Deniz Baykal: Alnını karışlarım…

Deniz Baykal: Alnını karışlarım…

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Antalya Milletvekili Deniz Baykal, referanduma ilişkin, “‘Hayır’ diyen hayır diyecek. Ben ‘Hayır’ diyorum. Bana ‘terörist’ diyecek olanın da alnını karışlarım. Hayır demeyi bir korkutmaca haline getirmek isteyenlere izin vermeyiz. Hayır demek vatanseverliğin gereğidir” dedi.

26 Mart 2017, http://haber.sol.org.tr/toplum/deniz-baykal-alnini-karislarim-190490 

Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, 16 Nisan Referandumuna sayılı günler kala Yenimahalle Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde, Aydınlık bir Türkiye için ‘Hayır’ çağrısında bulundu.

Baykal, “Bu anayasa, Birleşmiş Milletlere üye 200 ülkesinin hiçbirinde yok. Hayatta, dünyada yok. Tarihimizde de yok. Cumhuriyet öncesinde de yok. Savaşı Meclis yönetmiş. Şimdi birileri çıkmış içinden çıktığı Meclis’i beğenmemiş. Dudak bükmüş. Onunla olmuyor değil seninle olmuyor seninle. Günümüzde kural kanundur ferman değildir.

  • Ferman çağı geçti. 80 milyon adına karar veremez bir kişi” dedi.

“Sayın cumhurbaşkanı üzülmesin. Bu anayasa tek adam anayasasıdır. Hiç lamı cimi yok.
Tek adam anayasasıdır” diyen Baykal, “Cumhurbaşkanı diyor ki; ‘Tek adam anayasası derseniz Atatürk‘e hakaret ederseniz.’ Bak, bak, bak. Atatürk’e tek adamdı diyecek. Atatürk tek adamlığı elini tersiyle itmiş. Başbakanlığı da kaldıralım her şey sizde olsun diyenlere Atatürk, ‘Şaşarım bunu bana teklif edenlere’ demiş. Hayır Atatürk’e hakaret etmeyiz. Atatürk tek adamlığı reddeden adamdır. Meclis’i kuran, yücelten adamdır. Bunun aksini söyleyenler Meclis’i içine hazmedememiş olanlardır” açıklamasında bulundu.

Baykal, “‘Hayır’ diyen hayır diyecek. Ben ‘Hayır’ diyorum. Bana ‘terörist’ diyecek olanın da alnını karışlarım. Hayır demeyi bir korkutmaca haline getirmek isteyenlere izin vermeyiz.

  • Hayır demek vatanseverliğin gereğidir” dedi..
    ==========================================
    Dostlar,

    Usta ve çok birikimli, yetenekli politikacı, CHP’nin önceki genel başkanı Sn. Doç. Dr. Deniz Baykal, Türkiye’ye dayatılan bir deli gömleğinden farksız olan anayasa değişikliği halkoylaması kapsamında birbirinden etkili, çok başarılı konuşmalar yapıyor.. Bunları izlemek yerinde ve çok yararlı olur.. Manisa konuşması da bunlardan biri.. İzlemek için lütfen tıklar mısınız ??

  • https://www.youtube.com/watch?v=l9Q7nEGYv04 AKP – RTE “evet” çıkarabilmek için vargüçleriyle uğraşıyor ve erik – adil olmayan bir kampanya yürütülüyor.. Daha doğrusu beyin yıkama..
    Bir kez devlet olanakları hukuka – adalete- etiğe… aykırı olarak AKP – RTE lehine kullanılıyor. “HAYIR” girişimleri pervasızca engelleniyor. 15 yıllık tek başına AKP iktidarının ülkenin her birimini bata medya olmak üzere ele geçirmesi, son derece sakıncalı bir eşitsizlik doğuruyor..
    AKP içindeki FETÖ’cü vekiller ve üst düzey yöneticiler bir türlü tasfiye edilmiyor??! 
    TSK’da 150 kadar generale (toplam 360), 2000 albaya (toplam 6000), kamuda görevden atılan 130 bin kamu görevlisine erişen (ele geçiren!) FETÖ, her nasılsa AKP’li üst düzey yöneticiler ve milletvekilleri arasına sız(a)madı öyle mi?? Bu masala kim inanabilir??

    OHAL acımasız bir baskı aracı olarak sürdürülüyor ve akıl dışı bir biçimde OHAL altında Anayasa değişikliğine, halkoylamasına ülke zorlanıyor.. Boğaziçi Üniversitesi’nin aday bile olmamasına karşın, oyların %90’ından çoğunu aldığı halde atanmayan ama RTE tarafından tepeden inme açık hukuksuzlukla getirilen rektörü (?), CHP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selin Sayek Böke’nin planlanmış panel konuşmasına “OHAL ortamında siyasileri konuşturmam” diyerek akıllara seza bir gerekçeyle engel oluyor.. Oysa Başbakan Yıldırım “OHAL bizim için, halkımız için değil..” buyurmuşlardı..

    Halkımıza karşı bir beyin yıkama..”  yürütülüyor.. dedik yukarıda..
    Örn. Anayasa değişikliği yasasının (6771 sayılı yasa) 8/4. maddesinde “Kanunları yayımlar.” denmektedir. Sıradan hatta ortalama yurttaşın bu düzenlemenin nasıl bir vahim tuzak olduğunu anlaması beklenebilir mi?? Burada halka kurulan tuzak, “süre belirtilmemesidir”. Oysa yürürlükte olan Anayasanın 89. maddesi şöyle :

  • Madde 89 – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince Kabul edilen kanunları
    onbeş gün içinde yayımlar.Süre belirtilmemesinin gözden kaçtığı varsayılabilir mi?? Açıktır ki Cumhurbaşkanı son derece tehlikeli ve sınırı belirsiz bir yetki almaktadır. TBMM’de kabul edilen yasayı Cumhurbaşkanı ne denli sürede yayımlanmak üzere Resmi Gazete’ye yollayacaktır? Hiç yollamazsa yaptırımı nedir? Örn. kendisinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisini kullanmak istediği bir konuda TBMM’nin önceden yasa yapması durumunda bu yasayı yayımlamayan Cumhurbaşkanı fiilen TBMM’nin ana işlevi hatta varlık nedeni olan Yasama yetkisini engellemiş hatta gasp etmiş olmayacak mıdır?? Üstelik TBMM’nin Cumhurbaşkanına soru sorma yetkisi de yokken! Ayrıca Cumhurbaşkanının yeniden görüşülmesi için yasayı TBMM’ye geri yollaması durumunda nitelikli çoğunluk aranacak TBMM’nin ısrar edebilmesi için..

    AKP – RTE ve gözü – kulağı kapalı “evet” çiler neden bu ve benzeri çok sayıda tehlikeli tuzaklar içeren düzenlemelerin teknik boyutlarını halka açıklamaz?? Hamaset ile kitleler kandırılarak demokrasi olur mu? Bu dürüstçe mi? Çıplak gerçekleri halkımıza, kuruluş yasasının verdiği görev ve yetki ile açıklayan saygın ve yetkin hukuk profesörü TBB Başkanı gibi uzman hukukçuları bile tehdit edip hedef göstermek hangi uygar demokratik rejimde olanaklıdır??

Bir başka tuzak madde, kamu tüzel kişiliği kurma yetkisinin ancak yasa ile ve TBMM elinde iken (yürürlükteki anayasa md. 123; Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur), Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de bunun olanaklı kılınmasıdır. Cumhurbaşkanı, dilediği kamu kurumunu kuracak, kapatacak, birleştirecek, bölgeler – eyaletler kurabilecek, bakanlıkların sayı ve yetkilerini dilediği gibi düzenleyecek, örneğin çok yakınmacı olduğu Türkiye Barolar Birliği’nin, Türk Tabipleri Birliği’nin…… Anaysa’nın 135. maddesi gereğince kuruluş yasaları ile tanınan kamu tüzel kişiliklerini kaldırarak felç edebilecek, göstermelik kurumlara indirgeyebilecektir.

………………
Gerçekten dünyada örneği olmayan despotik bir anayasa,
otoriter hatta totaliter bir TEK ADAM DEMİR YUMRUĞU dayatılıyor..

Mutlaka “HAYIR” ile geri püskürtmek zorundayız..

Sevgi, saygı ve kaygı ama UMUT ile. 26 Mart 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir