Adalet yürüyüşüne cevap HSK’dan geldi

Adalet yürüyüşüne cevap HSK’dan geldi

Celal ÜlgenAv. Celal ÜLGEN
ODATV, 05.07.2017

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Evet son yaz kararnamesi ile Adalet Yürüyüşünden hiçbir şey anlamamışlar diyebiliriz ama bu sav çok saflık olur.

Yeni HSK ile budanan, aslında sendikalı ve sisteme muhalif yargıçlar değil.
Her ülkenin yargıçlarının oluşturduğu bir ortak içtihat hafızası (karar belleği) bulunur.
Bu ortak karar belleği hukukun gelişmesine, modernleşmesine, çağdaşlaşmasına ve kılı kırk yaran bir hukuk anlayışının yeşermesine neden olur.
Siz bu ortak içtihat hafızasını yok ederseniz. Ortaya kaba saba bir hukuk çıkar.
Acemi Yargıçlar, yiten içtihat belleğine ulaşmak için bin yıllık bir süreye gereksinim duyarlar.
FETÖ yargısı Türk hukukunun ve yargısının 1000 yıl geriye gitmesine neden olmuştu.
Şimdi ikinci 1000 yıl geriye gidiş AKP yargısı dönemi ile başlıyor.

KANUN VAR, YARGIÇ VAR VE BİZ ÇÖZERİZ

AKP Yargısının temel ilkesi “yandaşa var başkasına yok mantığıdır.
Bunu temel olarak AKP’li hukukçu tabanı da kabul ediyor görünümündedir.
Çünkü en çok onların sesinin çıkması gereken bir dönemde tıss yok.
Daha dün girdiğim bir duruşmada 20 yıllık bir yargıç İstanbul’a gelme başarısını göstermiş ama bana;

  • “Dilekçenizi okumama gerek yok, kanun var nizam var. Ben buna göre karar vereceğim. diyebilmiştir. Bu sözleri sarf edebilmek cesaretini göstermiştir en azından. Kime güvenerek? AKP Yargısına.
    Yani kanun var nizam var ise avukata gerek yok demektir bu.
    Kanun var, yargıç var ve biz çözeriz.
    Avukata ne gerek var anlayışı Kadı sistemine hızla gidişimizin göstergesidir.

ADALET YÜRÜYÜŞÜNE CEVAP HSK’DAN GELDİ DEMEK DAHA DOĞRU

Doğrusunu söylemek gerekirse özellikle son Yaz kararnamesi ile İstanbul yargısı,
AKP yargısı haline dönüştürülmek istenmiştir.
Bu ilk adımdır ve sonraki adımların gelmesi beklenmelidir.
İşte bu açıdan Adalet yürüyüşüne karşı tarafsız kalmak doğru değildir.
İnce düşün ayrılıkları ileri sürülerek ortak bir tavra, eyleme katılmamak egemen olan baskın düşünceyi savunmak anlamına gelir. Bu sözleri özellikle birini suçlamak için söylemiyorum.
Yürüyüş için katılan ya da katılmayan arkadaşların düşüncesine saygım var.
Ancak egemen ve baskın düşünce hukuku katlediyor. Hukuku yok ediyor.
Bu sırada başka farklılıklarımızı öne süremeyiz demek istiyorum.
Evet son yaz kararnamesi ile Adalet Yürüyüşünden hiçbir şey anlamamışlar diyebiliriz
ama bu sav çok saflık olur.
Adalet Yürüyüşüne cevap HSK’dan geldi demek daha doğru bir tespit olur.
=========================================
Dostlar,

Değerli arkadaşımız – dostumuz Av. Celal Ülgen, Ergenekon – Balyoz kumpas davalarını çökerten bir yiğit hukuk adamının adıdır. Yıllarca, büyük bir birikim, tükenmeyen azim ve çaba, çelikten sinirler ve emek, ölçüsüz bir özveri ve görev aşkı ile adeta gergef gergef dokuyarak FETÖ – AKP işbirliğine dayalı devasa tertip davaları çökertmiştir.

Değil mi ki Başbakan iken R.T. Erdoğan bu kumpas davaların savcısı olduğunu açıklamıştır?
Değil mi ki Başbakan iken R.T. Erdoğan, bu kumpas davaların savcısı kaçak Zekeriya Öz‘e zırhlı makam aracını özgülemiştir (tahsis etmiştir)?

15 Temmuz kontrollü Darbe girişiminden sonra da Erdoğan “aldatıldık” diyerek kendi hakkında hükmü kendi vermiş, kendini aklamıştır!? Bir yere dek beraber yürünen – yağan yağmurda ıslanılan yollarda artık çıkar çatışması çıkmış ve yollar ayrılarak taraflardan biri tasfiye edilmek istenmektedir. Bu arada, yine Erdoğan’ın deyimi ile “kuru  ile birlikte yaş da yanmakta”, “at izi it izine karışmaktadır”.. Bunlar kabul edilebilecek gerekçeler değildir..

AKP içinde üst düzey tasfiyeler yapılmamaktadır!? Ancak OHAL KHK’ları yalınkılıç biçip doğramaktadır. Sınırsız bir güç ile 20 Temmuz’dan bu yana 1 yılda FETÖ hala tasfiye edilememiş olabilir mi? Yoksa bir orta oyunu sergilenmekte de tüm karşıtlar “bu Allahın lütfu vesile” ile kırılmakta mıdır??

  • TBB’nin (Türkiye Barolar Birliği) Büyük ADALET YÜRÜYÜŞÜ’ne destek vermemiş olması hiçbir gerekçe ile kabul edilemez…

    Ülkenin temellerine dinamit konmuş, taşıyıcı kolonlar çatırdamaktadır..
    Ne demektir bir siyasal parti ile olup tarafsızlığını yitirmek?
    Erdoğan’ın “Tarafsız olan bertaraf olur” tehdidini unuttunuz mu??
    Neyin tarafsızlığı? Ortada bir sistem – düzen mi kaldı ki?
    Ayrıca bu partinin (CHP’nin) kendini bütünüyle geri çektiği, 80 milyon adına salt ADALET için yüründüğü kezlerce açıklanmadı mı? Tek bir parti simgesi taşındı mı? Adalet dövizleri ve Bayrağımız, ATATÜRK’ümüz dışında??
    Sn. Av. Celal Ülgen çooook zarif ve yumuşak yazmış.. Biz beceremedik..
    TBB Başkanı da İstanbul Barosu’nun önceki başkanı da kendilerine bağlanan büyük umutları eritmişlerdir. Yazıklar olsun.. Gene de son 2 günde bir özeleştiri verip yanlıştan dönebilirler?? Kendilerine ve kurumlarına yakışan bu olur..

    İstenen yalnızca ADALET, başka hiçbir şey değil! TBB ve İstanbul Barosu, avukatların varlık nedeni, biricik hedefleri, yaşam gerekçeleri ADALET değil de ne, hangi yüce değer??

    Sn. M. Feyzioğlu, Sn. Ü Kocasakal.. bu masum ve özveri anıtı yüzlerce km yürüyen insanlar ekmek, yol, yağ, sağlık, ikbal, sermaye, iş, makam, ulufe….. istemiyor; ADALET istiyorlar ADALET.. görmüyor, işitmiyor musunuz??

Kendinizi, varlık nedeninizi, temel felsefenizi yadsıdığınızın farkında değil misiniz??
Çok yazık çooook… Güvenilen dağlara kar yağdı.. bitirdiniz kendinizi..

Sevgi ve saygı ile. 06 Temmuz 2017, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir