CHP Mv. Umut Oran:Savaş sıcak parayı kaçırır ve ekonomide yıkım getirir!

Sayın Umut Oran’a, bu uyarıcı yazısı için teşekkür ederiz.. Türkiye adeta sıcak para salı üstünde yüzdürülüyor.. Ekonomik bağımsızlık bitmiş. AKP bu ağır tablodan sorumlu, Batı ne isterse tam bir teslimiyetle, köle gibi yerine getiriyor. Çok çok acı..
Umut_Oran_Savas_devasa_sicak_parayi_kacirir_yikim_getirir

ÖPÜLDÜĞÜN KÂR KALDI

ÖPÜLDÜĞÜN KÂR KALDI

Yıllardır “telekız” olarak çalışan kadın, Papaza günah çıkartmaya gitmiş;
“Papaz Efendi, yıllardır para karşılığı telekız olarak çalıştım. Çok günah işledim.
Ama sizin de bildiğiniz gibi Kilise’ye defalarca yüklü miktarlarda bağışta bulundum. Bugün bile 50 bin dolarlık çek getirdim. Lütfen söyle misiniz, benim durumum nedir, günahkâr mıyım, cennete girebilecek miyim?…”

Papaz, çeki aldıktan sonra sakalını sıvazlayıp düşünmüş, düşünmüş ve;
“Senin cömertliğinin şahidi bizzat benim kızım. Durumun şudur; Kiliseye yaptığın yardımlar, işlediğin günahların hepsini sildi, üstelik yıllarca öpüldüğün senin yanına kâr kaldı !…”

12 Eylül 2010 Anayasa oylaması öncesi, 13 yıldır Amerika’da Çan sesleri altında huzur, bolluk ve bereket içinde yaşayan Fetullah Gülen;

“Ölüler bile mezardan kalkıp ‘evet’ oyu vermelidir” demişti ve

“The Cemaat” tüm medya ve insan gücüyle ‘evet’ oyu için çalışmıştı.

Türkiyeli Eşbaşkan-Başbakan Erdoğan’da, referandum sonrası yaptığı konuşmada;
“Dünyanın dört bir yanından, özellikle okyanus ötesinden bu sürece destek veren tüm kardeşlerimi (bu kardeş Fetullah Gülen oluyor) kutluyorum” demişti…

Erdoğan-Gülen kardeşliği zaman zaman aralarında itiş-kakış ve sürtüşme olsa da kör-topal gidiyordu ki Efbiay(FBI), resmi sitesinden yaptığı açıklamada; “Amerikan İç İstihbarat Örgütü olarak, Fethullah Gülen okullarıyla dirsek temasında olduklarını ve birlikte çalıştıklarını” açıklayıverdi !…

Bu açıklama üzerine, başta “The Cemaat’in” basın-yayın organları ve AKP’nin teşekkür takımı, sessizliğe büründüler. Sanki böyle bir olay yaşanmamış ve Efbiay,
The Cemaat’in kendilerinin “ elemanı” olduğunu açıklamamıştı !…

Şimdi ne olacaktı;

Cemaat, çok sayıda hayır işi yaparak sevap kazanmıştı ama Efbiay’ın emrinde Amerikan elemanı olarak çalışmak da affedilir bir suç değildi…
The Cemaat’in durumunu Dr. Haydar Dümen’e sorduk. Dümen;

“Cemaatin cömertliğinin şahidi bizzat benim. Üreme zorluğu çekenlere Müslüman-Hıristiyan diye ayırmadan yardım ettiğini biliyorum. Durum şudur; Yaptığı yardımlar sebebiyle kazandığı sevaplar,Efbiay’ın işlediği suçlara bilerek ve isteyerek ortak olma günahlarını götürdü, “Kadrolu Efbiay Elemanlığı” yanlarına kâr kaldı”dedi…

Açıklık-şeffaflık ve doğruluk timsali The Cemaatten beklentimiz;

Efbiay’ın hangi projelerinde çalıştıklarını, Müslümanların ve Türkiye’nin bu projeler sonunda ne gibi kazanımlar elde ettiğini açıklamalarıdır.
Bu arada “The Cemaat’in” Basında, Yargıda, Poliste, Ordudaki gönüllü elemanlarının bu konuda ne düşündükleri de merak ettiğimiz konulardandır.

Amerika’nın ve Hıristiyanlığın hizmetindeki;

Müslüman-Demokrat-Bağımsız-Amerikancı-Dinler Arası Diyalog ve Ilımlı İslam mucidi(!) “The Cemaat’in”, Efbiay’dan sonra CIA(Ciya) ile olan ilişkilerinin yakında açıklanmasının ardından kopacak gürültünün Türkiye’de çok şeyi değiştirmesi kaçınılmazdır. Hele birde zuladaki paraların yerleri ve miktarları açıklanırsa!…

Şükran Ya Seydi….

Sağlık ve başarı dileklerimle.
11 Temmuz 2012

RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

ABD’li Org. Wesley Clark : Mustafa Kemal Atatürk 20. yy’ın en Büyük Lideri / Wesley Clark : ATATURK is the greatest leader of the 21st century

Wesley Clark (d. 23 Aralık 1944), 2004 ABD Başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti’den aday adayı olan ancak umduğu desteği bulamadıktan sonra yarıştan çekilen NATO eski başkomutanı emekli orgeneraldir. (Wikipedia)
Austin_Bay’e_göre_Ataturk

Kınıyoruz : Büyükçekmece ADD’ye saldırı.. Sorumlular derhal bulunmalıdır! / Condemnation : Attack on Ataturk Society of Buyukcekmece-Istanbul, Suspectcs must be captured urgently

Hükümetin, caydırıcı ve suç işlenmesini engelleyici her türlü önlemi eksiksiz almasını, Derneğimiz binalarının ve üyelerinin tüm güvenliğinin sağlanmasını ivedi
ve asal dileğimiz olarak bildiriyoruz. Sorumlular derhal yakalanarak olayın içyüzü aydınlatılmalıdır. Saldırganlar-provokatörler gene işbaşında; beyinlerine güveniyorlarsa gelsinler, özgür tartışma ile birbirimizi ikna edelim. Zor acizliktir!
Cumhuriyet 08.07.2012

Büyükçekmece ADD’ye saldırı

Kimliği belirsiz kişiler şube binasındaki bütün eşyaları kırdı, belgeler ve
elektronik eşyaların üzerine su dökerek kullanılmaz hale getirdi

İstanbul Haber Servisi – Atatürkçü Düşünce Derneği Büyükçekmece Şubesi,
kimliği belirsiz kişilerce yağmalandı, tüm eşyaları kırıldı ve belgelerin üzerine
su dökülerek kullanılamaz hale getirildi.

Geçen çarşamba sabahı, şubeyle aynı katta bulunan ziraat odasında görevli sekreter,
ADD şubesinin kapısının kırılmış ve açık halde olduğunu görünce, ADD Büyükçekmece Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nazliye Çayla’yı arayarak bilgi verdi. Olay yerine gelen Çayla, büronun adeta tersyüz edildiğini gördü. Çayla, şubeyi, başkan masası karıştırılıp kilitli çekmeceler açılmış, tüm çekmecelere su dökülmüş, belgeler ıslatılıp yerlere atılmış, yönetim odasındaki koltuklar ters çevrilip ıslatılmış, şubede bulunan faks makinesi kırılmış, başkan masasında kullanılan bilgisayar
ve diğer bilgisayarın kasasına su dökülmüş, yönetim odasının kapısı da
kırılmış olarak buldu.

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan Çayla,
olayın “yağma ve örtülü tehdit” olduğunu belirterek şubede
bilirkişi eşliğinde tespit yapılmasını istedi.

İBRETLİK BİR PROF. RASİM ADASAL ÖYKÜSÜ.. / An exemplary anectode from Prof. Rasim Adasal

From: ilhami savaş
To: undisclosed-recipients:
Sent: Friday, March 02, 2012 12:17 PM
Subject: Muhteşem Ders…………….

İBRETLİK BİR RASİM ADASAL ÖYKÜSÜ

Tarih: 30 Kasım 1957 Cumartesi.
Yer: Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Konser ve Konferans Salonu.

Durum: Her yer tıklım tıklım. İğne atsanız yere düşmez. Ben öne yakın sıralardan birinin ortalarındayım. Kürsü tam karşımda. Konuşmacı, merhum Em Tab. Alb. Prof. Dr. RASİM ADASAL.

Konferansın konusu: İnsanların yetkileri ve bu yetkilerin kullanılması.

Konferans başladı. Salonda sineğin kanat sesi duyulacak kadar sessizlik var.
Bundan sonrası RASİM ADASAL’ın özet ifadeleridir.

———————————————————————————————

“Muhterem konuklar ve talebeler…”

“Bazı insanlara yetki verilir; bazıları da yetkiyi kendileri ararlar ve üstlenirler. “
“Ben bugün yetkiyi kendi arayıp bulanlardan söz edeceğim…
Ve size bana intikal eden bir hikâyeyi anlatacağım.”

“Adamın biri yabancı olduğu bir kasabada dolaşırken büyük abdesti gelir.
Fena halde sıkışmıştır. Oraya-buraya seyirtir. Tuvalet arar, bulamaz. Sonra aklına gelir.
Burası bir Müslüman kentidir ve her caminin müştemilatında mutlaka bir umumi tuvalet olması gerekir. Gözlerini havaya çevirir ve bir minare görür. O yana doğru seyirtir ve tuvaleti bulur.
Boş iki kabin; kapılarında birer su ibriği ve çubuğunu tüttüren; bir sandalyenin üstüne adeta tünemiş bir tuvaletçi görür. İbriklerden birini kaptığı gibi kabinlerden birine dalar.
İbrikçi arkasından var gücüyle bağırır.”

“- Bırak o ibriği, ötekini al…..”

“ Adamın tartışacak hali yoktur. Bırakır aldığı ibriği, ötekini alır ve içeri girer…
Ooohhhh… rahatlamıştır. Taharetlenir, dışarı çıkar, ellerini yıkar, parasını da verdikten sonra ibrikçiye sorar… ”

“- Yahu arkadaş içeride merak ettim, düşündüm. Bu ibriği değil de ötekini alsaydım ne olurdu?”

“İbrikçi mağrur bir ifadeyle çubuğundan iki nefes daha çeker; sandalyesine iyice gömülür ve
soruyu yanıtlar…

“- BIRAK!… BİZİM DE BU KADAR FORSUMUZ OLSUN….”

“ İşte muhterem misafirlerim ve sevgili talebelerim. Bazı insanlar hayatta zorla ya da hasbelkader aldıkları yetkiyi böyle kullanırlar. Onun için bu tiplere aldırış etmeyeceksiniz ve üzülmeyeceksiniz..

=====================================
www.ahmetsaltik.net