Yılmaz Özdil : AHİM

AİHM

Yılmaz ÖZDİL

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu mu hiç? Başvurdu. Hapis cezasına çarptırılmıştı,
adil yargılama yapılmadı dedi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.
*
Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa’ya haçlı ittifakı diyorsun, hem de memleketi haçlılara şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi. Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.
Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bir defa daha başvurdu mu?
Bir defa daha başvurdu. Mahkumiyetine ilişkin sicil kaydı silinmişti ama, Yargıtay bu kararı yok sayıyordu, hukukum çiğnendi dedi, yürütmeyi durdurma kararı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.
*
Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa’ya gavur toprakları diyorsun, hem de memleketi gavur topraklarına şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi. Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.
*
Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne üçüncü defa başvurdu mu?
Üçüncü defa da başvurdu. Hem de YSK’ya karşı başvurdu.
Siyasi yasak getirilmişti, seçme seçilme hakkı elinden alınmıştı, Yüksek Seçim Kurulu kararının haksız, yanlış ve hukuksuz olduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.
*
Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa’ya nazi diyorsun, hem de memleketi nazilere şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi. Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.
*
Dindar cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu mu?
O da başvurdu. Eşi Hayrünnisanım, först leydi olmadan önce türban taktığı için üniversiteye kayıt yaptıramamıştı, haklarım engellendi dedi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.
*
Hiç kimse çıkıp “eyy dindar cumhurbaşkanı, kendin muhalefetteyken, Avrupa’ya hıristiyanlar birliği diyordun, Türkiye’yi zenginler köşkünün bahçesindeki köpek kulübesine koyacaklar diyordun, şimdi bizim memleketi o köpek kulübeli hıristiyanlar birliğine mi şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi. Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.
*
Atatürk Cumhuriyeti‘ne her türlü küfürü eden ticani akit gazetesinin, yobaz yazarları Abdurrahman Dilipakla Hasan Karakaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu mu?
Onlar da başvurdu. Vefat eden Deniz Kuvvetleri Komutanı hakkında hakaret içerikli yazılar yazmış, tazminata mahkum edilmiş, tazminatı ödeyemedikleri için Abdurrahman Dilipak‘ın evine haciz gelmişti, ifade özgürlüğümüz ihlal edildi dediler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdular.
*
Hiç kimse çıkıp “ulan din bezirganları, üç kuruş para için Vatikancı mı oldunuz” dedi mi? Demedi. Anayasal haklarıydı, haklarını kullandılar.
*
AKP hükümeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyor mu? Başvuruyor.
Hollanda devleti, vatandaşlarımızı köpeklere ısırtıp, aile bakanımızı kovalayarak kapının önüne koyduğunda, bizzat asrın liderimiz açıkladı, “bunların yaptığı hukuksuzluktur, göreceksiniz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz, bütün bakan arkadaşlarımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne müracaat yapacaklar” dedi.
*
Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, bunlar haçlı-hilal savaşı başlattı diyorsun, bunlar Müslüman kardeşlerimizi şehit ettiler, yaktılar diyorsun, sonra da bizim memleketi Müslüman yakanlara şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi.
*
Egemenlik gaspedildi. 
Oylarımız çalındı. 
Resmen suç işlendi.
Hukukun gırtlağı sıkılıyor.
CHP, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmaya hazırlanıyor.
*
Daha şimdiden ne deniyor? “Milletin iradesine saygı duymayan ikiyüzlü Cehape zihniyeti,
kendi milletini yabancılara şikayet ediyor!” (SÖZCÜ, 26 Nisan 2017)
==================================
Dostlar,

Ne diyelim?
Değerli yazar Yılmaz Özdil‘e nitelikli emeği için teşekkür ederiz önce.
Bu çelişkili, tutarsız…. hepimizi üzen davranışların sahipleri tarihte hak ettikleri yeri alacak. Dileriz halkımız da bu gerçekleri görür, siyasal tercihlerini gerçeklere göre  düzenler..
Tabii bir de AİHM’nden beklentimiz var…
Uygar Avrupa – Avrupa Konseyi’nn temel organlarından olan AİHM’nin adil, hakkaniyetli, hukuka uygun bir karar vermesini beklemek, demokratik iradesi ters yönde çarpıtılan milyonlarca yurttaşımızın en doğal hakkıdır.
AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) yaptırım organıdır. Bu Sözleşme’nin hükümlerinin çiğnenmesi durumunda, Avrupa Konseyi üyesi uluslararası hukuka göre
AİHS’ne taraf olup AİHM’nin yargı yetkisini kabul etmiştir.

AİHS, 10.3.1954’te 6366 sayılı yasa ile TBMM’ce onaylanmıştır ve Anayasa md. 90 /son fıkra kapsamındadır. 148. madde uyarınca da, AİHS ile korunan haklardan herhangi birinin çiğnemi (ihlali) karşısında ulusal hukuk yollarını tüketen ama adalete erişemeyenlerin bu mahkemeye (AİHM) başvurusu düzenlenmiştir.

İHAM-AİHM, Sözleşmede (AİHS) tanınan hakların içeriğini kendisi özerk olarak tanımlar… “Esasa ilişkin içeriği ve etkilerine göre“…
Dolayısıyla Uluslararası Mahkemenin yetki alanını dışarıdan karışma (müdahale) ya da yönlendirme ile belirlemek olanaklı değildir. Ne yazık ki ülkemizde başta Erdoğan olmak üzere kimi çevreler, mezarlıkta korkudan ıslık çalarcasına AİHM’nin Türkiye’den CHP ya da başkaca gerçek – tüzel kişilerin açacağı davayı -sözde- etkilemek için halkoylaması sonuçlarını incelemenin AİHM’in görev alanı dışında olduğu propagandası yapıyor. Oysa hukuka (=haklara) saygısı olanlar öncelikle oylamaya hile karıştırmazlar herhalde! Ardından da, böyle bir sav varsa gerçeği ortaya koymak üzere elinden geleni yaparlar…
Sonra da, ulusal – uluslararası yargı kuruluşlarına başvuru varsa, görülmekte olan bir dava hakkında yönlendirici görüş belirtmek yerine (ki bu suçtur!);

  • “… konu yargıya yansıtılmıştır, bağımsız – tarafsız yargı organlarının kararlarını bekliyoruz ve elbette saygılı olacağız.. “ denmesi gerekir.

Anayasa md. 138 çok açıktır :
“Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. 
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. 
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

Dileyelim AİHM’nden halkoylamasında milyonlarca insanın özgür demokratik istencine (iradesine) dönük hak çiğnemi (ihlali) kararı çıksın ve halkoylaması yenilensin.. Çünkü açık bir meşruluk sorunu belgeleriyle ortadadır ve bu tablo pek çok potansiyel ciddi soruna gebedir. AKP-RTE’nin boynunda onca yanlış ve sorumluluğa karşın bir de bu kritik halka var artık. Türkiye’nin olabildiğine ağır sorunlarına ek olarak..
Kimse unutmasın; Ülkenin temeli ADALETTİR!

Sevgi ve saygı ile. 29 Nisan 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir