Doğu Perinçek : Artık seçimleri AKP kazanmayacak

Doğu PerinçekDoğu Perinçek

Aydınlık Gazetesi, 29.3.2017

Artık seçimleri AKP kazanmayacak 

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)
Yazıya başlarken ilk önce başlık atılır. Çünkü başlık, nişan almak gibidir, sizi hedefe yöneltir. Başlık atamıyorsanız, yazı kafanızda olgunlaşmamış demektir. Hedefinizi daha bilmiyorsunuz,
o zaman okuyucuyu laf salatasıyla meşgul etme olasılığınız yüksektir.

Bu yazının ilk başlığı şöyleydi: “Seçimleri hep AKP mi kazanacak?”
Sorulu başlık, her iki olasılığı da içerir. Soruda ikircik var, kuşku var, yapacağınız saptamaya tam güvenemiyorsunuz! Oysa süreç iki olasılığı barındırmıyor. Bu usavurmadan sonra yazının başlığını buluyorsunuz: Artık seçimleri AKP kazanmayacak!

SEÇİMLERİ AKP KAZANACAK SAPLANTISI

Çok acayip ama AKP’ye en düşman olanlar, seçimleri hep AKP’nin kazanacağı saplantısına kilitlenmiş bulunuyorlar. Bu saplantı, halkoylaması sürecinde bir kez daha kendini gösterdi. Karamsarların Anayasa değişikliğine karşı itirazlarının altını eşeleyin, hep AKP’nin kazanacağı varsayımı var. En son CHP Genel Başkanı, bu Anayasa değişikliği yüzünden, Tayyip Erdoğan’ın üç kez üst üste Cumhurbaşkanı seçileceği tehlikesine işaret ediyordu.

HALKA GÜVENSİZLİK

Türkiye’de “ilerici” olarak bilinen kesimde, “seçimleri AKP kazanır” saplantısı çok yaygın. Kaynağı halka güvensizlik. Bu “ilericilerimize” göre, halk gericidir. Halk, karnını kaşır,
bir torba makarnaya aldatılır, dinci söylemlerle güdülür. O “ilericilerimiz” arasında halka ilişkin değerlendirmelerde olumlu bir sıfata rastlanmıyor. Bütün seçimlere bu teslimiyetle başlanıyor. Son Anayasa değişikliğine karşı mücadelede de bunu görüyoruz. İtirazların hepsi şurada odaklanıyor: Cumhurbaşkanlığına tanınan yetkileri Tayyip Erdoğan kullanacak ve ülkede seçimler yoluyla diktatörlük kurulacak!

UMUTLU OLANA ÖFKE

Halka güvensizlik iflah olmaz bir umutsuzluğu getiriyor. O kadar ki, umutlu olmak bile suç onların katında. Umutlu olanlara öfke duyanlar bile var. Böyleleri, iyimserleri sindirmeye çabalıyorlar. Hatta kimi sözde ilericilerimiz, bizi “Evet oyu kazanınca, napacaksınız” diye tehdit ediyorlar. Yanıtımız şudur: Hayır kazanacak! Peki siz, Hayır kazanınca, umutsuzluğunuzu sürdürebilmek için hangi çürük dallara sarılacaksınız?

Atatürk’ün dediği gibi umutsuz durum yoktur, umutsuz insanlar vardır.
Devrimci, her durumda bir çözüm üretebilendir ve o çözüm elbette gerçeğe dayanacaktır. Tecrübelerimizle biliyoruz: Her gecenin mutlaka bir sabahı var. Siz o sabahı göremezseniz, gecenin karanlığında kayboluyorsunuz. Aslında başarı istiyorsak, umuda değil, umutsuzluğa öfkelenmek gerekir. Karamsarlık, başarının baş düşmanıdır.

OLGULAR UMUDU DOĞRULUYOR

Halk, Hayır diyecek! Bunu söylemekten niçin korkuyoruz? Evet çıkarsa yanılmış olmak
çok mu önemli? Sizin yanılmanız, Türkiye’nin kaybetmesinden daha mı tehlikeli?
AKP ve MHP seçmeninin önemli bir kesimi de Hayır diyor!
Bütün olgular umudu doğruluyor. Halka güveniyoruz
Daha önemlisi, sandık başına 18 gün kala Hayır oylarının yükselişini sürdürecek
en önemli eylem, artık umudu yaymaktır.

  • Halkın Hayır demesini istiyorsak, her yerde umudu ateşleyeceğiz, her yere umudu taşıyacağız. Umut, şu an Hayır oylarını besleyen birinci etkendir.

AKP DEVRİ BİTTİ

AKP devrinin sonuna geldik. Halkoylamasında başarının anahtarı işte bu süreci görmektedir. AKP, 2002 yılında ABD’nin savaş takvimi gereği iktidar koltuğuna oturtuldu. Aslında AKP görevini tam yerine getiremedi. Evet, Türkiye’yi borca batırdı, görevini yaptı. Evet, Açılım dedi, PKK’yı Meclise kadar getirdi. Evet, Suriye’ye terör ihraç etti, şimdi o terörü ithal ediyoruz. Ancak arkada kalan dönemin bir de direnen Türkiyesi var. 1 Mart 2003 günü ABD’nin dayattığı Savaş Tezkeresinin reddedilmesi, Türkiye’nin direncini göstermiştir. O direnç, 2014 baharında Türkiye’nin yönünü çizmeye başlamıştır. Silivri duvarlarının yıkılması, bir bakıma AKP devrinin artık yürümediğinin ilk işaretidir. PKK’nın ve FETÖ’nün üzerine yürünmesi,
Fırat Kalkanı, Rusya ve Asya ile işbirliği, üretim ekonomisine yönelik adımlar, yeni bir döneme girdiğimizi gösteriyor.

Türkiye’nin dinamikleri yürürlüktedir. Artık Türkiye, AKP’yi sırtında taşıyamaz.
Türkiye, tek başına AKP iktidarıyla devam edemez, etmeyecektir.

MİLLET KAZANACAK

Halka güveniyoruz. Çünkü halk Fırat Kalkanı cephesindedir ve AKP iktidarının o cephedeki bocalamasının içerdiği tehdide Hayır diyecektir!
Halka güveniyoruz.
– Çünkü halk geçim derdine Hayır diyecek.
– Gençler işsiz.
– Çiftçi ipotek altında.
– Çarşılar durgun.
– İthalat dar boğaza girdi.
– Sanayici ve tüccar da borç batağında.
– Çark dönmüyor.
Halk, AKP’nin Borçlanma Ekonomisine Hayır diyecek!
Halka güveniyoruz. Çünkü halk Atanmışlar rejimine Hayır diyecek! Türkiye bu zorluklardan AKP’nin dayattığı güçsüz meclisle, güçsüz hükümetle ve güçsüz bir Cumhurbaşkanıyla çıkamaz. Halk, Türkiye’nin sorunlarının Millî Seferberlikle çözülebileceğini biliyor.
Bu nedenle hükümetin tabanını daraltan bu Anayasa değişikliğine Hayır diyecek.

HAYIR İÇİN EN ÖNEMLİ EYLEM

Halkoylaması bir başlangıçtır. Artık seçimleri AKP kazanamayacak!
Önümüzdeki seçimde Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmeyecek.
AKP devri bitmiştir, millet kazanacak!
AKP ve MHP seçmeninin önemli bir kesimi de Hayır diyor! Bütün olgular umudu doğruluyor.
Daha önemlisi, sandık başına 18 gün kala Hayır oylarının yükselişini sürdürecek en önemli eylem, artık umudu yaymaktır.
Türkçesi şu: Halkın Hayır demesini istiyorsak, her yerde umudu ateşleyeceğiz,
her yere umudu taşıyacağız. Umut, şu an Hayır oylarını besleyen birinci etkendir.
================================
Evet dostlar,

Biz de benzer içerikli yazılara sitemizde daha önce yer verdik.
Geçtiğimiz günlerde Erdoğan “HAYIR” cıların çadırına girdiğinde mimiklerindeki gerginlik ve çıkışta saklanamayan umutsuzluk önemlidir.
Erdoğan, deyim yerinde ise “kendini paralamaktadır”, “EVET” çıkarmak için var gücüyle çırpınmaktadır. “Tam güçle” devrededir. Sesi kısıldığından, kimi mitinglerini ertelemektedir. Yorgun ve bitkin görünümdedir, tüm doping çabalarına karşın “tükenmiş” gözükmektedir.
Son derece ağır bir psikolojik gerilim içinde ve yük altındadır. Sağlığı bakımından endişe verici bir durumda olduğu tartışma dışıdır.

  • Erdoğan büyük bir hızla yaşlanmaktadır, hatta “pasif intihar” sürecindedir!

Ancak ok yaydan çıkmıştır bir kez ve geri dönüş olanağı yok gibidir.
Biz de Ulusumuza güveniyoruz. Erdoğan ve AKP’sinin ülkemizi bir felaketin eşiğine hatta içine sürüklediğini görmektedir. İstenen “tek adam rejimi” nin gerekçelerine inanmamaktadır.
RTE ve bitmeyen, gerçekçi olmayan, yeteneklerini çoook aşan, ülkeyi türlü iç ve dış ciddi risklerle yüz yüze getiren….  hırslarına alet ettiği AKP’nin artık frenlenmesi gerektiğini seslendir(e)mese bile derinlemesine algılamaktadır. Bu olgu halkoylaması sandığına mutlaka yansıyacaktır.

  • “HAYIR” oyları kazanacaktır ve gerçekten inanıyoruz ki, bu sonuç hem Erdoğan’ın, hem AKP’nin hem de ülkemizin hayrına olacaktır. Herkesi ama herkesi “HAYIR” oyu kullanmaya çağırıyoruz..
  • Hatta Erdoğan bile “HAYIR” oyu kullansa gizli gizli, kendisi için (ve ülkemiz – halkımız için) son yılların için en “hayır“lı işi yapmış olur.

Hakkımızdan hayırlısı.. Hızla bir rehabilitasyon ve restorasyon dönemine girmek zorundayız.

Sevgi ve saygı ile. 2 Nisan 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir