19 Mayıs’ın SIRRI!

19 Mayıs’ın SIRRI!

İstanbul Beşiktaş’ta Yıldız Sarayı’na yakın olan Serencebey Mahallesi’ndeki bir konağın bahçesinde bir grup genç çocuklar, toplanmış spor yapıyorlardır.

Kimi güreşiyor, kimi jimnastik hareketleri yapıyor. Kimi de halter kaldırıyordur.

Birden konağın bahçesine polisler gelir, gençleri toplayıp Beşiktaş Karakolu’na götürürler.

İçlerinde askeri öğrencilerin de olduğu gençler, karakolun bir köşesinde korku ve şaşkınlıkla beklemeye başlarlar.

Bir polis memuru gelir…

‘Hakkınızda ihbar var. Konağın bahçesinde toplanıp ne yapıyordunuz?’ diye sorar.

Gençlerden Hüseyin Bereket, ‘spor yapıyorduk ‘ diye cevap verir.

Neyse ki; İş anlaşılmış, gençlerin futbol oynamadığı ortaya çıkmıştır.

Çünkü futbol oynamak yasaktır. Şeytan icadıdır futbol…

Seryaver Mehmet Paşa’nın araya girmesiyle de gençler sürgüne gönderilmekten kurtulmuşlardır.

Padişah affetmiştİr üstelik…

Ve hatta beden hareketleri yapmalarına izin bile verilmiştir.

Yıl 1902… Devir, Sultan 2. Abdülhamid devri;

Bırakın spor yapmayı iki kişi yan yana geldiği vakit kuşkuyla bakılır hafiyeler hemen saraya ihbar ederlerdi.

Sarayın desteğini alan gençler, 1903 Mart ayında Bereket Jimnastik Kulübü’nü kurarlar. Gençler kulübe araba ile gelip gittiklerinden halk, onlara ‘arabalılar takımı’ adını verir.

2. Meşrutiyet’e karşı çıkan yobazlar, İstanbul’ da ayaklanırlar.

İsyanı bastırmak için aralarında Mustafa Kemal’in de bulunduğu hareket ordusu, Selanik’ten yola çıkar.

Genç ve sporcu subaylar gericilerin ayaklanmasını bastırdıktan sonra Bereket Jimnastik Kulübü’ndeki gençlerle tanışırlar.

Ancak…

Devrimci subaylar bir teklifte bulunurlar.

Kulübün adı Beşiktaş Jimnastik Kulubü olsun. İşte BJK’nin kuruluşu ve ismi böyle doğmuştur.

Bitmedi…

Yüzbaşı Şeref BJK’nin eskrim takımının kaptanıydı. İstanbul işgal edilmiş, Mondros Ateşkes Antlaşması gereği Dolmabahçe’nin önünde Yüzbaşı Şeref 120 askeri ile birlikte silahlarını teslim etmişti.

Yüzbaşıya silahını teslim etmek çok ağır gelmiş, bunalıma girmişti.

Bir müddet sonra…

Yüzbaşı Şeref, Beşiktaş’ta bir balıkçı kahvesinde otururken yanına bir balıkçı gelir.

‘Ağam okumam yazmak yoktur, tekneme yazı yazar mısın?’  diye sorar…

Balıkçının elindeki  boyayı alır ve sorar: Teknenin adı ne?

Balıkçı, gülen gözlerle ‘Kardelen’ der.

Yüzbaşı Şeref Harp Okulunda öğrendiği  ‘hat’ ile Kardelen yazar.

Balıkçı çok beğenir… ‘Ağam sana bir borcum var’ der.

Morali bozuk olan Yüzbaşı Şeref divan kurulu üyesi olduğu Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne gider….

Kendisini işe yaramaz hissediyordur…

Adı gibi şerefiyle yaşamak istiyor ama çaresizdir…

Birden ayağa kalkar…

Tavan arasına sakladığı baba yadigarı tabancasını alır. Elinde kalan son mermiyi sürer, tabancayı şakağına dayar.

Tam sıkacakken Bahriye Subayı Ahmet Fetgeri odaya dalar.

‘Dur ne yapıyorsun?’ deyip, hemen silahı Yüzbaşı Şeref’in elinden kapar…

’Çaresizliğini anlıyorum ama umut Anadolu’dan doğuyor. Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun’a gittiler” der.

Birkaç dakika önce canına kıymak isteyen Yüzbaşı Şeref’in gözleri parlar.

İşittiği sözler, onu kendisine getirmiştir.

Arkadaşına sarılarak, ‘söz veriyorum tabancamdaki son mermiyi düşmana karşı kullanacağım’ der.

Kafaya koymuştur Anadolu’ya gidecektir. Ama nasıl?

Aklına balıkçı gelir. ‘Kardelen tekne ile gidebilirim’ der.

Beline tabancasını sokar, Ahmet Fetgeri’ye sarılır, vedalaşır.

Tam kulüpten çıkacakken Ahmet Fetgeri bir torba uzatır…

‘Bunu al. Ama söz ver, Anadolu’ya gidinceye kadar açmayacaksın’ der.

Yüzbaşı Şeref, Kardelen Teknesi’ne binip yüzlerce subay gibi gizlice Anadolu’ya gider ve gazi olur…

Torbanın içinde ne mi vardır?

O dönem, azınlıkların futbol takımlarının Pazar günü oynanan lig maçları vardır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü bu maçlarda oynamak için defalarca başvurmasına karşın hep reddedilmiştir.

Sonunda, Beşiktaş Kulübü “Türk İdman Birliği” adı altında Türk takımlarının mücadele ettiği bir lig kurar.

1919’da bu ligin ilk şampiyonu olur.

Ödül ise “Ertolhd” marka bir futbol topudur.

Yüzbaşı Şeref’in torbasında işte bu futbol topu vardır…

Ahmet Fetgeri ilk kupa ödülünü Anadolu’ya göndermiştir. Aynı zamanda BJK’nin başkanlığını da yapan Fetgeri 19 Mayıs’ın ‘Gençlik ve Spor Bayramı’ olarak kutlanmasıAtatürk’e öneren ilk isim olur… Ve kabul edilir.

Yıllar sonra Ahmet Fetgeri’ye bir kadın gelir. Ve bir torba verir.

‘Nedir bu bacım?’ diye sorar

Kadın cevap verir:

İstiklal Savaşı’nda şehit düşen kocamın vasiyetiydi, size vermemi istedi.

Ahmet Fetgeri: Adın ne bacım?

Kadın yanıt verir: Kardelen

Mustafa Kemal Atatürk, doğum gününü soranlara ‘Anam, mayıs ayında’ derdi. O halde 19 Mayıs doğum günüm olsun’ demiştir.

Atam doğum günün kutlu olsun.

19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun.

Ayşegül ÇAKMAK / Kartal Gözü

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“19 Mayıs’ın SIRRI!” üzerine 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir