Kurban Bayramı düşünceleri

Kurban Bayramı düşünceleri

Portresi_ATA_ile
Onur ÖYMEN

(AS : Bizim düşüncelerimiz yazının altındadır..)

Bütün arkadaşlarımızın Kurban Bayramını içtenlikle kutluyor, sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum.

Bu yıl Kurban Bayramını büyük üzüntü ve acılarla yaşıyoruz. Menfur darbe girişimi sırasında bir günde yaklaşık 240 vatandaşımız şehit oldu.

Terörist saldırılar sonucunda 2016 yılının başından beri 370’ten çok şehit verdik. Cerablus operasyonunda da kayıplarımız var.

Bölgemizde de büyük acılar yaşanıyor. Suriye’de hayatını kaybedenler için farklı rakamlar var.
Birleşmiş Milletlere göre, bu yılın Mart ayına kadar, son beş yıl içinde 283,000 kişi ölmüş. Bunun 81,436’sı sivilllerden oluşuyor. Ölümlerin çoğunluğunun sorumlusu Esad rejimi ama Esad rejiminin silahlı kuvvetlerinden 101,662 kişi de hayatını kaybetmiş. Suriye Politika Araştırma Merkezi toplam ölü sayısını 470,000 kişi olarak veriyor. Türkiye’de Esad’ın 600,000 kişinin ölümünden sorumlu olduğunu söyleyenler de var.

En düşük rakam bile geçerli kabul edilse, hiçbir ölçüye göre kabul edilemeyecek bir durum var. Şimdi, Amerika ve Rusya’nın girişimleri sonucunda Kurban Bayramı sırasında bir ateş kes uygulanacağı ifade ediliyor. Ancak bu ateş kesin sürekli olması umudu pek kuvvetli değil.

Bütün bu gelişmeler bölgemizde yaşananların insani boyutunun ön plana çıkartılmasını zorunlu kılıyor. Oysa bugün yaşanan sıkıntılar içinde bazı ülkelerin stratejik menfaatlerinin ve beklentilerinin önemli rol oynadığı görülüyor. Özetle bölgeye yeni bir nizam vermek isteyenlerin, siyasi coğrafyanın değiştirilerek devletlerin sınırlarının yeniden çizilmesini ve hükümetlerin değiştirilmesini isteyenlerin payı az değil. O bakımdan Suriye’nin sorumluluk payının ön plana çıkartılarak eleştirilmesi ve kınanması ne kadar doğruysa, büyük devletlerin rolünün görmezden gelinmesi de o kadar yanlış olur. Bu husus bence ülkemizdeki son darbe girişimi, PYD’ye verilen destek ve PKK’nın Kuzey Irak’tan tasfiyesinde büyük devletlerin gösterdiği isteksizlik açılarından da de doğrudur.

Kurban bayramında Suriye’deki ateşkes bütün bu konuların serinkanlılıkla düşünülmesi ve insanların yaşadıkları ıstırapların önlenmesine yönelik çözümlerin ön plana çıkartılması için bir fırsat yaratmasını ümit edelim.

Saygılar, sevgiler. 11.09.2016

===============================

Teşekkürler Sayın Öymen..

Türkiye bu Ortadoğu ateş çemberinde ne yazık ki ABD’nin maşalığını hem de büyük bir iştahla, kıraldan çok kıralcı olarak AKP – RTE iktidarı ile yürüttü ve bırakalım “pastadan pay almayı” (ne sefil bir beklenti değil mi!?) en büyük ve kanlı bedeli ödeyenlerden oldu..

  • Tek sorumlu AKP – RTE’dir!

Bunun yasal hesabı da bu dünyada, hukuk devleti gereği, Türk adaletine verilmelidir.
Tanrı’ya hesabınızı ayrıca verirsiniz.. “Milletim beni affetsin..” demekle de bu iş bitmez..

Diyanet İşleri Başkanı’na, Saray’da ziyareti sırasında zaten karun kadar zengin Diyanet Vakfı için 3 kurban bedeli 1500 TL vermek ve muhterem Başkan Görmez‘in de her nasılsa yanında taşıdığı makbuzla hemen belgelemesi, ardından basına servis edilmesi İslam dini ile bağdaşacak davranışlar mıdır; büyük günah olan gösteriş midir??
(Sahi, 500 TL’ye kurban var mı, kaç kilodur??)

Erdoğan kurban bağışını neden TSK Mehmetçik Vakfına yapmamıştır??

Hamasi ve vıcık vıcık din sömürüsü kokan demeç ve davranışlarla, pörsümüş popülist ritüellerle nereye varılabilir?

Bir / Bu millet, insanlık ne zamana dek uyutulabilir ve türlü türlü ve acımasızca sömürülebilir??

Bayram gelmeden 10 ve 11 Eylül 2016 günlerinde “trafik kazalarında” (cinayetlerinde!?) karayollarında = kanyollarında en az 24 insan telef olmuş, 106 yurttaş yaralanmıştır. Bu “kurban” ların hesabını kim soracak, kim verecektir? Siyasal iktidarın sorunluluğu yoksa kimin vardır? Geçen 9 günlük tatilde (Şeker Bayramı) öğrenebildiğimiz ölçüde 134 yurttaş “trafik kazalarında” (!?) karayollarında = kanyollarında “kurban” verildi.. Her gün ortalama 15 ölü ve yıllardır böyle..

  • Demir ve deniz yollarını neden bu ülke öne çıkarmaz??

    Bir “kurban bayramı” nda aklımıza üşüşen sorular, sorunların bir bölümü böyle..
    Kutlayacak ne kaldı??Gel de “bayram” yap!
    Yoksa Deli’ye her gün bayram mı??

    Sevgi ve saygı ile.
    12 Eylül 2016, Datça

    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir