Etiket arşivi: 12 Ağustos 1999-12 Ağustos 2012

CAN YÜCEL’den : HER ŞEY SENDE GİZLİ..

Sen gittin bir 12 Ağustos gecesi Can..
Bizse Güneşin çevresinde sürdürüyoruz sensiz turlarımızı..
13 turu tamamlamışız Can’sız..
Farkındasın değil mi?
Sen de sayıyorsun değil mi?
Görüyorum, bize el sallıyorsun Göktanrı katından..
Yoksa yanına mı çağırıyorsun?
Kaçıncı turda buluşacağız dersin ??

Ahmet Saltık
12.8.12, Ankara
www.ahmetsaltik.net

Dostlar,

CAN BABA’yı yitireli 13 yıl bitti. 1999’un 12 Ağustos’u idi..
O gece bizleri terketti..
Tadına doyum olmaz şiirler, anılar bıraktı bize..

Datça’yı çok sevdi ve orada toprağa verilmek istedi. Aile de buna uydu..

Gelin görün ki, kimi insansı yarasalar O’na mezarında da rahat vermiyorlar.
Mezarını tahrip ediyorlar. Ne tuhaf ki, inanılmaz olanaklara sahip emniyet güçlerimiz bu zavallıları bir türlü yakala(ya)mıyor. Aile yaşama küstü, O’nu anma etkinliklerini askıya aldılar..

Muğla-Datça emniyeti, jandarması için bu durum profesyonel bir ayıptır hatta lekedir.
Mezar tahripçisi yaratıkları bir an önce yakalayın ve adalete teslim edin..
Can babanın ruhu azaptan kurtulsun, ailenin acısı dinsin ve bu toplum hiç olmazsa ölülerine saygılı olma konusunda yasal yaptırımla terbiye edilsin..
Ne yazık ki aile, toplum, eğitim sistemi bu eğitimi veremememiş..

Zorunlu din derslerine artırarak devam.. Çare olur belki..

İyi ki yaşadın ve biz doyumsuz şiirler, yaşam dersleri bıraktın..
Senden öğrenmeyi sürdürüyoruz Can Baba!..

Fotoğrafının altına klavyemizden dökülenleri koyduk.

Aşağıda da “HER ŞEY SENDE GİZLİ” şiri var..
(Sitemizde, O’ndan birkaç şiir daha var..)

Onun da altında kısa özgeçmişi..

Sevgi ve saygı ile. 12.8.12

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

========================================

CAN YÜCEL’den…

HER ŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

=====================================
Kısa özgeçmişi :

Can Yücel, 1926’da İstanbul’da doğdu. Eski Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in oğludur.[1]

1943 yılında, yakın dostu ve Ankara Atatürk Lisesi’nden sınıf arkadaşı Gazi Yaşargil ile birlikte yurtdışı eğitim bursu kazandığı halde, babası, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in ” Bakan, kendi oğluna torpil yaptı derler” diyerek engellemesi nedeniyle yurtdışına gidemedi.
Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum ve Marmaris’te turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi.
Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.

Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları
ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu.
12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça’ya gömüldü.