Zurna ile peşrev olmayınca stratejik derinlikten trajik kepazeliğe…

Zurna ile peşrev olmayınca stratejik derinlikten trajik kepazeliğe…

http://www.abcgazetesi.com/zurna-ile-pesrev-olmayinca-stratejik-derinlikten-trajik-kepazelige-8059yy.htm,
ABC Gazetesi, 27.09.2017

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Zurna ile peşrev olmayınca stratejik derinlikten trajik kepazeliğe… Nasıl zurna ile senfoni icra edemezseniz, zurnacı ile de diplomasi sanatını icra edemezsiniz… Zurna ile peşrev de olmaz zaten… Diplomasi gerçekten bir yandan sanatçı duyarlığı, öte yandan ayakları yere basan bilimsel ciddiyet, soğukkanlılık gerektiren bir sanat… Lakin “ Kızı başıboş bırakırsan ya davulcuya kaçar, ya zurnacıya …” derler ya… Güzelim ülkem de son yıllarda gerçekten zurnacıların elinde…

XX’nci yy’da parmak ısırtacak başarılara imza atmış Türk Diplomasisi nerede???

Oysa dünya alemin parmaklarını ısırarak hayranlık, gıpta ve takdirle izlediği bir diplomasimiz, diplomatlarımız vardı 20. Yüzyıl boyunca…
* Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, Soğuk savaşın bitişi ve SSCB`nin çöküşü depremlerinden eşine, enderine rastlanmaz derecede soğukkanlılık ve başarıyla çıkan…
*Kurtuluş savaşında Gazi Mustafa Kemal-Lenin diplomatik zekâsı
*20. yy’dan geriye kalan tek tapu senedi Lozan Atatürk-İnönü ve diplomatları.
* Atatürk’ün 1937’de hasta yatağından çözüme kavuşturduğu Hatay sorunu
*Ülkesini gözü gibi sakınarak II nci paylaşım savaşından uzak tutan İnönü ve kadrosunun diplomatik dehası…
*Soydaşlarımızı soykırımdan kurtaran rahmetli Ecevit-Güneş-Erbakan liderliğindeki örnek asker-diplomasi işbirliği Kıbrıs Barış Harekâtı
*Zamanın K.K. Komutanı Org. Atilla ATEŞ’in sınırda meydan okuması ile terörist başının Suriye’den apar topar sınır dışı edilmesi…
*1937’de Hatay konusunda yüce Atatürk’ün eşsiz basireti, öngörüsüyle İskenderun körfezinin, 1973’te Ecevit Hükümetinin kararlılığı sonucu D. Akdeniz güvenliğine damgamızın vurulması.
*Ve de D. Akdeniz’in en önemli gücü şanlı Türk Deniz Kuvvetleri armadası…

Ya XXI’,nci yy…

Doğru dürüst algılanamayan 11 Eylül 2001’de başlayan küresel saldırılar… Afganistan ve Irak’ın işgali… Önce şaşkın, şaşkın izlenip sonra bulaşılan Arabi sonbaharlar…
Bu süreçten diplomatik ataklarla sıyrılan İran ayrık tutulursa ateşe sürülerek kendi sonbaharlarına doğru birlikte yol alan Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri…
Ocak 2016 Kissinger’in  Putini ziyareti: Yeni paylaşım alanları için son karar :
“Çatışma alanlarını birlikte yönetilmesi … “ 

Cumhuriyet tarihinin ateş çemberinden geçmiş deneyimli diplomatlarını Monşerler olarak niteleyip ellerinin tersiyle bir kenara itip  “Ben yaptım oldu, uysa da olur uymasa da” diyen zurnacılar…
Rus uçağının düşürülmesi ile  paylaşılamayan kahramanlıkların ağır faturası…
Pekiyi neler neler yaptı bu zurnacılar ?
Memetçiğin başına çuval  geçirilirken, olayı müzik notası ile karşıladılar…
Kardeşleri Esad’ı bir gecede Esetleyip, üç vakte kadar Emevi camiinde Cuma eda edecekken, 3.5-4 milyon Suriyeli güzel ülkemde namaz kılmaktalar…
Kalbura dönmüş sınırlarıyla, 3 milyar avro vaadiyle ülke göçmenler ülkesi haline getirilirken “Kayseri pazarlığı” yaptılar…
Musul’u, Kerkük’ü kurtaracaklardı Yeni Osmanlılar…
Musul’u, Kerkük’ü Türkmenlerin kaydını sildirip  peşmergeye kaptırdılar…

Kerkük’te, Musul’da tapu kayıtları yakılıp Türkmenlerin kökünü kazıttılar…
Ülkenin üçte biri PKK’ya yardım ve yataklık edilerek silah, mühimmat deposuna dönüştürüldükten sonra oraları kan, revan, yıkım içinde yeniden fethetmeye kalkıştılar…
Kim bilir kimlerin teşviki ile oruç bozup uçak düşürülürken, bu kepazeliğin ucuz kahramanlığını paylaşamayıp ülkeye hala ödenemeyen ağır bir fatura çıkardılar…
Dünya alem küresel güçlerin yarattığı profesyonel haydutlar çetesi İŞİD’le haşır neşir vaziyetimizi ibretle izlerken, onunla iş tutup, el koyduğu petrolü pazarladılar …
Süleyman Şah Türbesi karavana dönüştürülüp,  PYD’nin insafına terk edilmişken,  “yaratılan canavar” İŞİD’e karşı mücadele bahanesi ile Kuzey Suriye’de PYD-YPG koridoru kurulurken nal topladılar…
Bir zamanların güçlü armadası Türk Bahriyesi Balyozla çökertilerek D. Akdeniz’de inisiyatifi Kıbrıs Rumları, İsrail ve Mısır’a kaptırdılar…
Yetmedi Ege’de 18 adayı AB’ye bağışladılar…

Obama, bölgede yapayalnızsınız bari İsrail sizi öpsün.. deyince kendilerinin yola çıkardıkları Marmara şehitlerinin kanını 20 milyon dolara sattılar…
Peşmerge “Biji Obama” yaygarası ile tam teçhizatlı olarak ülkemin içinden Kobani’ye geçerken onlara lahmacun ve kebap dağıttılar…
Irak’ın petrolünü yasa dışı yollardan birlikte pazarladıkları Barzani’yi  Diyarbakır’da Şivanperverle birlikte alayişle karşılayıp, geçtiğimiz günlerde ülkemin başkentini Barzanistan bayrakları ile donattılar…
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bomboş olan salona, seçmen tabanının “gazını almak” için atıp tuttular..
Ancak iki gün sonraki görüşmede, Trump ile ”dostum” diye birbirlerine sarılırken, NATO üyesi Türkiye’ye silah ve mühimmat satmayan ABD’den, kuyruğu sıkıştırılan Katar’ı anımsatırcasına 2016 yılında 6,5 milyar TL zarar etmiş olan THY’a 11 milyar $ değerinde 40 adet yolcu uçağı aldılar…
Ve nihayet Kuzey Irak’ta bağımsızlık ilan etmek için referandum yapılacağının açıklanmasından bu yana o bölgede artık pek caydırıcı ve inandırıcı niteliği kalmayan askeri hareketlilik yerine:

*Erbil Konsolosunun geri çekilmesi,
*Habur sınır kapısının kapatılması, Irak’a Barzanistan’dan geçmeyecek, bu bölgeyi enterne etmekten doğan ekonomik kayıpları da giderecek  Telafer’e kadar uzanacak bir güzergah için yeni bir sınır kapısı açılması,
*K. Irak’a uçuşların durdurulması, hava sahasının kapatılması
*Irak merkezi hükümeti dışındaki petrol sevkiyatının durdurulması,
*Barzani’nin Türkiye’deki şirketlerinin faaliyetlerinin durdurulması
*Türkiye üzerinden Kuzey Irak’a yapılan transit taşımacılığın durdurulması,
* Kuzey Irak’ın yararlandığı bankacılık hizmetlerinin durdurulması

gibi Barzani’nin yaşam damarlarını kesecek önlemlerin hiçbirini almadılar…

Böylece “Stratejik Derinlik”  “Trajik Kepazeliğe” dönüşürken geç de olsa şimdi küresel konjonktür çerçevesinde Barzanistan, Kuzey Suriye  daha sonra Türkiye ve İran’ı kapsayacak İsrail desteğindeki büyük Kürdistan projesinin ilk adımlarına karşı yukarıdaki önlemlerin alınıp alınamayacağını hep birlikte izleyeceğiz…
===============================================
Dostlar,

Teşekkürler değerli E. General Dr. Noyan Umruk paşamız..
Biz konuyu size benzer biçimde soru ve çelişkileri ortaya koyarak yazmayı düşünüyorduk, sizin mükemmel yazınızı okuduk. Çok öğrendik ve yararlandık. Sitemizin manşetinde kısa bir değerlendirmeye yer verdik bu gün :
*****

Tayyip bey gene aldanmış, kandırılmış! Bu kez peşmerge Barzani becermiş bu işi! Yoksa Kürt kardeşlerimizin oylarını almak için siyaset gereği mi bu şovlar yapıldı? Gerçekte Kürt kardeşlerimiz mi kandırıldı, istismar edildi acaba AKP = RTE tarafından?? İKBY flamasını devlet bayrağı gibi göndere çektiniz, oysa BM’ye üye bir egemen-bağımsız devlet yoktu ortada; “devlet” diye savundunuz bunu. Şimdi ise tersini söylüyorsunuz!? Kolay mı petrol boru hattı vanasını kapatmak? İkili anlaşmalar var, Uluslararası Tahkim öngörüldü ise bu anlaşmada (Anayasa md. 125/1), Türkiye ağır mali yaptırımlarla karşılaşabilir.. DTÖ ve kutsanan serbest ticaret! Bu anlaşmayı açıklayabilir misiniz? Ayrıca Habur’da insani yaşam gereçlerinin, gıda maddelerinin, ilaç ve su gibi kalemlerin geçişini engelleyemezsiniz.. Savaşta bile.. Taşları döşediniz, şimdi ise ateş bacayı sarınca suret-i Hak’tan görünüyorsunuz.

Erdoğan + Tatlıses + Şivan Perwer ile ilgili görsel sonucu

Ne çirkin, sefil ve de ikiyüzlü siyaset bu!?
Türkiye bu denlisini kaldırmaz, ayağınızı
denk alın efendiler..

Sevgi ve saygı ile.
27 Eylül 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir