KORONA SALGINININ ÖĞRETTİKLERİ

KORONA SALGINININ ÖĞRETTİKLERİ

Zeki Sarıhan
zekisarihan.com

  1. Şimdiye dek ne kadar yaşlı olurlarsa olsunlar, ana – babalar, nine ve dedeler evlatları ve torunları için koruyucu davranırlardı. “Aman kendine dikkat et, terli iken su içme” gibi öğütlerde bulunurlardı. Salgınla birlikte roller değişti. Gençler, ana – babaları başta olmak üzere yaşlıları korumaya aldılar.
  1. Yaşlılardan başlayarak çocuklar ve sonra hepimiz sokağa çıkma yasağına tabi tutularak evde kalmanın hem mutluluk kaynağı olduğunu hem de sorunlar yarattığını fark ettik. Karı koca geçimsizlikleri arttı. Sürekli birlikte olmanın da iyi olmadığını anladık. Eşler ve çocuklar akşam iş dönüşü sıcak yuvamızda buluşmanın daha zevkli olduğunu anladık.
  1. Çalışan kadınlar eve çekilince ev kadınlığı rolleri arttı. İşyerlerindeki yükten kurtulmakla birlikte yemek, temizlik, çocuk ve hasta bakımı gibi yükleri ağırlaştı.
  1. Dünya çapında öldürücü etkisi olan ve ülkede hem can güvenliğini, hem toplumsal yaşamı derinden etkileyen bir salgın bile hükümeti ve yandaş basını partizanca tutumundan vazgeçiremedi.
  1. Herkes, akraba ve arkadaşlarının hatırını telefonla sorma ihtiyacı duydu. Birbirimizi yeniden hatırladık.
  1. Hükümet tarafından etkinlikleri en yüksek düzeye çıkartılmış olan ruhban sınıfı, ister istemez geri çekilmek zorunda kaldı. Bunun yerine bilim, özellikle sağlık ordusu öne çıktı.
  1. Yaşayabilmek için alıştığımız her şeyden vazgeçebileceğimizi öğrendik. Okul, cuma namazı, kahvehanede vakit geçirme, kadınların altın ve gümüş günleri, hatta cenazelerimizi uğurlamayı bile bırakmak zorunda kaldık.
  1. İçinde yaşadığımız dünya düzenini ve kapitalizmi sorgulamaya, salgını savuşturduktan sonra, aynı düzene dönüp dönülemeyeceğini düşünmeye başladık. Daha eşitlikçi, adil ve insani bir düzenin kurulması gerektiğini söyleyenler çoğaldı.
  1. Salgının yoksulları daha şiddetle vurmasına karşın, servetin, malın, şöhretin, makamın da salgın karşısında aciz kaldığını gördük. Virüste insandaki akıl, şartlanma ve kültür olmadığı için o daha eşitlikçi davranıyor.
  1. Virüslerin evrildiğini öğrendik. Evrim gerçeğinin bütün canlıları hatta evreni kapsadığını, onsuz bilim yapılamayacağını, evrimi reddeden ve eğitim dışına atan bir gerici zihniyetin nasıl pes ettiğini öğrenme vaktimiz geldi.
  1. Her akşam TV ekranlarından kafa ütüleyen siyaset bülbülleri geri çekildi. Onların yerini olumlu rolleriyle bilim insanları aldı.
  1. Bütün uyarılara ve görünür tehlikelere karşı bazılarımızın “Bana bir şey olmaz abi” anlayışıyla kurallara aldırmadığını, iki günlük sokağa çıkma yasağı öncesinde İçişleri Bakanını istifa ettirecek yoğunlukta marketlere saldırdığını görerek toplumsal disiplinde daha almamız gereken çok mesafe olduğunu öğrendik. (İçişleri Bakanı, bu olaydan ötürü değil, partizanlığı ve düşmanlaştırıcı tutumu nedeniyle çok daha önceden istifa etmeliydi) (12 Nisan 2020)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“KORONA SALGINININ ÖĞRETTİKLERİ” üzerine 6 yorum

  1. Doğal afetler, hastalık salgınları, savaşlar, ekonomik krizler, genel grevler, bunlar birlikte yaşamayı iyice öğrenmemiz gereken olgular, hemen kapımızın dışında beklemekteler. Yönetimlerin ve yönetilenlerin bu felaket olasılıkları gerçekleştiği anda zaman yitirmeden uygulamaya başlayacakları planları olmalıdır, bu planların tatbikatı yapılarak eksik, aksak yönleri düzeltilmeli, periyodik gözden geçirmelerle, güncellikleri, işlerlikleri korunmalıdır. .
    Planlar, Kalite Yönetim Sisteminin meşhur 5 N, 1 K sına eksiksiz yanıt vermeli ve, yani Kim, Neyi, Ne zaman, Neyle, Nasıl (5. N, yani Ne için bence biraz zoraki bir ekleme), Kim işlev ve sorumluluğu, Neyi eylemi, Ne zaman doğru zamanlamayı, Neyle hazırda bulunması gereken olanakları, Nasıl bilgi ve deneyimi belirtir.
    Dişim apse yaptı, hem çok acı veriyordu hem de yayılıyordu, ivedi önlem gerekiyordu. Yaklaşık 1 hafta, 155, 112, vs. nolarla aşağı yukarı 15 telefon görüşmesi yaptım. Herkes beni bir başka yere yönlendirdi, “bekleyin, başvurunuz değerlendirilecek size dönüş yapılacak” gibi laflar edildi, dönüş filan olmadı, bu arada azar işittiğim de oldu. Sonunda , yaşadığım ilçenin vefa grubundan bir hanımın önerisi ile, para cezasını da göze alarak (78 yaşındayım), evimden 5 km uzaktaki ağız ve diş sağlığı merkezine gittim, kapıda beni önce güvenlik görevlisi bir hanım ve bir hanım nöbetçi diş hekimi karşıladı, birlikte söyledikleri ilk söz “Siz nasıl geldiniz, sizi ihbara etmemiz gerekiyor”. oldu, ağrıma karşın gülmeye başladım, “isterseniz önce neden geldiğimi sorun ” dedim. Neyse sonra anlaştık, muayenem yapıldı, ilacım yazıldı evim döndüm.
    Demek istediğim o ki herkes şaşkın, ve esas üzücü olanı da vatandaşın kurumlara, yöneticilere, görevlilere güveni yok, benim de yok, nasıl olsun, yaşadığımız traji-komik durumlar ortada.

  2. Hocam bu salgın bitince Ankara Üniversitesine gelip ellerinizden öpeceğim. Saygılarımı sunarım.

    1. Teşekkür ederim Saniye hanım..

      Dostça kucaklaşır, sohbet ederiz..

      Yarın 17 Nisan, gündüz 11:00’de HALK TV
      Akşam 21:00 TELE1’deyim..

      Saygı ile. 16.4.20

      Dr. Ahmet Saltık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir