ARAPLAŞMAKTA GELİNEN SON NOKTA… TÜRKİYE SAATİ MEKKE SAATİNE UYDURULDU !!!

ARAPLAŞMAKTA GELİNEN SON NOKTA…
TÜRKİYE SAATİ MEKKE SAATİNE UYDURULDU !!!

portresi, Gülümseyen

Prof. Dr. D. Ali ERCAN

Resmi Gazetede yayımlanan kararnameyle birlikte bu yıldan başlayarak yaz saati uygulamasında sabit kalıyoruz. Yani yılın 12 ayında da hiçbir biçimde saatlerimiz değişmeyecek. (Basın)

 

Değerli arkadaşlar,

Dünyamız -her ne denli kimi derin İslam alimleri kabul etmeseler de- tepsi gibi düz değil, Küre şeklinde yuvarlaktır. Merkez yıldızımız Güneşin çevresinde elips şeklinde bir yörünge üzerinde saniyede yaklaşık 30 km hızla döner; bir döngü (1 yıl) 365,2422 gün sürer.

Gezegenimiz aynı zamanda kendi çevresinde de döner. Kendi çevresindeki bir döngü (1 gün) nominal olarak 24 saat = 86 400 saniye sürüyor (aslında gerçek dönüş süresi 86 164 saniyedir). Dolayısıyla, Dünyamızın bir yanı gündüzü yaşarken öbür yanı geceyi yaşar. Yerel Meridyen (tanım) üzerinde öğle saat tam 12.00’dir (gölgenin en kısa olduğu an).
*****
Yüzyılı aşkın bir süredir hemen bütün ülkeler Boylamsal Standart Zaman ölçeğini UTC kullanıyorlar. Buna göre Greenwich Gözlemevi‘nden geçen (AS: Londra) Meridyen başlangıç (sıfır meridyen) kabul edilmiş ve her 15 derecelik Meridyen farkı = 1 saat alınarak (AS: 360 derece /15 = 24 saat!) (1 derece = 4 dakika) Dünya üzerinde saat dilimleri belirlenmiştir (bkz. harita). Bu Uluslararası standart zamanlamaya göre Yeni Zelanda, Takvim gününe ilk başlayan ülkedir.

Türkiye de Miladi Takvimle birlikte bu zaman sistemini yürürlüğe koymuş bir ülkedir. Bu arada Avrupa ve öbür ülkelerle birlikte yaz aylarında gerçek meridyen zamanını gösteren kış saatini 1 saat ileri alış uygulamasını da yapageldik. Aslına bakılırsa, “Yaz saati” anlamsız, yanlış bir uygulama idi… doğrusu Normal Meridyen saatinde kalmak, mesai saatlerini yaz ve kış aylarına göre değiştirmekti. Yaz aylarında (Nisan-Eylül) 8-18 arası 9 saat, kış aylarında (Ekim-Mart) 9-17 arası 7 saat mesai uygulamasıyla sorun basitçe çözülmüş olurdu.  Şimdi bakıyoruz, T.C. Hükümeti kış saatini (yani Küresel ilişkiler açısından doğal olanı) değiştirmemek yerine, yanlış zamanlama olan yaz saatini sürdürmekten yana karar almış !?

Peki niye ?

Türkiye boylamsal olarak 26. ve 44. Meridyenler (AS: Boylamlar) arasında yer alıyor.
Türkiye’nin coğrafi bakımdan ortası 35. Boylama karşılık geliyor; ancak nüfus yoğunluğunu, üretimi, endüstriyi, uluslararası ulaşımı vs. göz önüne alırsak, Türkiye’nin ağırlıklı ortalaması 33. Meridyen üzerindedir ve böylece Greenwich’ten ortalama 2 saat ilerdeyiz. Nitekim şimdiye değin uygulama da böyle idi. Öte yandan, 35. ve 55. Boylamlar arasındaki Suudi Arabistan ise 3. dilimde bulunuyor. Yani Türkiye ile S. Arabistan arasında coğrafi bakımdan 1 saat fark vardır. Kabaca şunu özetleyebiliriz:

Bir ülkeden 15, 30, 45, 60, 75….. bu Meridyenlerden hangisi geçiyorsa doğal olarak o meridyenin tanımladığı saat dilimindedir. Türkiye’den 45 inci meridyen geçmiyor ama 30. Meridyen geçiyor, üstelik Türkiye’nin Ağırlık Merkezine çok yakın, o halde Türkiye
2. saat dilimindedir ve öyle kalmalıdır. Mantıklı olanı budur.

Şimdi yaz saatini değiştirmeyerek saatlerimizi Suudi Arabistan’la (Mekke ile) senkronize etmiş (AS: eşzamanlı kılmış) oluyoruz. Peki, bu garabetin ne yararı var? Hiçbir yararı yok! Namaz vakitleri nasıl olsa yerel meridyene göredir. Örneğin (saatler nasıl ayarlanırsa ayarlansın) Ankara’da namaz Mekke’den yine 32 dakika sonra kılınmaya devam edecektir…. Yani ibadet saatleri bakımından değişen bir şey olmayacaktır S. Arabistan’a bir jest (veya yalakalık!) yapmak dışında…

Peki zararı ne? diye sorarsak, yanıt çok açık :

“Enerji tasarrufu” savıı  koca bir yalan!

Arabistan’da güneş doğarken Türkiye’nin büyük bölümü henüz karanlıktadır. Özellikle 33. Boylamın batısında kalanlar Trakya’da, İzmir’de, İstanbul’da, Bursa’da Eskişehir’de, Konya’da, Antalya’da hatta Ankara’da insanlar (Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte ikisi) sabahın köründe, sabah ezanıyla birlikte uyanacaklar ve en azından 1-2 saat süreyle gün ışığı kullanılmadığı için, milyonlarca dolarlık enerji israf edilmiş olacak!

Hani Müslümalıkta “külli müsrifîn haram” dı ?

Türkiye’yi yönetenlerin üstün zekalarına olan tüm hayranlığımla…æ

======================================

Dostlar,

Akıl ve Bilimin bir kez daha net yol göstericiliği ne denli net ve açık değil mi?
Pekiii, AKP – RTE neden bu yolu seçmez de bilinçaltında yer eden dinci takıntılarıyla ülkeyi yanlış yöne sürüklerler?? İslam dini aklı ve bilimi reddetmiyor ise, AKP – RTE’nin bu akıl dışı davranışı nasıl açıklanacak? 80 milyon insanın genelinin gereksinimleri yerine, AKP – RTE kendi tabanına dönük ama ülkeye zarar verecek politikalarda neden ısrar eder ve bu dinci, Türkiye’yi din devletine sürükleyici serüvenine ne zaman son verecek??

Yanlış hesap Bağdat’tan dönermiş.. AKP – RTE ülkemizin yönetiminde akkı ve bilimi rehber almalı ve bu son yanlıştan hızla dönülerek Sn. Prof. Dr. Ali Ercan’ın önerdiği biçimde hep (yıl boyunca) 2. saat diliminde kalmalıdır. AB ile ilişkiler bakımından da böylesi gerekli ve yerinde olacak. 29 Ekim’den önce.. Yanlıştan dönme olgunluğu ile..

Sevgi ve saygı ile.
17 Eylül 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“ARAPLAŞMAKTA GELİNEN SON NOKTA… TÜRKİYE SAATİ MEKKE SAATİNE UYDURULDU !!!” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir