ÜZÜLMEK VE ÖZELEŞTİRİ

ÜZÜLMEK VE ÖZELEŞTİRİ

Konuk yazar : Av. Nurullah AYDIN
1 Mayıs 2018 

Sosyal yaşamımızda sevinç mutluluk yanında küsmek, darılmak ve incinmek durumunda da kalınabiliyor.
Anneniz, babanız veya kardeşleriniz sizin yapılmasını beğenmediğiniz bir hareketi size yapabilirler ve sizin kalbinizi kırabilirler.
Arkadaşlarınızla birlikteyken veya onlarla oyun oynarken size yapılan bir hareket sizi incitebilir ve üzebilir.
Öğretmeniniz yaptığınız ödevi beğenmemiştir ve sizi sınıftaki arkadaşlarınızın önünde azarlayabilir veya kulağınızı çekebilir. Bu şekilde ki olayları istediğiniz kadar artırabilirsiniz…
Size yanlış yapanlara kızarsınız. Belki siz de onlara aynı hareketi yapmak istersiniz.
Ama en azından kalbinizdeki kırgınlık sebebiyle onlara darılır, küsersiniz.
Var mı böyle kendisine küstüğünüz insanlar?
Onları görünce kendilerine selam vermiyor, konuşmuyor musunuz?
Peki, bu şekilde davranışınız ne kadar sürecektir, hiç düşündünüz mü?
Belki onlar, ellerinde olmadan size böyle bir söz söylemiş veya böyle bir harekette bulunmuşlardır? Ne biliyorsunuz?
Veya onlar yaptıkları şeyin sizin iyiliğinize olacağını zannetmişlerdir ama siz o harekete kırılmışsınızdır, olamaz mı yani? O halde… 

Güzel iki düşüncenin ters hareketleri

Bir öykü:
Bir yolcu atı ile birlikte yolculuk yaparken, su içebileceği, elini yüzünü yıkayabileceği ve bir müddet oturup dinlenebileceği bir subaşına gelir. Atını bağlayacağı, terden ıslanan elbiselerini kurutabileceği bir askılık yer arar, fakat bulmaz. Kendi kendine;
“Burası, niçin bir yolcunu ihtiyaçları için hazırlanmamış, acaba?” diye düşünür.
Hemen yakındaki bir ağaçtan ucu çatallı bir dal keser, diğer ucunu sivrilterek onu bir kazık haline getirir ve subaşında uygun bir yere çakar.
“Gelen geçen yolcular buraya hayvanlarını bağlasınlar” der ve biraz dinlendikten sonra oradan ayrılır. Aradan bir müddet zaman geçer. Aynı subaşına bu sefer bir başka yolcu gelir. Su içmek için suyun kaynağına yönelmişken, bir evvelki yolcunun çaktığı kazığı görmez. Ayağı kazığa takılır ve düşer. Yere düşünce canı yanan adam;
“Bu kazığı da buraya kim çakmış? Ben düştüm ama başkaları da düşebilir” diye düşünerek kazığı oradan söker ve uzak bir yere atar. 

Gördünüz mü sevgili okuyucular,
Her iki yolcu da iyi ve güzel duygularla birbirlerine ters iki hareket yaptılar.
Biri oraya kazık çaktı, öbürü de onu oradan sökerek attı.
Her iki insan da böyle güzel düşüncelerinden ve düşüncelerini uyguladıklarından dolayı kutlamaya ve takdire layık değiller midir? 

Dargın kalma süresi
Biz de bize yapılan hareketlerin görünen yüzünü incelediğimiz kadar görünmeyen yüzünü yani bu söz ve hareketin ne amaçla yapılmış olabileceğini düşünmemiz gerekmez mi? Bizi üzen şeylerin mutlaka bir iyi niyet taşıyan yönünü bulabiliriz. O zaman da o insana karşı dargın kalmamız anlamsız olmaz mı?
Kaldı ki biz belki kardeşiz, belki komşu, akraba veya arkadaşız. Aynı vatanda yaşıyoruz. Sevinçlerimiz, üzüntülerimiz çoğu zaman aynı nedenlere dayanmaktadır.
O halde uzun süre dargın durmamız aramızda aşılması zor engeller çıkarabilir ve bizler birbirlerimizden ayrıldığımız için millet olarak gücümüz zayıflar. Bu da düşmanlarımızın işine gelmez mi?
Üç günden fazla küs durulması doğru değildir. Bu aradığımız ölçüdür.
Siz de öyle yapın.
Kendisine küs olduğunuz insanlara üç günden çok küsmeyin ve barışın.
Barışmak için ilk hareketi yapanın da değerinin çok yüksek olduğunu bilin.
Haydi, göreyim sizi… 

GÜNÜN SÖZÜ: Gönülleri kazan ki, mutlu olasın, fazla zarar görmeyesin.
===============================================
Dostlar,

Ülkemiz bunca gerilmiş ve doğrudan üst yöneticilerce sözde siyaset gereği kasıtlı olarak kutuplaştırılmış hatta birbirine düşmanlaştırılmışken…
Hukuk insanı Sn. Av. Nurullah Aydın‘ın yazısı bir meltem gibi..
Keşke gereğini yapabilsek..

Sayın Av. Aydın vekiledenlerini (müvekillerini, kendisine dava vekaleti verenleri) de uyuşmazlık içine düştükleri kişi – kurumlarla böylesine “3 gün içinde ivedi barışa” ikna için çaba gösteriyorsa “işsiz” bile kalabilir!

Anadolumuzun gelenekleri gerçekte böyleydi, gene de böyledir..

Sevgi ve saygı ile. 02 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com