PETKİM işçileri direnişte: Fabrikaya TOMA geldi

PETKİM işçileri direnişte:
Fabrikaya TOMA geldi

PETKİM işçileri direnişte: Fabrikaya TOMA geldi
(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Tıkanan TİS sürecinde bugün için fabrika önüne çağrıda bulunan Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi ile PETKİM yönetimi arasında gerginlik yaşandı.

Emine UYAR, Eren SARAN – İzmir

PETKİM patronunun sözleşme görüşmelerindeki dayatmacı tutumuna işçilerin tepkisi sert oldu. İşçiler süresiz eylem kararı alırken, patronun bu karara yanıtı daha önce uygulanmayan işe girişte kart basma zorunluluğu getirmek oldu. Daha önce güvenliğe kartlarını göstererek arabalarıyla işyerine giren işçiler, bunun üzerine, arabalarını işyeri girişine çekerek işyerine tüm araçların giriş çıkışını engelledi. Burada konuşan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay, “Sözleşme sonuçlanana kadar hepimiz buradayız. Ne kadar uzun sürerse sürsün bayramda bile ailelerimizle, çocuklarımızla burada oluruz” uyarısında bulundu.

Sözleşme görüşmelerinin tıkanması üzerine süresiz eylem kararı alan Petrol-İş Sendikası’na üye PETKİM işçileri, işyeri önünde eylem yapmak üzere sabah araçlarıyla işyerine geldi. İşçiler her zamanki gibi kartlarını güvenliğe gösterip içeriye girmek istedi. Patron ise, giriş kapısında kart basma zorunluluğu dayattı. Bunun üzerine sendika fabrikaya gelen hiçbir aracı içeri almama kararı aldı. İşçiler kapıları tutarak gelen araçları geri çevirdi.
Bugüne kadar tanık olmadıkları bir uygulamayla karşılaştıklarını belirten Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay, yapılanların kendilerini daha gerdiğini dile getirdi. Oktay, “Bizi çok iyi motive ettiler. Hafta sonu yaptığım açıklamalarda da söyledim artık bu saatten sonra bu şirkette yaşanacaklardan biz sorumlu değiliz. Bizler toplu sözleşme döneminde insan onuruna yaraşır bir ücret, insanca çalışma ortamı ve iş barışı istiyoruz.  Bizlere bunu çok gördükleri için buradayız” diye konuştu.

ASLA KABUL ETMİYORUZ

Genel ücret zammının artırılmasını, aynı işi yapan işçiler arasındaki ücret farkının kaldırılmasını istediklerini vurgulayan Oktay, “Verdikleri teklif, genel ücret zammı için enflasyon oranı, ücret farkının giderilmesi için de 2+2 artışları birinci yıl 3 olsun, ikinci yıl 2 olsun. Bu yaptıkları teklif bile bizim burada olmamıza yeterlidir. Bu teklifi asla kabul etmiyoruz” dedi. Gerekirse bayramı PETKİM’de geçireceklerini ifade eden Oktay, “Sözleşme ne kadar uzun sürerse sürsün bayramda bile ailelerimizle, çocuklarımızla burada oluruz. Bizim taleplerimize cevap verebilecek bir noktaya gelmedikleri sürece biz bu toplu sözleşmeye imza atmıyoruz. Sözleşme sonuçlanana kadar hepimiz buradayız. Bize üç dört gün eylem yapıp bayramda dağılırlar diye bakıyor olabilirler. Biz ailelerimize de söyledik. Bayramı da burada geçirmeye karar verdik. Eğer iş barışı istiyorlarsa, bizim taleplerimize karşılık vermeye niyetlilerse o masaya oturacağız” dedi.

PETKİM PATRONU TİS’İ İHLAL ETTİ

Aynı patrona ait Star Rafinerisi’nden PETKİM’e devredilen işçilere, aynı nitelikteki PETKİM işçilerinden daha yüksek ücret verildiğini, işçiler arasındaki ücret farkı sorunun daha da büyüten bu uygulamanın toplu sözleşmenin de ihlali olduğunu belirten Oktay, “Bize yasalardan, haktan hukuktan bahsediyorlar. Hafta sonu gönderdikleri mail ile aba altından sopa gösteriyorlar. Bizim anayasamız toplus özleşmemizdir. TİS 41. maddesinin e bendinde der ki ‘İşe yeni alınan personelin ücretini işveren belirler. Ancak aynı nitelikteki kıdemli işçinin ücretini geçemez.’ Bu anlaşmanın altına siz de imza attınız biz de imza attık” dedi.

Patronun üretilen ürünlerin bulunduğu ambarları boşalttığını aktaran Oktay, “Yani bizim ürettiğimiz malı bizden kaçırıyorlar. İstedikleri kadar bizden kaçırsınlar. Şu an depolarda bulunan malın ne kadarının satıldığını takip ediyoruz. Bizim ürettiğimiz malı bizden kaçırarak bir yere varamazlar. Bunlar basit hesaplardır” dedi.

POLİS PETKİM’E TOMA’LARLA GELDİ

İşçilerin araçlarını işyeri önüne park etmesi nedeniyle, PETKİM’in önü araçlarla dolarken, İlçe Emniyet Müdürü sendikacılarla yaptığı görüşmede, araçların güvenliği bozduğunu ileri sürerek çekilmesini istedi. Sendikacılar ise, sorunu patronun çıkardığını, bu kadar aracı koyabilecekleri bir yer olmadığını belirtti. İşçiler patronun tutumunu alkış, slogan ve düdüklerle protesto etti.

Fabrika bahçesine TOMA ve çevik kuvvet yerleştiren polis, park edilen araçların fabrika giriş yolunu kapattığı gerekçesi ile işçilerden, yeniden araçlarını çekmesini istedi. İşçiler de “Siz önce TOMA’ları çekin” dedi. Trafik polisleri ile işçiler arasında tartışmalar yaşandı. İşçiler polise tepki gösterdi, “Ceza kesmeniz gerekirse kesin, siz niye müdahale ediyorsunuz?” dedi.

Tartışmaların ardından TOMA’ların ve işçilerin araçlarının aynı anda çekilmesi kararı alındı. Sendika yöneticileri, işçilere “Araçlarınızın başına gidin, çekiyoruz” dedi. İşçilerin araçları çekebilmesi için fabrika kapısının bir yanından girip diğer tarafında çıkması gerekiyordu. Birkaç araç bariyerden geçmeye başlayınca fabrikanın genel müdürlüğünden bir yönetici buna engel oldu. İşçiler ve sendika temsilcileri ile yönetici arasında sert tartışmalar yaşandı. Bunun üzerine işçiler araçlarını çekmeyi bıraktı. Fabrikanın önündeki yol kısmen açılırken, TOMA’lar da fabrika içinde park etti.

İşçiler fabrikaya polis çağıran PETKİM yönetiminin tavrını eleştirdi. İşçiler, “Sen bu insanların karşısına neden polis çıkarıyorsun? Kimse burada ne kamu malına ne de herhangi bir özel mülke zarar vermez. Fabrikaları koruyan ve güvenliğini sağlayan işçilerdir. Bu PETKİM yönetiminin TİS sürecinde psikolojik baskı oluşturmak istemesidir” diyerek tepki gösterdi.

Öte yandan PETKİM yönetimi işçilere mesaj göndererek, eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Eylemlerin TİS sürecindeki diyalog zeminin ortadan kaldıracak bir boyut kazandığını savunan yönetim, işçileri haklarında disiplin süreci başlatmakla tehdit etti. İşçiler ise bu mesajlara kanmadıklarını ifade etti.

KAYMAKAM PETROL-İŞ’LE GÖRÜŞTÜ

Aliağa Kaymakamı Dr. Bayram Yılmaz da Petrol-İş yönetimi ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından 16.00 vardiyasında gelen işçilerle birlikte açıklama yapan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay, “Bizim devletin polisiyle bir alıp veremediğimiz yok. Ama onları bizim karşımıza diken zihniyetle hesabımız var. Taleplerimize karşılık verene kadar burada direnişimize devam edeceğiz. Biz bu işi kazanana kadar sürdüreceğiz” dedi.

‘DOĞABİLECEK İŞ KAZALARINDAN YÖNETİM SORUMLU’

Yaptığı açıklamada emniyet güçlerinin TOMA’ları çekmesi şartıyla kart basarak içeriye girebileceklerini duyuran Ahmet Oktay, gece vardiyasının çalışmayı sürdüreceğini, PETKİM önünde ve içeride de eylemlerin de devam edeceğini söyledi. Yaşanacak iş kazalarından PETKİM yönetiminin sorumlu olacağını, içeride çalışan işçilerin 16 saati doldurduğunu hatırlatan Oktay, “Bizler taleplerimizin bir an evvel karşılanmasını istiyoruz” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

Açıklamanın ardından işçiler,
“Birlik, mücadele, zafer”,
“Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları eşliğinde bekleyişini sürdürdü.

SÖZLEŞME NEDEN TIKANDI?

PETKİM’de sonradan işe giren işçilerle eski işçiler arasında %16’lık ücret farkı bulunuyor. Sendikanın talebi bu ücret farklılığının ortadan kaldırılması. Sendika genel ücret zammı ile ilgili olarak da TÜPRAŞ ve Star’da verilen %9 oranına sıcak bakıyor. PETKİM yönetimi son olarak, üç yıllık sözleşmenin kabul edilmemesi durumunda hiçbir maddeyi tartışmayacaklarını söyleyerek görüşmeleri tıkadı.
=====================================0
Dostlar,

Renkli – yandaş basın kör ve sağır..
İşçinin – emekçinin eylemine, hak arayışına zerre duyarlığı ve saygısı yok.
Majestelerinin ceridesi oldular..
Vah Türkiye vah..

Yaşasın teknoloji.. Emekçiler eylemlerini cep telefonları ile görüntülüyor ve what’s up vb. araçlarla paylaşarak adeta “içeriden” yayın yapıyorlar.. Yaşamın cilveleri işte..

AKP = RTE emekçi direnişini OHAL’i kullanarak erteliyor ya da türlü yollarla engellemeye çalışıyor.. Bir kez daha AKP iktidarının emeğin – emekçinin değil sermayenin – patronun iktidarı olduğuna tanık oluyoruz. Bu partiye oy veren emekçi yurttaşlarımızın artık hazin gerçekleri görmesi gerek.

Öter yandan Türkiye, uluslararası toplumda başına buyruk bir ülke de değil.
Anayasanın 90. maddesi uluslararası hukukun ülkemizde nasıl uygulanacağını kapsamlı düzenlemektedir. Türkiye ILO üyesidir ve 50’yi aşkın ILO Sözleşmesi’ne taraf olmuştur.

  • “Yürürlükteki mevzuatımıza göre, işçilerin belirli koşullarda grev hakkı var. Türkiye’nin onayladığı ve Anayasanın emredici hükmüyle doğrudan uygulanırlık kazandırdığı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmelerine göre ise çok daha geniş bir grev hakkı geçerli. Barışçıl olmak koşuluyla, işçilerin veya sendikaların uygulayacağı her türlü iş durdurma, işyeri işgali, iş yavaşlatma, genel grev, dayanışma grevi gibi eylemler
    Türkiye’de 2004 yılından beri yasaldır. Mevcut durum bu.”
    (Bkz. Sendikacılık Uzmanı Yıldırım Koç, http://ahmetsaltik.net/2017/06/13/akp-ulkeyi-yonetemiyor/)

Metal İşçileri de geçtiğimiz hafta direnişlerini başarıyla sonlandırdı.
İzmir – Aliağa PETKİM emekçileri de başaracak.
Gönlümüz ve aklımız onlarla.
İşvereni ve AKP = RTE iktidarını, bir parçacık olsun emekçi ile özdeşim (empati) kurmaya çağırsak bir işe yarar mı acaba??

Haydi “empati / özdeşim” sözcükleri yabancı geldi, sevmediler:
diğerkâm olmaya
hemhal olmaya
hemdert olmaya
dertteş olmaya… çağırsak, Arapça – Farsçasını daha iyi bilirler diye??

Sevgi ve saygı ile. 19 Haziran 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com 

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir