Su Krizi


SU KRİZİ

Hakan KARA
Cumhuriyet, 22.3.15

Çevreciler daha 80’li yıllarda uyarmıştı:

“Böyle giderse Türkiye’de su sıkıntısı yaşamaya başlarız. Çeşme suları içilemez hale gelir.”

Sulak alanların kurutulmasına tepki gösteriyor, yaşanan savurganlığa dikkat çekiyorlardı.
Onları dinlemedik.
Çünkü kentlerde çeşmeyi açtık mı su, gürül gürül akıyordu. Bardağa doldurduğumuz suyu kana kana içiyorduk. Su tertemizdi. Çeşmeden akan suyun kirlenebileceği, içilemez hale geleceği düşüncesi bize o kadar uzaktı ki.
Aradan 30 yıl geçti. Bugün çeşmeden akan suyu içmek bir yana, banyo yaparken bile tedirginiz. Bedenimize ne tür kimyasallar dökülüyor biliyor muyuz? Çeşmeden gürül gürül akan
tertemiz suyu kana kana içtiğimiz zamanlar sanki bir düş gibi artık.


Bugün Dünya Su Günü.

Birleşmiş Milletler 22 Mart’ı “Dünya Su Günü” ilan edeli 22 yıl oldu.
Amaç su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su varlıklarını korumaktı.

UNESCO’nun web sayfasında önceki gün yayımlanan 139 sayfalık su raporuna bakıyorum:

“786 milyon insan temiz suya ulaşamıyor.
2050’de sanayide
su kullanımı % 400, tarımda %100 artacak.”

Dünyada nüfusla birlikte su tüketimi de hızla artıyor.
Giderek büyüyen bir su kriziyle karşı karşıyayız.

Peki, Türkiye’nin durumu ne?

Raporun 52. sayfasında Türkiye’de kentlerde şişe suyu kullanımının 2000-2010 yıllarında % 20’den %54’e yükseldiği yazıyor. Türkiye’de şişe suyu tüketiminde öylesine büyük bir artış yaşanmış ki; Endonezya, Gana ve Filipinler’i geride bırakmışız.


Türkiye’de kişi başına yıllık 1.519 metreküp su düşüyor.

“Su sıkıntısı çeken ülkeler”
arasında yer alıyoruz.


Türkiye nüfusu 2030’da 100 milyona ulaştığında, bir basamak daha gerileyerek,
“su fakiri” ülkeler arasına katılacağız. Burası zaten en alt basamak. Daha aşağısı yok.


Suyu bilinçsiz tüketiyoruz. Tarımda su verimliliğini sağlayamıyoruz. Tarımsal sulamada
atık suların arıtılarak kullanımı, damla veya yağmurlama gibi modern yöntemler yaygın değil. Bu yöntemlerin yaygınlaştırılması için neyi bekliyoruz o da belli değil.


Yeraltı sularının seviyesi giderek düşüyor. Çiftçiler öyle söylüyor.
Bu konuda uzun dönemli somut, güvenilir veriler yok. Çünkü ölçüm yapılan kuyu sayısı yetersiz. Öbür yandan yeraltı sularının kullanımında denetim de yok.
Türkiye’de kaçak kuyu sayısının 180 bin dolayında olduğu kestiriliyor.


Göller kuruyor, sulak alanlar yok oluyor, nehirlerin debisi azalıyor.


İklim değişimi Türkiye’yi nasıl etkileyecek pek bilmiyoruz.
Kuraklık hangi bölgelerde ne ölçüde yaşanacak? Ne gibi önlemler aldık?

Suyu düşüncesizce tüketmekle kalmıyor, aynı zamanda kirletiyoruz.
Türkiye’de belediyelerin yalnızca %22’sinde atık su arıtma tesisi var.

30 yıl önce çevrecilere inanmadık. Haklı çıktılar. Ne dedilerse oldu. Peki, bugün ne diyorlar?

Su ticari bir mal olarak görülmemelidir. Suyun korunması, savunulması ve
doğru kullanılması
gereklidir. Herkesin suya ulaşma hakkı var. Konuya önce insan ve doğa diyen bir anlayışla yaklaşırsak su krizine kolektif çözümler üretebiliriz.
Fosil yakıt bağımlılığını azaltarak; hem iklim değişikliğinin önüne geçebilir hem de
çevresel
baskıyı azaltarak su kaynaklarının korunmasına katkıda bulunabiliriz.”


Onların sesine bu kez kulak verecek miyiz?
Yoksa, gelecek kuşaklardan çalmaya devam mı edeceğiz?

===========================================

Dostlar,

Durum kritik ve sorun ciddi boyutlarda..

İvedi olarak küresel ölçekte önlem ve hala olanaklı ise (korkarız çoook güç!)
geri düzeltim (restorasyon) planları yapmak ve hızla tüm dünyada uygulamak zorundayız..

kuraklik_feci

 

 

 

 

 

Kuraklık ve çölleşme hızla yayılıyor..
Dünya, kaldırabileceğinin üstünde nüfusa ev sahipliği yapmada çoook zorlanıyor.

Nüfusun 5 milyarın altına çekilmesi…  HER AİLEYE 1 ÇOCUK!

ve doğaya saygılı, tasarruflu yaşanması gerek.

Doğaya hükmetmek değil, yasalarını öğrenip barış içinde birlikte ortak (komünal) yaşam
tek seçenek..

Barış içinde birlikte varoluş :

Peacefull coexistence / Coexistence pacifiqu”!

Doğa bizim fahişemiz değil, evsahibimiz..
Ve gelecek kuşaklara sağlıklı teslim edilmek üzere bizlere emanet!

Ekolojik olarak “çöküntü” dönemindeyiz!

BM’nin 3. Binyıl Ekosistem Öngörü Raporu‘nda (UN 3rd Millenium Echosystem Assessment) son 50 yılda Dünyaya zararımızın geçmiş tüm zamanları aşkın olduğu belirtiliyor.
Bu korkunç yıkım hızını tanımlayacak matematik formülasyon yok!

Bir de gidecek başka gezegenimiz yok!

Sevgi ve saygı ile.
22.03.2015, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Prof. Dr. Ali ERCAN’DAN “ENERJİ ve ÇEVRE” Konferansı


Prof. Dr. Ali ERCAN’DAN

Ali_Ercan_portresi

“ENERJİ ve ÇEVRE” Konferansı


Dostlar
,

Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan‘dan nefis bir konferans izledik 7 Mart 2015 günü..

Yer Fizik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi idi.. (Mithatpaşa Cd. 44/16).
Oda Başkanı Sayın Abdulllah Zararız ve çalışma arkadaşları son derece zarif konukseverlik gösterdiler daha önceleri de olduğu gibi..

Konu “ENERJİ ve ÇEVRE SAĞLIĞI” idi..

Ali hoca coşku ile, ayakta, 2 saat, ara vermeden, yarım bardak su ile sunumunu sürdürdü.
O da bizler de büyük keyif içinde etkinliği izledik.
Ardından sorular sorduk ve tartışma (bilimsel) yaptık.
Ali hoca onları da sabır ve olgunlukla teker teker yanıtladı.

Bir kez daha pozitif bilimin, bilimsel akılcılığın insanlığın ilerleme ve kurtuluşunda
BİRİCİK YOL GÖSTERİCİ olduğunu kavradık.

Büyük ATATÜRK‘ün son derece yerinde sözü – uyarısı kulaklarımızda çınladı :

  • “Dünyada her şey için, maddiyat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir;
    bilim ve fennin dışında kılavuz aramak aymazlıktır, bilgisizliktir, doğru yoldan sapmaktır.”
    (22.09.1924, Samsun Ögretmenleriyle Konuşma, 1925, Atatürk’ün M.A.D. s. 19)

Sn. Ercan bu başlık altında zaman zaman konferanslar veriyor değişik yerlerde.
Ancak bu sonki çok daha olgunlaştırılmış ve yoğun emek içeren bir çalışmaydı.
Ustaca ve emek vererek hazırlanan yansılar 80’i aşkındı ve sunu 2 saat kesintisiz sürdü..

İzlemek ve üzerinde düşünmek için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız??

Enerji_ve_Cevre_Ali_Ercan_7.3.15

Sayın Prof. Ercan’ı hem kutluyor hem de bu bilimsel ziyafetinden dolayı teşekkür ediyoruz.
Sunu nüfus sorununa da epey değinmekte.. Bu bakımdan başlığa eklenmesi düşünülebilir.

Sunuyu sitemize koymakta, boyutu nedeniyle teknik sıkıntılarımız oldu..

2 hafta gecikmeyle 22 Mart DÜNYA SU GÜNÜNE rastladı..

İyi de oldu.. Bu tema da işleniyor yansılarda..
Çok varsıl bir içerik.. Özenle izlenmeli bizce..

Sevgi ve saygıyla.
22.3.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

22 Mart Dünya Su Günü…


22 Mart Dünya Su Günü…

Dunya_Su_Gunu_22_Mart_2015

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Amman…. 1 damla suyu bile telef etmeyelim..

Veriler hiç ama hiç iç açıcı değil…

1 milyarı dolayında insan sağlıklı  içme – kullanma uyuma erişemiyor ve birkaç milyon insan, çoğu çocuk olmak üzere her yıl salt bu nedenle ölüyor

Düyanın tüm sularını 5 Lt’lik bir kaba koysak, içilebilir olan 1 çorba kaşığı ölçüsünde..
Yaklaşık 15 cc (ml).. Toplam Dünya suyunun 300’de 1’i bile değil..
Kirlenmiş su kaynaklarını arıtmak çok pahalı..
İşte Ankara.. 5 milyonluk Başkent bu olanaktan yoksun…
***
Türkiye de su zengini değil!..
Dünya nüfusunun % 1,1’i bu toptraklarda ama su payımız % 0,2!
Enerji kaynakları payımız % 0,6! (Prof. Dr. Ali Ercan..)
Dünyada 1 km2 toprağa 50 kişi düşerken bu sayı Türkiye’de 100!

Nüfus artışına kesin fren gerek…

HER AİLEYE 1 ÇOCUK!

Tüm  musluklar fotoselli olmalı ve su basınçları standart, makul (optimal) ayarlanmalı.

Su tasarrufu içi halkı bilinçlendirmek üzere
TV’lerde kamu aydınlatma iletileri yayımlanmalı..
Ulusal planlar yapılmalı yakın – orta – uzun erimli..
İlgili Bakanlık ne yapmakta?? Seçime mi kilitli tüm iktidar, Devlet??

Yazık…

Küresel ısınma ve iklim değişikliği çooooom ciddi bir tehdit oluşturuyor..

Sevgi ve saygıyla.
22.3.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Görsellerle Türkiye : 21 Mart 2015

Görsellerle Türkiye : 21 Mart 2015


Dostlar
,

Zaman zaman “Görsellerle Türkiye” sunumları yapıyoruz bu sitede..
Emek vererek görselleri topluyor, işliyor ve seçerek sizlerle paylaşıyoruz.

Sevgi ve saygıyla.
22.3.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com
 

16 yansı aşağıda…

Slide1












Slide16Slide15Slide2
Slide14
Slide13Slide12Slide11Slide10Slide9Slide8Slide7Slide6Slide5Slide4Slide3IHEB_ve_saglikIHEB-md-25

 

ERGEN GÜN KUTLU OLSUN !


ERGEN GÜN KUTLU OLSUN !

portresi

 

 

Prof. Dr. D. Ali ERCAN

 

Değerli arkadaşlar,

Bu gün 20 Mart saat 22:45..
Astronomik hesaplara göre Güneş tam Ekvator düzlemi üzerinde.
Ekinoks, yani gece ve gündüzün eşit olduğu gün; Kuzey yarı kürede baharın başlangıcıdır. Dünyanın dönüş ekseninin yörünge düzlemine tam dik oluş durumu yılda 2 kez oluyor:

20-21 Mart  ve 22-23 Eylül

EKINOKS_Durumu_Dunya

 

 

 

 

 

 

 

Pers dilinde (AS: Farsça, komşumuz İran’ın resmi dili) Newruz (new=yeni, ruz=gün) olarak bilinen ve Pers mitoloji kahramanı Cem-Şit’e dek eskiye uzanan ve hemen bütün orta Asya’da kutlanan bu takvim başlangıcı, hiçbir astronomik özelliği olmayan 1 Ocak başlangıcından muhakkak ki çok daha mantıklıdır.

Kimi tarihçiler tarafından Nevruz, Eski Türklerin Ergenekon Destanı ile de ilişkilendirilir, (Ergen +Kün -> Ergenekon)  Gerçekten de bugün Orta Asya Türk Dünyasında
Nevruz coşkulu törenlerle kutlanır.

Öyle, ya da böyle..

Ben sevgili dostlarımın “Bahara giriş günü”nü, güzel ve mutlu süreçlerin başlangıcı olması dileğiyle kutluyor ve bu vesile ile sözleri alman şair  Friedrich von Schiller‘e ait olan
Ludwig van Beethoven tarafından bestelenmiş ünlü 9. senfoniden Ode an die Freude
(Sevince Övgü) 
bölümünü paylaşıyorum.

Ludwig van Beethoven 1770-1827 ve J.C. Friedrich von Schiller 1759-1805

Federal Almanya Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 60. yılı nedeniyle Berlin’deki büyük konserden 18 dakikalık bir bölüm alman sanatçılar tarafından seslendiriliyor.

Sevgilerimle. æ
20.3.15

https://www.youtube.com/watch?v=xBlQZyTF_LY 

ODE  AN DIE  FREUDE 

Wir betreten feuertrunken himmlische  dein Heiligtum
Deine Zauber binden wieder was die Mode streng geteilt
Alle Menschen werden Brüder wo dein sanfter Flügel weilt
Deine Zauber binden wieder was die Mode streng geteilt
Alle Menschen werden Brüder wo dein sanfter Flügel weilt 

Wem der große Wurf gelungen eines Freundes Freund zu sein
wer ein holdes Weib errungen mische seinen Jubel ein
ja, wer auch nur eine Seele sein nennt auf dem Erdenrund
und wers nie gekonnt der stehle weinent sich aus diesem bund
ja, wer auch nur eine Seele sein nennt auf dem Erdenrund
und wers nie gekonnt der stehle weinent sich aus diesem bund

Freude Freude heißt die Feder in der ewigen Natur
Freude Freude treibt die Räder in der großen Welten uhr
Blumen treibt sie aus dem Keime, Sonnen an das Virmament
eindringt sie in Tiefen, die des Sehers Rohr nicht kennt
Blumen treibt sie aus dem Keime, Sonnen an das Virmament
eindringt sie in Tiefen, die des Sehers Rohr nicht kennt ..

J.C. Friedrich von Schiller

=========================================

Dostlar,

Sayın Prf. Dr. D. Ali Ercan hocamıza teşekkür ederiz bu iletisi için..
Geçtiğimiz yıl da benzer bir iletisini paylaşmıştık Ali hocanın..

Sayın Ercan’ın bu ileti ekindeki BAHAR ÇİÇEKLERİ adlı müzikli nefis power point sunusunu az önce paylaşmıştık..

Bahar Bayramı tüm insanlık için mutlu olsun..

Sevgi ve saygıyla.
21.3.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com