İŞTE ALADAĞ GERÇEĞİ

İŞTE ALADAĞ GERÇEĞİ

portresi

Uğur DÜNDAR
SÖZCÜ
, 04.12.2016

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Halk Arenası canlı yayını için gittiğim Adana’da, Aladağ faciasının ardındaki gerçekleri araştırdım. Görüştüğüm yetkililerden çok çarpıcı bilgiler aldım. Öncelikle soruşturmayı yürütenlerin tespitlerinin tarikat avukatının açıklamalarıyla hiç örtüşmediğini belirteyim. Örneğin avukat “İtfaiye yetersiz kaldı, sürgülü merdiveni de yoktu” diyor. Oysa Aladağ’da 2 itfaiye aracı var. İlk itfaiye aracı, bir yurttaşın yangın başladıktan 10 dakika sonra itfaiyeye giderek haber vermesi üzerine, derhal harekete geçiyor. Çağrı yapılınca diğeri de yardıma koşuyor. Ancak daha ilk araç müdahaleye başladığında yangın neredeyse tüm binayı sarmış bulunuyor. Sürgülü merdiven olmadığı iddiasına gelince… Peki, Aladağ’da yok da Anadolu’nun kaç ilçesinde değeri yaklaşık 2 milyon lirayı bulan bu itfaiye araçları mevcut? Hemen hemen hiçbirinde yok!.. Sadece çok katlı binaların olduğu kent merkezleriyle büyük ilçelerde bu tür araçlar görev yapıyor. Buna rağmen Aladağ’daki itfaiyeciler yangını söndürmeye çalışırken, beraberlerindeki 10-12 metrelik merdivenle birkaç çocuğu yanmaktan kurtarıyorlar…
*  *  *
Yangının çıkış nedeni; eski ve bakımsız olan elektrik tesisatındaki kısa devre… Kısa sürede yayılmasının nedeni ise, duvarların ahşapla (lâmbri) kaplı olması! Onların altına da yangın anında boğucu-zehirleyici gaz çıkaran petrol türevi maddeler döşenmiş!.. Tüm katlarda zemin, camilerdeki gibi halılarla dolu!.. Yani bina, hem yangının çıkmasını, hem de hızla yayılmasını kolaylaştıracak tüm özellikleri taşıyormuş!.. Buna karşın feci olay sırasında yangın tüpleri bulunmuyormuş. Sorumluların ifadesine göre, tüpler bir gün önce bakıma gönderilmiş! Konuştuğum yetkililer ‘Burası asla yurt olarak kullanılmamalıydı! Kesinlikle izin verilmemeliydi’ diyorlar…
*  *  *
Giriş katında alevler yükselince, yitirdiğimiz yavrular üst kattaki bir odaya sığınıyorlar. Yangın merdiveninin, henüz alevlerin ulaşmadığı bu odaya uzaklığı 5-6 metre… Ama onun kapısı da plâstik. Yani yanıcı özellikte!.. Talihsizliğe bakın ki, odanın bitişiğindeki elektrik panosu da kısa devre yapıp yanmaya başlıyor. Çocuklar oda kapısını açtıklarında, minicik bedenleri yoğun gaza dayanamıyor ve hemen kendilerinden geçiyorlar! Ardından oraya da ulaşan alevler, melekleri aramızdan alıp götürüyor!..
*  *  *
Sevgili okurlarım,
Öğrencilerimizi ve bir eğitmeni inanılmaz ihmaller sonucu kaybettiğimiz bu feci olaya “katliam” demeyelim de ne diyelim?
==================================
Dostlar,

Değerli araştırmacı gazeteci – yazar Sn. Uğur Dündar‘a bu çabası için teşekür ederiz. Facianın iler tutar, savunulabilecek hiçbir yanı yoktur. Örn. yangın tüplerinin “1 gün önce” (?!) bakıma yollanması.. İdeal koşullarda bakım firması, bakıma aldığı yangın tüplerinin yerine yedek (ikame) yangın tüpleri sağlamalıdır. Kaskolu araç bakım – onarımda iken sigorta firmasının müşterisine denk bir araç sağlaması bile ülkemizde düzenlenmiş iken, böylesi yaşamsal bir zorunluk gözden uzak tutulabilir mi? Ya da yangın tüplerinin götürülmeden yerinde bakım yapılması olanaksız değildir.. Yarısının götürülüp bakım – doldurma sonrası yerine konup öbür yarısının götürülmesi bir başka seçenektir..

Soruun köktenci çözümü için önerilerimiz de olacak :

TOKİ hızla, 1-2 yıl içinde ülkemizin yurt sorununu çözecek çağcıl – güvenli binalar yapmalıdır.
– Tarikat – cemaat yurt binaları ve işletmesi kamusallaştırımalıdır.
Yatılı Kuran kursları kapatılmalı ve Diyanet’ten alınarak yeniden Milli Eğitim Bakanlığı yönetimine verilmeli ve eğitim 4+4 sonrası 8 yıllık temel eğitim bittiğinde başlamlıdır.
– Her öğrencinin yaşadığı yere en yakın, ailesiyle kalabileceği uzaklıkta – yakınlıkta
okul yapılmalıdır.
– Sınırlı yerlerde yatılı İlk ve Ortaöğretim bölge okulları (YİBO) yeniden açılmalıdır.
– Eğitimde özelleştirme durudurulmalı, EĞİTİMDE BİRLİK DEVRİM YASASI
(Tevhid-i Tedrisat) uygulanmalıdır
.
– Kamusal nitelikli ve bütçeden karşılanan ulusal eğitim sistemi sektörde boşluk bırakmaksızın gereksinimi karşılamalı, tarikat – cemaatlara boş alan bırakılmamalıdır.
– Milli Eğitim Bakanından başlanarak tüm sorumlular yargı önünde bu facianın hesabını vermelidir.
– Çocuklarını kurban veren ailelere uzun süreli cömert düzeyde maddi – manevi destek, psikolojik danışmanlık hizmeti verilmelidir.
– Arkadaşlarını yitiren çocuklara da gerekli psikolojik destek yeter süre verilmelidir.
– Bu yurt binası onarılmadan korumaya alınarak ibretlik bir müze yapılmalıdır.
– Hizmetteki tüm yurt binaları başta olmak üzere, hastaneler, okullar, kamu binaları öncelikle ve en geç 1 ay içinde mevzuata – uluslararası standartlara uygun sağlık – güvenlik düzeyine getirilmelidir.
……
Sevgi, saygı ve yüreğimizin yangınıyla…
04 Aralık 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

ALADAĞ Yangını ve Erdoğan’ın Gönlündeki Sultanlık Yangını

başlıklı makalemizi okumak için lütfen tıklar mısınız??

aladag_yangini_ve_erdoganin_gonlundeki_sultanlik_yangini

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“İŞTE ALADAĞ GERÇEĞİ” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir