Muharrem SARIKAYA : Bozkurt efekti

Bozkurt efekti

Muharrem SarıkayaMuharrem SARIKAYA
HABERTÜRK, 22 Şubat 2017

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Anadolu’da olup biteni anlamak için milletvekillerinin grup toplantılarındaki davranışlarını gözlemlemek yeterlidir. Eğer bir milletvekili sağa sola selam verip gruba giriyorsa bilin ki ilinde siyaseti iyi gidiyor. Başı aşağıda hızlı adımlarla grup toplantısına giriyor, aynı ilden arkadaşlarıyla da “merhabalaşmıyor” ise bilin ki o ilde sorun büyüktür.
Dün grup toplantılarının hepsini izledim, karşılaştığım durum şöyle…

CHP’de parti yönetimlerini de “hayret ettirecek” boyutta milletvekillerinde özgüven var…
Belki de ilk kez birbirlerinin arkasından konuşmuyorlar, parti yönetimi ve genel başkanı eleştirmiyorlar. Yine ilk kez parti yönetiminin büyük efor (AS:çaba) sarf etmesine gerek duymadan konsolide olmuş görünüyorlar. Nitekim bu durum karşısında kendileri de hayrete düşmüş halde, “daim olması” dileklerini birbirlerine iletiyorlar. Bu noktaya ulaşmalarının nedenleri konusunda da ilginç veriler sunuyorlar.

BATI FAKTÖRÜ

Aktardıklarına göre illerinden gelen sonuçlardan memnunlar. Özellikle de MHP muhaliflerinin, Ege, Akdeniz, Marmara ile ummadıkları şekilde Orta Anadolu’da AK Parti’nin toplumsal tabanı üzerindeki etkisinden hoşnutlar. Bunun üzerine, ABD merkezli International Republican Institute (IRI) anket sonuçlarında “Hayır” oylarını 7 puan önde gösteren sonuç eklenmiş.

“Daha çok çalışmalıyız” cümlesi kuliste sıklıkla tekrarlanıyor.

BİR MİLYON AKTARICI

Aktardıklarına göre, CHP yönetimi de bunu gözetip, “Bir milyon anlatıcı” yaratacak yapılanmaya yönelmiş. Buna göre Anayasa değişikliğiyle nelerin olup olmayacağını eğitimli bir yapı, bir gruba aktaracak, onlar da ötekilerine ileterek bir milyon anlatıcıya ulaşılacak.
İlk kez denenecek yöntemden sonuç alınacağına inanılıyor.

‘BOZKURT’ ETKİSİ

Başbakan Yıldırım’ın “bozkurt” işareti yaptığı AK Parti Grubu’ndaki durum ise biraz farklı. Konuyla ilgili isimlere göre sahada bir hafta öncesine oranla henüz “istenilen değişim” sağlanamadı. Kararsızların oransal dağıtımı sonucu “Evet” oyları % 50 sınırını biraz aşıyor; ancak orantısal dağıtımın doğru sonuç verip vermeyeceğini kendileri de tartışıyor. Bunun için gelecek haftadan itibaren (AS: başlayarak) pozitif propagandaya yönelip, “Hayırcılar teröristtir” söylemine dayalı negatif propagandadan vazgeçilecek. Bunun yerine alt yazısında yine aynı sonucun verildiği, politik pozitif söylem tercih edilecek.

Altını çizdikleri bir başka nokta da AK Parti ve MHP’den gelecek oyların, seçimde alınanla
aynı olmaması. Ege, Marmara, Akdeniz ve Orta Anadolu’nun bazı bölgelerinde iyi sonuç çıkmamış. HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ’ın dün kesinleşmiş cezasının TBMM Genel Kurulu’nda okunarak milletvekilliğinin düşürülmesi ile Başbakan Yıldırım’ın grup toplantısında bozkurt işareti yapmasını birlikte okumak gerekir.

Yerel seçimde de CHP Lideri Kılıçdaroğlu, milliyetçi kökenli Ankara Büyükşehir adayı Mansur Yavaş için oy almak amacıyla benzer taktik gütmüştü. Grup çıkışında Başbakan Yıldırım’a bunun AK Parti tabanında olumsuzluk yaratacağı alanlar olup olmayacağını sordum, gülerek “MHP’lilere göstermek içindi. Engelliler için ‘Evet’ anlamına geliyor” dedi.
Ancak, ‘Evet’ oylarının 6 ile 8 puan arasında önde gözüktüğü Doğu ve Güneydoğu milletvekilleri “bozkurt” efektinden hoşnut değildi. Referandum propagandasının bir tarafı memnun ederken diğer tarafı olumsuz hale çevirdiği gerçeği burada da ortaya çıkıyordu.
(http://www.haberturk.com/yazarlar/muharrem-sarikaya/1399866-bozkurt-efekti)
===================================
Dostlar,

Muharrem Sarıkaya deneyimli ve ağırbaşlı bir gazetecidir. Yazdıklarını önemsiyoruz.
Bizim sınırlı gözlemlerimiz, halkın önemli bir bölümünün dayatılan Anayasa değişiklikleri hakkında yeterli ve net – doğru bilgi sahibi olmadıkları yönünde. Birkaç maddesini söyleyip açıklayınca ve yürürlükteki düzenleme ile, 1876 Padişah anayasası ile karşılaştırınca çok etkili oluyor.

İlginç biçimde Tayyip bey bu gün, kamuoyuna mesajlarını vermek için araç / vitrin / figüran / konu mankeni… olarak kullandığı bir başka kesimle, yüklenicilerle (müteahhitlerle) toplantısında halka 18 maddelik anayasa değişikliğini okumalarını önerdi! Haklı olabilir, çünlü ortalama yurttaşın bu metni okumakla varabileceği anlamlı bir yer yok.. Varolan ile getirilmek istenen metnin karşılaştırmalı ve uzmanlarınca açıklanmasıyla gerçek ortaya çıkabilir. Çünkü hem çoook tuzaklı maddeler var hem de teknik ve dolayısıyla doğası gereği karmaşık içerikler.

Erdoğan düz mantıkla gidiyor ya da işine öyle geliyor.. 550 vekil 600’e çıkarılırsa ne olurmuş? Daha önce de ülkemizde TBMM çift kamaralı (Meclisli) iken 450 vekil + 150 senatör varmış.. 1961 Anayasası ile getirilen 150 kişilik senato 40 yaşını bitirmiş ve yükseköğrenim görmüş insanlardan oluşuyordu, bir tür akiller meclisi idi. TBMM’den geçen yasa metinleri bir de burada irdeleniyordu. Halkoyuna sunulacak Anayasa değişikliği ise halk popülizmi yaparak, dünyada örneği görülmemiş biçimde 18 yaşındaki çocuğu ülkenin yönetiminde güya söz sahibi yapacak. Siyaset – sermaye seçkinlerinin – eşrafın çoluk çocuğu askerlik bile yapmadan TBMM’ye alınacak ve çok rahatlıkla siyaset abileri – anababaları – büyükleri tarafından uslu uslu yönlendirilecekler.. Üstelik göstermelik tek kanatlı bir Mecliste neden 600 vekile bu yoksul halk bol bol maaş, yolluk, sınırsız sağlık gideri desteği ve 2 yıl vekillik yapması durumunda milletvekilliği aylığı ile emeklilik kıyağı.. Tayyip bey bu çocukları askerden muaf tutmayı bile önerdi! Yani vekillikte geçen süre askerliğe sayılacak, paralı askerlikten daha da kıyak,
AKP büyüklerinin çoluk – çocuğuna böylesi bir kıyak sunulacak.

Bu olası sonuçlar 18 maddenin metninde yazmıyor ne yazık ki..
Meclisin yerinde durduğunu söylüyor Erdoğan. Evet, bina orada. Ama içinden başbakan ve bakanları çıkar(a)mayan, Cumhurbaşkanına soru soramayan, yokluğunda TBMM Bakanının cumhurbaşkanına vekalet etmesi engellenen, TBMM’de hükümet koltuklarının söküldüğü, gensoru ile bakanın – hükümetin düşürülemediği, CB’nın fesih tehdidi altında, Meclisin yaptığı yasaların CB tarafından Resmi Gazetede yayımlanmasının keyfine bırakıldığı (şimdiki anayasada 15 gün süre var!), CB kararnameleri ile yaşamın – devşetin hemen hemen tüm alanlarını düzenleyebildiği, hesap sorulmasının, denetlenmesinin neredeyse olanaksız kılındığı, Yasama – Yürütme – Yargı üzerinde mutlak egemen kılınarak bir tür 21. yüzyıl padişahı yaratıldığını… yazmıyor 18 madde.. Fakat tüm bunların yolunu açıyor.

Bir de siyasetin dürüst yapılması gereğinden söz edilebiliyor üstüne üstlük..

Bu halk öyle sanıldığı – beklendiği ölçüde zeka fukarası değildir. Engin deneyimi, birikimi ile gerçekleri sezecek ve öğrenecektir. Halen HAYIR oyları en az 7-9 puan öndedir.

16 Nisan’a doğru bu farkın kapatılamayacağı görülürse her şey yapılabilir..
Kandil’e kara harekatı da, düzmece suikast girişimleri de, Musul’a girmeler de,
kamuda binlerce istihdam ile, ulufe dağıtmalarla, af çıkarmayla, FETÖ’nün iadesiyle….
olmadı büyük ölçekli sabotajlarla..

Bu arada, Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla tutuklamalar artıyor.. Gözdağı büyütülüyor..

Ama bu kez halkımız o engin sağduyusu ile oyuna gelmeyecek ve oyları “HAYIR” olacaktır.

Sevgi ve saygı ile. 22 Şubat 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir