaktır. Türkiye’de bu arada, her tür riski göze alarak kapılarını dış turizme ardına dek açmıştır.

Birkaç on milyon turist.. Türkiye için..
Birkaç yüzmilyon turist.. dünya için..
Veeee, kovit-19’un kümelendiği (öbeklendiği, konsantre olduğu) yoksul ülkelerden tüm dünyaya yeni mutasyonlarla dalga dalga yeni yayılımlar.. Bedeli kim ödeyecek? Gene Yoksullar!

  • Unutulmasın : Uzayan salgın = yeni mutasyon(lar)!

Üstelik düşlerimiz (hayallerimiz) boşa çıkmış ve yeni korona virüs (şimdilik hala SARS-COV2!) özlenen yönde mutasyonla özüne kıymayıp (intihar etmeyip) dünyamızdan çekip gitmemiştir. Yerleşe de bilir! Ardıl yepyeni salgınlara da “KüreselleşTİRilen = POST-MODERN SÖMÜRGE KILINAN dünyamız, büyük ölçüde savunmasızdır.

Ulaşılan aşılama düzeyinin yeni salgın dalgalarını engelleyemediği görülmektedir.

Küresel toplum usunu başına devşirmeli, salgın BM – DSÖ öncülüğünde bir küresel seferberlikle masaya konmalıdır : Eşgüdüm – İşbirliği – Dayanışma…

Örn. 24 Ekim 2020’de uluslararası çağrı yapmıştık;

  • 14 günlük eşzamanlı küresel kapanma!

Hala geç ve yersiz değil; küresel egemenler kapitale tapma hastalığından 2-4 hafta sıyrılabilse!

Solidarity, Co-ordination, Co-operation!

Uluslararası bir savsöz (slogan) deneyelim mi ?

SO-CO-CO,  SO-CO-CO,  SO-CO-CO,  SO…

Başka yolu yok; gemisini kurtaran kaptan falan değil; çünkü gerçekte kurtulan gemi (ülke!) de yok, kaptan da sanal! Uyan artık eyyyyy İnsanlık!

21. yy’ın şafağında bu bir evrensel – tarihsel ve de
çok ciddi bir SAĞKALIM sınavıdır eyy İnsanoğlu! 


Sevgi ve saygı ile. 26 Haziran 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

Not : Bu hafta da bizim ilk konuşmacı olarak katıldığımız (20:00 – 20 : 30) HALK TV programı, Türkiye ölçeğinde derecelendirmede 1. oldu. İzleyicilere teşekkür ederiz..

SÖZCÜ’de makalemiz : SALGINDA SON DURUM!..

SALGINDA SON DURUM!..

Değerli okurlarım,

Yukarıdaki bilimsel tabloyu, Kovit-19 salgınının başından bu yana, toplumumuza ve ülkemizi yönetenlere bilimsel doğruları ve mücadele etmek için alınması gereken önlemleri anlatmaya uğraşan, varlığından onur duyduğumuz saygın bilim insanlarımızdan, Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, siz SÖZCÜ okurları için hazırladı. Gece gündüz demeden sürdürdüğü insanüstü çabaları nedeniyle değerli hocamıza sizler adına teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
13 Haziran 2021, SÖZCÜ, Uğur Dündar
https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/ugur-dundar/salginda-son-durum-6483618/?utm_source=yazardetay&utm_medium=free&utm_campaign=widget_yazarlar 
***

“Aşılama çok yavaş da olsa yaygınlaşma eğiliminde iken, kimi aşı çekinceleri
doğal karşılanabilir. Bu çekincelerin giderilmesi, uzmanların katkısıyla başarılabilir.

  • Ancak AŞI KARŞITLIĞI ciddi bir halk sağlığı sorunudur.
  • Bu kişi ve çevreler, hem kendi hem de başkalarının yaşamını tehdit etmektedirler.
  • Tezleri asla bilimsel değildir, etik dışıdır, yasa dışıdır hatta suçtur.

Multisystem Inflammatory Syndrome in Children / MIS-C” adı verilen ağır – ciddi – öldürücü komplikasyon, ülkemiz dahil, giderek daha çok görülür olmuştur. Bu tabloda,
Kovit-19’a yakalanan çocuklarda, birkaç hafta (genellikle 3+ hafta) sonra çoklu organ yetmezliği gelişmekte ve yüksek oranda ölümcül gitmektedir. Dolayısıyla, henüz çocuklarda aşılama yaygınlaştırıl(a)mamışken, ülkemizde 18 yaş altında hiç başlan(a)mamış iken,
onların korunması ayrı bir boyut ve önem kazanmıştır. Bu da başlıca YAYGIN VE HIZLI AŞILAMA ile dolaylı olacaktır. Okulların büyük ölçüde yüz yüze eğitim yapmadığı ve
ay sonunda bütünüyle kapanmak üzere olduğu ek varsayımı ile…
***
BİR KEZ DAHA ANIMSATMA GEREĞİ DUYUYORUZ :

Anayasa madde 12 :
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.

Anayasa buyruğu çok açıktır. Maddenin 1. fıkrasında tanımlanan temel hak ve özgürlükler
asla sınırsız ve hele hele KEYFİ DEĞİLDİR
!

Bu haklar aynı zamanda herkese ödev ve sorumluluklar da yüklemektedir:

  • Temel hak ve özgürlükler, kişinin topluma, ailesine ve öbür kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da içerir.
    ***
  • Ülkemizde ve dünyada tüm insanlara çağrımızdır :
  • Kovit-19 aşıları yeterince güvenilir ve etkilidir.

Son verilerle tüm dünyada 2,3 milyarı aşkın doz aşılama yapılmıştır. Şimdiye dek bu aşılara yüklenebilecek, aşılamayı durdurmayı gerektirecek ciddi olumsuzluk gözlenmemiştir.

Sağlık Bakanlığı, halkı aşıya teşvik için yaygın ve sürekli halk eğitimi yapmalıdır başta TV’lerde. Çekinceler giderilmeli, sorular yanıtlanmalı, alan aşı karşıtlarına bırakılmamalıdır. Ayrıca anımsanmalıdır ki; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Yasası’nın 72. maddesi, salgın hastalık durumlarında ZORUNLU AŞI UYGULAMASI için İdare’ye (Yürütme maddesinde Bakanlar Kuruluna) yasal yetki tanımaktadır. Bu yetki, günümüz rejimi ile partili Cumhurbaşkanındadır.

Madde 72/2 :  “Hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tatbiki.”Dileriz yasal zorlamaya başvurmak gerekmesin. Ancak bu konunun Sağlık Bakanlığınca özenle izlenmesi ve aşıdan kaçınma – red sorununun bütün boyutlarıyla ortaya konması gereklidir. Böylesi tutum – davranış içinde olanlar ne orandadır? Yaş, cinsiyet, meslek, eğitim, sosyo-ekonomik durum, ülkedeki dağılım…. ortaya konarak hızla bilimsel önlemler geliştirilmelidir.
***

  • Randevu alıp haklı neden olmaksızın aşı olmaya gelmeyenlere yaptırım uygulanmalıdır.
  • Aşılama çalışmalarının baltalanmasına (sabote edilmesine) kesinkes engel olunmalıdır.Kuşkusuz tüm bunlar, hedef kitleye yeterli aşı sağlanması önkoşuluna bağlıdır.

Aşılama yavaş olur ve zamana yayılırsa, en son erişilen aşılanma oranı “toplum bağışıklığı” ile eşanlamlı olmayabilir. 2. doz aşıdan sonra 6 aydan uzun zaman geçenlerin bağışıklığı azalmaya başlar; hastalığı geçirerek doğal bağışıklık edinenlerin de…

Son verilere ülkemizde durum şöyle : 11 Haziran 2021, T.C. Sağlık Bakanlığı (saglik.gov.tr)

Toplam Yapılan Aşı Sayısı : 32.762.205
1. Doz Uygulanan Kişi Sayısı : 19.189.762
2. Doz Uygulanan Kişi Sayısı : 13.572.443

Bu veriler 90 milyon eylemli (fiili) ülke nüfusuna göre sırasıyla %36.4, %21.3 ve %15.1 düzeyindedir ve salgını denetim altına almak için gereken %70-80’lerden henüz çok geridir. Üstelik sayıları çoğalan ve yaygınlaşan mutant- varyant tipler ciddi sorundur.

Türkiye, toplam aşılanan sayısı bakımından (32,8 milyon doz ile) dünyada 13. sıradadır (https://ourworldindata.org/covid-vaccinations, 11.6.21)

11 Haziran 2021 tarihli “resmi” turkuvaz tablo verileri aşağıdadır, durum hala çok ciddidir.

***

DAHA ALINACAK ÇOK YOL VAR… 

Verilerle oynanması bir yana, pek çok nedenle gerçek verilere erişmenin güç olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) birkaç hafta önceki uyarısında ölüm sayılarının kayda girenlerin 2-3 katı olabileceğini vurgulamıştır. Toplam küresel ölüm sayısı 3.795.062’ye erişmiştir. 2 ile çarpılırsa 7.590.124, 3 ile çarpılırsa 11.385.186 tutarına erişilir ki; Türkiye’ye pratik bir yaklaşımla, dünya nüfusunun %1.1’ine denk nüfusumuz nedeniyle 83.483 – 125.237 arasında bir “ölüm” sayısı düşer!

Oysa ilan edilen 48.593’tür. Salgının başından bu yana Kovit-19 ölümü dünya genelinde %2 olarak verilmekte iken, bu oran (case fatality rate) Türkiye’de yalnızca %0.9 olup, dünya genelinin yarısından azdır! Gerçek ölüm sayıları için resmi verileri 2-3 ile çarpma gereği ortada iken, bu katsayı, PCR+ olanların yakalanmasında daha da yüksek olabilir. Ölüm, sonuçta gizlenebilecek bir olay değildir. Ancak gerçek nedenlerde saptırma yapılabilir.

Kovit-19 olgularının %85’e varan bir kesiminin hastalığı hafif, belirtisiz, ayakta geçirebildiği, PCR testlerinin virüs taşıyıcılarını yakalama yeteneği (en iyimser %70 dolayında) ve tarama amaçlı test yapılmadığı dikkate alınırsa,

  • Ülkemizde iyimser kestirimle günde 20 binden az yeni olgu olduğu söylenemeyecektir!

Klasik buzdağı yaklaşımı ise genel olarak olguların 1/10’unun yakalanabildiği yönündedir.
***
TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK SORUNU…

İki doz aşı olanlar %15,1… Hastalığı geçirip kayda alınan olgu sayısı 5.319.359.
Salgın “resmen” 11 Mart 2020’de duyuruldu. Aradan 15 ay geçti. 6. aydan sonra doğal bağışıklığın yetersizleşeceği göz önüne alınırsa, toplam 5.319.359 kayıtlı hastanın 1.780.673’ü 11 Aralık 2020 öncesine tarihleniyor. Dolayısıyla ancak 3.538.686 hasta son 6 aylık döneme ilişkin. 90 milyon nüfusta payı %3.9 olup, “hâlâ” yeterince bağışık varsayılırlarsa, 2 doz aşı olanlarla birlikte %3.9 + %15.1 =%19.

Tek doz aşı olanlarda genel anlamda %30 bağışıklık düşünülebilir ki çok yetersizdir. Dolayısıyla,

  • Türkiye’de toplum bağışıklığı oranı, 11 Haziran 2021 günü akşamı için %19 olarak kestirilebilecektir ki çok yetersizdir.
  • Bu oran hızla %80’lerin üstüne çıkarılmak zorundadır.
  • Tersinden bakılırsa, toplumun %81’i ya da her 5 kişiden 4’ü hala Kovit-19’a karşı duyarlıdır!

Bir “teselli”, kayda girmeksizin hastalığı geçirenlerin kayda alınabilen 5,3 milyondan çok daha fazla olabileceği – olduğudur. Ancak bu bilinmezliğe dayanılamaz. Bu yüzden de uygun aralıklarla, örneğin her ay, seroprevalans çalışması yapılarak toplum bağışıklığının oranı, ülkesel dağılımı ve temel Epidemiyolojik özellikleri tanımlanmalıdır.
***

UNUTULMASIN                                                :

  • Bulaş sürdükçe ve salgın uzadıkça virüs mutasyona uğrayarak tehlikeli mutant / varyant tiplere daha çok evrimleşebilecektir.
  • Bu olguaşılara direnç geliştirme sorunu doğurabilir ki, başlıca savunma aracından yoksun kalınması demektir; çok ağır küresel yıkımları olabilir.
  • Salgınlar dalgalanmalarla giderler.. Son haftada dünya genelinde yeni hasta yakalanma oranı %16, ölüm oranı ise yalnızca %1 azalmıştır. Türkiye’de bu oranlar aynı sırayla %14 ve %30’dur! Niçin, nasıl??
  • Özellikle ölüm sayılarında olağanüstü hızlı azalış, Epidemiyolojik açıklanabilirlikte değildir!
  • Kuramsal olarak yeni bir dalga olasılığı / riski sıfırlanabilmiş değildir!

15 aylık tablo aşağıda. İlk dalga oluşmadan önce ve sonrasında önerilerimiz olmuştu, çoook az uyuldu. 2. dalga için KASIRGA YAŞARIZ, yapmayın, etmeyin, demiştik 2020 sonbaharı – kışı boyunca; yaşadık! 3. dalga için Şubat 2021 boyunca kendimizi paraladık, 2. dalgayı ararız… diye ama 1 Mart 2021’de 3. açılım – saçılım kumarı, gördüğünüz en dev dalgayı doğurdu; kimse beklemiyordu!?

  • Şimdi : Kim verebilir 4. dalganın olmayacağının güvencesini??

    Türkiye aklını başına almalıdır..

  • Özellikle kuzey yarımkürede turizm mevsiminin ve hareketliliğinin başlaması ciddi bir potansiyel risktir. Teşvik edilmesi değil, olabildiğince sınırlandırılması önerilir.
    Sınır kapılarında uluslararası standart salgın denetim önlemleri titizlikle sürdürülmeli,
    Dünya Turizm Örgütü de bu bağlamda sorumluluk almalıdır.
  • DSÖ’nün COVAX Girişimi etkinlikle yaşama geçirilmelidir adil aşı hakkı için.
  • Ülkemizde de ÖNCELİKLE VERİLER SAYDAM – DÜRÜST PAYLAŞILMALI,
  • Salgın Yönetimi Epidemiyolojik ilkelerden asla sapmaksızın tümüyle bilimsel yürütülmelidir. 
  • Bilimsel özenlilik ilkesi kesinlikle elden bırakılmamalıdır.
  • SOSYAL DEVLET bir an bile desteğini eksiltmemelidir; TÜİK’in resmi verisiyle
    ülkemiz nüfusunun en az %27’si yoksuldur! Bu hazin – çok tehlikeli oran, Kovit-19 dahil,
    pek çok bulaşıcı olan – olmayan hastalıkla savaşta ve sağlıklı bir toplum yaratmada
    belki de en temel engeldir!..”
    ***
    Makalenin pdf biçimi: SÖZCÜ, Uğur DÜNDAR, SALGINDA SON DURUM, 12 Haziran 2021

Sevgi ve saygı ile. 13 Haziran 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

YÖN RADYO Programımız

Dostlar,

Bu gün, YÖN Radyodan Sn. Selen KARTAY’ın konuğu olduk.

Salgının geldiği ürküntü veren aşamayı değerlendirdik saat 13:30 dolayında.
Ardından YÖN Radyo‘nun youtube kanalında görüşmemiz yayınlandı.

AKP = RTE iktidarına;

  • Bu AÇILIM- SAÇILIM KUMARI‘nın daha fazla sürdürülemeyeceğini, sürdürülmemesi gerektiğini,
  • Günlük “resmi” ölüm sayısının 150’ye dayandığını, gerçekte 3 katı dolayında ölüm olduğunu,
  • Türkiye’nin günlük 30 bine dayanan hasta sayısıyla dünyada 5. sıraya tırmandığını..
  • Sayısal verileri çoooook düşük olarak kamuoyuna açıklasanız da AKP = RTE olarak kendilerinin acı – yakıcı gerçeği bildiğini..
  • Bilim Kurulu’nun artık net bir tutum alarak kamuoyuna açıklama yapması gerektiğini..
  • ……………..
  • ……………
  • Gelinen yerde, mutlaka sosyal devlet sorumluluğu ile 4 hafta kapatma dışında seçenek kalmadığını…

Bilimsel kanıtlara dayalı olarak açıkladık.. (17 dk.)

İzlenmesini, paylaşılmasını, muhalefetin gündem oyunlarına oltalanmamasını… dileiz.

Sevgi ve saygı ile. 25 Mart 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik 

 

KRT TV Programımız – 16 Mart 2021

Dostlar,

Bu gün, 16 Mart Salı günü, saat 10:15’te KRT’de idik..

Sn. Ülkü Çoban ile salgının tırmanışını ama ülkemizin akıl ve bilim dışı açılım – saçılım kumarıDEĞERLENDİRDİK..

Youtube erişkesi (linki) aşağıda (32 dk.)

Salgın tırmanıyor, her güm “resmen” 70 dolayında masum insan koronadan ölüyor;

– Oysa gerçek rakam bunun 3 katı yaklaşık; günde 200 kurban veriyoruz fiilen!
– Ve bu ölümlerin en az yarısı salgın doğru yönetilirse ÖNLENEBİLİR..

  • AKP iktidarı, izlediği akıl – bilim dışı / İRRASYONEL politikalarla, çoğu yoksul masum insanların ölümünden doğrudan sorumlu.
  • 1 Mart’ta başlatılan 2. açılım – saçılım kumarının hiçbir bilimsel gerekçesi yok; tümüyle popülist ve politik, siyasal tercih..
  • 14 günde günlük olgu sayısı 8 binlerden 16 binlere tırmandı, 2’ye katlandı resmi verilerle.
    Bu bir ALARM / YANGIN değilse, nedir ölçünüz?
  • 1 Mart öncesi ha bire uyarmadık mı, bir KASIRGA‘ya neden olur açılım – saçılım;
    SAKIN HAA!!! demedik mi??
  • Şimdi nasıl söndüreceksiniz azgınlaşan yangını?
  • Aşı yok, mutant tipler kol geziyor, Türkiye açıldı – saçıldı?
  • Hasta havuzunda 150 bini aşkın hasta var ve önümüzdeki 4 haftada bunların%3’ü ölecek!
  • 1 ayda 4500 insanımız, her gün en az 150 insanımız ölecek ve siz bunun 3’te 1’ini ilan edeceksiniz.. Ama gerçeği biliyorsunuz; vicdanınızı nasıl bastıracaksınız???
  • Sizin hiç insafınız, vicdanınız, sağduyunuz kalmadı mı? Türkiye’yi ateşe atıyorsunuz!Bilgi ve ilginize sunarız.
    Çığlığımızı tüm Türkiye duymalı, muhalafet duymalı..

    GÜNDEM SALGIN!
    GÜNDEM SALGIN!
    GÜNDEM SALGIN!
    GÜNDEM SALGIN!
    ……………..
    demeli,  AKP = RTE’nin gündem oyunlarına gelmemeli.Bilim Kurulu ar – tık sesini yükseltmeli.. (Güncelleme : 17 Mart 2021, 12:56)

    Sevgi, saygı, DERİN ACI ve KAYGI ile. 16 Mart 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik