Daha öldürücü bir pandemi dalgası geliyor: Açlık!

Daha öldürücü bir pandemi dalgası geliyor: Açlık!

 

Arkadaşlarımla sık sık modern hayatın trajedileri üzerinde konuşur, trajedinin zemininde yatan komik şeylere gülüşürüz. Geçenlerde bir arkadaşım altı yaşındaki çocuğunun domatesin, biberin, patlıcanın, ekmeğin, peynirin marketlerde üretildiğini düşündüğünü söyledi. Aslında çoğumuz bu komik ayrıntının bilen tarafında görünsek de çocukların gerçeküstü düşüncelerini bizler besledik. Elimizde ederi hıyar, domates, ekmek olan para isimli bir kağıt parçasını cebimize koyup marketlere koştuğumuzda, ne ürün ne de üretim süreci hakkında düşündük. Hıyarın kütürtüsü ve lezzeti damağımızda patladığında, kokusu olfaktor traktustan (koku yolağı) beynimize ulaştığında, içimizdeki insanı ilkel insanın duyusal ve duygusal kontrolüne esir verdik. Bize neydi mazot fiyatından, tarımsal destekten, gübreden, ilaçtan, selden, erozyondan…

Covid salgını tüm gerçekçiliği ile gerçek dünyaya hızlı bir düşüşle inmemizi sağladı. Kafamızı, kolumuzu, kaburgalarımızı şöyle bir elimizle kontrol ettikten sonra etrafımıza bakınmaya başladık. Bu domatesin, biberin, hıyarın da bir üreteni varmış! Yok ya! Biz maaşla çalışanlar ya da emekliler için elimizdeki para hıyarın bedelini ödeyemiyorsa hıyarın suçu ne? Ya da markette artık domates kalmadıysa marketin suçu ne? Ya da elimizde para kalmadıysa kağıdın suçu ne?

Uluslararası İş Örgütü (ILO) diyor ki, Dünya çapında işsizlik oranı o kadar yükseldi ki dünyanın iş gücünün yaklaşık yarısı artık çalışmıyor. Tam 1.6 milyar kişi işsiz. COVID-19 pandemisi sonrası Nisan 2020 itibarıyla rakamlarına göre, kayıt dışı işçilerin kazançlarında %60 düşüş meydana geldi.

Peki ya çalışmayanlar, işini kaybedenler ya da atılanlar! Gerçek yaşamda bu insanların yiyebileceği bir lokma ekmek bulabilmesi, kirasını ödeyebilmesi için sokağa çıkması gerekiyor. Salgını yönetenler diyor ki dışarı çıkamazsın kardeşim. Bunu şöyle okuyabiliriz: Bu insanların, korunma, gıda bulma, ilaç temin etme hakları artık yok; açlığa ve ölüme mahkumlar…

Dünya’nın güney yarımküresinde milyonlarca insan mega şehirlerin kaldırımlarında açlık, sefalet ve hastalıklardan ölüyor. Bu ölümlerin Corona ile ilişkisi dolaylı. Bu insanlar hiçbir istatistik rakamının içine dahi girmiyorlar; hatta insan bile değiller, onlar dünyanın bir zaman diliminde yaşayanlar…

Dünya Gıda Programı (WFP) yöneticisi David Beasley, BM güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada diyor ki; “Virüsün yaşattığı sağlık riskleri bir yana,

  • birkaç ay içinde Dünya’da bir açlık pandemisi başlayacak ve günde 300.000 insan açlıktan ölecek.

Dünya Covid öncesinde dahi 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük insani kriz içinde idi, açlığın tek nedeni Covid değildir, iç içe geçmiş sorunların devamıdır. Suriye, Yemen, Güney Sudan ve özellikle Afrika’nın doğusunda savaşlar, fırtınalar, sel felaketlerinin getirdiği ekonomik ve sosyal yıkımlar, coronavirüs salgınıyla birleşince açlık başladı, açlık artık üç düzine ülkeyi tehdit ediyor”.

Sadece üretim değil, hizmet sektörü ve gıda temin yolları da durma noktasına geldi. Taşımacılık sektörünün durmasıyla şehirler arası yaşamsal önemli malların nakil sorunu başladı. Güvenlik sadece kişiler kendilerini koruyabildikleri sürece mevcut. Her yerde görünmeyen bir düşmanın adı ve korkusu. Korku insan ruhunu esir aldı. Herkes bağırmaya başladı; “lütfen artık aşıyı bulun, yalvarırım bulun”. İşte tam bu noktada Bill Gates’in rüyaları gerçek oldu. Milyarlar aşılara teslim edilirken onun gücü yükselmeye başladı.

Bill Gates ve satın aldığı DSÖ, Dünya’yı Covid’den de yeni pandemilerden de koruyacak! Dünyayı kurtaran adam Bill Gates belki Nobel alacak belki biten ABD imparatorluğunun yeni başkanı olacak. 7 milyar insan aşılanacak, aşıların ne yan etkisini soracak, ne de öldürücü olup olmadığını bilecek.

Hükümetler ekonomi defterini kapatmak üzere olduklarının farkında ve yüklü miktarda paraya ihtiyaç duyduklarını açıklıyorlar. Sorular ise bu noktada başlıyor. Bu para nereden gelecek? Sonra esas soru! Alınan paralar nerelere gidecek?

Henry Kissinger’ın 1970 yılında sarf ettiği önemli sözü hatırlayalım. Diyor ki: “Kim gıda kaynaklarının kontrolünü elinde tutarsa insanları da kontrolünde tutar. Kim enerjinin kontrolünü ele geçirirse tüm kıtaları ve kim paranın kontrolünü ele geçirirse tüm dünyayı elinde tutar…”. İşte şimdi de toplumların sağlığını birilerinin ellerinde tutma siyasi hamlesi. Kapitalizmin insanların yumuşak karnını iyi bilmesi, insanlığın zaafları üzerinden hareket etmesi başlı başına iyi bir teorik bilginin pratiğe dökülmüş eylemler zinciri. Şaşıracak bir durum yok…

Ekonominin soğukkanlı katili IMF dünya ekonomisinin geleceğine dair tahminlerine başladı. Dünya ekonomisinin durumuna, sosyal krizlerden çıkarımına ve insan tabiatının kırılganlığına bağlı olarak IMF’nin sahneye çıkma zamanı geldi. IMF soruyor: “Kim borç ister?”

Bu Kurumdan merhamet dilenmek, ulusların kaderini ABD ve politikalarına sermaye bırakmak için yeterlidir. Sebep oldukları ekonomik krizler sonrası yaşadığımız ekonomik çöküşte IMF ve Dünya Bankası’nın merhametine mi sığınacağız? Sığınırsak pavyona sermaye olmak için borç kağıdına imza atan zavallı bir kadının ya da adamın durumuna düşmeyecek miyiz? Bağımsız olma umudu olan ulusal hareketimizi, ekonomi politikamızı, iç ekonominin düzelmesi için yapılacak girişimlerimizi, ulusal paramızı, bankacılık sistemimizi, merkez bankamızı, iş imkânı oluşturma, gıda, sağlık ve eğitim politikamızı IMF’ye teslim etmeyecek miyiz?

Diyeceksiniz ki ne yapalım?
– Tüm bu kirli senaryonun para ve egemenlik için yapıldığını algılamak, medyanın bilinçaltı, üstü, yanı saldırılarını insan bilinciyle yenmek zorundayız.
-Dünya’nın sahibi olmaya çalışan psikopat elitlerin elinden özgürlüğümüzü geri almak zorundayız.
– Zihni korkuya esir bırakılan insanların bedenlerinin esaretten kurtulamayacağını bilmek ve ona göre davranmak zorundayız.

  • Kısacası bir devrim yapmak zorundayız

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Daha öldürücü bir pandemi dalgası geliyor: Açlık!” üzerine 5 yorum

  1. Aşı ne kadar doğru geçmişi yok bill gates para onda aşıda belliki elinde isviçre halka hap dağıtmış yeni doğmuş bebek ve tüm insanlar devlet haber verecek hapı halk o zaman turaca buzağılar kör ineklerin gözlerine perde geliyormuş iranda diğer ülkelerde tavuklar ölüyor bu söylenti doğruysa acımasız ildırı ülkeler çalışıyor imf parayı verir toprağını yarım metre kazamazsın diyor türkiye abd av mahkûm edildi çiftçiler e muhtacız desteklenirse DÜNYAYI doyururuz ülkemin çiftçileri eğrilirse kurslar çiftçilik okulları açılsa hayvancılık eğiterek gelişimeyiz her şehrin havası toprağı suyu farlkı ekim o bölgelerde ne verimli olur araştırılarak yapılsa kimseye muhtaç olmayız kenyada çiftçiler eğitiliyor belgeselde izlemiştim üniversiteyi bitirip köyüne dönen köyünü ülkesine öğretiyor çiftçiliği

  2. Bir yönüyle sanırdınız hoca bir komplo teorisi uydurmuş.
    Fazla deyil 6 – 8 ay sonrasında bunlarla karşılaşmamız çok yakın bir ıhtimal.
    Kapitalizmin yer yüzünü yeniden tanzim etmek ve yaşayanlarını yeni bir usule göre (açlık) ile islah ederek tanzim etmek peşinde.
    Kürenin efendileri karat verdiler bir kere bu iş onların istediği gibi olacak. Tüm insanlık bu küre efendilerine kölesi durumuna gelecek.
    Vakit geçmeden insanlık uyanmalı tıpkı hocanın dediği gibi insanı devrimini gerçekleştirmeli.
    Bu oyunu bozmalıdır.
    Hani bir şiarınız vardı.
    ”EY İNSANLAR BİRLEŞELİM YOKSA DÜNYA MAHVOLUR.”
    İşte tam o noktadayiz.

  3. Dünya hiç beklemediği bir durumla karşılaştı herşey alt üst oldu bildiklerimiz değerlerimiz alt üst her bilinen yeniden sorgulanıyor evet çok belliki bu işin sonu virüsten ölmeyen acliktanda ölmezse kalıp dünyayı yeniden dizayn edecek yaşamak tek başına yetmeyecek insan gibi yaşanacak komünal bir sistem icra edecek kapitalism batacak matksin öngördüğü gibi olmasada kapitalism batacak umarim yerine insanlık gekecek zira son 2 3 bin yıldır savaşmaktan başka yol bulamayan adeta birbirini kıran devletler sınırları kaldırıp paylaşmayı öğrenecek ve zengin daha zengin en zengin kavramları kovit 19 tarafından yok edilecek…. güzel günler göreceğiz çok güzel günler bahar gelecek ormanın ak saçlarına yeşile dönecek denizler yeniden balık dolacak kuşlar yeniden korkmadan civildayacak devlet ve din sömürüsü bitecek valla insan insan olacak yada sen sağ ben selamet… kalanlara çok büyük işler düşecek….

Gülümser için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir