CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt hakkında savcılık soruşturması

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Halk TV’de yaptığı bir konuşmayı gerekçe göstererek soruşturma başlattı..

CHP'li Bozkurt'a soruşturma!

Meslektaşımız Sayın Dr. Hüsnü Bozkurt, İstanbul Tıp Fakültesi 1973 mezunu olup bizden 4 yıl daha kıdemli, 44 yıllık hekim olan bir meslek ağabeyimizdir. Yıllarca askeri hekimlik yapmış bir KBB uzmanıdır. Konya’da çok başarılı sağlık hizmetleri vermiştir ve emekliliğinden sonra köşesine çekilmemiş, yurt savunmasına siyasetçi olarak katılmıştır. Çok birikimli ve harman yüreklidir. HALK TV Halkın Arenası programında geçtiğimiz hafta (31 Mart 2017 gecesi), Nazım Hikmet Kültür Merkezinden yapılan yayında son derece coşkulu bir bitirme konuşması yapmıştır. Tüm salonu ayağa kaldırarak Kuvayı Milliye ruhun coşkusunu ateşlemeye çalışmış ve başarılı olmuştur.

Sözlerinden ancak yarası olanların gocunması söz konusu olabilir. 
Ülkemiz işgal edilirse Kurutuluş Savaşını bir kez daha başlatacağımızı ve emperyalistlerle onların işbirlikçilerini bir kez daha İzmir’de denize dökeceğimizi haykırmıştır.
Başka bir seçeneğimiz var mı? İşgali kabul mü edeceğiz??

CHP Konya Milletvekili Dr. Hüsnü Bozkurt yalnız değildir ve kimse O’nu linç edemez!

AKP önce içindeki by lock kullanacak derecede kesin FETÖ’cü vekilleri ve üst düzey yöneticilerini soruşturmalıdır. By lock kullanan AKP’li vekillerin listesi CHP’nin elindedir.
Bir genel başkan yardımcısının (Prof. Yasin Atalay), MİT’tekki FETÖ kod numarasına dek deşifre edildiğini basından okuyoruz. (563189 kayıt no ile; AKP Genel Başkan Yardımcısının “FETÖ’cü” olduğunu tespit eden MİT yazısının 21.02.2010 tarihli ve MİT-SAB-KN-067 sayılı yazı olduğu bildirildi.) Erdoğan’dan Arınç’a, Adalet Bakanı Bozdağ’dan eski Milli Eğitim Bakanı’na… dek TV’lerde FETÖ başına açık çağrılar ve övgüler dizildiğini, “hasretlik bitsin” çağrılarını izliyoruz.

  • Soruşturulacaksa, bu açık – gizli FETÖ’cü kişi ve iktidar partisi AKP soruşturulmak zorundadır.
    Bu görev de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınındır.

Anayasa değişikliğinde Yargı için “bağımsız” sıfatına bir de “tarafsız” sözcüğü eklenecekmiş!
Yaratılmış / yaratılacak Majestelerinin yargısını pekiştirmeye maske olmak üzere galiba..

Dr. Hüsnü Bozkurt‘un yakasını bırakmak ve çağrı yaptığı gibi ayağa kalkarak Cumhuriyete sahip çıkmak yurttaşlık borcumuzdur. Adalet örgütünün kamu vicdanını yaralamaktan sakınmasını beklemek ve gerçek anlamda hukukun üstünlüğünden başka güç tanımamasını dilemek hakkımız ve görevimizdir. (Kendisiyle telefonla görüştük, destek verdik..)

Sevgi ve saygı ile. 03 Nisan 2017, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com

==================================
CHP’li Bozkurt, açılan soruşturmaya yanıt verdi

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, katıldığı bir televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturmayla ilgili ‘O programdaki tüm sözlerimin arkasındayım.’ dedi. (03 Nisan 2017, YURT Gazetesi)

CHP'li Bozkurt, açılan soruşturmaya cevap verdi
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, katıldığı bir televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturmayla ilgili “O programdaki tüm sözlerimin arkasındayım. Sözlerim, ülkemizi bölmek isteyenlere, emperyalist güçlere ve işbirlikçilerine.
1 saatlik konuşmamın tek bir cümlesini bağlamından koparıp çarpıtarak ‘Evet, diyenleri denize dökecekmiş’ diye bir yalanla beni karalamaya çalışanların amacını anlıyorum.” dedi.

CHP’li Bozkurt’un, bir televizyon programındaki açıklamalarının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan hakkında başlatılan soruşturmayla ilgili yaptığı yazılı açıklama, şöyle:

  • “31 Mart Cuma akşamı konuk olduğum ‘Halk Arenası’ programındaki konuşmalarıma, 3 gün sonra internette ve yandaş medyada yapılan çarpıtma ve saldırılar üzerine bu açıklamayı yapma gereği duydum. Hemen belirteyim ki, o programdaki tüm sözlerimin arkasındayım. Yandaş medyada cımbızlanarak kullanılan konuşmamın aslı aynen şu şekildedir:
  • Bu bir emperyal plan, Sevr nerede hazırlandıysa, BOP nerede hazırlandıysa, BOP haritası nerelerde çizildiyse, o mahfillerde hazırlanıp, Meclis’ te bu metni okumadan imzalayan milletvekillerinin onayı ile milletin önüne getirildi. Bu metin bir ihanet belgesidir.
    Bu Anayasa metni bir bölünme, 1923 cumhuriyetini tasfiye metnidir. Milletimiz bu anayasanın içine gizlenmiş tuzakları bilirse % 1 bile evet çıkmaz. Bu millete güvenmek gerek. Ben eminim en az % 60-65 hayır çıkacak. Ama olur da evet çıkarsa kimse heveslenmesin,
    biz yine Samsun’a çıkarız, Amasya, Sivas, Ankara’ ya geliriz, oradan İnönü, Sakarya, Dumlupınar ve İzmir’e kadar sizi de, 7 göbek sülalenizi de, bütün emperyalistleri yine denize dökeriz‘ dedim. Ki daha önceleri de gerek Meclis Genel Kurulunda yaptığım konuşmalarda gerekse katıldığım televizyon programlarında, oylanacak Anayasa metninin bir emperyal proje olduğunu defaatle (AS: kezlerce) dile getirdim.
  • Sözlerim çok açık; 9 Eylül 1922’de kimleri denize döktüysek onları kastediyorum. Sözlerim, ülkemizi bölmek isteyenlere, emperyalist güçlere ve işbirlikçilerine. Keşke bana gösterilen tepki; askerimizim başına çuval geçirenlere, ‘Evet’ kampanyası yürüten, İstanbul ve Ankara’ da bayrağı göndere çekilen, Kerkük’ de Türkçe’yi yasaklayan Barzani’ ye, 18 adamızdaki Yunan bayrağına ses çıkarmayanlara, Süleyman Şah türbesini kaçıranlara, Musul konsolosluğumuzu üç beş IŞİD teröristinden koruyamayanlara, Münbiç, Rakka derken 71 şehit verdiğimiz Fırat Kalkanı Harekatı’nı 1 gece ansızın bitiriverenlere, ezanı yasaklayan İsrail’ e tek söz edemeyenlere, askerlerimizi şehit eden Rusya’ ya, cami bombalayan ABD’ye çıt çıkaramayanlara…’ gösterilseydi. 
  • Ben, 20 yıl bu şanlı Ordunun üniformasını giymiş, 44 yıllık bir hekimim, Atatürkçü bir yurttaşım. Ne dediğimi gayet iyi biliyorum. 1 saatlik konuşmamın tek bir cümlesini bağlamından koparıp çarpıtarak ‘evet diyenleri denize dökecekmiş’ diye bir yalanla beni karalamaya çalışanların amacını da anlıyorum tabii. Ama bu kişilere hatırlatmak isterim ki, Anayasamızın 123. maddesinde yapılmak istenen değişiklik (kamu tüzel kişiliği kurma – yani eyalet, özerk bölge ilan etme – yetkisinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tek imza ile mümkün hale getirilmesi) kabul edilemez, bu yetki eyaletin, federasyonun ve bölünmenin önünü açar. Keza Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir partinin genel başkanı olması ve devlet başkanı sıfatıyla ‘Türk Milleti’nin birliğini ‘ temsil edecek olması da Milleti böler.
    Bu iki madde Anayasamızın değiştirilemez maddelerinden 3. maddeye aykırıdır. Hassasiyetim ülkemin ve milletimin bölünmez bütünlüğüdür. Elbette evet diyen de, hayır diyen de bu ülkenin makbul yurttaşlarıdır. Yine söylemeliyim ki, milletimiz bu metne gizlenmiş tuzakları bilirse bu anayasaya asla geçit vermez, vermeyecektir.”
    ==========================================
    Dostlar,

Değerli meslektaşımız, CHP Konya Milletvekili Sn. Dr. M. Hüsnü Bozkurt asla suç işlememiş, tersine suç işlenmesini engellemeye çalışmış, yurttaş ve Milletvekili sorumluluğunun vazgeçilmez gereğini yerine getirmiş, Ulusumuzu uyarıp – aydınlatma görevini üstlenmiştir. Kendisinin yanındayız. Yanıtı üzerinden dik duruşunu da destekliyor ve saygı ile selamlıyoruz..

Sevgi ve saygı ile. 03 Nisan 2017, Ankara (ekleme, saat 16:53)

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com

Güncelleme     : Cumhurun başkanı olarak herkese eşit uzaklıkta durması gereken Erdoğan, dün de (3.4.17) CHP Konya Milletvekili Dr. Hüsnü Bozkurt’a ağır biçimde yüklendi :

  • “.. sana adım attırmazlar yaa” dedi.
  • Hızını alamadı “.. sen geri zekalı mısın yaa??” dedi.
  • Erdoğan bu gün (4.4.17) Zonguldak’ta “terbiyesiz”, “ahlaksız” dedi. “Seni Samsun’a, Amasya’ya sokmazlar yaa..” dedi Dr. Hüsnü Bozkurt için. Başbakan B. Yıldırım “alçak, densiz..” buyurdular Reisin izinden ayrılamadan.. Ne denli utandırıcı ve acı verici.. Oysa Konya MV Dr. Bozkurt’u, partisinin genel başkanı Kılıçdaroğlu bu günkü TBMM gurup konuşmasında ne denli ağırbaşlı ve ölçülü eleştirdi, nazikçe uyardı.
  • Erdoğan neden öfke – nefret kusuyor, önüne geleni azarlayıp çatıyor, herkesle kavgalı acaba?
  • Erdoğan Kasımpaşa yıllarında kalmış ne yazık ki. Hem bilerek toplumu geriyor – kutuplaştırıyor, hem uygar tartışma kültürünün ve demokratik hoşgörünün yerleşmesine engel okuyor hem de SUÇ İŞLİYOR. Cumhurbaşkanı olmak kimseye hakaret etme yetkisi vermez, yasalar karşısında dokunulmaz da kılmaz. Erdoğan özellikle hukuka saygılı olmak zorundadır (4.4.17).

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir