KURBAN ÜZERİNE

KURBAN ÜZERİNE

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Prof. Dr. D. Ali Ercan

11 Eylül 2016

portresi, GülümseyenDeğerli arkadaşlar,
MÖ 1800’lerde (?) Mezopotamya’nın Ur kentinden gelip Hilâl-i-Mümbit’in merkezi Harran’a yerleşen Peygamber İbrahim bir rüya görür; bunun üzerine kendisini denemek isteyen Tanrıya adak olarak oğlu İsmall’i * kesmek ister; Tanrı sınavı geçen İbrahim’i bağışlar ve bir melekle kurbanlık bir koç gönderir…. İbrahim’in bu öyküsüne inananlar bu KURBAN geleneğini başlatırlar. Yani yaklaşık 3800 yıllık bir Arap geleneğidir bu Musevilikte ve Hıristiyanlıkta bulunmayan, salt Müslümanlıkta sürdürülen ibadet biçimi… Hemen hemen tüm dinlerde, Kutsal yerlerin, tapınakların ziyaret edilmesi ve Tanrıya (Tanrılara) kurban (adak, armağan) verilmesi ibadetler arasında yer almaktadır. Tarih boyunca da böyle olmuştur. Tanrının, Tanrıların gazabından korunmak, Tanrıyı hoşnut kılmak, Tanrıya ibadet ve saygı göstermek adına, kimi dinlerde insan öldürmek şekline kadar vahşileşen, zamanla insan yerine hayvan kesimi biçimine dönüşen kanlı kurban geleneği sürdürülmüştür. Özellikle bugün nüfusu 1,6 milyar dolayında olan İslâm Dünyasında İnsanlar Hacca gitmedikleri halde bulundukları yerde hayvan kesmek biçiinde bir “kurban” geleneği giderek artan bir yoğunlukta yaşatılmaktadır.

  • Oysa Kurban yalnızca Kâbe’yi ziyaret (Hacc) edenler için farz kılınmıştır….

Kurban eski Türklerde de uygulanan dinsel bir törendi; ancak bu simgesel törende yalnıca Hakan tarafından, Hakanın en sevdiği bir at tüm “budun” adına Tengri dağında Köktengri’ye yollanmak üzere kurban edilirdi. Bu simgesel ibadetin içeriğinde “Tanrı için en sevdiğinden vazgeçmek” düşüncesi vardır.

Türkler şaman inançlarını terk edip İslama (zorunlu) geçtikten sonra, Kurban simgesel olmaktan çıkarak “kitle halinde hayvan katliamı”na dönüştürülmüştür; oysa Kur’an’ın Hacc Sûresi’nde bile gösterişten uzak içten bir ibadetin önemi hatırlatılmaktadır:

  • “Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşacaktır..”

İslami bir gelenek olarak  sürdürülen Kurban konusunda referans olarak alınması gereken ana kaynak Kur’an olmalıdır.

  • Kur’anda Kurban bayramı yoktur.

Arapça æyd-el adha (Adak bayramı) ve Ramazan Bayramı æyd-el fitr (Fitre bayramı) İslamdan önceki Arap geleneğinin İslami dönemdeki devamıdır.

  • Kur’anda Kurban yalnızca hacca gidenler için öngörülmüştür;
    yani Hacc dışında kurban farz değildir.

Aslına bakılırsa, Kurban kelimesinin etimolojisinde de hayvan veya canlı ile doğrudan bir ilişki de yoktur;

  • Kurban KRB kökünden gelir “yakınlaşmak” demektir (ör. akraba) “Kurban” yüce bir Kutsallığa, (Tanrı’ya) adanmak üzere, özverili armağandır; Tanrıya yakınlaşmak, ona fedakârlıkta bulunmak, armağan sunmak anlamındadır….

İlla da bir hayvan öldürmek isteniyorsa,

  • İnsanlar öncelikle benliklerinde taşıdıkları ve ilkel güdülerini yöneten
    “içerideki hayvan”ı öldürseler, insanı insan yapan, yücelten en anlamlı kurban şeklini bulmuş olurlardı.

Sevgilerimle. æ

______________________
* Araplar İsmail’in soyundan, Yahudiler de İbrahim’in ikinci oğlu İzhak’ın soyundan geldiklerine inanırlar… O gün bugün aralarında kavga/savaş vardır. Tek tanrılı dinlerin (Musevilik, İsevilik ve Muhammedilik) kurucusu ve Kâbenin inşa edicisi olduğuna inanılan. Peygamber İbrahim 90 yaşında kendi kendini sünnet etmiş ve 150 yıl (!) üzerinde yaşamışmış. Kutsal kitaplar yaklaşık böyle anlatıyorlar.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“KURBAN ÜZERİNE” üzerine bir yorum

  1. Sevgili Saltık…Yeni bir Bilgisayar edinene kadar böyle face-book la yetineceğiz artık… Face-book ta da her şeyi istediğin gibi yazamıyorsun ne yazık ki… 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir