7 trilyonluk para seli tamam, virüsle yola devam

7 trilyonluk para seli tamam, virüsle yola devam

Habertürk
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Koronavirüsün yarattığı ekonomi ve finansal şoklara karşı hükümetler ve merkez bankaları tarafından alınan önlem paketlerinin toplam büyüklüğü 7 trilyon doları buldu. CNN’in analiz haberine göre şimdiye kadar görülmemiş büyüklükte önlem paketleri yürürlüğe koyuluyor.

Harcama paketlerinin en büyüğü 2.2 trilyon Dolarla ABD’ye ve 750 milyar Euro ile Almanya’ya ait.

İngiltere 300 milyar sterlin, Fransa 300 milyar euro, İspanya ve İtalya 200’er milyar Euro destek paketleri açıkladı.

Avrupa Merkez Bankası 750 milyar euroluk varlık alımı yaparken, FED’in alımlarının sınırı olmayacak.

Çin’in ise bugüne kadar açıkladığı yardım paketlerinin toplamı 290 milyar dolara varıyor. Japonya’nın ise 193 milyar dolar.

-IMF de 81 ülkenin yardım talebinde bulunduğunu ve 1 trilyon dolarlık fon ayrıldığını açıkladı.

-Bir anlamda dünyada para sel oldu akıyor.

-Bu yıl için IMF tarafından tahmin edilen dünya GSYH 90.5 trilyon dolar. 7 trilyon dolarlık paketin dünya hasılasına oranı %7.7. Ancak büyüme düşecek, hasıla azalacak. Dolayısıyla önlem paketinin oranı %8 ve üzerine çıkacağını varsaymak lazım.

VAHŞİ HAREKETLER YUMUŞADI

-Yıllık hasılanın %7.7’si kadar paket aynı zamanda dünyanın ortalama bir aylık GSYH’na eşit.

-Bir aylık geliri feda edip 11 ayı kurtarmak mümkün mü? Virüsün seyri kısa zamanda pozitife dönse bile mümkün  değil. Bir gelir kaybı olacağı kesin.

-Bunun da adı kondu. IMF Başkanı Kristaline Georgieva’nın açıkladığı gibi 2008’den daha kötü bir resesyona girdiğimiz kesinleşti.”

-Bu durumda önlemlerin fonksiyonu, mevcut yapının, sistemin yıkılmasını önlemek ve hareketleri yumuşatmak olacak.

-FED’in geçen haftaki sınırsız dolar operasyonu başarılıydı ve finansal piyasalardaki kaos ortamını kısmen yatıştırdı. Nakde geçme ve teminat sorununu hafifletti.

-Nitekim piyasaların vahşi hareketleri de yumuşadı ve haftalar sonra nefes alma fırsatı doğdu.

HAFTALAR SONRA NEFES ALMA FIRSATI

-Gelişmiş ve gelişmekte olan tüm dünya borsaları MSCI Endeksi’yle virüs dönemi olan 21 Ocak-23 Mart arası % 33.7 değer kaybettikten sonra, son 3 günde %16.5 toparladı. Hatalık bazda ise dünya borsalarının ortalama primi %9.9’u buldu.

-Doların tırmanışı durdu ve geri döndü. 23 Marta kadar 11 günde %10 yükselen Dolar Endeksi son 4 günde %5.4 düştü.

-Dolara göre gelişmekte olan ülkelerin para birimleri 23 Marta kadar olan dönemde %11.9 değer yitirmişken, son 4 günde %2.4 arttı.  

-Altın fiyatları 13 Mart’tan bu yana girdiği yükseliş eğilimini doların düşüşü ile ivmelendirdi ve bir haftada %8.6 toparlandı.

-Risk primleri aşağı geldi. Türkiye’nin risk primi 515 baz puandan bir haftada 414’e indi.

-Korku Endeksi VIX 80’lerden 60’lı düzeylere geriledi.

VİRÜSLE YOLA DEVAM

-Geçen hafta gördüğümüz tarihsel para seli, yardım paketleri, yapılan açıklamalar ile pozitif haber akışını büyük ölçüde tükettik gibi. Hemen her gün açıklanacak büyük ve etkili önlem bulunması zor. Bundan sonra bu tür haber ve gelişmelerle daha az karşılaşacağız. Büyük ölçüde atılacak barut tükendi.

-Ama virüs Avrupa’yı merkez tuttu ve kötü vuruyor. Amerika’da yeni merkez ve yangın bacayı sardı gibi. Virüsten negatif haberler gelmeye devam edecek.

-Bu durumda ekonomide ve finansal piyasalarda virüsün seyrine bağımlı kalmaya devam edeceğiz. Virüsün pik noktası, aşı ve ilaç bulunması gibi konular en dikkat kesileceğimiz haberler olacak.

-Kötüye gidişin kırılma anı ve terse dönüş,  bu haberlerle olacak. Gündemi belirleyecek olan virüsün kendisi.

VERİLERDEN HAYIR YOK

-Bu hafta Cuma günü ABD tarım dışı istihdam verileri açıklanacak ve mart ayına ilişkin net bir resim ortaya çıkacak. Geçen haftaki 3.28 milyonluk haftalık işsizlik maaşı başvurusundan anlaşılacağı gibi, ürkütücü bir rakamla karşı karşıya kalabiliriz. İşsizlikteki patlama bu dönemin en yakıcı sorunu olmaya aday.

-Bundan sonra açıklanacak veriler de hep virüs dönemine ait olacağından, büyük bozulmaları beraberine getirecek. Veriler şaşırtıcı derecede bozuk gelebilir. Bu zor dönemi atlatana kadar her ekonomik veri bozuk ve kötü gelecek, ekonomik verilerden hayır yok.

-DÜNYANIN YUMUŞAK KARNI AVRUPA

-Bir de negatif döngü ve haber akışında küresel bazda zayıf tarafımız neresi diye yoklayacağız. Dikkatler oraya çevrilecek, muhtemelen spekülatif ataklar da olacak.

-Muhtemel aday ise AB. Avrupa’nın birlik sorunu vardı, liderlik sorunu vardı, kamu borcu ve banka sorunu vardı. Son olarak korona virüs ve virüse bağlı parasal sorun eklendi.

Virüs İtalya ve İspanya’yı kasıp kavuruyor. İngiltere ve Fransa’da da durumun daha kötüye gitmesi bekleniyor.

-İtalya aynı zamanda 2.4 trilyon dolarla Avrupa’nın en büyük piyasalarından biri. Avrupa’nın ikinci, dünyanın da üçüncü en borçlu ülkesi. Bankacılığı ise zayıf.

HER ÜLKE KENDİ SAZINI ÇALIYOR

-Para sorunu ise Avrupa Merkez Bankası ECB’nin 750 milyar euroluk varlık alımıyla sınırlı kalmasından, FED ve ABD büyüklüğüne yakın bir paket açıklayamamasından kaynaklanıyor. “Sınırsız dolar operasyonu” gibi bir tavır ortaya koyamamasından, sınırsız  Euro paketi açamamasından dolayı Avrupa tarafının aldığı önlemler eksik ve zayıf kaldı.

-Ya lider ülkelerden ECB’ye bu konuda destek yok ya da Başkan yeni ve ekibini henüz kuramadı.

-Sorunlar karşısında AB ülkeleri ortak bir karar ve önlem de alamadı. Her ülke kendi sazını eline aldı, kendi türküsünü söylüyor. Ortada bir orkestra yok.

-Sonuçta bu durum bir güven eksikliği ve endişeye yol açıyor.
========================================
Dostlar,

Küresel emperyalizmin ağababalarının / sermaye dağlarının durumu bu..
Türkiye ne yapacak??

30 Mart 2020 günü akşamı verileri aşağıda :

TÜRKİYEDE GÜNCEL VAKA SAYISI

Sağlık Bakanı Koca açıklamasında,

  • “Türkiye’deki toplam olgu sayısı 10,827 olurken, toplam ölüm sayısı da 168 oldu; iyileşen sayısı 162’ye yükseldi.

    Dünyadaki her 14 olgudan 1’i Türkiye’de ve hızla artmakta. Ölüm sayıları ise dünya ortalamasına göre beklenenin yarısı hala!?

Hazine ve Maliye Bakanı Saray Damadı Berat Albayrak, ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı kapsamında, Kısa Çalışma Ödeneği ile faaliyetlerini azaltan ya da durduran işletmelerde çalışan vatandaşlarımıza 3 ay maaş desteği vereceğiz.’ dedi.

ABD’nin Korona virüs salgını ile başetme için 2,2 trilyon $ ayırdığını öğrendik. Bu rakam, ABD’nin 2020’de beklenen ulusal gelirinin (22,32 Tr. $) %10’u dolayında. Sağlık Bakanlığı bütçesi 99,5 Bn $ iken 12,4 Bn $ azaltılarak 87,1 Bn $ olarak belirlenmişti. Savunma (saldırı!?) bütçesi ise 33 Bn $ artırılmış ve 718 Bn $’a erişmişti.

327 m nüfus içinde yaklaşık 50 milyon nüfusun hemen hemen hiç sağlık güvencesi yok ve NewYork valisi merkezi yardım (Federal bütçeden) gelmezse çok sayıda ölüm yaşanacağını söylemekte. ABD şu sıralar, tüm görkemine (!) karşın korona virüs salgının merkezi ve 150 bin dolayında hastası ile dünyadaki her 5 hastadan 1’ine sahip. 33 bin dolayında ölümün 2616’sı ABD’de.. Ölenler yoksullar ve sağlık güvencesi olmayanlar. Sokaklarda, parklarda, izbe evlerinde ölmekteler ABD’de!

Vahşi neo-liberalizmin / Küreselleşmenin kurbanları bu garip insanlar..
***
SGK’nın 2020 sağlık bütçesi 110 milyar TL. Sağlık Bakanlığı bütçesi ise 48 milyar Tl. Kimi kamu kurumlarının sağlık gideri bütçesi var ayrıca. İyimser hesapla 180 milyar TL kamusal sağlık gideri öngörülmekte. Cepten harcamaları TÜİK, toplamın 1/5’i olarak vermekte, buna göre, 225 milyar TL toplam sağlık harcaması öngörülmekte 2020 için 83 + 5 =88 milyon nüfusa bölersek 225/88=2557 TL düşmekte. Kuşkusuz, AKP’nin TÜİK eliyle açıkladığı oranla kalmıyor cepten harcamalar.. Kamusal harcamadan geri kalmayan bir cepten harcamaya insanlar zorlanıyor..

En iyimser hesapla Türkiye’nin 2020’de 80 milyar $ sağlık gideri öngörmekte. Aşağıdaki rakamlar 2020 bütçesinin sefaletini ortaya koymakta..

2020’de bütçe gideri 1 Tr 95,5 milyar (Bn) TL, faiz dışı giderler 956,5 Bn TL, bütçe gelirleri 956,6 Bn TL, vergi gelir 784,6 Bn TL, bütçe açığı 138,9 Bn TL, %12,7!
7 L gelir + 1 TL açık / borçlanma!

  • Bütçenin %12,7’si ya da her 8 TL’den 1’i veya toplanan 100 TL  verginin 17.7 TL’si faize, 139 Bn TL! Faiz 2019’da 117 Bn TL idi; 2018’de ise 71,6 Bn TL idi. Bir de borç ana parası (Faiz Dışı Fazla!) ödenecek..

Üniversitelere 50,7 Bn TL. Özelleştirme geliri 10 Bn TL. 2020, %5 büyüme ve %8,5 enflasyon hedefli!? AR-GE’ye ise yalnızca 5 Bn TL. Ocak’ta 40,5 Bn TL TCMB’nın kâr ve ihtiyat akçesine el kondu, bütçe fazlalık verdi!? Sağlık Bakanlığı ödeneği kişi / yıl 710 TL! 2020, emekçiler için çok zor bir yıl olacak, olmakta
****
AKP iktidarı bu ağır salgını yönetmek için gerçekçi kaynaklar bulmak zorunda..

Örneğin resmi sayıları 50’ye varan ve yarısını AKP’nin son 18 yılda yarattığı yandaş Dolar milyardeleri 100’er milyon $ vermeli hemen salgın fonuna!

  • Lanetli denklem unutulmasın : 1 Dolar milyarderi = 1 milyon yoksul!

    Müslümanlar yıllık 1/40 fitre – zekatlarını bu yıl salgın fonuna vermeli. Diyanet İŞleri Başkanlığı ve Vakıfları öncü olmalı fon aktararak..

  • Bu sorunun yanıtını, Prof. Gökhan Çapoğlu‘ndan alabiliriz bizim yazdıklarımıza ek.. Lütfen tıklayınız.. (Birazdan web sitemizde paylaşacağız..)
  • Kaynağımız var ama toplumsal dayanışma olmadan başaramayız

Sevgi ve saygı ile. 30 Mart 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Hekim, Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (SBF-Mülkiye)
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı

www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

KORONA VİRÜS SALGINININ EKONOMİ-POLİTİĞİ

KORONA VİRÜS SALGINININ
EKONOMİ-POLİTİĞİ


Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Hekim, Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (SBF-Mülkiye)
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı   
profsaltik@gmail.com

Sn. Ufuk Söylemez (eski Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı), 23 Mart 2020 gecesi bizi HALK TV‘deki programına davet etti. Korona salgını Bilim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniv. Tıp Fakültesinden çalışma arkadaşımız Sn. Prof. Dr. Alpay AZAP ile birlikte güncel salgını 3 saate yakın süre kapsamlı irdeledik. Sn. Söylemez Ekonominin son derece zor – ağır – kırılgan koşullarda olduğunu programda zaman zaman söyledi ise de, özveri göstererek sözü daha çok biz 2 hekime bıraktı. Biz de bu konuyu yazmasını rica ettik ve “Zor zamanlar Olağandışı kararlar!” başlıklı makalesini yayınladık (http://ahmetsaltik.net/2020/03/27/zor-zamanlar-olagandisi-kararlar/).

Söz konusu makale zarif eleştiriler içeriyor, yol da gösteriyor. Emisyon = Para basma öneriyor Sn. Söylemez.. Çünkü devlet tahvillerimize uluslararası pazardan %7-8 dolayında Dolar olarak faiz ödemeyi üstlenmemize (taahhüt etmemize) karşın istem yok, borç veren yok ülkemize! Oysa karşılıksız para basmanın faturasını biliyoruz, enflasyon.. Bunun bedelini de gene yoksullar – orta sınıf ödüyor..

Yukarıda değindiğimiz HALK TV programında (23 Mart 2020, saat 21:00 – 24:00, 1. bölüm : https://youtu.be/NeX0QtFuib4 veya https://youtu.be/NeX0QtFuib4?t=34  2. Bölüm : https://youtu.be/4lV1oYGtWS0   3. bölüm : erişemedik.. site okurlarımız erişir ve bize bildirirse seviniriz..) biz ise, Mülkiyeli şapkamızla, üst gelir dilimlerinden ek vergi alınmasını önerdik. Örnek olarak 2010 Nisan’ında ABD Başkanı Obama’nın OBAMACARE olarak adlandırılan sağlık reformu programını verdik.

Hemen hemen hiçbir sağlık güvencesi olmayan 50 milyon (6 kişiden 1’i o dönemde) hiç olmazsa çok altta kalan 30 milyonu için, sınırlı da olsa sağlık güvencesi sağlanması düşünülmüştü. Kişi başına 3 bin $ /yıl kaynak gerekiyordu oldukça sınırlı bir sağlık güvencesi için. O sıralar ABD’de kişi başına ortalama yıllık sağlık gideri 10 bin $ p.c./p.a. (kişi başına / yıllık; per capita / per annum) idi. 10 yıl boyunca gereksinim duyulan kaynak 3 bin $ x 30 m nüfus x 10 yıl süre.. 900 milyar $ ya da 0,9 trilyon $ idi. Üst gelir dilimlerine %1-2 ek vergi kondu. Para babaları, Kongre’de Başkan Obama hükümetinin yıllık bütçesini engelleyerek devleti felç ettiler..
****
Biz, benzer bir öneri ile, bu olağanüstü dönemde Türkiye’nin zenginlerinden bir tür servet vergisi / varlık vergisi alınmasını önerdik bağış kampanyası önerisine karşılık Sn. Söylemez’in.

– Halkın çok yoksullaştırıldığını,
– işsizliğin aşırı yüksek ve
– gelir dağılımının olağanüstü adaletsiz olduğunu ekledik.

Ek olarak, Türkiye’nin Dolar milyarderlerinin bu servetlerini Türkiye’de kazandıklarını, içinde bulunduğumuz çok zor dönemde kendilerinin de ellerini taşın altına sokmalarının gerekli olduğunu belirttik.

  • 1 Dolar milyarderi = 1 milyon yoksul!

Ayrıca, 1942’de İsmet İnönü Cumhurbaşkanı iken 2. Dünya Paylaşım Savaşı’nın bunaltıcı koşullarında da Türkiye’nin bekası için Varlık Vergisi Yasası’nın çıkarıldığını, uygulamada kimi yanlışlar yapılmış olsa da ilke olarak o politikanın tek seçenek ve doğru olduğunu ekledik.

  • AKP iktidarında son 20 yılda ülkemizden 3 Tr $ kaynak çıktığını ancak 1 Tr $ girdiğini ve 2 Tr $ gibi muazzam bir ulusal servetimizin yurt dışına bu iktidar tarafından rant olarak aktarıldığını (Prof. Dr. Bilsay Kuruç, 19 Mart 2020, Cumhuriyet, M. Balbay ile söyleşi),

bu yaşamsal sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğin vurguladık. Sağlık sektörüdeki rant aktarımı da dahil.. her yıl birkaç on milyar $.

Tasarruf, SOSYAL DEVLETkamucu sağlık hizmeti ve KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNE MUTLAK BİR ÖNCELİK gerekliliğinin altını çizdik..

25 Mart 2020 akşamı KRT‘deki programda da Türkiye’nin Dolar milyarderi sayısı bakımınan dünyada çok önlerde geldiğini, son 20 yılda özellikle bu sayının çok büyüdüğünü anımsatarak, 45 dolayında Dolar milyarderinin 100’er milyon $ gönüllü bağış yapmasını önerdik. Yaklaşık 4,5 milyar $ kaynak, günümüz kuru ile 1 $ = 6,4 TL’den hesaplanırsa yaklaşık 29 milyar TL yapar ki, devasa kaynak gereksinimine bir merhem olur..

Benzer finansal önerileri dün (26 Mart 2020) sabahı VERYANSIN TV’de de seslendirdik.
(KORONAVİRÜS YANGINI İÇİN İÇİN SÜRÜYOR | ÇÖZÜM NE?
https://youtu.be/x0HcoRv2KvY)

Ne hazindir ki, dün, 26 Mart 2020 günü, Türkiye ve Dünya küresel salgın ile (Pandemi) boğulurken / boğuşurken, AKP = Erdoğan / TEK ADAM rejimi, “huylu huyundan vazgeçer mi?” dedirtircesine, toplumun sinir uçlarıyla oynayarak, İstanbul Kanalı kapsamında 2 köprünün taşınması ihalesini yaptı!?

Gerçekten ibretliktir, AKP kendi ayağına neden bu denli sıkar, anlaşılmaz..
***
Bağlarsak; bu sitede hep yaptığımız gibi, test sayısını artırarak taşıyıcı – hasta bulmayı hızlandırmayı ve gerekli tıbbi hizmeti de vererek salgını çok uzatmadan sonlandırmayı hedeflemeyi öneriyoruz. Uzayan salgın, zaten olağanüstü hasta / kırılgan ekonomiyi, ayağa kaldırılamayacak derecede çökertebilir!

Ne var ki, ilk olgunun Çin’den bildirildği 31 Aralık 2019’dan günümüze 3 aya yakın bir zaman geçmesine karşın hala şu testi uygulayalım / bu testi uygulayalım aşaması geride bırakılabilmiş değildir.. Birkaç sahra hastanesi de yapılmadı.. Ya da boş tatil köyleri, dev otellerin hastane – karantina yerleri olarak kiralanması, satılamayıp boş bekleyen yüzbinlerce konut fazlası ve TOKİ evleri de..

Hala temel tıbbi lojistik sıkıntısı yaşanıyor daha başında salgının.. Caaaaaanım Türkiye’miz etil alkolü bile dışarıdan satın alıyor! Tıbbi maske kıtlığı üzüntü verici..

Korona salgınını AKP = Erdoğan iktidarı iyi yönetemiyor.. başından beri, 18 yıldır Türkiye’yi çoooooooooooooooooooooooook kötü yönettiği gibi.. Sözde toplantı yapıp görüş alıyor toplumdan ama yasal kurum Türk Tabipleri Birliği’ni akıl almaz biçimde dışlıyor!?

Ekonomi yangın yeri, ama Anayasal bir Kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konsey (AY md. 166) bir türlü toplantıya çağrılmıyor!? Damat Hazine Bakanı Albayrak, 2019 için 2,5 milyon istihdam yaratılacağını buyurmuştu ama, TÜİK geçen yıl 932 bin yeni işsiz oluştuğunu açıkladı!

AKP = Erdoğan rejimi, anamuhalefet CHP’nin 13 maddelik ciddi ve akılcı önerilerine kör ve sağır!

Bu hazin ve ağır tablo da AKP iktidarını BİLİMSEL AKILCILIK zemini ve eksenine çek(e)meyecekse ne çekebilir?

Geriye ağır yaralı ama mutlaka iyileşecek bir Türkiye ve seçim sandığına gömülerek tarihin çöp sepetine atılan bir yığın siyasal parti gibi, AKP mevta kalır..

Sevgi ve saygı ile. 27 Mart 2020, Ankara

Yoksulluk ve Toplumsal dışlanma..

Atatürk’ün Türkiye’si nasıl böylesine vahşi bir kapitalist ülke oldu? Karşıdevrimle..
Kemal Paşa, “Ayrıcalıksız, sınıfsız kaynaşmış bir kitle olacağız..” diyordu oysa..

İşte AKP’nin ekonomik performansı.. Dışarıdan karşılaştırmalı bakınca çok daha net.
AKP 10 yılında Türkiye, dolar milyarderi üretmede başa güreşti Dünya ölçeğinde..

Lanetli denklemdimizdir : 1 Dolar milyarderi = 1 milyon yoksul!
Menderes başlattı :
Her mahallede 1 milyoner yaratacağız.. = Her mahalleye 1 milyoner, kalanı yoksul..

Yoksulluk ve Toplumsal dışlanma..

Yoksulluk değil; YOKSULLAŞTIRMA.. Temel nedeni Kapitalist sömürü.. KüreselleşTİRme = Yeni Emperyalizm yoksullaşTIRma işlevli sanki.. Çok yazık..

2020’de AB’de Yoksulluk ve toplumsal dışlanma riski altında bulunan insan sayısının 20 milyonun altına indirileceği hedeflenmektedir. 2010’da yoksulluk ve toplumsal dışlanma riski altında bulunan insan sayısı AB27’de 115, 8 milyon (% 23.5) kişi, AB-16’da  70 milyon (% 21.6) kişi olduğu bildirilmektedir. Türkiye’de yoksulluk ve toplumsal dışlanma riski altında bulunan insan sayısının 2006’da 48,9 milyon kişi (%72.4) olarak verilmektedir. Nüfusun 4’te 3’ü! http://ec.europa.eu/europe2020/reaching-the-goals/targets/index_en.htm) (Erişim: 9.9.12)

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 9.9.12 (Tatil için)

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net