ANKARA BAROSU’ndan HDP’li VEKİLLERİN TUTUKLANMASI HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI

ankara_barosu_logosuANKARA BAROSU’ndan :
HDP’li VEKİLLERİN TUTUKLANMASI HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI

HDP MİLLETVEKİLLERİNİN TUTUKLANMASI, MUHALİF BİR PARTİNİN VE DOLAYISIYLA
TEMSİL ETTİĞİ İNSANLARIN SESİNİN KESİLMESİ ANLAMINA GELMEKTEDİR

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Kuşkusuz ki hukuk devletlerinde herkes, kanun önünde eşittir; yargı kararlarına, mahkemelerden ve savcılıklardan gelen çağrılara uymakla yükümlüdür.

Çağrıya rağmen ifade vermeye gitmeyenlere uygulanacak prosedür bellidir. Ceza Muhakemesi Kanunu, çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebileceği hükmünü düzenlemektedir.

Dokunulmazlıkları kaldırıldığı halde haklarında açılan soruşturmalarda ifade vermeyi reddeden milletvekillerine uygulanacak prosedürün de aynı olacağı açıktır.

Ancak ifadeye zorla götürüldükten sonra tutuklananlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki üçüncü büyük partinin, yani ikinci büyük muhalefet partisinin başkanı ve milletvekilleridir. Dokunulmazlıkları kaldırılmıştır ancak milletvekillikleri devam etmektedir.

Tutuklama, ceza muhakemesindeki en ağır ve koşulları oluşmuş olsa bile başvurulması zorunlu olmayan, hakimin takdirine bırakılmış bir koruma tedbiridir.

HDP milletvekillerinin tutuklanması, muhalif bir partinin ve dolayısıyla temsil ettiği insanların sesinin kesilmesi anlamına gelmektedir. Bu sebeple bu yanlıştan bir an önce dönülmesi için yargıyı göreve davet ediyoruz. 05.11.2016
(http://www.ankarabarosu.org.tr/HaberDuyuru.aspx?BASIN_ACIKLAMASI&=123)

ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI
=========================================
Dostlar,

Ankara Barosu’nun hukuksal görüşü yukarıda..
HDP milletvekillerinin Türkiye Cumhuriyetine meydan okuyan hatta hiçe sayan,
sırtlarını PYD’ye, YPG’ye –ki PKK’nın yan örgütleridir– dayadıklarını açıklamaları,
özerklik ilanı, hendek kazmalar, bölücü terör örgütü ile neredeyse organik işbirliği düzeyine varan …. saymakla bitmeyecek ağır cezalık suç oluşturan eylemleri oldu..

Ülkenin sabrını zorladılar adeta.
Sanki bu tutuklanma sonucunu “kurban” rolü oynayarak koşulladılar!?

Türkiye, giderek tırmanan bir şiddet sarmalına dolaş(tırıl)mış durumda..

İçeride ve dışarıda ekonomiden askeri operasyonlara, hatta düşük – orta yoğunluklu ve büyüme eğilimi taşıyan sıcak askeri çatışmalara ve ahlaksal yozlaşmaya, işsizliğe, sanat- kültür – bilim -sporda duraksama ve gerilemeye, çocukların ırzına geçme eylemlerinin utancına boğulmuştur.

Erdoğan, konuşmalarında ses tonu, beden dili, sözlerinin içeriği ile zerrece kaygı duymadan gerilimi bilerek tırmandırmakta ve ötekileştimeye, hatta düşman yaratmaya, mağdur ve mazlumu oynamaya, kefen edebiyatını sürdürmeye ve içte – dışta tüm karşıtlarına çatarak sindirmeye çabalamaktadır. Suçluların telaşı ve tükenmişliği kaygısı içindedir her bakımdan açıkça izlenen.

OHAL kararnamaleri ile ANAYASA AÇIKÇA ÇİĞNENMEKTEDİR!

AYM, sistematik yorum yerine biçimsel (lafzi, sözel) bir yorumla bu tehlikeli metinlerin (OHAL Kararnamelerinin) yargısal denetimini reddederek yönetsel – politik bunalımı ağırlaştırmış ve AKP – RTE yönetimini dizginsiz bırakmıştır ne yazık ki..

“Tek adam” mutlak egemen olmuştur!

Acil olarak;

  • Etkili bir SİYASAL FRENLEME ile
  • Tehlikeli biçimde artmış olan ve ülkemizi çok daha ağır bunalımlara sürükleyebilecek,
  • Hatta İÇ SAVAŞA YOLAÇABİLECEK
    tüm söz ve eylemlerden özenle ve bilinçle kaçınmak zorunluğu ile yüz yüzeyiz..
  • HUKUK DEVLETİ’nden asla ve zerrece sapma yapılmamalıdır.

Sevgi ve saygı ile.
09 Kasım 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir