1 Kasım 2015 Seçim sonuçlarının irdelenmesi

1 Kasım 2015 Seçim sonuçlarının irdelenmesi

Portresi_11.4.15.jpg

 

Prof. Dr. D. Ali ERCAN

 

 

1 Kasım.2015 Milletvekili seçiminin resmi sonuçları henüz yayınlanmadı ama genel tabloyu yeter doğrulukta biliyoruz; Partilerin Oy oranları ve çıkardıkları Milletvekili sayısı şöyledir:

  • AKP  % 49,5…  317 MV
  • CHP  % 25,3…  134 MV
  • MHP  % 11,9..   40 MV
  • HDP  % 10,8…   59 MV
  • Öbür..  % 2,5

AKP 63 ilde 1. konumda (17 ilde tulum çıkardı).
CHP 6 ilde birinci konumda ve HDP 12 ilde birinci konumdadır (2 ilde tulum çıkardı).
AKP 2 ilde, CHP 35 ilde sıfır çekti.
Seçimin en başarısız Partisi MHP oldu; 7 Haziran seçiminde kazandığı Milletvekillerinin yarısını yitirdi.

……………….
……………….

Özetleyecek olursak                        : 

  • YSK Yurtiçi Seçmen sayısının TÜİK verilerine kıyasla 1,5 milyon eksik oluşu
    açıklanmaya zorunlu önemli bir sorundur.
  • Yeni bir nüfus sayımı mutlaka gereklidir.
  • Seçim Yasası mutlaka değiştirilmelidir.
  • Kürtlerin yarısı bu seçimde’HDP ni desteklemedi.
  • Alevilerin %5 kadarı HDP’ni destekliyor.
  • CHP’nin (veya Sosyal demokrat bir Partinin) Türkiye’de tek başına iktidar olması
    olanaklı görünmüyor.
  • De-facto 4 Partili siyasal yapının Ana ekseni AKP-CHP eksenidir.
  • HDP ve MHP %10-15 bandında kalmaya devam edeceklerdir.

Sevgilerimle.æ
05.11.2015

===================================

Dostlar,

Saygıdeğer hocamız Prof. Dr. D. Ali Ercan, 1 Kasım 2015 seçimlerini politik ve matematiksel eksenlerde irdeliyor bu yazısında. Kapsamlı bir makale olduğundan, giriş ve sonucu sunduk; yazının tümüne PDF olarak aşağıdaki erişkeden (linkten) ulaşabilirsiniz.

Secim_sonuclarinin_irdelenmesi_KISA_æ

Çok önemli saptamalar var yazıda. Bize göre en önemli ve kabul edilemez sorun;

  • YSK’nın Yurtiçi Seçmen sayısının TÜİK verilerine göre 1.5 milyon eksik oluşudur!

Bu çağda kabul edilemez bir sorundur ve seçim sonuçlarını baştan sona değiştirebilecek büyüklüktedir. 

Başta muhalefet partileri, tüm Türkiye bu soruna el atmalıdır.

Hükümetin bu sorunu çözmesi en başta gelen görevlerindendir.
YSK ve TÜİK özeleştiri vermeli, biraraya gelerek çözüm önerileri üretmeli ve
siyaset kurumuna gereği için ivedilikle sunmalıdırlar.

Türkiye, seçim yaparken seçmen kütüklerine bile egemen olamayan, 1,5 milyon gibi muazzam bir tutarsızlık sergileyen bir 3. dünya ülkesi görünümünü hak etmiyor. Bu verilerle 1 Kasım 2015 seçim sonuçları ciddi şaibe altındadır ve bu sorunsal da ülkemizin politik istikrarı için ciddi bir tehdittir.

Sorun, salt 1 Kasım 2015 seçimleri seçmen kütükleri ile de sınırlı değildir.

Son olarak; AKP – RTE‘ye önerimiz; kendilerini bu konumlara getiren Cumhuriyetin temel değerlerine – anayasaya, yaptıkları yemin bağlamında sadık – vefalı kalmaları ve demokrasinin olanaklarını onu yok etme yönünde asla kullanmamalarıdır. Böylesi zorlamalar geri teper ve
hep birlikte büyük bedeller öderiz. Fakat Cumhuriyet her durumda yoluna devam eder;
bu tartışma dışı bir gerçekliktir, sakın ama sakın unutulmasın!

Sorun 2002’den beri tüm ağırlığıyla sürmektedir. 2002 seçimlerinde 1,1 milyon; 2007 seçimlerinde 5,9 ve 2100 ile 2015 seçimlerinin her birinde 1,6 milyon seçmen eksiktir’
2002 sayılmazsa, sonrakiler AKP dönemindedir ve düzeltilmesi olanaklı iken, düzeltilmesi için hiçbir engel yokken sorunun böylesine dalgalanarak ve çok ciddi boyutlarda süregelmesi
akla “kastı” getirmektedir. Öyle ya da böyle, bu tablo, seçimlerin meşruluğuna açıkça gölge düşürecek boyut ve niteliktedir. Ne yazık ki yaygın kitleler sorunun bilincinde değil..
Muhalefet ve basın üstüne gitmiyor..  Niçin ??

İktidar güdümünde TÜİK felç ve fakat özerk anayasal organ YSK anlaşılmaz biçimde atıl;
bu kabul edilemez çıkmaza isyan etmiyor!??

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI ve 2023’e DOĞRU TÜRKİYE

başlıklı yazımıza da bakılmasını dileriz.

Teşekkürler Sayın Prof. Ercan..

Sevgi ve saygı ile.
05 Kasım 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI ve 2023’e DOĞRU TÜRKİYE

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI ve 2023’e DOĞRU TÜRKİYE


Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Seçim sonrası erken dönem hatta akut yorumlar, değişik içeriklerle basında görülmeye başlandı. Kuşkusuz bu “şok” tablosu atlatıldıkça –ki hızla geçirilmelidir– travma sonrası daha gerçekçi, serinkanlı çözümlemelere gereksinim ivedidir. Kestirmeden söylemek gerekirse;

Durum ciddidir, çoook ciddidir.

2023 hedefleri olarak “Anadolu Federe İslam Devleti” ni örtük / açık gündem olarak koyan tutkun ve kararlı bir siyasal kadro, 13 yıldır bu doğrultuda kesintisiz olarak yapageldiği köktenci girişimlere ek olarak bir 4 yıl daha süre, “altın fırsat” kazanmıştır.. Hem de 317/550 vekille.. (%49 oyla vekillerin %58’ini sağlayan adaletsiz seçim sistemiyle! 270 vekil çıkartacak iken barajlı D’Hondt sistemiyle fazladan 47 vekile sahip olarak!??) TBMM Başkanlığını daalacaktır AKP, Cumhurbaşkanlığı bu kadronun elindedir ve tüm devlet bürokrasisi kapıcısına dek yıllardır AKP’nin mutlak buyruğundadır.

2019’un 10 Ağustos’unda AKP 26. dönem TBMM’de tek başına 63. hükümet iken Cumhurbaşkanlığı seçimine gidilecektir.. Bu çok büyük bir avantajdır Tayyip bey ve AKP için; eğer bu arada BAŞKANLIK REJİMİ‘ne geçilmemiş olursa.. 63. Hükümet bir kazaya uğramazsa..

Bu da çok zor görünmüyor. MHP hemen her yerde beklenmedik / beklenen destekler verebilir AKP’ye geçmişte hep olduğu üzere.. 317 + 40 = 357 ile Anaysa 330 oyla değiştirilir ve halk oylamasına gidilir. Bir biçimde “halledilir”.. Erdoğan Cumhur’u nasılsa o yüksek ikna gücüyle yoluna koyar…

HDP bile kimi “orta boy – irice ödünlerle” Tayyip Beyin Başkanlık özlemine sıcak bakabilir.. Anayasa değişikliği oylaması gizli yapılacağından (Anayasa md. 175), CHP ve öbür muhalefet vekilleri gizli oylamada ne yapar, bilinmez..

2015-19 arası 4 yılda 26. TBMM’de zaman, AKP – RTE tarafından özellikle hızlandırılacaktır. Cumhuriyetin kazanımlarından geriye ne kaldı ise,
2023’e dek “aşamalı halletme” yerine, ne olur ne olmaz kaygısıyla “hızlandırarak halletme” yöntemine başvurulacaktır. Nitekim dün, “AÇILIM” ucubesinin kuramsal – düşünsel mimarlarından AKP’nin yeni
Van milletvekili Prof. Beşir Atalay, sıcağı sıcağına “Açılımı” hemen gündeme getirmiştir. Çünkü bu misyon AKP’ye uluslararası güçlerce zimmetlenmiştir.

Dileriz zaman bizi yanıltır; AKP – RTE Devlet aklıyla ılımlılaşır!?..

Sonuç olarak; 7 Haziran’dan bu yanan AKP – RTE tarafından özel yöntemlerle terbiye edilen Cumhur’un 1 Kasım 2015 seçiminde koyduğu yeni “istendik” iradesi, AKP’yi tek başına iktidara getirdiğinden, bu kez RTE – AKP tarafından uygun bulunmuştur!..

Egemenlik bağsız koşulsuz AKP – RTE’nindir.

Türkiye’nin tersyüz edilmiş hazin ve çıplak siyasal gerçeği,
alaturka demokrasisi işte budur!

Gelişmeler, kimi köşe yazarlarının magazin basını biçemiyle (üslubuyla) hedonik sırıtmalar eşliğinde açıklanacak ölçüde yalın değildir;
tersine çok boyutludur ve asla sığ değildir.

Çok ama çok tehlikeli ve stratejik derecede kritiktir.

Türkiye’nin Cumhuriyetçi aydınlarına, uluslararası topluma ve Tarihe
kaygı ile sunarız..

“Cumhuriyet yaşasın” diyen başta AKP’liler olmak üzere tüm yurttaşlara da..
Çünkü içine girdiğimiz süreç, Cumhuriyet’in tasfiyesine kilitli!

Sevgi ve saygı ile.
02 Kasım 2015, Ankara