Yüksek Büyüme Açıklaması Sonrası İki Ekonomistten Uyarı

Yüksek Büyüme Açıklaması Sonrası
İki Ekonomistten Uyarı

Mahfi Eğilmez ve Uğur Gürses, 2018 1. çeyrek için yüksek büyüme açıklaması sonrasında yaptıkları analizlerde uyarıda bulunarak dört noktanın altını çizdi:
1. Cari açık,
2. kredi riski,
3. faizler ve
4. döviz kurlarındaki artış.

İki ekonomist, Mahfi Eğilmez ve Uğur Gürses, son analizlerinde dün açıklanan %7.4’lük 1. çeyrek büyüme verisiyle cari açık artışı arasındaki ilişkinin altını çizdi.

Hazine eski müsteşarı Mahfi Eğilmez, cari açıktaki artışın “giderek kırılgan hale gelen Türkiye ekonomisi açısından çok ciddi bir sorun” olduğunu vurgularken, Hürriyet yazarı Gürses, “kendi kapasitesinin çok üzerinde borçlanarak harcayan ve büyüyen bir ülke” ifadesini kullandı.

Risk primi, faizler ve döviz kurlarındaki olağanüstü artış

Eğilmez ve Gürses, risk sigortalama düzeyini ifade eden “risk primi” ya da “kredi riski”ndeki, faizlerdeki ve döviz kurlarındaki artışa da dikkat çekti. Eğilmez risk priminin son iki ayda 187’den 278’e çıktığını belirtirken, Gürses “kredi riskinin zıplaması”na işaret etti.

Eğilmez, aynı dönemde gösterge faizin %10.97’den 18.86’ya yükseldiğini belirtirken, Gürses, “Merkez Bankası’nın piyasaya verdiği paranın maliyeti %17.75’e gelirken, 2 yıllık devlet tahvili faizleri %19’a dayandı” dedi.

İki iktisatçı yazılarında, döviz kurlarındaki artışı da vurguladı.

“Bu işte bir yanlışlık var demektir”

Eğilmez, yazısında şöyle dedi:

  • “Türkiye, son 12 aylık sürede %8’e yakın büyürken ekonominin risk primi (CDS primi) 187’den 278’e, gösterge faiz %10,97’den 18,86’ya, USD/TL kuru 3,51’den 4,51’e çıkıyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir.”

“Durgunluğun içine düştüğümüzün kilometre taşları”

Gürses ise yazısında şunların altını çizdi:

Ekonominin 2. çeyreğinde; Nisan ve Mayıs ayındaki döviz kuru artışı ve bunun seyredilmesi piyasa faizlerini yukarı itti. Geç kalmanın bedeli, Merkez Bankasının 23 Mayıs ve 7 Haziran’da iki kez toplamda 4.25 puanlık faiz artışı sonrasında da uzun vadeli faizlerin artması oldu. Merkez Bankasının piyasaya verdiği paranın maliyeti %17.75’e gelirken, 2 yıllık devlet tahvili faizleri %19’a dayandı. Geriye %20-30’luk bir üretim maliyet artışı, finansman maliyeti artışı ve kredi riskinin zıplaması oldu.

Gürses yazısını şu cümleyle bitirdi: “Büyüme kutlaması yapılan ülkede durgunluğun içine düştüğümüzün kilometre taşları bunlar.” (İstanbul – BİA Haber Merk. 12 Haziran 2018)